Stan Lee vefat ettikten sonra sosyal medyada en çok paylaşılan videolarından biri, Örümcek-Adam’ın yaratılış sürecini anlattığı bir televizyon programından alınmıştı. Ustanın anlattığına göre, Örümcek-Adam fikrini ilk kez sunduğu bir yayıncı Lee’ye, bunun ne kadar aptalca bir fikir olduğuna dair vaazlar vermiş ve onu vazgeçirmeye çalışmış. Lee bir an şüpheye düşse de yılmamış ve bu fikrin pırıltısına tutunmuş. Bu pırıltı, yeni ve iyi olduğuna ikna olduğunuz bir fikirle tanışmanın pırıltısı aynı zamanda. Şayet varsa bir ilginiz, çizgiroman kahramanlarını gördüğünüz anda âşık olduğunuzu hatırlayabilirsiniz. Bu pırıltı, orijin filmleri olarak da anılan çizgiroman kahramanlarıyla tanışma hikâlerinin, çılgın kalabalıkların daha bir nümayişle karşıladığı dev aksiyonlu çizgiroman filmlerine nazaran daha iyi olmasının da sebebidir belki. En azından Captain Marvel için durum öyle. Captain Marvel: İçindeki İtaatsiz Yolu Aydınlatsın Galaksiye terör saçtıklarına inandığından, uzaylı ırkı Krulllar'ı ne olursa olsun yok etmeye ve durdurmaya kilitlenmiş bir karakter olarak karşımıza çıkıyor filmde evvela Vers yahut sonradan onu tanıyacağımız ismiyle Captain Marvel. Komutanı Yon-Rogg ve savaşçı bir ırk olan Kree’nin üstün yapay zekası tarafından kendisine bir takım güçler “verildiğine”, istenildiğinde bu güçlerin geri alınabileceğine ikna edilmiş Vers, geçmişine dair hiçbir şeyi hatırlamıyor. Bu nedenle de komutanına ve bağlı olduğu orduya tam itaat hâlinde. Ancak içindeki itaatsizi bir türlü durduramadığına filmin başlangıcından itibaren çeşitli kereler şahit oluyor ve bu düzenin böyle dönmeyeceğini anlıyoruz. En nihayetinde ters giden bir görev sonucunda Vers, önce Krulllar’a esir düşüyor, sonra da hafızasındaki bölük pörçük hatıralara bir mana verebilmek için C-53 gezegeni olarak bildiği Dünya’da buluyor kendisini. Krulllar’ı da beraberinde dünyaya sürükleyen Vers, bir yandan kendi kimliğini ararken bir yandan da galaksideki dengeleri değiştirebilecek bir enerji kaynağına Krull timinden önce ulaşmanın derdinde. Lafı güzafı uzatmadan doğrudan Vers olarak bildiğimiz Carol Danvers’in hikayesine dalan film, ana karakterimizi S.H.I.E.L.D.S’den Nick Fury’le ikili hâline getirip, devcileyin bir maceraya sürüklüyor lakin, Captain Marvel’in belki de en iyi taraflarından biri, izlerken ne olduğuna bir türlü tam olarak vakıf olamadığınız dev, çok dev, daha da dev aksiyon sahnelerinden yana çok da zengin olmaması. Neyse ki bu gibi büyük sahnelerin toplamda büyük bir macera anlamına gelmediğini bilen bir ikili (Anna Boden ve Ryan Fleck) var kamera arkasında. Hâlihazırda 1995 yılında geçen film, finale değin 90’lı yılların aksiyon-bilimkurgu filmleri gibi ilerliyor ve süper kahraman aksiyonundan ziyade, Captain Marvel etrafında bir dünya inşa etmekle daha çok ilgileniyor. Nick Fury’le kurduğu ilişkinin evrelerini, birbirlerine güven duymalarını da sağlayan bir nevi serüven duygusunu filmin belirli oranda iyi yakaladığını söylemek mümkün. Ayrıca Marvel Sinemasal Evreni'nde ilk kez karşımıza çıkan ve en önemli özellikleri her kılığa girebiliyor olmaları olan Krull ırkının da hikâyeyi lezzetlendirdiğini belirtmek gerek. Kree ırkı ve “terörist ilan edilmiş” Krull ırkı arasındaki çatışmada Captain Marvel’in durduğu nokta büyük önem arzediyor hikâyede, ki tahmin edebileceğiniz üzere filmin bir noktasında “işin aslı öyle değil” vurgusuyla bu denge değişiyor. Hikâyedeki bu twist'in de iyi işlediğini, bunun aynı zamanda kahramanımızın kendisini bulacağı yoldaki önemli duraklardan biri olmasıyla da “twist olsun diye yapılmış twist” olarak kayda geçmediğini belirtmek gerek. Film bir yanıyla hafızanın yanıltıcılığı, görüntünün yanıltıcılığı namına da ilginç anlara sahne olduğundan, gücünü görüntünün yanıltıcılığından alan Krull ırkının başlangıç için enfes…

Yazar Puanı

Puan - 65%

65%

Captain Marvel’in, bir Marvel filmi olmaktan uzaklaştığı noktada daha iyi bir filme dönüştüğünü gözlemlemek mümkün. Marvel’in yakın dönemdeki sıkıcı, üstten bakan, içinde ne olduğunu değil sadece ambalajı önemseyen, sinema filmi değil süper kahraman fetişi pazarlayan filmleri gibi ilerlemeyen Captain Marvel, ne yazık ki finaldeki blokta bunu bozuyor.

Kullanıcı Puanları: 3.79 ( 6 votes)
65

Stan Lee vefat ettikten sonra sosyal medyada en çok paylaşılan videolarından biri, Örümcek-Adam’ın yaratılış sürecini anlattığı bir televizyon programından alınmıştı. Ustanın anlattığına göre, Örümcek-Adam fikrini ilk kez sunduğu bir yayıncı Lee’ye, bunun ne kadar aptalca bir fikir olduğuna dair vaazlar vermiş ve onu vazgeçirmeye çalışmış. Lee bir an şüpheye düşse de yılmamış ve bu fikrin pırıltısına tutunmuş. Bu pırıltı, yeni ve iyi olduğuna ikna olduğunuz bir fikirle tanışmanın pırıltısı aynı zamanda. Şayet varsa bir ilginiz, çizgiroman kahramanlarını gördüğünüz anda âşık olduğunuzu hatırlayabilirsiniz. Bu pırıltı, orijin filmleri olarak da anılan çizgiroman kahramanlarıyla tanışma hikâlerinin, çılgın kalabalıkların daha bir nümayişle karşıladığı dev aksiyonlu çizgiroman filmlerine nazaran daha iyi olmasının da sebebidir belki. En azından Captain Marvel için durum öyle.

Captain Marvel: İçindeki İtaatsiz Yolu Aydınlatsın

Galaksiye terör saçtıklarına inandığından, uzaylı ırkı Krulllar’ı ne olursa olsun yok etmeye ve durdurmaya kilitlenmiş bir karakter olarak karşımıza çıkıyor filmde evvela Vers yahut sonradan onu tanıyacağımız ismiyle Captain Marvel. Komutanı Yon-Rogg ve savaşçı bir ırk olan Kree’nin üstün yapay zekası tarafından kendisine bir takım güçler “verildiğine”, istenildiğinde bu güçlerin geri alınabileceğine ikna edilmiş Vers, geçmişine dair hiçbir şeyi hatırlamıyor. Bu nedenle de komutanına ve bağlı olduğu orduya tam itaat hâlinde. Ancak içindeki itaatsizi bir türlü durduramadığına filmin başlangıcından itibaren çeşitli kereler şahit oluyor ve bu düzenin böyle dönmeyeceğini anlıyoruz. En nihayetinde ters giden bir görev sonucunda Vers, önce Krulllar’a esir düşüyor, sonra da hafızasındaki bölük pörçük hatıralara bir mana verebilmek için C-53 gezegeni olarak bildiği Dünya’da buluyor kendisini. Krulllar’ı da beraberinde dünyaya sürükleyen Vers, bir yandan kendi kimliğini ararken bir yandan da galaksideki dengeleri değiştirebilecek bir enerji kaynağına Krull timinden önce ulaşmanın derdinde.

Lafı güzafı uzatmadan doğrudan Vers olarak bildiğimiz Carol Danvers’in hikayesine dalan film, ana karakterimizi S.H.I.E.L.D.S’den Nick Fury’le ikili hâline getirip, devcileyin bir maceraya sürüklüyor lakin, Captain Marvel’in belki de en iyi taraflarından biri, izlerken ne olduğuna bir türlü tam olarak vakıf olamadığınız dev, çok dev, daha da dev aksiyon sahnelerinden yana çok da zengin olmaması. Neyse ki bu gibi büyük sahnelerin toplamda büyük bir macera anlamına gelmediğini bilen bir ikili (Anna Boden ve Ryan Fleck) var kamera arkasında. Hâlihazırda 1995 yılında geçen film, finale değin 90’lı yılların aksiyon-bilimkurgu filmleri gibi ilerliyor ve süper kahraman aksiyonundan ziyade, Captain Marvel etrafında bir dünya inşa etmekle daha çok ilgileniyor. Nick Fury’le kurduğu ilişkinin evrelerini, birbirlerine güven duymalarını da sağlayan bir nevi serüven duygusunu filmin belirli oranda iyi yakaladığını söylemek mümkün. Ayrıca Marvel Sinemasal Evreni’nde ilk kez karşımıza çıkan ve en önemli özellikleri her kılığa girebiliyor olmaları olan Krull ırkının da hikâyeyi lezzetlendirdiğini belirtmek gerek. Kree ırkı ve “terörist ilan edilmiş” Krull ırkı arasındaki çatışmada Captain Marvel’in durduğu nokta büyük önem arzediyor hikâyede, ki tahmin edebileceğiniz üzere filmin bir noktasında “işin aslı öyle değil” vurgusuyla bu denge değişiyor. Hikâyedeki bu twist’in de iyi işlediğini, bunun aynı zamanda kahramanımızın kendisini bulacağı yoldaki önemli duraklardan biri olmasıyla da “twist olsun diye yapılmış twist” olarak kayda geçmediğini belirtmek gerek. Film bir yanıyla hafızanın yanıltıcılığı, görüntünün yanıltıcılığı namına da ilginç anlara sahne olduğundan, gücünü görüntünün yanıltıcılığından alan Krull ırkının başlangıç için enfes bir seçim olduğunu belirtmek gerek.

Filmi doğru bir eksene oturtan Anna Boden ve Ryan Fleck ikilisi, Captain Marvel’i süper kahraman yapan şeyin onun itaatsiz bir kadın olmasında yattığına dair vurgular yapmakta da başarılı. Başlangıçta sahip olduğu gücün kendisine, kendisinden üstün bir erk tarafından bahşediliğini düşünen Vers, sonradan bu gücün zaten kendisine ait olduğunu, bu gücü elde etmek için baş kaldırıp, acı çektiğini öğreniyor süreç boyunca ki bunun güçlü bir mesaj olduğunu kabul etmek gerek. Tam dramatik yapının bu noktasında devreye giren ve filmdeki nefis 90’lar göndermelerinden biri olan Nirvana, Come As You Are’ı işitir işitmez insanın Captain Marvel’e karşı olumsuz hisler beslemesi iyiden iyiye güçleşiyor.

Filmin bu ana kadar sayıp döktüğümüz meziyetlerine baktığımızda Captain Marvel’in, bir Marvel filmi olmaktan uzaklaştığı noktada daha iyi bir filme dönüştüğünü gözlemlemek mümkün. Marvel’in yakın dönemdeki sıkıcı, üstten bakan, içinde ne olduğunu değil sadece ambalajı önemseyen, sinema filmi değil süper kahraman fetişi pazarlayan filmleri gibi ilerlemeyen Captain Marvel, ne yazık ki finaldeki blokta bunu bozuyor. Vers, film boyunca bir karakter olarak aldığı yolun kat kat fazlasını, filmin son on dakikasında alıyor ve birden bire galaksiler arası bir süper güce dönüşüveriyor ki bunun sebebinin Captain Marvel’in Endgame’deki konumu olduğunu söyleyebiliriz. Captain Marvel’in çizgiroman evreninde Thanos’a karşı durabilecek en güçlü kahraman olduğu zaten malum, lakin bunun birkaç dakika içinde gerçekleşmesi filmin o ana kadar iyi kötü işleyen senaryosunu büyük oranda sekteye uğratıp “yine başladık” dedirtiyor.

Brie Larson’un Captain Marvel olarak iç ısıttığı, Samuel L. Jackson’ın dünyanın en iyi aksiyon filmi “Wingman”’i olduğunu bir kez daha ispatladığı filmin en şahane sürpriziyse, çizgiromanlarda Chewie olarak tanıdığımız, filmde Goose’a dönüşen, perdede göründüğü her anında filmi yükselten sarman kedi şüphesiz. Reggie, Gonzo, Archie ve Rizzo adlı dört farklı kedi tarafından canlandırılan Goose’u jenerik sonundaki sürpriz yumurtada da görmeniz mümkün.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi