Les Misérables

2017’de çektiği Les Misérables isimli kısa filmle, tüm dünyayı dolaşan ve Fransa’nın en önemli ödüllerinden César’larda En İyi Kısa Film kategorisinde aday gösterilen Ladj Ly, bu kez kendisine prestij kazandıran bu filmden uyarladığı aynı isimli uzun metrajıyla Cannes’ın Ana Yarışma bölümünde yarışıyor. Belgeselvari görüntülerle, Fransa’nın Dünya Kupası’nı kazandığı anlarda Paris gerçekleştirilen kutlamalarla açılan film, hikâyesini Paris’e yakın bir bölgeye taşıyor. Ladj Ly, polis memurlarıyla bölgede yaşayan halk arasındaki sürtüşme ve çıkar ilişkini anlatırken Victor Hugo’dan aldığı referansla duyulan öfke duygusunun derinine inmeyi arzuluyor. Kağıt üstünde çok fazla karakter barındıran ve hikâyesi ilgi çekici gözüken Les Misérables’ın en büyük problemi, yönetmenin yaşananları seyircinin gözüne sokmak istemesi. Müslümanlara yönelik ön yargı içeren bakış açısından iyi-kötü polis formülasyonuna kadar tüm detaylar, öylesine yapay ve kör göze parmak sokarcasına çekilmiş ki tüm bunlara bir yerden sonra tahammül etmek son derece zorlaşıyor. Üstelik son derece doğru bir karar vererek uzunca bir süre karakterlerle empati kurmamızı engelleyen yönetmenin, filmin kırılma anının ardından neredeyse tüm karakterlerle empati kurmamızı sağlamaya çalışması, doğru işleyen tek detayın da bir anda silinmesine sebep oluyor.

Fransa’nın politik iklimiyle doğrudan ilgili olması sebebiyle bu dönemin filmi olarak görülebilir elbet; lakin Les Misérables, gerek hikâyesi gerekse teknik tercihleri sebebiyle, ancak yıllar önce izlemiş olsaydık kıymetli olabilecek bir yapım. Günümüzde anlatısını böylesine bir ajitasyon üzerine kuran filmlerle bağ kurabilmek her geçen gün daha da zorlaşıyor. Üstelik, son bölümde yer alan ve film süresince izlemeyi beklediğimiz çatışma sahnesinin iyi çekilemediğini ve bunun da filmin bütünüyle uyum içerisinde olduğunu söylemek gerekiyor. Maalesef, ilk uzun metrajıyla Ana Yarışma’ya seçilen Ly, bir sonraki filmini pek de beklemeyeceğimiz yönetmenler listesine adını yazdırıyor.

15/100

The Swallows of Kabul – Les hirondelles de Kaboul

Zabou Breitman ve Eléa Gobbé-Mévellec’in bu animasyonu akıllara, ülkemizde Pervane adıyla vizyona giren 2017 yapımı The Breadwinner’ı getiriyor. İkili, 1996-2001 yılları arasında Afganistan’ı yöneten Taliban rejimi sırasında bölge halkının yaşadığı acıları, sıra dışı bir aşk hikâyesinin etrafında anlatıyor.

The Swallows of Kabul, halkın yaşadığı sıkışmışlık hissiyatını son ana kadar hissettirebilen ve en az The Breadwinner kadar büyüleyici bir görselliğe sahip olan bir film. Nitekim, bence filmin sorunlu olan ilk bölümünde seyirci nezdinde izlenebilir olmasını ve ayakta kalmasını sağlayan da yine bu görsellik oluyor. Ancak, karakterlerin Fransızca konuşmasının doğurduğu problemlerden ve Batı’nın Doğu’ya yukarıdan bakan sorunlu bakış açısından sıyrılıp nihayet bir aşk hikâyesi olduğunu anladığımız andan itibaren film, ivme kazanıyor. Bölgede yaşananları, doğrudan anlatmak yerine dolaylı şekilde filme konu olan aşkın etrafında göstermeye başlanması bu animasyonu daha gerçekçi ve kalbimize daha dokunur kılıyor. Romeo & Juliet’i anımsatan bölümüyle epikleşen animasyon, The Breadwinner gibi Akademi’nin kapısını zorlayamaz belki ancak hafızalarda yer edeceği kesin.

50/100

Bugün Ne İzleyeceğim?

Atlantique

Yönetmen: Mati Diop

Seçki: Ana Yarışma

Atlantik Okyanusunun kıyısında bulunan Dakar şehrinin banliyölerinden birinde fütürist görünümlü bir kule inşa edilmektedir ancak inşaat işçileri aylardır paralarını alamıyorlardır. Atlantique, paralarını alamayacaklarını anlayan inşaat işçilerinin ülkeyi okyanus üzerinden terk etme öyküsünü anlatıyor. Film, işçiler arasında yer alan Souleiman’ı ve onun başka bir adamla evlenmeye zorlanan sevglisi Ada’yı merkeze alıyor.

Sorry We Missed You

Yönetmen: Ken Loach

Seçki: Ana Yarışma

Sorry We Missed You, 2008 ekonomik krizinden sonra borca batan ve o zamandan beri finansal mücadele veren Ricky ve ailesini konu alıyor. Ricky’nin eline yepyeni bir minibüs geçmesinin ardından kendi teslimat şirketlerini kurmaya karar veren aile için ufukta ekonomik bağımsızlık ihtimali belirebilir gibi görünüyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi