Wes Anderson’ın yeni filmi The French Dispatch’ten François Ozon imzalı Été 85’a, Kate Winslet ve Saoirse Ronan’lı Ammonite’tan Studio Ghibli yapımı Aya to Majo’ya, Cannes 2020 seçkisinde yer alan en dikkat çekici 14 film!

12-23 Mayıs tarihleri arasında düzenlenmesi planlanan 73. Cannes Film Festivali koronavirüs salgını nedeniyle iptal edilmiş olsa da, Cannes Film Festivali yönetimi bu yıl da merakla beklenen filmleri ve yeni keşifleri sinemaseverler ile buluşturmanın bir yolunu buldu. İptal edilmeden önce Cannes Film Festivali’nde gösterilmesi planlanan 56 film, Cannes 2020 etiketiyle, sonbahar aylarında düzenlenecek film festivallerinde gösterilecek.

Toronto, Deauville, Angoulême, San Sebastian, New York, Busan ve Lumière gibi festivallerde gösterilecek bu filmler, dün düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu.

Annette, On A Half Clear Morning, Benedetta ve On the Rocks gibi bu yıl Cannes’da gösterileceği konuşulan filmler seçkide yer almasa da, Cannes yönetimi etkileyici bir seçkiyi bir araya getirmeyi başardı. Wes Anderson, Thomas Vinterberg, Steve McQueen, François Ozon gibi önemli sinemacıların yeni filmleri Cannes 2020 etiketiyle sinemaseverler ile buluşacak. Usta yönetmenlerin yeni filmlerinin yanı sıra yeni keşiflerin önünü açacak ilk filmlere de yer verilen bu seçkideki filmleri izlemek için bekleyişimiz sürerken, bu seçkideki en dikkat çekici 14 filmi derledik. Cannes 2020 etiketiyle sonbahardaki festivallerde gösterilecek bu heyecan verici filmleri aşağıda bulabilirsiniz.

Cannes 2020 Seçkisinde Yer Alan En Dikkat Çekici 14 Film

The French Dispatch – Wes Anderson

Rushmore, The Royal Tenenbaums ve The Grand Budapest Hotel gibi filmlerle sinemaseverlerin gönlünü kazanan Wes Anderson, The French Dispatch ile bugüne kadarki en heyecan verici işlerinden birine imza atıyor. The Grand Budapest Hotel’den bile büyük bir prodüksiyona sahip olan The French Dispatch’in Anderson’ın bugüne kadarki en büyük yapımı olacağı söyleniyor. Film, bir araya getirdiği zengin oyuncu kadrosuyla da heyecan yaratıyor.

Filmin oyuncu kadrosunda Benicio Del Toro, Tilda Swinton, Bill Murray, Frances McDormand, Saoirse Ronan, Léa Seydoux, Timothée Chalamet, Adrien Brody, Owen Wilson, Willem Dafoe, Mathieu Amalric, Jeffrey Wright, Christoph Waltz, Elisabeth Moss, Jason Schwartzman, Henry Winkler, Lois Smith, Cécile de France, Lyna Khoudr, Stephen Park, Liev Schreiber, Edward Norton, Guillaume Gallienne, Tony Revolori, Rupert Friend, Bob Balaban, Hippolyte Girardot ve Anjelica Huston gibi önemli isimler yer alıyor.

20. yüzyılda Fransa’nın hayali bir şehrinde yaşayan Amerikalı gazetecilere yazılmış bir aşk mektubu olarak tanımlanan film, The French Dispatch isimli bir dergide yıllar boyunca yaşanan olayları beyazperdeye aktarıyor. 1925’ten 1975’e uzanan bir hikâye anlatan filmde siyah-beyaz ve animasyon bölümler de yer alıyor.

Été 85 – François Ozon

Kumun Altında – Sous le Sable, Genç ve Güzel – Jeune & Jolie, Tutku Oyunu – L’amant Double, 8 Kadın – 8 Femmes, Havuz – Swimming Pool, Evde – Dans la maison, Frantz gibi filmlerle tanınan Fransız sinemasının en önemli isimlerinden François Ozon, yeni filmi Été 85 ile Cannes 2020 seçkisinde yer alıyor.

Senaryosunu da Ozon’un kaleme aldığı film, adından da anlaşılacağı üzere sinemaseverleri 1980’li yıllara götürüyor ve Normandiya’da deniz kıyısında bir kasabada yaşayan 16 yaşında eşcinsel bir genç olan Alexis’in büyüme hikâyesini anlatıyor. Yeni bir aşkın filizlendiği 85 yazı, Alex için bir kendini keşfetme yolculuğunun başlamasını sağlıyor.

Filmin merkezinde yer alan iki gence Felix Lefebvre ve Benjamin Voisin hayat verirken, oyuncu kadrosunda onlara Valeria Bruni Tedeshi, Philippine Velge ve Melvil Poupaud eşlik ediyor.

Asa ga Kuru – Naomi Kawase

Thierry Frémaux’nun dünkü basın toplantısında Cannes’ın tanıdık isimleri arasında saydığı Naomi Kawase, Asa ga Kuru – True Mothers ile bu yıl yedinci kez Cannes’a konuk olmaya hazırlanıyordu. 1997 yılında ilk kez geldiği Cannes’dan Altın Kamera ödülüyle dönen Japonyalı yönetmen, son olarak 2017 yılında, Altın Palmiye için yarışan Hikari ile konuk olmuştu. Salgın yönetmenin Cannes’a dönmesini imkânız hâle getirmiş olsa da, Kawase yeni filmiyle Cannes 2020 seçkisinde yer alarak festivalle işbirliğini sürdürüyor.

Mizuki Tsujimura’nın 2015 tarihli romanından uyarlanan film, evlat edindiği bebeğin biyolojik annesi bir anda çıkıp gelince hiç beklemediği bir durumla karşı karşıya kalan bir kadının hikâyesini anlatıyor.

Filmin oyuncu kadrosunda Hiromi Nagasaku, Aju Makita, Arata Iura, Ren Komai, Miyoko Asada ve Taketo Tanaka yer alıyor.

Lovers Rock ve Mangrove – Steve McQueen

Hunger, Shame ve 12 Years a Slave gibi filmlerle adından övgüyle söz ettiren İngiltereli yönetmen Steve McQueen, Cannes 2020 seçkisinde birbiriyle bağlantılı iki filmle birden yer alıyor. Lovers Rock ve Mangrove adlarını taşıyan bu filmler, ilk başta Small Axe adını taşıyan dizinin bölümleri olarak tasarlanmıştı. Ancak Small Axe’in yapım sürecinde planlar değişti ve dizinin her biri film uzunluğunda olan beş bölümü, beş filmlik bir serideki filmler olarak yeniden şekillendirildi. Lovers Rock ve Mangrove bu şekilde ortaya çıktı.

Lovers Rock ve Mangrove’un da içinde yer aldığı beş filmlik bu seri, Birleşik Krallık’taki Batı Hint toplumunun hikâyesini yıllara yayarak anlatıyor. McQueen’in yeni filmleri, ırkçılığa ve ayrımcılığa rağmen yaşamlarını kendi iradeleriyle şekillendirmeye çalışan insanlara odaklanıyor.

Başrollerini Black Panther filmiyle adından söz ettiren Letitia Wright, son olarak Lost in Space dizisinde izlediğimiz Shaun Parkes ve Malachi Kirby‘nin paylaştığı Mangrove, 1970 yılında Mangrove Restaurant’ı hedef alan polisin yaptıklarını protesto eden bir grup siyah aktivistin yargılandığı Mangrove Nine davasının gerçek hikâyesini konu alıyor.

Mangrove’un aksine kurgusal bir hikâye anlatan Lovers Rock ise izleyiciyi 1980’lerin başındaki bir blues partisine götürüyor ve burada gençler arasındaki aşkı ve müziği odak noktasına alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Amarah-Jae St. Aubyn, Micheal Ward, Shaniqua Okwok ve Kedar Williams-Stirling yer alıyor.

Druk – Thomas Vinterberg

Druk; Festen, Dear Wendy ve The Hunt gibi filmlerle tanınan Thomas Vinterberg‘in imzasını taşıyor. Film, Vinterberg’i en beğenilen filmlerinden The Hunt’ın önemli isimleri ile yeniden bir araya getiriyor. Bu isimlerin başında ise başarılı oyuncu Mads Mikkelsen geliyor.

Filmin başrollerinde Mads Mikkelsen’e daha önce Kursk ve The Commune filmlerinde Vinterberg ile çalışan Magnus Millang eşlik ediyor. Oyuncu kadrosunda ayrıca Maria Bonnevie ve Helene Reingaard Neumann da yer alıyor.

Vinterberg’in senaryosunu daha önce The Hunt’ta birlikte çalıştığı Tobias Lindholm ile birlikte kaleme aldığı Druk, belli bir seviyeyi aşmayan alkol tüketiminin etrafımızdaki dünyayı daha açık bir zihinle algılamamızı sağladığı teorisini test eden bir grup lise öğretmeninin hikâyesini anlatıyor. Bu amaç doğrultusunda işteyken dâhi alkol almaya başlayan öğretmenler, kısa süre sonra bu testin etkilerini hissetmeye başlıyor. Bazıları bu deneyden olumlu sonuçlar alırken, bazıları için işler planlandığı gibi gitmiyor.

Peninsula – Sang-ho Yeon

Peninsula, zombi filmlerine yeni bir soluk getirerek hem eleştirmenlerin hem de sinemaseverlerin beğenisini kazanan Train to Busan‘ın devam filmi. Sinemaseverleri aksiyon dozu bir an bile düşmeyen, gerilim dolu bir yolculuğa çıkaran Train to Busan, Güney Kore’de bir zombi istilası patlak verdiği sırada Seul’den Busan’a gitmekte olan bir trendeki yolcuların hayatta kalma mücadelesini anlatıyordu. Train to Busan’da yaşananların dört yıl sonrasında geçen Peninsula ise zorlu bir görev için zombi istilası altındaki bölgeye geri dönmek zorunda kalan bir askere odaklanıyor.

İlk filmin de yönetmeni olan Sang-ho Yeon’un yazıp yönettiği Peninsula’nın başrollerinde Gang Dong-won ve Lee Jung-hyun yer alıyor.

Ammonite – Francis Lee

Ammonite’ın başrollerinde her ikisi de kendi döneminin en iyi oyuncularından olan Kate Winslet ve Saoirse Ronan yer alıyor. Yönetmen koltuğunda ise 2017 yılında God’s Own Country ile adından söz ettirmeyi başaran Francis Lee oturuyor.

Kariyerini kısa filmlerle başlayan Francis Lee, 2017 yılında ilk uzun metrajlısı olan God’s Own Country ile övgü toplamıştı. Dünya prömiyerini Sundance Film Festivali’nde yapan God’s Own Country, oldukça olumlu yorumlar alırken, En İyi İngiliz Filmi kategorisinde BAFTA adaylığı da elde etmişti.

Francis Lee, Ammonite’da izleyiciyi 1820’li yılların İngiltere’sine davet ediyor. Film, paleontolog Mary Anning ile Londralı genç bir kadın arasında filizlenen aşkı konu alıyor. İlk başta birbirleriyle pek anlaşamayan bu ikili arasında zamanla görmezden gelemeyecekleri derin bir bağ oluşuyor.

Aya to Majo – Gorô Miyazaki

Diana Wynne Jones’un çocuklara yönelik romanı Earwig and the Witch’ten uyarlanan Aya and the Witch – Aya to Majo, Studio Ghibli’nin ilk 3D3G animasyon yapımı olma özelliğini taşıyor. Yönetmenliğini usta yönetmen Hayao Miyazaki’nin oğlu Gorô Miyazaki‘nin yaptığı filmin yaratım sürecinde Hayao Miyazaki de yer aldı.

Romanda, doğduğunda St. Morwald Yetimhanesi’ne bırakılan, burada doğup büyümüş ve hayatından memnun bir çocuk olan Earwig’in öyküsü anlatılıyor. Earwig istediği zaman istediği şeyi yapan, yaşadığı yeri seven bir çocuktur. Bir gün bir cadı tarafından evlat edinilir ve ürkütücü evine götürülür. Ancak akıllı bir çocuk olan Earwig bu durumdan korkmaz ve işi lehine çevirerek cadıya patronun kim olduğunu göstermeye karar verir.

Wynne Jones’un aynı zamanda Howl’s Moving Castle‘ın uyarlandığı romanın da yazarı olması, Aya to Majo için daha da heyecanlanmamızı sağlıyor.

ADN – Maïwenn

Kariyerinin başında sinema dünyasında oyuncu olarak varlık gösterdikten sonra, ilk kez 2004 yılında kamera arkasına geçen ve son yıllarda daha çok yönetmenliğini yaptığı filmlerden adından söz ettiren Maïwenn, bu yıl yeni filmi ADN ile sinemalara dönüyor. Özellikle 2011 yapımı Polisse ile yönetmen olarak övgü toplayan Maïwenn, yazıp yönettiği ADN’in oyuncu kadrosunda da yer alıyor.

Film, çocukken onu sorunlu ailesinden koruyup kollayan Cezayirli büyükbabası ile oldukça yakın olan genç bir kadına odaklanıyor. Büyükbabasının ölümünün ardından aile içinde tansiyon yeniden yükselirken, genç adın bir kimlik kriziyle karşı karşıya kalıyor.

Oyuncu kadrosunda Maïwenn’e Louis Garrel, Marine Vacht, Fanny Ardant ve Dylan Robert eşlik ediyor.

Falling – Viggo Mortensen

The Lord of the Rings üçlemesindeki Aragorn rolüyle adını geniş kitlelere duyurduktan sonra A History of Violence, Eastern Promises, Captain Fantastic gibi filmlerdeki etkileyici performansları ile kendi döneminin en iyi oyuncularından biri olduğunu gösteren Viggo Mortensen, Falling ile ilk kez yönetmen olarak uzun metrajlı bir filme imza atıyor.

Mortensen’in aynı zamanda senaryosunu da yazdığı Falling, kırsaldaki çiftliğinden ayrılıp Los Angeles’taki eşcinsel oğlunun ailesiyle birlikte yaşamak zorunda kalan muhafazakâr bir adamın hikâyesini anlatıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Viggo Mortensen’e Lance Henriksen ve Laura Linney eşlik ediyor.

Dünya prömiyerini ocak ayında Sundance Film Festivali’nde yapan Falling, buna rağmen Cannes 2020 seçkisinde de kendisine yer buluyor.

Soul – Pete Docter

Toy Story, Wall-e, Up, Inside Out, Coco gibi animasyon dünyasında çığır açan filmlere imza atan Pixar, son dönemde yeni filmlerinin prömiyeri için önemli festivallerle işbirliği yapıyor. Pixar yapımı olan Onward, dünya prömiyerini bu yılın başında Berlin Film Festivali’nde yaparken, bu yıl vizyona girecek bir diğer Pixar yapımı olan Soul’un da Cannes’da prömiyer yapması planlanıyordu. Salgın bu planın gerçeğe dönüşmesini engellemiş olsa da Soul, Cannes 2020 seçkisinde yer almaya devam ediyor.

Seslendirme kadrosunda Tina Fey, Jamie Foxx, John Ratzenberger, Daveed Diggs gibi isimlerin yer aldığı film, Up, Inside Out, Monsters, Inc. gibi yapımlara imza atan Oscar ödüllü yönetmen Pete Docter‘ın imzasını taşıyor.

İzleyiciyi New York’tan kozmik alemlere uzanan bir yolculuğa davet eden film, seni sen yapan şey nedir sorusundan yola çıkarak hikâyesini şekillendiriyor. Yaşamın en çok merak edilen sorularının yanıtlarının keşfedilmesini izleyeceğimiz film, New York’un ünlü caz kulübü The Blue Note’ta çalma hayalleri kuran müzik öğretmeni Joe Gardner’ın, kanalizasyon deliğine düştükten sonra başka bir aleme geçiş yapmasıyla yaşanan olayları konu alıyor. Joe Gardner’ın sıradışı yolculuğunu izleyeceğimiz film, konusuyla Inside Out’un spiritüel versiyonu gibi duruyor.

Enfant Terrible – Oskar Roehler

Cannes 2020 seçkisinde yer alan en dikkat çekici filmlerden biri de Yeni Alman Sineması’nın önde gelen yönetmenlerinden Rainer Werner Fassbinder’in hayatını ve sinema kariyerini konu alan Enfant Terrible.

Never Look Away, Er ist wieder da gibi filmlerde rol alan, Dark dizisinde canlandırdığı Ulrich Nielsen karakteriyle adını geniş kitlelere duyuran Oliver Masucci, filmde sinema dünyasının ikonik yönetmeni Rainer Werner Fassbinder’i canlandırıyor.

Oliver Masucci ile beraber Katja Riemann, Erdal Yildiz, Eva Mattes, Antoine Monot Jr, Götz Otto, Detlef Bothe ve Alexander Scheer gibi isimlerin oyuncu kadrosunda yer aldığı filmi Oskar Roehler yönetiyor.

Last Words – Jonathan Nassiter

Thierry Frémaux, Cannes 2020 seçkisinde yer alan filmleri açıkladığı basın toplantısında Last Words’ü içinden geçtiğimiz bu tuhaf zamanlara uygun bir film olarak tanıttı.

Daha önce Sunday, Signs & Wonders ve Rio Sex Comedy filmlerine imza atan Jonathan Nossiter‘ın yönettiği Last Word, gerek Frémaux’nun bu yorumuyla, gerekse konusuyla Cannes 2020 seçkisindeki en dikkat çekici filmler arasında yer alıyor. Santiago Amigorena’nın Mes derniers Mots adlı romanından uyarlanan filmin sinopsisi şöyle:

2085. Dünya’da artık elektrik veya makineler yok. Gezegen koca bir çöl. Artık ekin büyümüyor, son on yılda hiç çocuk doğmadı. Duymaya takati olan son hayatta kalanlar için, gizemli bir “Çağrı” yankılanıyor, onları Atina’da buluşmaya davet eden bir çağrı. Hikâyenin anlatıcısı, Afrika kökenli 17 yaşındaki genç Jo, son film yönetmeni, dünyadaki son insanların son şahidi olacaktır. Avrupa’nın Atina’ya uzanan terk edilmiş yollarında ilerlerken Jo yanında gizemli bir hazine taşıyor: üzerinde “Cineteca di Bologna” yazan film makaraları.

Dünyadaki son film karelerinin emanetçisi olan bu gencin anlatımıyla izleyeceğimiz filmin başrollerinde Nick Nolte, Charlotte Rampling ve Stellan Skarsgård gibi usta oyuncular yer alıyor. Oyuncu kadrosunda onlara Alba Rohrwacher eşlik ediyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information