Uzun bir süredir merakla beklenen ve efsanevi oyuncu Jean Seberg’ün, bir daha Hollywood’da çalışmamasına, ardından da 1979 yılında hala aydınlatılamayan, kayıtlara intihar olarak geçen ölümüne sebep olacak olaylar zincirini aydınlatmaya yönelik bir çalışma sunan Seberg, 6 Mart 2020’den itibaren ülkemizde de gösterimde. Yönetmenliğini Benedict Andrews’un üstlendiği, başrollerindeyse Kristen Stewart, Anthony Mackie, Yvan Attal, Margaret Qualley gibi isimlerin yer aldığı film, izleyicileri 60’lı yılların sonu ve 70’lerin başına, ABD’nin ırkçılık, savaş gibi konu başlıklarıyla çalkalandığı yıllarına götürüyor. Jean Seberg’ün, bir film anlaşması için Fransa’dan ülkesine döndüğü dönemde destek verdiği aktivist gruplarla ilişkisini ve FBI’ın radarına nasıl girdiğini de anlatısına dâhil eden yapımda Stewart, ikonik yıldızı yeniden var ediyor.

Bu Hafta Sinemada Seberg İzlemek İçin 10 Sebep

Kristen Stewart

12 yaşındayken rol aldığı David Fincher filmi Panik Odası – Panic Room’la dikkatleri üzerine çektikten sonra Kristen Stewart’ın ilk büyük çıkışını Alacakaranlık – Twilight serisi ile yaptığını söyleyebiliriz. Büyük bir hayran kitlesine sahip olmasına rağmen, sinematik değeri görece tartışmalı olan bu serinin en önemli karakterlerinden birine hayat vermesinin ardından Stewart, kariyerinde yeni bir sayfa açtı. Jack Kerouac’ın efsanevi romanı Yolda – On The Road’un beyazperde uyarlaması ile başlayan bu dönüşüm, mesafeli ve bağımız personasıyla birleşince oyuncu bağımsız sinemanın ve önemli yönetmenlerin tercih ettiği bir isim hâline geldi. Olivier Assayas ve Kelly Reichardt gibi film festivallerinin gediklilerinden olan yönetmenlerin çalışmayı tercih ettiği bir oyuncu olan Kristen Stewart’ı sinema tarihine özellikle muhalif tavrı ile damga vurmuş Jean Seberg’e hayat verirken izlemek Seberg filmini cazip kılan etmenlerin başında geliyor.

Sinema Tarihinin En İkonik Oyuncularından Birine Yakından Bir Bakış

Jean Seberg, her ne kadar Fransız Yeni Dalgası’nın simge isimlerinden biri olsa da, aslında Amerikalı bir oyuncu. 1950’lerin sonunda dönemin Hollywood’unun en önemli yönetmenlerinden Otto Preminger’le çalıştığı iki önemli film, Saint Joan ve Merhaba Hüzün – Bonjour tristesse’le çok önemli bir çıkışa imza atsa da onu ikonik hâle getiren birincil film tabii ki Jean-Luc Gordard’ın başyapıtlarından Serseri Âşıklar – À bout de souffle. Bu filmle birlikle adını sinema tarihinin unutulmazları arasına yazdıran Jean Seberg’ün muhalif tavrı da onun ayrı bir yere koyulmasında etkili olmuştur. 60’larda savaş karşıtı tavrı ve Kara Panterler grubu üyeleriyle olan yakınlıkları sebebiyle FBI’ın hedefine yerleşmiştir. Hem sinema alanındaki başarıları hem de politik tutumuyla sinema tarihinin en özel isimlerinden biri olan oyuncunun hayatına yakından bir bakış atan Seberg, bu açıdan da oldukça ilgi çekici.

Göz Kamaştıran Oyuncu Kadrosu

Filmde Kristen Stewart’ın ikonik bir rolü canlandırdığı malumunuz. Jean Seberg’ün hayatına dâhil olan gerçek hayattan karakterler de yine çok önemli oyuncular tarafından canlandırılıyor. Bunların başındaysa, Seberg’in ikinci eşi Fransız entelektüel ve diplomat Romain Gary’i canlandıran usta aktör Yvan Attal geliyor. Ayrıca filmde Black Panthers grubu üyesi aktivist Hakim Jamal’e, Marvel filmlerinden tanıdığımız, Ölümcül Tuzak – Hurt Locker ve Shelter gibi filmlerden de hatırlayacağınız Anthnoy Mackie hayat veriyor. Margaret Qualley, Vince Vaughn ve Jack O’Connell da filmin oyuncu kadrosunda parıldayan diğer isimler.

Filmin Festival Yolculuğu

Günümüzde festivaller, bir sinema filminin içeriğine dair fikir verme özelliğine sahip artık. Bu bağlamda bir filmin, konuk olduğu festivaller de önemli bir konuma gelmiş durumda. Buradan hareketle Seberg’in dünya promiyerini geçtiğimiz yılın Ağustos ayında Venedik Film Festivali’nde yapmış olması önemli bir detay. Devamında da Toronto, Londra ve Stockholm gibi başka prestijli film festivallerinin programında yer almış olması Seberg’i cazip kılıyor.

Sinema Klasiklerine Yapılan Göndermeler

Jean Seberg’ün kariyeri boyunca rol aldığı ve onu sinema tarihinin unutulmaz isimleri arasına sokan filmlerin bazından yukarı da bahsetmiştik. 2019 tarihli Seberg filminde bu yapımların doğrudan yer aldığını görebiliyoruz. Örneğin filmden yayınlanan ilk kliplerden birinde Kristen Stewart, Jean Seberg’ün Serseri Âşıklar’daki ikonik hareketini tekrar canlandırıyordu. Benzer bir durum, 1957 tarihli Saint Joan’da filme adını veren karakterin yakıldığı sahne için de geçerli; bu sahnenin Seberg’de yeniden yaratılmış hâlini görebiliyoruz. Bunlar ve Jean Seberg’in kariyerine, filmlerine yapılan başka göndermeler başarılı oyuncunun hayatına odaklanan bu biyografiyi sinefiller için de merak uyandırıcı hâle getiriyor.

Seberg’ün Sözlerinden Yola Çıkan Açılış Sahnesi

Eczacı bir baba ve öğretmen bir annenin kızı olarak Marshalltown, Iowa’da dünyaya gelen Jean Seberg’ün sinema dünyasında parlamasına vesile olan film Otto Preminger imzalı 1957 yapımı film Saint Joan olmuştur bildiğiniz üzere. Bu filmdeki Saint Joan’ı bulabilmek için ülke çapında 150 bin dolar ödüllü bir kampanya başlatan yapım firması, nihayetinde Jean Seberg’de karar kılmış, Seberg’ün keşfi basının büyük ilgisini çekmiştir. Lakin filmin aldığı kötü eleştirilerle rüzgâr bir anda tersine dönmüş, Seberg zor günler yaşamıştır. Bu konuyla ilgili Seberg bir röportajında, “Saint Joan nedeniyle iki kere yandım. İlk seferinde bir kazığa bağlanmış olarak filmin içinde… İkincisinde de eleştirmenlerin kalemlerinin ucunda” diyerek filmden sonraki sürecin kendisi için ne kadar zorlu geçtiğini belirtir. Seberg filmi, Saint Joan’ın meşhur yakılma sahnesinin yeniden üretilmiş bir versiyonuyla açılarak, oyuncunun bu sözleriyle örtüşen bir film olmaya dair güçlü bir vaat sunuyor. Film, Seberg’ün 1979 yılındaki intiharına giden yola döşenen taşlarla daha fazla ilgili zira.

Dönemin Politik Atmosferini Kapsayan Anlatımı

Jean Seberg’ün başarılı bir oyuncu olmasının yanında 60’ların önemli politik ve muhalif figürlerinden birine dönüşmesi onun bugün sahip olduğu mertebeye ulaşmasında son derece etkili olmuştur. Onun hayatına gerçek olaylardan yola çıkarak bakan Seberg filmi de sanatçının politik yönelimlerine geniş alan açıyor. Hatta onun FBI ile yaşadığı sorunlar senaryonun en önemli aksını teşkil ediyor belki de. Tam bu sebeple film, sıradan bir oyuncu biyografisi olmanın ötesine geçerek, 60’ların politik atmosferine dair önemli doneler sunan bir biçime kavuşarak benzerlerinden ayrılıyor.

FBI’ın Sembol İsmi Hoover’a Getirdiği Eleştiriler

Filmde Benedict Andrews, Jean Seberg’ün sivil toplum kuruluşlarına verdiği destek nedeniyle FBI’ın radarına nasıl girdiğine dair bir anlatı oluşturuyor. Bununla beraber, FBI’ın kurucu direktörü Edgar Hoover’ın, Cointelpro adlı bir program adı altında insan haklarını hiçe sayarak, insanları hukuksuzca nasıl dinlediğine, hayatlarını nasıl gözlem altında tuttuğuna dair bir filme de dönüşüyor. Film, bu noktada sert eleştirilerini sıralıyor ve bir FBI ajanını da anlatısına dâhil ediyor.

Gösterişsiz Ama İşlevsel Görüntü Yönetimi

Seberg’ün anlatısının büyük bir bölümü, 1960’lar Los Angeles’ında geçiyor. Şehrin güneşli atmosferini ve dönemin görsel dokusunu yansıtabilmesinde başarılı görüntü yönetiminin katkısı büyük elbet. Yönetmen Benedict Andrews, görsel ve biçimsel tercihlerini karakterinin önüne geçirmemeye gayret ediyor ve böylelikle filmin görüntü yönetimi karakterin ve dönemin ruhuna oldukça güçlü katkılar yapıyor. Savaştan Sonra – Mudbound’daki çalışmasıyla En İyi Görüntü Yönetimi dalında adaylık kazanan ilk kadın olma unvanını elinde bulunduran Rachel Morrison’ın imzasını taşıyan görüntüler Seberg’ün dengeli ve tutarlı bir anlatı oluşturmasında oldukça etkili.

Film Etkileyici Fragmanı

“Başrolünde ünlü yıldız Kristen Stewart’ın yer aldığı Seberg, 1960’ların sonunda insan hakları aktivisti Hakim Jamal ile yaşadığı politik ve romantik ilişki sebebiyle FBI tarafından hedef alınan, Fransız Yeni Dalgası’nın sevilen yüzü ve Serseri Aşıklar’ın yıldızı Jean Seberg’in çarpıcı hikâyesini anlatıyor.”

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information