Günümüzün en önemli yönetmenlerinden Güney Koreli Bong Joon-ho’nun yeni filmi Parazit, dünya prömiyerini yaptığı ve Altın Palmiye’ye uzandığı Cannes Film Festivali’nden bu yana yılın en çok konuşulan filmlerinden biri şüphesiz. Cannes’ın ardından ziyaret ettiği Telluride, Toronto, Locarno ve New York gibi festivallerde de adından övgüyle söz ettiren yapım şimdiden yılın en iyileri arasındaki yerini aldığını söylersek abartmış olmayız. Bong Joon-ho’nun daha önceki filmlerinde de olduğu gibi farklı janralarını bir araya getirerek özgün bir sinema dili ve yüksek bir seyir zevki yakalamayı başardığı Parazit’te hayatları iç içe geçen iki ailenin hikâyesi üzerinden ülkesindeki sınıf farklılıklarına ışık tutuluyor. Bu hafta sinemada yılın en heyecan verici sinema olaylarından Parazit’i izlemek için 10 sebebi derledik.

Bu Hafta Sinemada Parazit İzlemek İçin 10 Sebep

Bong Joon-ho

Sadece Güney Kore’nin değil, günümüz sinemasının da en önemli yönetmenlerinden biri olduğunu her filminde bir kez daha ispat etmeyi sürdüyor Bong Joon-ho. Parazit de bu durumun son ve belki de en bariz örneği. Temaları, hikâyesine, karakterlerine yaklaşımıyla klasik anlatının dayattığı klişelerden, Hollywood’un kalıplaşmış bakış açısından kendisini sıyıran yönetmenin Cinayet Günlükleri – Salinui chueok, Yaratık – Gwoemul gibi başyapıt seviyesindeki filmleriyle kendi sinemasını adım adım inşa ettiğini söyleyebiliriz. Parazit de bu özgün ve çağımızın en başarılı sinemacılarından Bong Joon-ho’nun belki de zirve noktası.

Filmin Kazandığı Altın Palmiye

Geride bırakmaya yaklaştığımız yılın Mayıs ayında düzenlenen 72. Cannes Film Festivali’nin Ana Yarışma seçkisinde Almodóvar’dan Tarantino’ya, Jarmusch’tan Malick’e birçok usta yönetmen yeni filmleriyle yer alıyordu. Böylesine önemli sinemacıların eserleri arasından sıyrılarak Altın Palmiye’ye uzanması Parazit’i ilgi çekici kılan etmenlerden biri şüphesiz. Altın Palmiye’nin yanında bu modern başyapıtın farklı festival ve kurumlardan kazandığı toplam 13 ödülü buluyor. Ek olarak filmin bir Güney Kore filminden beklenmeyecek şekilde, kullanıcıların oylarıyla belirlenen IMDb Top 250 listesinin 58. sırada yer alıyor.

Harika Oyuncu Performansları

Parazit’in olay örgüsündeki en önemli noktalardan biri, alt sınıfa mensup bir ailenin üyelerinin kendilerinden çok daha iyi şartlarda yaşayan bir ailenin hayatına bir şekilde sızıyor oluşu. Bunu yaparken de uyguladıkları yöntem temelde “rol yapmak” üzerine kurulu. Rol yapma olgusunun böylesine önem taşıdığı bir filmdeki performansların inandırıcı olmasının kilit bir noktada olduğunu söyleyebiliriz. Parazit’teki performanslar ise inandırcı olmanın çok daha ötesinde, neredeyse ders niteliğinde. Başta, daha önce birçok kez Bong Joon-ho’yla çalışmış olan Song Kang-ho olmak üzere filmdeki tüm oyuncular seyir zevkine yadsınamaz katkılar sunuyorlar.

Anlatıya Katkı Yapan Mekân Kullanımları

Mekân, sinema filmlerinde karakterin yapısından olay örgüsünün seyrine kadar birçok farklı konuda belirleyici olabilir. Parazit’in anlatısının odağında yer alan iki farklı sınıfa mensup ailenin yaşadıkları evler, bu aileler arasındaki farkı dışavurduğu gibi, olaylar daha çetrefilli bir hâl aldığında gerilim duygusunu da muazzam bir şekilde besliyor. Bong Joon-ho, bu son filminde mekân kullanımındaki hünerlerini sonuna kadar sergiliyor.

Sınıf Meselesine Getirdiği Yenilikçi Bir Bakış

Toplumsal sınıflar arasındaki çatışma eskiden beri sinemada sıklıkla işlenen bir konu. Lakin bu filmlerin büyük bir kısmında, sınıflar üzerine fikir üretilirken didaktik bir üslup takınma tuzağına düşüldüğü de inkâr edilemez. Parazit bu tuzağa düşmeden sınıflar arasındaki adaletsizliğe dair sözünü açık açık söyleyebilen bir yapım. Satırlarına sızmış olan öfkesini detaylar üzerinden hissettiren ama hiçbir noktada slogan atmaya yeltenmeyen bir incelikten söz edebiliriz bu film özelinde. Bu bağlamda Parazit, sinemada sınıf meselesine dair yeni bir şeyler söylemek konusunda önemli bir örnek teşkil ediyor.

Sürekli Yeni Sürprizler Sunan Olay Örgüsü

Son derece politik bir film olmasına rağmen seyirciyi slogan yağmuruna tutmayan bir yapısı var Parazit’in. Bunu yaparken de olayların akışını sürekli dallanıp budaklandırarak seyirciyi fikirsel anlamda yormazken içinde kaybolmasından haz duyacağınız bir labirent inşa ediyor. İki buçuk saate yaklaşan süresine rağmen, zekice kurgulanmış olay örgüsü ve sürekli ortaya çıkan yeni sürprizlerle Parazit, seyircinin ilgisinin dağılmasına bir an olsun izin vermiyor.

Gerilim ve Mizah Arasındaki Kusursuz Denge

Bong Joon-ho’nun filmlerine bir şekilde sızan mizah duygusu Parazit’te de yerli yerinde. En karanlık en sert anlarda bile, kendine has alaycı dilini filme yediriyor yönetmen. Fakat bu ifadelerden Parazit’in hafif tonda süren bir seyirlik olduğu anlamı da çıkmasın. Zira anlatı dinamiklerinin çok iyi işlemesi sebebiyle aynı zamanda bir an olsun azalmayan gerilim duygusu da filmin her anında hissediliyor. Belki bu noktada sözü yönetmenin kendisine bırakmak en doğrusu: “Parazit, palyaçosuz bir komedi, kötüleri olmayan bir trajedi.”

Güney Kore’nin Oscar Aday Adayı Olması

Güney Kore, köklü bir sinema geleneğine sahip olmasına rağmen, daha önce Yabancı Dilde En İyi Film olan adı bu sene En İyi Uluslararası Film olarak güncellenen dalda Oscar adaylığı kazanamamıştı. Bu yıl Güney Kore’nin Oscar aday adayı olan Parazit’in bu dalda adaylık elde edip, bu ülke adına bir ilke imza atmasına kesin gözüyle bakılıyor. Fakat filmin kazanacağı adaylıkların bu kategori ile sınırlı kalmayacağı da konuşulanlar arasında. Öyle ki Parazit’in En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Özgün Senaryo gibi majör kategorilerde de Oscar’a aday gösterilme ihtimali hiç de düşük sayılmaz.

Joon-ho’nun Sözlerini Yazdığı Şarkı: Soju One Glass

Birçok filmde kapanış jeneriğinde çalan şarkı vasıtasıyla anlatının tamamlandığını, tüm film boyunca anlatılanların yarattığı duygunun başka bir noktaya çekildiğini görüyoruz. Aynısı Parazit için de geçerli ama bir farkla; bu filmin jeneriğinde çalan şarkının sözleri bizzat yönetmen ve senarist Joon-ho tarafından yazılmış. Adını Güney Kore’ye özgü bir içki olan sojudan alan şarkının sözleri filmin yürek dağladığı kadar ironik de olan finaline doğrudan göndermeler yapıp karakterin hissettiği duyguları farklı bir yönden seyirciye geçirmeyi başarıyor.

Filmin Etkileyici Fragmanı

“Sinemaseverlerin Okja ve Kar Küreyici’yle tanıdığı Bong Joon-ho’nun gençliğinde para kazanmak için ders verdiği zengin evinden ilhamla çektiği Parazit bu yıl Cannes’da Altın Palmiye’yi alan ilk Kore filmi oldu. Kim ailesinin işsiz ama becerikli fertleri zengin Park ailesinin evine hile ve desiseyle teker teker İngilizce öğretmeni, resim öğretmeni ve hizmetçi olarak sızarlar, fakat belgede sahtecilikte ne kadar maharetli olurlarsa olsunlar, saklayamadıkları bir şeyler vardır.”

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi