Tony Manero, No, El Club, Jackie ve Neruda gibi filmlerle günümüzün en saygın sinemacıları arasına girmeyi başaran Şilili yönetmen Pablo Larraín, bu  yıl yeni filmi Ema ile sinemaseverlerin karşısına çıktı. Daha önce No ve Neruda’da birlikte çalışan Pablo Larraín ile Gael García Bernal’ı yeniden bir araya getiren Ema’da filme adını veren ana karakteri Mariana Di Girolamo canlandırıyor. Oyuncu kadrosunda bu iki isme Santiago Cabrera, Paola Giannini, Cristián Suárez ve Josefina Fiebelkorn eşlik ediyor. Senaryosunu Guillermo Calderón ve Alejandro Moreno’nun kaleme aldığı filmde Bernal ve Girolama, kısa süre önce evlat edindikleri oğullarının sebep olduğu bir trajedi yüzünden evlilikleri dağılmaya başlayan bir çifti canlandırıyor. Çift yaşanan trajedinin ardından yavaş yavaş birbirinden uzaklaşırken, eski bir dansçı olan Ema bu olayın etkisiyle başa çıkabilmek için yeniden dansa sarılıyor. Bir ilişki draması ile bir özgürleşme hikâyesini özgün ve hırçın bir şekilde bir araya getiren yapım yönetmen Larraín’in de en cesur işlerinden biri.

Yönetmen Pablo Larraín

Şilili yönetmen Pablo Larraín, 2008 yapımı ikinci uzun metrajı Tony Manero’nun Cannes Film Festivali’ne paralel olarak düzenlenen Yönetmenlerin On Beş Günü programına girmesi ile geniş kitlelerce tanınır hâle geldi. Devamında çekeceği ve Toni Manero ile birlikte Pinochet dönemine farklı açılardan yakalaşan Morg Görevlisi – Post Mortem ve No ile hatırı sayılır bir üçlemeye imza atan Pablo Larraín, böylelikle dünya sinemasının önemli yönetmenleri arasına adını yazdırdı. 2015’te çektiği ve Berlin Film festivali’nden Jüri Büyük Ödülü ile dönen El club’ün ardından 2016 yılında birbirinden özgün iki biyografi Neruda ve Jackie ile karşımıza çıktı. Jackie ile Hollywood’a ve ödül sezonuna giriş yapan yönetmen, bu filmde de kendine has dokunuşunu korumayı başardı. Tüm bunlar ışığından düşündüğümüzde Pablo Larraín’in günümüzün en heyecan verici yönetmenlerinden biri olduğunu söylersek abartmış olmayız.

Başroldeki Mariana Di Girolamo’nun Performansı

1990 doğumlu Mariana Di Girolamo, daha ziyade televizyon projeleri için kamera karşısına geçen bir isim. Fakat kariyer seyrinin Ema’nın ardından farklı bir boyuta geçeceğini öngörmek de zor değil. Zira Ema’ya kadar sinema deneyimleri çok da başarılı olamayan işlerle sınırlı olan Mariana Di Girolamo, Pablo Larraín’in yeni eserinde filme adını veren karaktere hayat veriyor ve performansıyla filme sınıf atlatıyor. Anlatının onun canlandırdığı karakter üzerinden şekillendiğini ve filmde hemen hemen her sahnede yer aldığını düşünürsek, böylesi başarılı bir oyunculuk performansının Ema’nın seyir keyfine yadsınamaz bir katkı yaptığını kolaylıkla söyleyebiliriz.

Çarpıcı Açılış Sekansı

Ema’nın merkezindeki çift dansla iç içe. Ema dansçı, eşi ise bir koreograf. Ve tüm hayatını dansla iç içe yaşayan Ema karakteri için, bu sanat dalı bir meşgalenin ya da işin çok ötesinde bir anlam taşıyor, onun için dans, bir kendini ifade etme, özgürleşme aracı. Pablo Larraín de filmini ana karakterin dansla ilişkisini gözler önüne seren bir sekansla açıyor. Anlatının evlat edinmekten kaynaklı ana çatışmasını aktardığı anların arasına, merkezinde Ema’nın yer aldığı bir dans performansından parçalar yerleştiriyor. Son derece ustalıklı bir biçimde tasarlanmış olan bu sekans, anlatının devamı için merak unsuru yaratırken görsel anlamda da seyirciyi avcunun içine almayı başarıyor.

Ezber Bozan Özgürleşme Hikâyesi

Ema’nın geneli itibarıyla bir ilişki draması, evlat edindikleri çocukla aralarında ilişki sebebiyle zorluklarla yüzleşme durumunda kalan bir çiftin yaşadıklarına odaklanan bir yapım olduğu söylenebilir. Fakat film kesinlikle bundan daha fazlasını vadediyor. Öyle ki, film devam ettikçe anlatının ilişki boyutu sadece bir detaya indirgenir ve odak Ema’nın kendini özgürleştirmesine kayıyor. Dans ve müzik aracılığıyla gelişen bu süreçte ana karakter, ataerkil toplum yapısı, anneye toplumun biçtiği rol ya da muhafazakârlık gibi dayatmalardan birer birer sıyrılırken Ema da ezber bozan bir özgürleşme hikâyesine dönüşüyor.

Etkileyici Dans Sahneleri

Yukarıda da belirttiğimiz gibi filmin ana karakteri olan Ema, bir dansçı ve kendini en iyi bu yolla ifade edebiliyor. Bu bağlamda filmin birbirinden etkileyici dans sahneleri içermesi gayet beklenebilecek bir durum. Lakin Jose Luís Vidal’in imzasını taşıyan koreografiler, Ema’nın anlatısına beklenenin de üzerinde bir katkı yapıyor. Hatta zaman zaman filmin genel dilinin sekteye uğratacak şekilde araya giren dans sahneleri, Ema karakterinin muhafazakâr yapıyı dans aracılıyla yıkışına benzer bir etkiyi anlatının tamamına yapıyor.

Filmin Festival Yolculuğu

Ema, dünya prömiyerini bu yıl düzenlenen 76. Venedik Film Festivali’nde yapmıştı. Festivalde Altın Aslan için yarışan film, UNIMED (Akdeniz Üniversiteler Birliği) Ödülü’ne layık görülmüştü. Dünyanın en prestijli festivallerinden birinde açılmasının ardından film, Toronto ve Londra gibi başka önemli festivallerin programlarında da yer aldı. Ema ayrıca 2020’nin başında düzenlenecek Sundance Film Festivali’nde gösterilecek.

Heteronormatif Kalıplara Eleştirel Bir Bakış

Ema, bir erkek ve bir kadından oluşan heteroseksüel bir çiftin ilişkisini anlatacak bir film gibi başlıyor. Ama Ema’nın özgürleşmesine paralel olarak toplum tarafından kabul gören tüm tabulara doğrudan saldırıyor, ya da filmin içeriğiyle birlikte düşünürsek onları yakıyor. Ema’nın saldırdığı kavramlarından başında da toplumun heteronormatif  kalıpları yer alıyor. Ana karakter, “normal” bir aile olma dayatmasından kurtulduğu yani özgürleştiği andan itibaren arzularını, isteklerini, bedenini arada hiçbir engel olmadan dinleyip, bu doğrultuda bir hayat sürmeye başlıyor.

Nicolas Jaar İmzalı Müzikler

Ema’nın müzikleri, elektronik müziğin günümüzdeki önemli temsilcilerinden Nicolas Jaar’ın imzasını taşıyor. Daha önce Altın Palmiyeli Dheepan’ın da müziklerini yapan Şili asıllı Amerikalı müzisyenin bestelerini Ema’nın dans ve yer yer distopyaya çalan yabancılaştırıcı evrenine son derece tamamlayıcı bir katkı sağlıyor. Hatta film izlerken doğrudan aklınızda yer etmeyecek gibi görünse de salondan çıktığınızda özellikle kapanış jeneriği esnasında çalan müziği mırıldanmanız olası.

Gael García Bernal

Paramparça Aşklar Köpekler – Amores perros, Ananı Da! – Y tu mamá también, No, Müze – Museo… Meksikalı Gael García Bernal’in rol aldığı her filme, sergilediği performanslarla çok önemli katkılar yaptığından kolaylıkla söz edebiliriz. Aynı durum tabii ki Ema için de geçerli. Günümüzün en saygın oyuncuları arasında sayabileceğimiz Bernal, filmde Ema’nın koreograf eşi Gaston olarak göründüğü her anda perdede âdeta parlıyor.

Filmin Etkileyici Fragmanı

“The Hollywood Reporter tarafından “günümüz sinemasının en yetenekli yönetmenlerinden biri” olarak nitelenen Pablo Larraín’in (Jackie, Neruda, The Club, No) son filmi EMA; sanat, tutku ve modern aile kavramları üzerine kışkırtıcı bir yapım. Başroldeki Gael García Bernal ve Mariana di Girolamo’nun performanslarıyla yıldızlaştığı film, evlat edindikleri 12 yaşındaki oğullarının sebep olduğu bir trajedi yüzünden evlilikleri dağılan bir çiftin sarsıcı hikayesini anlatıyor. Dansçılık kariyeri istediği gibi gitmeyen Ema, bu olayın etkisiyle başa çıkabilmek için yeniden dansa sarılır. Dünya prömiyerini bu yıl Altın Aslan için yarıştığı Venedik’te yapan film, Toronto ve Londra dahil çok sayıda önemli festivalin programında yer aldı. Müziklerinde Nicolas Jaar’ın imzası bulunan EMA, Pablo Larrain’in sıra dışı filmografisinin en cesur işlerinden.”

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information