Bir güvenlik görevlisi olarak çalışan Tina’nın tuhaf görünümünün yanında utanç ve korku gibi duyguların kokusunu alabilmesi üzerinden şekillenen ve İskandinav mitolojisiyle iç içe bir anlatı sunan Sınır – Gräns, Cannes Film Festivali’nden ödülle dönmesinden bu yana, hakkında çok konuşulan, övgüler alan bir yapım. İskandinav edebiyatının önemli yazarlarından John Ajvide Lindqvist’in aynı isimli öyküsünden uyarlanan film, taşıdığı güçlü drama ögeleri ile ucu güncel konulara uzanan birçok kavramı aynı potada eriten, türler arasında gezinen cesur bir anlatı sunuyor. Benzerine rastlamanın çok güç olduğu Sınır’ı bu hafta sinemada izlemek için 10 sebebi derledik.

Bu Hafta Sinema Sınır İzlemek İçin 10 Sebep

Yönetmen Ali Abbasi

Sınır, İran asıllı İsveçli yönetmen Ali Abbasi’nin ikinci uzun metrajlı filmi. Uzun metrajlarından önce iki adet kısa filme imza atmıştı yönetmen. İlk uzun metrajlısı 2016 tarihli gerilim filmi Shelley ise, adının uluslararası festival çevrelerinde duyulmasının önünü açtı. Berlin Film Festivali’nde en iyi ilk film adaylığı kazanan bu yapımın ardından gelen Sınır ise kelimenin tam anlamıyla Abbasi’nin patlama yapmasına sebep oldu. Geçtiğimiz yıl Cannes’de gösterilmesinden bu yana Avrupa sinemanın en çok konuşulan filmlerinden biri olan Sınır’ı önümüzdeki dönemde adından sıkça bahsettirecek bir yönetmenin çıkış filmi olarak tanımlayabiliriz.

Filmin Festival Yolculuğu

Sınır, dünya prömiyerini geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde yapmış ve yer aldığı Belirli Bir Bakış bölümünde en iyi film seçilmişti. Bu şekilde sinema dünyasında dikkat çeken yapım, yolcuğunun devamında Karlovy Vary, Telluride, Toronto ve Busan gibi önemli festivallerin programlarına girerek başarısını tekrar ispatlamış oldu. Film son olarak geçtiğimiz ay gerçekleştirilen 38. İstanbul Film Festivali’nin Uluslararası Yarışma bölümünde Altın Palmiye için yarışmıştı.

Eva Melander’in Etkileyici Performansı

Eva Melander son yıllarda, Lasse Hallström imzalı Hipnozcu – Hypnotisören ve Berlin Film Festivali’nden ödülle dönen Flocken gibi yapımlarında rol almış; Flocken’deki performansıyla o yıl İsveç’te en iyi yardımcı kadın oyuncu seçilmişti. Ülkesi içindeki başarısına rağmen, yurtdışında adını çok duyduğumuz bir isim değildi Melander. Lakin Sınır’da, yüzünün çok yoğun bir makyajla tanınmayacak hâle geldiği durumda öyle bir performans sergiliyor ki kayıtsız kalmak neredeyse imkânsız. Öyle ki, Eva Melander’in adını önümüzdeki dönemde birçok uluslararası projede görmemiz olası görünüyor.

Kazandığı Oscar Adaylığı

Hikâyenin merkezinde yer alan iki karakter, Tina ve Vore ilk bakışta “farklı” dış görünüşleriyle dikkat çekiyorlar. Bu görünümlerin yaratılmasında da, birçok Hollywood yapımda da görev almış Göran Lundström ve Pamela Goldammer’in payı büyük elbet. 2015 yılında bir başka İsveç filmi olan Hayata Röveşata Çeken Adam – En man som heter Ove’nin başarısını tekrarlayarak En İyi Saç ve Makyaj dalında Oscar adaylığı kazanan Sınır, Avrupa filmlerinin adının geçmesine alışık olmadığımız bir alanda, sonuna kadar hak ederek, makyaj konusundaki başarısıyla da dikkat çekiyor.

İçerik ve İsim Arasındaki Harika Uyum

Filmin orijinal adı olan Gräns kelimesinin Türkçeye birebir çevirisi de sınır. Bu kelime filmin anlatısında birçok farklı noktaya işaret ediyor. İlk olarak, filmin ana karakteri Tina, bir sınır kapısında çalışan bir güvenlik görevlisi, yani ülkeye gidip giremeyecek şeylere karar verme noktasında. Ama onun bu görece seçilmesi tesadüfi değil; normal bir insana göre çok daha güçlü bir koku alma gücüne sahip olan Tina, bu sebeple bir sınır görevlisi olarak oldukça iyi iş çıkarıyor. Fakat bu koku alma duyusunun sebebi, onun aslında bir insan ırkına göre farklı özelliklere sahip olmasından ileri geliyor. Bu da Tina’yı, diğeri ile arasına sınır koyulan bir öteki hâline getiriyor. Bunun dışında filmin hikâyesi boyunca Avrupa’nın sınırından geçmek isteyen mültecilere ve cinsiyet rollerine atfedilen sınırlara dair birçok ögeyle karşılaşıyor. Hâl böyleyken, filmin adıyla içeriğinin arasındaki uyum Sınır’ı oldukça ufuk açısı bir deneyime dönüştürüyor.

Yazar John Ajvide Lindqvist

Gir Kanıma – Låt den rätte komma in, şüphesiz ki, son dönemin en özgün ve en yaratıcı vampir anlatılarından biri. Daha sonra İngilizce bir yeniden çevirimi de yapılan bu filmin senaryosu, İsveçli yazar John Ajvide Lindqvist tarafından kendi romanından uyarlanmıştı. Bu film gibi Sınır da Lindqvist’in bir eserinden beyazperdeye uyarlanmıştır. Bu kez senaryoda Lindqvist’in yanı sıra, yönetmen Abbasi ve Tatil – Holiday filmiyle hatırlayabileceğimiz Isabella Eklöf’ün imzası bulunuyor. John Ajvide Lindqvist’in gerçeklik ve fanteziyi aynı potada eriten üslubu, Sınır’ın bu denli başarılı bir film olmasında güçlü bir role sahip.

Çarpıcı Bir Öteki Anlatısı

Filmin merkezinde yer alan Tina, dış görüntüsü ya da doğrudan ifade etmek gerekirse “çirkin” olması sebebiyle toplumun ötekileştirdiği bir karakter. Tina da, toplumun kendisine atfettiği bu rolü kanıksamış, hayatını bu şekilde devam ettirmeyi kabullenmiş görünse de bir gün Vore ile karşılaşması bu gidişatın değişmesinde hatırı sayılır bir etki yapıyor. Zira Vore’nin söylediklerinin etkisiyle Tina, öteki olmadığını, sadece farklı olduğunu fark ediyor ve bu durum onun dayatılana karşı çıkmasının fitilini ateşliyor. Bu bağlamda Sınır’ın toplumsal normlara dair güçlü bir anlatısını sunduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz.

Çok Kanallı Olay Örgüsü

Sınır’ın anlatısı genel itibarıyla, Tina’nın tecrübe ettiği dramatik hayatı ve bu hayatın Vore’nin etkisiyle dönüşmesi üzerine kurulu olsa da sadece bu kavramlarla da kısıtlı değil. Zira koku alma duyusu gelişkin olan Tina, bu özelliği sayesinde çocuk pornosu çeken bir şebekeye karşı yürütülen operasyonda da kullanılıyor. Böylelikle Sınır, sadece bir dram olmanın ötesine geçip polisiye özellikler kazanıyor; Nordik bir kara filme dönüşüyor. Bu çok yönlü yapı, Sınır’ın seyir keyfini ziyadesiyle artırıcı etki yapıyor.

İskandinav Mitolojisinin Modern Yorumu

İskandinav mitolojisini konu alan birçok filmden bahsedebiliriz; korku türüne yakın duran Troll Avı – Trolljegeren, Nicolas Winding Refn’in yönettiği Cennetin Kapısında – Valhalla Rising ve tabii ki popüler Marvel kahramanı Thor’un maceralarını konu alan yapımlar gibi… Sınır da İskandinav mitolojisinden kaynağını alıyor ve bu başlık altında ele alabileceğimiz kavram ve yaratıkları modern bir Avrupa sineması örneğinin içine yedirmeyi başarıyor. Ali Abbasi’nin gündelik, güncel ve gerçek olanla mitolojik unsurları bir araya getirmekte sergilediği hüner, filmi kalıpların dışına çıkan bir atmosfere büründürüyor.

Filmden Yayınlanan Etkileyici Fragman

“Nordik kara film” Sınır, iki parlak ismi bir araya getiriyor: yönetmen koltuğunda Shelley ile tanınan Ali Abbasi, filmin uyarlandığı özgün romandaysa Gir Kanıma ile büyük başarı kazanan yazar John Ajvide Lindqvist. Üstelik filmin senaryo yazarlarından biri de Tatil ile 2018’de İstanbul Film Festivali’ne konuk olan yönetmen Isabella Eklöf. Şüphelendiği, kendi kadar tuhaf bir adamı takıntı hâline getiren Tina adındaki bir sınır polisinin sonunda kendi varlığını bile sorgulayacağı birtakım sırları öğrenişini anlatan Sınır aşk filmi, doğaüstü ve kara film ögelerini zekice harmanlıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi