Advertisement

Fiziki şartları tamamen zorlayan bir yıllık Mars görevi için uzaya gönderileceksiniz ve tek başına büyüttüğünüz kızınızı geride bırakmanız gerekiyor… Bu fikirden yola çıkan Alice Winocour imzalı Proxima, erkeklerin hegemonyası altındaki bir alanda ayakta kalma mücadelesi veren astronot Sarah’ın hikâyesine odaklanıyor. Şimdiye dek izlediğimiz uzay yolculuğu filmlerinden dokunaklı öyküsü, gerçekçi anlatısı ve farklı bakış açısıyla ayrılan filmin başrollerinde Eva Green, Matt Dillon, Sandra Hüller ve Lars Eidinger gibi yıldız oyuncular yer alıyor. Film 7 Mayıs’tan itibaren BeinConnect, BluTV ve Turkcell Tv+’dan izlenebilecek.

Bu Hafta Proxima İzlemek İçin 10 Sebep

Eva Green

Fransız oyuncu Eva Green, günümüzün en saygın oyuncularından biri kesinlikle. Bu mertebeye de kalabalık filmografisiyle değil, yer alacağı projeye yönelik seçiciliğiyle ulaştı büyük ölçüde. Beyazperdede ilk göründüğü ve herkesi kendine hayran bıraktığı 2003 tarihli Düşler, Tutkular ve Suçlar – The Dreamers’tan bu yana kariyerinde emin adımlarla ilerleyen Green, yer aldığı her yapıma kendi imzasını atmayı başaracak kadar güçlü bir personaya sahip. Penny Dreadful dizisi ile Altın Küre adaylığı kazanan oyuncu şimdilik son filmi olan Proxima’da da, kendisine César adaylığı getiren enfes bir performans sergileyerek seyir zevkini bir üst kademeye çekiyor.

Filmin Yönetmeni Alice Winocour

Özellikle Türkiyeli sinemaseverlerin Mustang’in senaristlerinden biri olarak tandığı Alice Winocour, günümüz Fransız sinemasının gelecek vadeden yönetmenlerinden biri aslında. Yönetmen, kariyerinin başında imza attığı üç kısa metrajın ardında çektiği Augustine’le Fransa içinde ses getirmişti. Bir sonraki filmi Darmadağın – Maryland ise Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde yarışmış ve yönetmenin kariyerinde seviye atladığını müjdelemişti. Proxima ise aldığı övgülere ve kazandığı ödüllere bakıldığında Winocour’un yükselişini devam ettiren bir film olarak dikkat çekiyor.

Bir Kadın Astronotun Hayatına Yakından Bakış

Alice Winocour, Proxima’yla ilgili en çok ilgisini çeken noktanın sadece bir uzay yolculuğu filmi yapmak değil, bir kadın astronotun hikâyesini anlatmak olduğunu söylüyor röportajlarında. Proxima bu açıdan ilgi çekici bir film ve ana karakteri Sarah’nın kaygılarını, mesleğiyle ilgili mücadelesini, boşandığı eşinden ayrı biçimde büyüttüğü kızıyla olan ilişkisini ve onu geride bırakacak olmaya dair hissettiklerini film başarıyla yansıtıyor. Bir yandan da Sarah’a ilham kaynağı olan kadın astronotların öykülerine, onların karşılaştığı güçlüklere de filmde yer veriliyor. Bu açıdan film, bugüne dek janra filmlerinde kendisine yer bulan türden kadın astronotların öykülerinden ayrılıyor.

Uluslararası Oyuncu Kadrosu

Bir astronot rolünde izlediğimiz Eva Green’e filmde uluslararası yıldızlardan oluşan göz kamaştırıcı bir oyuncu kadrosu eşlik ediyor. Son yıllarda Avrupa prodüksiyonlarında boy gösteren yıldız oyuncu Matt Dillon Mike adlı kıdemli bir astronotu canlandırırken, Tony Erdmann’la gönlümüzde taht kuran, Almanya’nın en önemli oyuncularından biri olan Sandra Hüller filmde uzay istasyonunda Sarah’la çalışan bir yetkiliyi canlandırıyor. Yine Almanya’nın uluslararası yıldızlarından Lars Eidinger’se filmde Sarah’ın ayrıldığı eşini canlandırıyor.

Filmin Festival Yolculuğu

Dünya prömiyerini geçtiğimiz yılında Eylül ayında Toronto Film Festivali’nde yapan Proxima, bu festivalden Mansiyon Ödülü ile dönerek dikkatleri üzerine çekmişti. Devamında Avrupa galasını yaptığı, bu kıtanın saygın sinema organizasyonlarından San Sebastián International Film Festivali’nden de iki ödül kazanan yapım, bu heyecan verici festival yolcuğunu, Rotterdam, Göteborg ve Dublin gibi gönemli organizasyonlarda sürdürdü.

Uzay Yolculuğuna Dair Farklı Bir Anlatı

Proxima’da uluslararası bir Mars görevi için bir araya getirilen, Rusya’dan, Amerika’dan, Almanya’dan deneyimli astronotların dâhil olduğu bir ekibin hazırlık sürecine odaklanıyor. Ana karakterimiz Sarah, bu ekibe Fransa’dan katılıyor ve ekibin tek kadın üyesi olarak dikkat çekiyor. Film, benzeri bilimkurgu filmlerindekinin aksine uzay yolculuğunun kendisine değil, bu yolculuğun hazırlık evresinde astronotların yaşadığı fiziksel ve duygusal olarak son derece zorlayıcı süreci alıyor anlatısının merkezine. Bu anlamda da birçok benzerinden ayrılıyor. Özellikle erkek egemen bir ekipte Sarah’a “uzay turisti” olarak bakılıyor olmasından, Sarah’ın kızından ayrılacak olması hasebiyle hissettiklerine dek Proxima’da yönetmen Alice Winocour benzeri filmlerin girmediği alanlara çeviriyor kamerasını.

Filmin Etkileyici Görsel Dünyası

Film, hafızamızdaki uzay yolculuğuna dair filmlerden ödünç aldığımız imajları yenileyen, bu açıdan taze bir bakış açısına sahip olan, çağımızın uzay çalışmalarına dair fikir edinmemizi de sağlayan bir görsel yapıya sahip. Sarah’ın görev öncesinde karantinaya alındığı ve antrenmanlara tabi tutulduğu uzay istasyonunun steril atmosferi, daha önce görmediğimiz türden günümüze has eğitim üslerinin görüntüleri ve astronotların gündelik yaşamına dair detaylarla örülü görsel dünyası, türün meraklılarını tatmin edecek türden. Filmin Georges Lechaptois’in imzasını taşıyan görüntü çalışmasındaysa melankolik ve steril bir tonun kombinasyonunu görüyoruz.

Astronotların Hazırlık Sürecine Dair Belgeselvari Bir Yaklaşım

Şimdiye dek uzayda gerçekleşen çatışmalara, uzaya giden astronotların geçmişin teknolojileriyle nasıl baş ettiklerine, uzayda yaşanan kazalarla, gerilimli anlarla ve çetin şartlarla verilen mücadeleye tanıklık ettik sinemada. Günün şartlarını ve astronotların eğitimlerini yansıtan kurmaca filmlereyse sık rastlamıyoruz. Proxima bir yanıyla böyle bir boşluğu da dolduruyor ve ne tür dayanıklılık testlerinden geçtiklerini, bilhassa kadın astronotların nelerle yüzleşmek zorunda kaldığını başarıyla yansıtıyor.

Başarılı Özgün Müzik Çalışması

Alice Winocour, uzay yolculuğu kavramının duygusuz ürkütücülüğü ve heyecanıyla, bir anne ve kızı arasındaki ilişkinin kırılganlığı arasında denge kurmaya çalışıyor filmin anlatısında. Bu konuda en büyük destekçilerinden biri de Ryuichi Sakamoto’nun müthiş özgün müziği oluyor. Son İmparator – The Last Emperor, Diriliş – The Revenant gibi filmlere yaptığı müzik çalışmalarıyla da tanıdığımız Sakamato, filmin anlatısına doğrudan müdahil olan güçlü bir müzik çalışması koyuyor ortaya.

Filmin Etkileyici Fragmanı

 

“Sarah Köln’deki Avrupa Uzay Ajansı’nda eğitim gören bir astronottur ve bu oldukça zorlu programdaki tek kadındır. Yedi yaşındaki kızı Stella ile birlikte yaşamakta ve onunla fazla vakit geçiremediği için suçluluk duymaktadır. Sarah, “Proxima” adı verilen ve bir yıl sürecek uzay görev ekibinin bir parçası olarak seçildiğinde, bu durum anne-kızın ilişkisinde bir kaos yaratır.”

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information