Sosyal psikolojide benlik kavramı, insanın doğumundan ölümüne kadar geçen süredeki kişisel varoluş sürecini ele alır. İnsan kendisini tanımlarken kendini, etrafında bulunan şeylere göre konumlandırır. Bu süreç aynı zamanda bilinçlenme sürecidir ve ilk etapta ikiye ayrılır: Birinci öge, ayna evresiyle birlikte başlar ve varoluşsal bir sancıyı içinde barındırır. İkinci öge ise kategoriktir ve toplumun yaş, cinsiyet, beceri ve boy oranı gibi dış görünüşe ve fiziksel kabiliyetlerine göre gruplandırmalara yöneliktir. Bu öge ile birlikte insan mukayese etmeye başlar. İşte Brad’in Durumu: Karmaşık da bu mukayeseyi konu ediniyor. Carl Rogers’ın hümanistik benlik modeline göre, her birey kendini 3 sınıf altında kategorilendirir. Bu kategoriler; öz imaj, öz güven ve ideal benlikten oluşur. Öz imaj bireyin normudur. İdeal benlik, olmak istediği hayali benliğini temsil eder. Öz güven ise bu ideale ulaşmak için gerekli motivasyon kaynağıdır. Buna binaen kişisel ve sosyal kimlikler oluşur. İnsanın yalnız kaldığında büründüğü ruh hali ile toplum içindeki davranışları karakteristik olarak farklılık gösterir. İnsan bu şekilde diğer insanları sınıflandırabilir, kimliklerini saptayabilir ve kendisiyle karşılaştırma yapabilir. Bracken bu kuramı geliştirerek sınıflandırma eylemini daha çok kategoriye ayırır. Bracken’e göre bir birey kimlik oluştururken ilk olarak sosyal durumun talep ettiği karaktere bürünür. İkinci kategori, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini de içine alan yetkinliktir. Birey yetkinliğine bakarak büründüğü kimliği değiştirebilir. Üçüncü kategori etkiseldir ve kimlik diğer insanların duygu durumlarına göre şekillenir. Dördüncü kategori, bugün en sert haliyle önümüzde duran fiziksel görüntüyle iniltilidir. Beşinci kategori akademik başarı kıstasıdır.  Son kategori de aile olup aile içindeki işlevlerin ne kadar yeterli olduğu üzerinden kimlik tanımlama çabasını kapsar. Brad'in Durumu: Karmaşık: Andropozdan Önce Son Çıkış Biz de Brad’in Durumu: Karmaşık filmini izlerken, Brad’in sosyal benlik durumuna bakıyoruz. Ben Stiller’ın orta yaş krizindeki bir erkeği mükemmel canlandırdığı bu anlatıda, erkeğin birey olma süreci, baba-oğul ilişkisi üstünden anlatılıyor. Hayatından memnun olmayan Brad, arkadaşlarının edindiği sosyal statülere göre toplum içinde kendini yeniden konumlandırıyor ve bu durumdan hiç hoşlanmıyor. Yaşlanan her birey gibi, genç neslin aynı “hatalara” düşmemesi kaygısını yaşayan Brad, oğlunun Harward’a girmesi için elinden geleni yapıyor. Çünkü sorunun Harward’a girmemekle başladığını düşünerek sorumluluğu bir bakıma tüzel bir kişiye, benliği olmayan bir kuruma bırakıyor. Brad’in oğlu ile birlikte yaşadığı süreçte, Brad’in kendini tanıması ise Ananya ile olan sohbetleri üzerinden gerçekleşir. Böylece Cooley’nin de ayna benlik kuramına göre değişim yaşayan Brad, ömrünü doluca yaşadığını fark ederek hem ideal benlik tanımını değiştirmekte hem de asıl kaygısını, duyması gerektiği daha derin eksikliklerin farkına vararak biraz da manevi olarak kendini anlatı bazında geliştirmektedir. Cooley’nin ayna benlik kuramı, insanın diğer insanların fikirlerini elzem kabul etmeden, onların kendi hakkında duyduğu fikirlerin, kendisi tarafından nasıl algılandığı ile ilgilidir. Brad de bu kuramdaki gibi, Ananya ile başbaşa yemeğe çıktığında, onun kendi hakkındaki fikirlerine değil de, bu fikirlerin kendi kulağına nasıl geldiği ile ilgilenerek anlatıyı şekillendirir. Brad’in Durumu: Karmaşık, devamlı sosyal medya üzerinden şişirilen yaşamları, azıyla yetinmenin ne olduğunu bilmeyen babyboomers kuşağını, insan ilişkilerini orta yaş krizine girmiş erkek karakter üstünden başarıyla anlatan, bu yılın göz dolduran filmlerinden kanımca.

Yazar Puanı

Puan - 80%

80%

Brad’in Durumu: Karmaşık, devamlı sosyal medya üzerinden şişirilen yaşamları, azıyla yetinmenin ne olduğunu bilmeyen babyboomers kuşağını, insan ilişkilerini orta yaş krizine girmiş erkek karakter üstünden başarıyla anlatan, bu yılın göz dolduran filmlerinden.

Kullanıcı Puanları: 4.9 ( 1 votes)
80

Sosyal psikolojide benlik kavramı, insanın doğumundan ölümüne kadar geçen süredeki kişisel varoluş sürecini ele alır. İnsan kendisini tanımlarken kendini, etrafında bulunan şeylere göre konumlandırır. Bu süreç aynı zamanda bilinçlenme sürecidir ve ilk etapta ikiye ayrılır: Birinci öge, ayna evresiyle birlikte başlar ve varoluşsal bir sancıyı içinde barındırır. İkinci öge ise kategoriktir ve toplumun yaş, cinsiyet, beceri ve boy oranı gibi dış görünüşe ve fiziksel kabiliyetlerine göre gruplandırmalara yöneliktir. Bu öge ile birlikte insan mukayese etmeye başlar. İşte Brad’in Durumu: Karmaşık da bu mukayeseyi konu ediniyor.

Carl Rogers’ın hümanistik benlik modeline göre, her birey kendini 3 sınıf altında kategorilendirir. Bu kategoriler; öz imaj, öz güven ve ideal benlikten oluşur. Öz imaj bireyin normudur. İdeal benlik, olmak istediği hayali benliğini temsil eder. Öz güven ise bu ideale ulaşmak için gerekli motivasyon kaynağıdır. Buna binaen kişisel ve sosyal kimlikler oluşur. İnsanın yalnız kaldığında büründüğü ruh hali ile toplum içindeki davranışları karakteristik olarak farklılık gösterir. İnsan bu şekilde diğer insanları sınıflandırabilir, kimliklerini saptayabilir ve kendisiyle karşılaştırma yapabilir. Bracken bu kuramı geliştirerek sınıflandırma eylemini daha çok kategoriye ayırır. Bracken’e göre bir birey kimlik oluştururken ilk olarak sosyal durumun talep ettiği karaktere bürünür. İkinci kategori, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini de içine alan yetkinliktir. Birey yetkinliğine bakarak büründüğü kimliği değiştirebilir. Üçüncü kategori etkiseldir ve kimlik diğer insanların duygu durumlarına göre şekillenir. Dördüncü kategori, bugün en sert haliyle önümüzde duran fiziksel görüntüyle iniltilidir. Beşinci kategori akademik başarı kıstasıdır.  Son kategori de aile olup aile içindeki işlevlerin ne kadar yeterli olduğu üzerinden kimlik tanımlama çabasını kapsar.

Brad’in Durumu: Karmaşık: Andropozdan Önce Son Çıkış

Biz de Brad’in Durumu: Karmaşık filmini izlerken, Brad’in sosyal benlik durumuna bakıyoruz. Ben Stiller’ın orta yaş krizindeki bir erkeği mükemmel canlandırdığı bu anlatıda, erkeğin birey olma süreci, baba-oğul ilişkisi üstünden anlatılıyor. Hayatından memnun olmayan Brad, arkadaşlarının edindiği sosyal statülere göre toplum içinde kendini yeniden konumlandırıyor ve bu durumdan hiç hoşlanmıyor. Yaşlanan her birey gibi, genç neslin aynı “hatalara” düşmemesi kaygısını yaşayan Brad, oğlunun Harward’a girmesi için elinden geleni yapıyor. Çünkü sorunun Harward’a girmemekle başladığını düşünerek sorumluluğu bir bakıma tüzel bir kişiye, benliği olmayan bir kuruma bırakıyor.

Brad’in oğlu ile birlikte yaşadığı süreçte, Brad’in kendini tanıması ise Ananya ile olan sohbetleri üzerinden gerçekleşir. Böylece Cooley’nin de ayna benlik kuramına göre değişim yaşayan Brad, ömrünü doluca yaşadığını fark ederek hem ideal benlik tanımını değiştirmekte hem de asıl kaygısını, duyması gerektiği daha derin eksikliklerin farkına vararak biraz da manevi olarak kendini anlatı bazında geliştirmektedir. Cooley’nin ayna benlik kuramı, insanın diğer insanların fikirlerini elzem kabul etmeden, onların kendi hakkında duyduğu fikirlerin, kendisi tarafından nasıl algılandığı ile ilgilidir. Brad de bu kuramdaki gibi, Ananya ile başbaşa yemeğe çıktığında, onun kendi hakkındaki fikirlerine değil de, bu fikirlerin kendi kulağına nasıl geldiği ile ilgilenerek anlatıyı şekillendirir.

Brad’in Durumu: Karmaşık, devamlı sosyal medya üzerinden şişirilen yaşamları, azıyla yetinmenin ne olduğunu bilmeyen babyboomers kuşağını, insan ilişkilerini orta yaş krizine girmiş erkek karakter üstünden başarıyla anlatan, bu yılın göz dolduran filmlerinden kanımca.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi