Serge Toubiana, yeni kitabı The American Friend’de, Bonnie and Clyde’ı yönetmesi için François Truffaut ile yapılan görüşmeleri ve Truffaut’nun yapımcılara film için Jean-Luc Godard’ı önerdiğini anlattı.

Unifrance Başkanı ve Cinematheque Française’in eski direktörü Serge Toubiana, yeni kitabı American Friend‘de Fransız Yeni Dalgası’nın en önemli isimlerinden François Truffaut‘nun arkadaşı olan ve usta yönetmenle yıllarca çalışan Amerikalı yazar ve çevirmen Helen Scott‘ın Paris ve New York’taki yaşamını mercek altına aldı. Scott’ın yaşamı hakkında pek bilinmeyen detayları gün yüzüne çıkaran American Friend, sinema tarihinin unutulmaz filmleri arasında yer alan Bonnie and Clyde ile François Truffaut arasındaki ilginç bağlantıyı da açığa çıkardı. Zira Toubiana, yeni kitabında Helen Scott’ın isteği üzerine Truffaut’nun Bonnie and Clyde’ı yönetmek için yaptığı görüşmeleri ve filmi yönetemeyeceğini anlayınca yapımcılara film için yakın arkadaşı Jean-Luc Godard‘ı önerdiğini anlatıyor.

Bu ay raflardaki yerini alacak olan American Friend’de, Bonnie and Clyde’ı yönetmesi için François Truffaut ile yapılan görüşmelerin detaylı bir şekilde anlatıldığı bu bölüm, IndieWire tarafından paylaşıldı. François Truffaut imzalı bir Bonnie and Clyde izlemeye ne kadar yaklaştığımızı gözler önüne seren bu pasajı aşağıda bulabilirsiniz:

Bonnie and Clyde’ı Yönetmesi İstenen François Truffaut ile Yapılan Görüşmelerin Detayları Yıllar Sonra Açığa Çıktı

“33 yaşında, üç yıldır Lewis Allen’ın asistanı olarak çalışan yetenekli bir kadın olan Helen Scott’a Bonnie and Clyde filminin senaryosu Eleanor Wright-Jones tarafından verildi. Helen senaryoları okuyor ve yazarlara senaryo yazmaları için destek veriyordu. Ayrıca patronunun yapımcılığını üstlendiği filmlerde oyuncu seçmelerine yardımcı oluyordu. 1930’lu yıllarda karıştıkları olaylarla ünlü olan genç suçlular Bonnie Parker ve Clyde Barrow’un gerçek hayat hikâyesi Helen’in bir hayli ilgisini çekmişti. Truffaut’ya yazdığı bir mektupta ‘Senaryo kesinlikle senin için mükemmel’ yazmıştı.”

“Kaleme aldığı üç sayfalık yazıda bu efsaneleşmiş çiftin maceralarını, zaman zaman en edepsiz detaylarını bile dâhil ederek yazmıştı. ‘Clyde, güzel bir kız olan Bonnie’ye yaklaşır, tatlı diliyle onu baştan çıkarmaya çalışır, hapisten yeni çıktığıyla övünür ve arabasıyla bir gezintiye çıkmaya davet eder. Yolculuk sırasında ufak bir soygunu öyle rahat gerçekleştirir ki genç kız sadece soygunda yer almaz, aynı zamanda bundan tahrik olur. Kırlarda ücra bir köşe bulurlar ve burada birlikte olurlar. Oldukça tutkulu olan kız daha saldırgan olan taraftır. Birkaç dakika sonra onları arabada görürüz ve adam perişan ve küçük düşmüş bir hâldeyken kız asabi ve açıkça hayal kırıklığına uğramış bir hâldedir. Yine de adam tatlı diliyle oldukça ikna edicidir ve hapiste geçirdiği yıllar yüzünden homoseksüellikten izler taşıdığını anlarız. Bu kadını baştan çıkarmaya karar vermiştir ve herhangi birinin onunla yatabileceğini ama sadece kendisinin ona heyecan dolu bir hayat sunabileceğini ve onu yıldız yapabileceğini söyleyerek kadını ikna etmeyi başarır.'”

“Helen, Bonnie and Clyde’ı Truffaut’ya À bout de souffle’nin ikizi olan, ya da ona yakın duran bir film olarak anlattı. Truffaut’nun bu projeye vereceği cevabı da öngördü ve ekledi: ‘İlk tepkim bunun senin çekmen için fazla Amerikan olduğuydu, ancak senin yeteneğine uygun olan nüansları fikrimi değiştirdi. Madeleine’in senaryoyu okuyup Fransızcaya çevirmesini tavsiye etti.” (Toubiana’nın bu bölümde bahsettiği Madeleine, o dönemde Truffaut ile evli olan Fransız yapımcı Madeleine Morgenstern.)

“David Newman ve Robert Benton, Esquire dergisinde editör olarak çalışıyordu. Bonnie and Clyde’ın haklarını iki yıldır elinde bulunduran Eleanor Wright-Jones onlardan Bonnie and Clyde’ın senaryosunu yazmalarını istemişti. Filmi bir an önce hayata geçirmek onun yararınaydı ve yönetmenliği François Truffaut’ya verme fikrine karşı değildi. Tam tersine tüm artistik kontrolü Truffaut üstlendiği ve filmde yapımcı olarak gösterilerek gelirden pay aldığı sürece filmi Truffaut’nun yönetmesi fikrine sıcak bakıyordu. Eleanor Wright-Jones ile Truffaut arasında aracı görev gören Helen ise menajer olarak rolünün hesaba katılmasını istiyordu. Özellikle filmin United Artists veya MGM gibi bir şirket tarafından çekilmesi hâlinde yaptığı iş için ödeme almak istiyordu.”

“Clyde Barrow’u Jean-Paul Belmondo’nun Oynaması İsteniyordu”

“Her ne kadar efsanevi çiftin maceralarına olabildiğince yakın olması için filmin Teksas’ta çekilmesi planlanmış olsa da, Truffaut’yu ikna etmek için filmin Fransa’da çekilmesi de kabul edilmişti. Clyde Barrow’u Jean-Paul Belmondo‘nun oynaması isteniyordu.”

Robert Benton -Bonnie and Clyde’ın senaristi ve Kramer vs. Kramer gibi filmlerin yönetmeni- o süreçte yaşananları bugün en iyi anlatabilecek isimlerden biri. Helen French Film Office’te çalışırken onunla tanışmıştı: ‘Birlikte senaryo yazdığım senaristle birlikte Helen’le arkadaş olmuştuk çünkü New York’ta vizyona girecek gerçekten ilginç Fransız filmlerini bize önceden haber veriyordu. Truffaut, Godard, Rohmer ve Chabrol gibi isimlerden etkileniyorduk. David Newman ile Bonnie and Clyde’ı yazmaya başladığımızda, senaryo nasıl yazılır hiç bilmiyorduk. Bir tür sunum hazırladık, diyalogların olmadığı sanal bir senaryo. Helen bir davetteydi ve onunla proje hakkında konuştuk. Yazdıklarımızdan etkilenmişti ve çok beğendiğini söyleyerek Truffaut’ya gönderdi. Onun sayesinde Truffaut projemizi dikkate aldı.”

“Truffaut senaryoyu alır almaz hem Fransızca hem de İngilizce konuşabilen kurgucusu Claudine Bouché‘ye verdi. O sırada La peau douce’un kurgusuyla meşguldü ve Bonnie and Clyde aklındaki şeylerden biri bile değildi. Helen ısrar etmeye devam etti ve François Truffaut ismiyle birlikte Bonnie and Clyde’ın Amerika’da finansman bulabileceğini söyledi. Eleanor Wright-Jones ve senaristlerin nezaketinden övgüyle söz etti: ‘Onlarla çalışırken hiç sorun yaşamayacaksın. Sana bayılıyorlar.”

“Truffaut, senaryonun o sırada çevirisi devam eden Fransızca versiyonunu okumak için bekliyordu. Sonra senaryoyu kendi istediğinden farklı bir yöne götürmemeleri için senaristlere detaylı bir not yazacağının sözünü verdi. Güvendiği iki veya üç kişiden senaryoyu okumalarını istedi. Helen’e yazdığı mektupta filmin heyecan yarattığını ve filmi çekmesi için teşvik edildiğini yazdı. Ama senaristler hakkında daha çok şey öğrenmek ve Helen’i nereden tanıdıklarını bilmek istiyordu.”

“Bu Dönemde Aklına Başka Bir Fikir Gelmişti: Bonnie and Clyde’ı Arkadaşı Jean-Luc Godard‘a Vermek.”

“Bu dönemde aklına başka bir fikir gelmişti: Bonnie and Clyde’ı arkadaşı Jean-Luc Godard‘a vermek. La peau douce’un kurgusuyla meşgul olan, Hitchcock’la konuşmalardan oluşan kitabını tamamlaması gereken, hâlâ Fahrenheit 451 üzerinde çalışan ve kontrolünden çıkan bir prodüksiyonla boğuşan Truffaut’nun Bonnie and Clyde’ı öncelikli projelerinden biri yapma şansı yoktu”.

“1964 baharında Lewis Allen ile görüşerek Fahrenheit ile ilgili durumu açıklığa kavuşturmak için New York’a gitti. Bu sırada Bonnie and Clyde’ın senaristleriyle de bir araya geldi. Robert Benton buluşmayı şöyle anlatıyor: ‘İngilizcesi benim Fransızcamdan daha iyiydi ama yine de sıkıntılıydı. Helen’in çevirmenliğiyle iki gün bizimle senaryo hakkında konuştu, kendi deyimiyle birimlere ayırdı. İşin aslı önerilerinden birini senaryoda tuttuk. Yanlış hatırlamıyorsam Regency Hotel’de gerçekleşti. Sonra Fahrenheit 451’i çekme konusunda sorunlar yaşadığı Fransa’ya geri döndü. Sonra bize yazarak Fahrenheit 451’in çekileceğini ve aynı anda iki film üstünde çalışmak istemediğini haber verdi. Gun Crazy adlı muhteşem bir Amerikan filminin gösterimini ayarladı, çünkü Bonnie and Clyde’ın da benzer bir ruha sahip olması gerektiğini düşünüyordu. Gösterimde Jean-Luc Godard genç, güzel bir kadınla birlikte hemen önümüzde oturuyordu.”

“Truffaut’nun cevabını vermesi çok uzun sürmüştü ve o dönemde yeni bir projenin ortaya çıkması -William Irish imzalı bir noir olan The Bride Wore Black- Helen’i endişelendiriyordu. Arkadaşı sürekli ertelese de Helen Bonnie and Clyde için bastırmaya devam etti ve Truffaut’ya yazarak ‘The Bride Wore Black’i okumadım ama La peau douce’un ardından Fahrenheit gibi riskli bir film yerine daha kârlı bir film çekmeni isterim. Bu yüzden The Bride Wore Black’i -özellikle de Jeanne’le-, ya da Bonnie and Clyde’ı ya da başarılı olmayı vadeden herhangi bir projeyi destekliyorum. Bence bu zamanlama konusu kariyerin için çok önemli, Fahrenheit’ı daha ileri bir tarihe ertelemeni yeğlerim.’ dedi.”

“Helen’in Truffaut’nun tercihlerine bu şekilde karışması alışıldık bir şey değildi ama arkadaşının uluslararası kariyerinin farkında olarak danışman olarak görevini tam olarak yerine getiriyordu. Bonnie and Clyde’ı Godard’ın yönetmesi fikrine karşı çıktı: ‘Sana çok düşkünler. Bu senaryoyu ne kadar sevdiğimi de biliyorlar ama her zaman onları bu projeyi zedeleyecek şeylere karşı da uyarıyorum.’ Helen, o dönemde New York Film Festivali’nde birlikte gösterilen Bande à part ve Une femme est une femme’nin, Amerikalı yapımcıları Godard’ın ismine dayanarak bu projeye para yatırmaktan alıkoyacağını düşünüyordu. Helen, Truffaut’dan Eleanor Wright-Jones’a yazmasını ve bu filmi yönetme sözü veremeyeceğini bildirmesini istedi. ‘Onlara bu dürüstlüğü borçlusun François.”

“Truffaut bu isteği kabul etti ve Eleanor Wright-Jones’a yazdı. Her ne kadar Newman ve Benton’ın yaptığı değişiklerin muhteşem olduğunu düşünse ve senaryonu bir hayli beğense de Amerika’da çektiği ilk filmin Fahrenheit olmasını istediği için cevabı olumsuz oldu: “Senaryoyu arkadaşım Jean-Luc Godard’a okuttum ve o da senaryoyu bir hayli beğendi. Film yapımının her aşamasında hızlı olduğu için benden çok daha fazla film çekiyor. Bu filmi onun yönetmesini isteyip istemeyeceğinizi bilmiyorum. Bu iş için onun en uygun aday olduğunu düşünüyorum. Akıcı bir şekilde İngilizce konuşuyor ve sizin için bir tür Amerikan À bout de souffle çekebilir. Kabul etmeliyim ki son beş yıl içinde içinde geri çevirdiğim senaryolar içinde Bonnie and Clyde açık ara en iyisi.”

“Godard Ayağa Kalktı ve ‘Ben Sinema Hakkında Konuşuyorum Sizse Bana Havadan Bahsediyorsunuz.’ Deyip Çıkıp Gitti.”

“Robert Benton, Bonnie and Clyde için anlaştıkları yapımcılar ile Godard’ın buluşmasını şöyle anlatıyor: ‘Godard Avrupalı yapımcılarla çalışmaya alışıktı ve Truffaut bizim yapımcılarımızın ada işleri Avrupalı gibi yaptığını düşünüyordu. Bu iki genç Amerikalı yapımcı iyi niyetli ama tecrübesizdi, ‘Tamam. Bir senaryomuz ve yönetmenimiz var. İkisi de varsa bir yıldızı yanına alırsın ve stüdyoyla anlaşıp filmi bir an önce çekersin’ diye düşünüyorlardı. Ne yaptıklarını bilmiyorlarmış gibi görünmek istemiyorlardı. İçlerinden biri Godard’a ‘Filmin bu yaz çekilmesi gerektiğini biliyorsun değil mi?’ diye sordu. Filmi kışın çekmek isteyen Godard ayağa kalktı ve ‘Ben sinema hakkında konuşuyorum sizse bana havadan bahsediyorsunuz.’ deyip çıkıp gitti.”

“Bu Truffaut’nun Bonnie and Clyde’ı Godard’ın çekmesi fikrinin sonuydu. Sonunda Arthur Penn tarafından yönetilen Warren Beatty ve Faye Dunaway’li film 1967 yılında vizyona girdiğinde büyük başarı yakaladı. Benton ve Newman sonrasında başka başarılı senaryolar da yazdı: There Was a Crooked Man, What’s Up, Doc, Superman ve daha pek çoğu. Benton, 1979’da beş Oscar kazanan Kramer vs. Kramer’ı yönetti.”

Kaynak: IndieWire

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information