Gerek sinema ve televizyon, gerekse solisti olduğu Büyük Ev Ablukada grubuyla ile ülkemizin nev-i şahsına münhasır karakterlerinden birisi olan Bartu Küçükçağlayan, hatırlayacaksınız bu yıl Tolga Karaçelik‘in yeni filmi Kelebekler‘de yönetmenle birlikte çalışmıştı. Kelebekler, Sundance’ten büyük ödülle dönerken yurt içinde de pek sevilmiş ve gişede önemli izlenme rakamlarına ulaşmıştı. İlk iş birlikleri bu denli verimli olan ikili, bu kez de bir dizi projesi için bir araya geldi. 18 Ekim‘de BluTV‘de yayınlanacak olan Bartu Ben, orijinal fikirlere hasret kaldığımız televizyon dizilerinin arasından sıyrılarak “bir az ünlünün az daha ünlü olma hikâyesi”ni konu alıyor. Bartu Küçükçağlayan’ın yazdığı ve kendisini canlandırdığı dizide gerçek hayata yapılan göndermelerle birlikte mizahın oldukça keyifli bir tonunun yakalandığını söylemek mümkün. Biz de buradan yola çıkarak BluTV’de Bartu Ben izlemek için 10 sebep başlıklı listemizi sizler için hazırladık.

BluTV’de Bartu Ben İzlemek İçin 10 Sebep!

Online Bir Platformda Yayınlanıyor Olması

BluTV’yi ilk günden bu yana destekliyor olmamızın yegane sebebi hiç kuşku yok ki, Türkiye’nin her geçen gün yozlaşan dizi sektörüne yeni bir soluk ve heyecan getirebilecek potansiyele ve imkâna sahip olması. Kendi orijinallerini, online bir platformda yayınlayarak RTÜK’ün gereksiz dayatmalarından bir dönem kurtulabilen BluTV, yönetmen ve senaristlerine de sektörün tamamından daha büyük bir özgürlük imkânı tanımış oldu. Elbette yeni dönemde bu süreç nasıl işleyecek orası belirsiz ancak yine de bu platformda televizyondan çok daha özgün ve çarpıcı işlerle karşılaşıyor olduğumuz bir gerçek. Bu sebeple de uzun bakışmaların, üç saate yakın süren bölümlerin, her defasında birbirinin aynısı görünümündeki sıkıcı aşk hikâyelerinden arınarak, daha modern projeler üretmenin yollarını arayan bir platformdan söz ediyoruz. Bu noktada, Masum, 7Yüz gibi projeleriyle ses getiren BluTV’nin yakaladığı tür damarından ilerlediğini söylemek mümkün. Tür dizilerinin büyük eksikliğini çektiğimiz Türkiye’de Bartu Ben, komediseverlere ilaç gibi gelecek.

Bartu Küçükçağlayan

Bartu Küçükçağlayan, Türkiye’nin nevi şahsına münhasır karakterlerinden biri aslında. Disiplinler arası çok yönlü bir sanatçı oluşu, başarılı oyunculuğu, Büyük Ev Ablukada gibi bir mükemmellikle dinleyicisini tanıştırması, sahne performansları derken Bartu Küçükçağlayan’ı bu kez de kendi hikâyesini kaleme aldığı ve kendisini canlandırdığı bir komedi dizisinde izliyoruz. Masum, Binbir Gece, Jet Sosyete, Yalan Dünya gibi izlenme rekorları kırmış diziler ve Çoğunluk, Kelebekler gibi ülkemizin sinema hafızasına kazınmış filmlerden tanıdığımız Bartu Küçükçağlayan, Bartu Ben’de bu kez karşımıza hem oyuncu, hem de senarist olarak çıkıyor. Kendini anlatma ve bunun bir komediye dönüşmesi, elbette tüm kalıplaşmış düşüncelerden sıyrılarak kendinle özgürce dalga geçebilmeyi gerektiriyor. Bartu Ben’de Bartu Küçükçağlayan kendisi ile ilgili her durumu öylesine keyifli bir biçimde tiye alıyor ki, o noktadan sonra gerçek deneyimler ve kurmacanın ne denli iç içe olduğunun pek önemi kalmıyor.

Tolga Karaçelik

Gişe Memuru, Sarmaşık ve ardından gelen Kelebekler ile başarılı bir filmografi inşa eden Tolga Karaçelik, bu başarısını Sundance’te son filmiyle aldığı dünya sineması kategorisindeki Jüri Büyük Ödülü’yle taçlandırmış, ardından vizyonda da yoğun bir ilgiyle karşılaşmıştı. Tolga Karaçelik’in hız kesmeden yapacağı yeni filmini beklerken aldığımız dizi haberi hem şaşırtıcı hem de sevindirici oldu. Kelebekler’de de birlikte güzel bir kimya yakaladıkları aşikâr olan Bartu Küçükçağlayan ve Tolga Karaçelik’i yeniden bir araya getiren Bartu Ben, en önemli gücünü de bu birliktelikten alıyor.

Komedinin İpuçlarını Veren İlk Bölüm

Bartu Ben’in ilk bölümü, henüz karakterlerle bizi tanıştıran yaklaşık kırk dakikadan oluşuyor. Kendi içerisinde yine oldukça keyifli detaylar ve komedi unsurları barındırsa da, henüz karakter kurulumu aşamasında olduğunu ve ilerleyen bölümlerde bu komedinin ne denli artabileceğinin de altını çizmeyi ihmal etmiyor. Bu sebeple elindeki tüm malzemeyi bir bölüme yığmaya çabalamaktansa dengeli bir seyir planı tercih edildiğini söyleyebiliriz. Yanlış anlaşılmasın. Bartu Ben ilk bölümü ile oldukça eğlenceli, ancak bunun artacağının sinyallerini oldukça net bir biçimde görmek mümkün.

Tahmin Edilemez Olay Örgüsü

Tıpkı Büyük Ev Ablukada’nın şarkıları gibi Bartu Ben de, arkasındaki zekanın Bartu Küçükçağlayan olması sebebiyle tahmin edilemez bir olay örgüsüne sahip olacak gibi görünüyor. Elbette içinde bulunduğu sektörde aldığı tepkiler, içine düştüğü durumlar oldukça tanıdık ve herkesin bir şekilde yüzleştiği durumlar ancak Bartu karakterinin bunlara verdiği tepkiler, biraz daha kendine has. Yanı sıra karşısına birinin çıkması ve bugüne kadar sürdürdüğü hayatının bir şekilde bozulacağını tahmin etmek de olasıyken bu ikilinin birlikte neler yaşayacağına dair herhangi bir fikir yürütmek çok da mümkün değil. Kısacası Bartu Ben, bilindik durumları ele alarak tahmin edilmez sularda yüzecek gibi görünüyor.

Oyuncu Kadrosundaki Sürpriz İsimler

Bartu Küçükçağlayan ve Nazlı Bulum dışında genel oyuncu kadrosunun bilgileri henüz yer almasa da, ilk bölümde yer almayan ancak ilerleyen bölümlerde izleyiciyle buluşacak heyecan verici isimlerin diziye dahil olacağını dizinin fragmanı müjdeliyor aslında. Ezgi Mola ve Şebnem Bozoklu ile karşılaştığımız fragman, dizide çok daha fazlasının da olabileceğini vurguluyor.

Gerçeklikle İç İçe Olmasından Doğan Mizahi Ton

Bartu Ben, mizahının en büyük gücünü gerçek hayata yaptığı göndermelerden alıyor. Yalan Dünya dizisindeki karakterinden Kelebekler’de oynadığı role birçok konuda kendi hayatına göndermelerde bulunan ve bu durumlarla alay edebilen dizi, gerçeklikle iç içe bir yol çiziyor kendisine.

Bir Az Ünlünün Az Daha Ünlü Olma Macerası

Bartu Ben dizisinin temel çatışması Bartu’nun bir az ünlü olması aslında. Ünsüz olmak ve ünlü olmak arasında sancılı bir eşik olan az ünlülük, bireyin kendisine atfettiği önemi, sürekli dışarıdan da görmeye çalışması ve göremediğinde özgüven problemlerinin baş göstermesi gibi durumlarla sonuçlanabilir. Bartu karakteri de, Bartu Küçükçağlayan’ın hayatından yola çıkan ve muhtemelen zaman zaman yaşadığı az ünlülük deneyimlerinden beslenen bir çizgide duruyor.

Eleştirilen Sistemin İçinde Yer Almak Durumunda Kalmak

Bartu karakteri, dizide sık sık kendisini ait hissetmediği ortamlarda bulunmak ve aslında eleştirdiği durumlara ortak olmak mecburiyetinde kalıyor. Menajerinden arkadaşlarına herkesin parlak fikirlerinin olduğu bu evrende Bartu genellikle bir çıkış yolu aradığı anlarda kendisini bu durumların ortasında buluyor. Sosyal medya kullanmazken çağı yakalamak ve “etkileşim” almak adına bir Twitter hesabı açıyor örneğin. YouTube üzerinden gerçekleştirilen ve herkesin bambaşka bir dünyadan gelmiş gibi davrandığı programlara katılarak popüler olmaya çalışıyor. Tam da bu sebepten içine düştüğü tüm durumlar oldukça gerçekçi, çünkü hepimiz bir şekilde belirli sebeplere sırtımızı yaslayarak çağın gerekliliklerine uyma hâlini yakından deneyimliyoruz.

Bartu Ben’den Yayınlanan İlgi Çekici Fragman ve Klipler

“Bir zamanlar reytingi bol dizilerde ve art-house sinema filmlerinde sık sık boy gösteren Bartu, birçok oyuncu için ciddi gelir ve kısa ömürlü şöhret kapısı olarak görülebilecek dizilerde oynamaktan bıkmıştır. Hızlı yaşadığı hayatı sebebiyle artık parası da kalmamıştır. Tam bu sırada karşısına oyuncu olmak isteyen kuzeni Gizmo ve senelerdir görmediği dayısı çıkar. Bir yandan dizilerde oynamadan hayatını kazanmanın bir yolunu arayacak olan Bartu, bir yandan da kim olduğunu ve ne istediğini bulmaya çalışacaktır.”




Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi