Eski filmlerin güncel yapımlara göre daha saygın bir konumda görülmesi sinemaya dair günlük tartışmaların değişmez konularından biridir. Bu tartışmayı bitirecek done, “eski film” kavramının içinde gizlidir aslında. Zira 100 yıldan uzun bir süredir gelişmekte olan bir sanat dalı olan sinemanın tarihinde sayısız film mevcuttur, lakin bunlardan sonraki dönemlere kalanların sayısı, kalamayanlara kıyasla çok çok azdır. Belli bir seviyenin üzerindeki filmler, diğerleri arasından sıyrılır ve klasik mertebesine erişir. Klasik olarak nitelenen filmler, sinema sanatının gelişimine katkı sağlamış, her dönem izlenmeyi hak eden, zamanlar üstü filmlerdir aslında. Bu sıfatı fazlasıyla hak eden yapımlardan oluşan BluTV Arşivinde yer alan, adını sinema tarihine yazdırmış 10 klasik film listesini sizler için derledik.

BluTV Arşivinde Yer Alan, Adını Sinema Tarihine Yazdırmış 10 Klasik Film

West Side Story (1961)

Müzikal türündeki filmlerde standartları belirleyen ve otoritelerden biri olan West Side Story, unutulmaz şarkılara, başarılı koreografilere sahip kült bir film. Fakat bu müzikal klasiğinin en önemli özelliklerinden birisi de William Shakespeare’in başyapıt düzeyindeki oyunlarından Romeo ve Juliet’in bir yorumu olması. Klasik bir tragedyayı müzikal türünde anlatarak adını sinema tarihine yazdırmış olan West Side Story, 10 dalda Oscar kazanarak tüm zamanların en iyi filmlerinden biri olduğunu kanıtlanıştır.

The Pink Panther (1963)

Sakar ve kendini beğenmiş dedektifimiz Clouseau, The Pink Panther serisinin bu ilk bölümünde, The Phantom adındaki bir mücevher hırsızına ulaşmak için yola koyulur. Popüler kültürün seyrine doğrudan etki yapmış bir seri The Pink Panther; Peter Sellers’ın müthiş bir performansla hayat verdiği Müfettiş Clouseau’dan müziğine kadar… Polisiye ve komedi arasındaki dengeyi filmin her anına başarıyla yayan Blake Edwards’ın yönetimiyle daha da değerlenen filmin En İyi Film Müziği dalında Oscar adaylığı olduğunu da belirtelim.

For a Few Dollars More (1965)

Spagetti western türünün en büyük ismi olarak gösterebileceğimiz Sergio Leone, klasik Hollywood westernlerinin büyük bir hayranıydı. Ama bu filmleri gereğinden fazla neşeli ve iyimser buluyordu. Zira Leone’ye göre Vahşi Batı’nın tarihi aynı zamanda şiddetin de tarihiydi. İşte böyle bir yaklaşımla yarattığı sinematik üslubu Leone’yi sinema tarihinin unutulmazları arasına yerleştirdi. For a Few Dollars More’da yönetmenin tüm hünerlerini sergilediği “İsimsiz Adam Üçlemesi”nin ikinci halkası. Başroldeki Clint Eastwood’un çarpıcı performansıyla derinleştirdiği film, western türünden beklenenlerin hepsini, hatta fazlasını seyirciye sunmayı başaran bir başyapıt.

2001: A Space Odyssey (1968)

Stanley Kubrick, sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden biriyse 2001: A Space Odyssey gibi onun başyapıtı diyebileceğimiz bir yapımı da gelmiş geçmiş en büyük filmlerden biri olarak anmak abartılı olmayacaktır. İnsanlığın doğuşundan başlayarak yapay zekanın yükselişine kadar geçen kocaman bir zaman aralığını siyah bir monolitin peşine düşerek anlatan, süresine insanlığa dair onlarca soru sığdıran ve eşsiz bir sinema hazzı sunan bir film 2001. Tüm bunların yanında bilimkurgu janrında çığır açmasıyla da bir dönüm noktasına işaret ederek kendinden sonra gelen sayısız filmi derinden etkileyen, 2001: A Space Odyssey, tabiri caizse sinema tarihine yön vermiş, anıtsal bir film.

The Party (1968)

Komedi sinemasının en önemli filmlerinden olan The Party, efsanevi oyuncu ve komedyen Peter Sellers’ın da en iyi işlerinden biri aynı zamanda. The Party, yönetmen-senarist Blake Edwards’ın, usta aktör Peter Sellers ile Pembe Panter serisiyle başlattıkları ortak üretim sürecinin ne denli başarılı olduğunun kanıtıdır. Hrundi V. Bakshi, Hollywood’da başarılı olamamış sakar bir aktördür. Hint asıllı Bakshi, son oyunculuk denemesinde film setini hava uçurunca kovulur ve işsiz kalır. Ünlü bir Hollywood yapımcısının evindeki sosyete partisine bir yanlışlık sonucu davet edilir. Bir süre sonra birbirinden komik olayların olmaya başladığı bu parti, sinema dünyasının da bir yansımasına dönüşerek filme güçlü bir eleştirel damar da ekliyor.

The Godfather (1972)

40’lar ve 50’lerin Amerika’sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alan filmde; Don Corleone’nin kızı Connie’nin düğününde, ailenin en küçük oğlu ve bir savaş gazisi olan Michael babasıyla barışır. Bir suikast girişimi, Don’u artık işleri yönetemeyecek duruma düşürünce, ailenin başına Michael ve ağabeyi Sonny geçer. Danışmanları Tom Hagen’in de yardımlarıyla diğer ailelere savaş açan Corleone ailesi, eski moda yöntemleri de değiştirmeye başlar. Mario Puzo’nun çok satan kitabından, Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan The Godfather; yayınlandığı yıl En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Uyarlama Senaryo dallarında Oscar kazanmıştı. Marlon Brando, Al Pacino gibi usta oyuncuların yer aldığı başyapıt, sinemasal başarısının yanında tüm zamanların en bilinen, popüler kültüre yön vermiş filmlerinden biri.

Annie Hall (1977)

New York’lu komedyen yazar Alvy Singer, aşkın peşinden gitmek istese de, yaşadığı entelektüel ortamda aradığını bulabileceği konusunda oldukça umutsuzdur. En az kendisi kadar nevrotik olan şarkıcı Annie Hall ile tanışması ise önyargılarını sona erdirir. Yoğun olduğu kadar farklı olan bir ilişki yaşamaya başlarlar. Kolaylıkla Woody Allen’in başyapıtları arasında gösterebileceğimiz Annie Hall’u etkileyici kılan, aşk üzerine derinlikli fikirler üretirken anlatısını olabildiğince derinleştiren bir komedi filmi olması ya da Allen’ın tüm kariyeri boyunca yapmak istediklerini yansıtma konusunda zirve noktasına işaret etmesidir.

The Shining (1980)

Stephen King’in aynı isimli romanından beyazperdeye uyarlanan film; yazar Jack Torrance’ın, kış sezonunda kapalı olan Overlook Oteli’nin bakımını üstlenerek, ailesiyle birlikte otele taşınması sonrasında gelişen birtakım doğaüstü olayları konu alır. Jack’in doğaüstü sezgilere sahip olan küçük oğlu, zamanla otelin içerisinde yalnız olmadıklarını, geçmiş ve gelecekten gelen hayaletlerle birlikte yaşadıklarını görür ve ailesini buna inandırmaya çalışır. Aile bir kar fırtınası sebebiyle dağda konuşlanan bu otelde mahsur kaldığındaysa Jack doğaüstü varlıklar tarafından ele geçirilir ve yavaş yavaş aklını kaybetmeye başlar. Filmin yönetmeni Kubrick, bu hikâyeden hareketle Amerikan tarihine ve kuruluş ilkelerine dair eleştirel bakış açıları sunar. Irkçılıktan soykırıma tarihteki birçok katliamı postkolonyalist bir perspektiften kurarak sömürgeciliğin bıraktığı mirası sorunsallaştırır. Böylelikle The Shining, tüm zamanların en başarılı ve en derinlikli korku filmlerinden biri hâline gelmiştir.

Terminator (1984)

2029 yılının kıyamet sonrası Los Angeles’ında Skynet adlı yapay zeka ürünü bilgisayar sistemi 1990’larda büyük bölümünü yok ettiği insan ırkının kurtulmayı başaran direnişçilerine karşı savaşmaktadır. Direnişçiler Skynet’e karşı başarıya ulaşmadan hemen önce Skynet savaşçı Terminatör’lerinden birine zamanda yolculuk yaptırarak onu geçmişe göndermeyi başarır. Terminatör’ün görevi direnişçilerin başı olan John Connor’ın annesi Sarah Connor’ı öldürmektir. Film noir ve bilimkurgu türlerinin bir harmanı olan tech noir türünün de en çarpıcı örneklerinden biri olan Terminator, yönetmen James Cameron’ın vizyoner bakışının izlerini, görsel dilinden anlatısının yenilikçiliğine kadar her noktasında kendini hissettiriyor.

The Silence of the Lambs (1991)

Akademiyi başarıyla bitirmiş olan Clarice Starling artık genç bir FBI ajanıdır. Clarice, sapık bir katilin peşindedir. Katilin elinde bulunan bir kadını kurtarmaya çalışmaktadır. Bu katil, kurbanlarının derilerini yüzebilecek kadar psikopat bir sapıktır. Clarice, bu sapığa ulaşma amacıyla, bir başka psikopat olan ünlü Doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşmak gerektiği yönünde bir plan yapar. Fakat, Clarice’in Lecter’dan alacağı bilgiler onun güvenini kazanmasına bağlıdır. The Silence of the Lambs, sinema tarihinde “büyük beşli” olarak adlandırılan En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Aktör, En İyi Aktris, En İyi Yönetmen Oscarlarını bir arada kazanan üçüncü filmdir.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi