BluTv’nin her geçen gün genişleyen arşivi sinefillere kendi festivallerini düzenleme ve en iyi filmleri BluTv  üzerinden seyretme şansı sunuyor. Biz de sizler için, BluTv’de yer alan “Blu Festival Seçkisi”ndeki filmleri derledik.

C Blok

Yönetmen: Zeki Demirkubuz

C Blok sakinlerinden Tülay, kağıt üzerinde devam eden bir evliliğe sahiptir ve mutluluk sadece anlamını bildiği bir kelimeden ibarettir. Fakat tesadüf eseri hizmetçisini ve apartmanın kapıcısını kendi yatağında birlikte olurlarken gördüğünde zaten sorunlu olan hayatını gözden geçirmeye başlama vaktidir. Film; İstanbul Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü, Film Eleştirmenleri Ödülleri’nde ise En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödüllerini almayı başarmıştır.

Bekleme Odası

Yönetmen: Zeki Demirkubuz

Dostoyevski’nin efsanevi yapıtı Suç ve Ceza’yı beyaz perdeye uyarlamaya çalışan bir yönetmendir Ahmet. Özel hayatında ve iş yaşantısında gelişen hiçbir şeye tam anlamıyla ilgi duyamaz. Uzun süredir başroldeki Roskolnikof’u canlandırabilecek birini aramaktadır, ancak tam anlamıyla içine sinen biri olmamıştır. Yok pahasına karısını kaybetmeyi göze alır, bu esnada biraz da olsa heyecan duyabildiği tek şey evine giren hırsızdır. Film, İstanbul Film Festivali’nde Zeki Demirkubuz’a En İyi Yönetmen ödülünü kazandırırken Valencia Film Festivali’nde ise FIPRESCI Ödülü’ne layık görülmüştür.

Renoir

Yönetmen: Gilles Bourdos

1915 yılında Cote d’Azur bölgesindeyiz. Burada yaşamakta olan ünlü ressam Auguste Renoir karısının ölümüyle acılara teslim olmuştur. Hayatı beklentisiz bir şekilde sadece yaşamak için yaşamakta olan ünlü ressam, Andree isimli güzeller güzeli bir genç kadının hayatına girmesiyle yeni bir mucizeye tanık olur. Gençliğinin en güzel döneminde olan Andrée, ressamın yeni modeli olur ve ona sadece sanat anlamında değil hayati olarak da ilham ve enerji aşılamaya başlar. Tam da bu sırada savaşın sürmekte olduğu sınır cephesinde yaralanan oğlu Jean, babasının yanına, aile evine geri döner. Karşılaştığı şey karşısında büyülenmesi çok zaman almaz. Andrée, genç Renoir’yı da kendine hayran bırakmıştır. Bu, ünlü Fransız yönetmen Jean Renoir’nın sinemaya atılma hikayesinin başladığı yerdir.

Sully

Yönetmen: Clint Eastwood

Chesley B. Sullenberger, yani Sully (Tom Hanks) US Airways’te çalışmakta olan tecrübeli bir pilottur. 2009’da New York’tan Charlotte’a yapılan bir uçuş sıradan bir şekilde başlamıştır, ancak kalkıştan çok kısa bir süre sonra uçak bir kaz sürüsüne çarpar ve motorlarını kaybeder. En yakın havaalanına dönecek kadar zaman yoktur, bu nedenle Sully ve yardımcısı Jeffrey Skiles (Aaron Eckhart) uçağı Hudson Nehri’ne indirmeyi planlar ve bunu başarır. 155 yolcu ve mürettebatın hepsi kurtulmuştur. Sully’nin bu kahramanlığı kamuoyu tarafından takdir edilse de, yetkililer tarafından açılan soruşturma yüzünden işini ve itibarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya gelecektir.

Benim Varoş Hikâyem

Yönetmen: Yunus Ozan Korkut

Yunus Ozan Korkut’un yazıp yönettiği kurmaca bir film olan Benim Varoş Hikayem, Adana – Ceyhan’ın arka sokaklarında yaşayan insanların hayatını konu alıyor. Filmde; karanlık hikâyelerin, yoksulluğun ve imkansızlığın en yalın ve gerçek hali sergileniyor.

Utanç

Yönetmen: Steve McQueen

İlk gösterimini Toronto Film Festivali’nde yapan, İngiliz sinemacı Steve McQueen’in hem senaryosunu hem de yönetmenliğini üstlendiği film; Brandon adında, 30’lu yaşlarında New York’ta yaşayan, kelimenin gerçek anlamıyla seks bağımlısı bir adamı konu alıyor. Fakat asi kız kardeşi Sissy, onun yanına taşınınca Brandon’ın hayatı da beklenmedik biçimde değişecektir. Sissy, ikisinin de geçmişinden gelen acı dolu hatıraları da beraberinde getirecektir. Filmin başrollerini ise Oscar adaylıkları bulunan Carey Mulligan ve Michael Fassbender üstleniyor.

Yükselen Ay Krallığı

Yönetmen: Wes Anderson

6 Oscar adaylığı bulunan Wes Anderson’ın yönetmenliği üstlenip Roman Coppola ile yazdığı film, bir kasabada birbirine aşık iki gencin kaçması sonrasında başta kasabanın şerifi olmak üzere tüm kasaba sakinleri gençlerin kaybolduğunu düşünüp onları aramaya başlaması anlatıyor. 2012 yılı Cannes Film Festivali’nin açılış filmi olan ve kadrosunda Bruce Willis, Edward Norton, Frances McDormand, Bill Murray gibi usta oyuncuları bulunduran Yükselen Ay Krallığı aynı zamanda En İyi Senaryo dalında Oscar adayıydı.

Aşk

Yönetmen: Gaspar Noé

Arjantinli yönetmen Gaspar Noe’nin dördüncü uzun metraj filmi olan ve Cannes Film Festivali’nde gösterimi yapılan filmde; Paris’te yaşayan bir Amerikalı olan Murphy, dengesiz Electra ile hem duygusal hem de cinsel açıdan yoğun bir ilişki yaşamaktadır. Aşklarını ilk günkü gibi taze tutmak isteyen çift yeni arayışlara girerler. Ancak hesaba katmadıkları bazı şeyler vardır.

Koşulsuz Sevgi

Yönetmen: Rufus Norris

11 yaşındaki Skunk, Kuzey Londra’da yaşayan şeker hastası bir kızdır. Fakat geçirdiği şiddetli ve olaylı yaz tatili sonrası, hayatındaki masumiyet de uçup gidecektir. Evi, mahallesi, okulu onun için bambaşka yerler haline gelir; çocukluğunun belirsizliği yerini önce korkunç şüphelere ardından ani, nedensiz, neşeli bir keşmekeşe bırakır. Tanınmış tiyatro ve opera yönetmeni Rufus Norris’in ilk sinema filmi olan Koşulsuz Sevgi, Cannes’da Eleştirmenler Haftası’nın açılış filmiydi. Daniel Clay’in romanından uyarlanan filmin özgün müziklerinde Damon Albarn’ın imzası var.

Aşkım

Yönetmen: Stephen Frears

Cheri, zengin erkekleri baştan çıkarmasıyla meşhur 49 yaşındaki Léa de Lonval’le, daha 19 yaşındaki havalı ve deneyimsiz Fred’in altı yıl süren ilişkilerini anlatıyor. 1900’lerin başında Paris’te geçen filmde Léa, rakibesi Charlotte’un oğlu Fred’i kadınlar hakkında bir şeyler öğrenmesi için kanatları altına alır. İlişkileri safi zevkten ibaretken zaman geçtikçe birbirlerine âşık olurlar. Filmin başrollerinde ise Michelle Pfeiffer ile Rupert Friend yer alıyor.

Sen Dünyaya Gelmeden

Yönetmen: Sergio Castellitto

Margaret Mazzanti’nin aynı adlı romanından uyarlanan filmde; Diego ile Saraybosna’da tanışan Gemma’nın hayatı, Diego’ya aşık olması ile beklenmedik şekilde değişir. Fakat Diego, Bosna savaşı sırasında hayatını kaybeder. Savaş bittikten yıllar sonra Gemma oğulunu da yanına alarak geçmişte yaşananları ve Diego’nun izlerini Saraybosna’da arar. Filmin yönetmenliğini ‘Kal, Gitme’ ve ‘Paris, Seni Seviyorum’ filmlerinden aşina olduğumuz Sergio Castellitto yaparken, başrollerini Oscar ödüllü oyuncu Penelope Cruz, Emile Hirsch ve Saadet Işıl Aksoy üstleniyor.

Aşk Sanatı

Yönetmen: Emmanuel Mouret

Zoe en iyi arkadaşı Isabelle’e kocasıyla bir ilişki yaşamasını teklif eder. Achille ise yeni taşınan komşunu peşi sıra kovalayarak, beraber olmanın yollarını arar. Amélie ise tam bir sadakat örneğidir ve arkadaşı Isabelle’den yerine getirilmesi çok zor bir istekte bulunur. Emmanuelle de sevgilisi Paul’u terk etmenin yollarını arar. Vanessa ise kocasına başka çiftlerle birlikte olurlarsa seks açısından daha da özgürleşeceklerini iddia eder! Başrollerini Fransızların gözde oyuncuları arasında yer alan Gaspard Ulliel, Judith Godrèche, François Cluzet, Julie Depardieu’nun paylaştığı filmin senaryosunu günümüz modern ve karmaşık kadın-erkek ilişkilerinin masaya yatıran Emmanuel Mouret’in yazdı.

Mükemmel Plan

Yönetmen: Pascal Chaumeil

Başarılı bir kariyere sahip olan Isabelle çok sevdiği erkek arkadaşıyla birlikte yaşayan, mutlu bir hayata sahip olan şanslı bir kadındır. Ancak sevgilisiyle bir an önce evlenmek isteyen Isabelle’in büyük bir sorunu vardır. Ailelerini saran ilginç bir lanet nedeniyle ailesindeki herkes ilk evliliklerini boşanmayla sonuçlandırmıştır. Isabelle bu lanetten nasibini almamak için sıra dışı bir plan tasarlayacaktır.

Özgürlük Rüzgarı

Yönetmen: Ken Loach

Cannes Film Festivali’nde Ken Loach’a Palme d’Or ödülünü getiren film, 1920’lerde bağımsız İrlanda Cumhuriyeti’nin ve Kuzey İrlanda’nın ortaya çıkışıyla sonuçlanan olayları konu alıyor. İngiliz askerlerinin zulmüne tanık olan Damien, zulme karşı direnen İrlandalı Cumhuriyetçilere katılır. Damien’ın ağabeyi Teddy de bu direniş grubunun liderliğini yapmaktadır. İki kardeş birlik ve beraberlik içerisinde direnişi sürdürmeye devam eder. Fakat barış anlaşmasının imzalanması ile iki kardeş ayrı saflarda yer almaya başlar.

Kuzuların Sessizliği

Yönetmen: Jonathan Demme

Akademiyi başarıyla bitirmiş olan Clarice Starling artık genç bir FBI ajanıdır. Clarice, sapık bir katilin peşindedir. Katilin elinde bulunan bir kadını kurtarmaya çalışmaktadır.Bu katil, kurbanlarının derilerini yüzebilecek kadar psikopat bir sapıktır. Clarice, bu sapığa ulaşma amacıyla, bir başka psikopat olan ünlü Doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşmak gerektiği yönünde bir plan yapar.Fakat, Clarice’in Lecter’dan alacağı bilgiler onun güvenini kazanmasına bağlıdır. Büyük Beşli olarak adlandırılan En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Aktör, En İyi Aktris, En İyi Yönetmen Oscarlarını bir arada kazanan sinema tarihinin 3. filmidir (It Happened One Night-1934 ve One Flew Over the Cuckoo’s Nest-1975). Aralarında Golden Globe, Bafta ve Berlin Film Festivali ödüllerinin de yer aldığı toplamda 59 ödül ve 30 adaylık sahibidir.

Zavallılar

Yönetmen: Atıf Yılmaz, Yılmaz Güney

Çeşitli suçlardan içeriye düşen ve hapishanede tanışan üç yoksul arkadaşın öyküsü… Bu üç arkadaş, tahliye günleri geldiğinde dışarı çıkmak istemezler. İşleri güçleri ve kimseleri olmayan Abuzer, Hacı ve Arap, dışarı çıktıklarında ne yapacaklardır? Hacı ve Arap bir yana, nereye gideceğini bilmeyen Abuzer için yaşam değişmeyecektir. Yine yalnız, yine büyük kentin sokaklarında açtır…

Two Days One Night

Yönetmen: Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne

Dardenne Kardeşler’in yazıp yönettiği ve Cannes Film Festivali’nde Palme d’Or ödülüne aday gösterilen; başrolünde Oscar ödüllü oyuncu Marion Cotillard’ın yer aldığı filmde; maddi anlamda pek de parlak bir dönemden geçmeyen Sandra’nın işi tehlikededir. Şirket patronunun çözüm planına göre ya Sandra işten çıkarılacak ya da şirket çalışanları ekstra maaş bonuslarından vazgeçeceklerdir. Sandra’nın elinde ise çalışma arkadaşlarını tek tek ikna etmesi için sadece bir hafta sonu vardır.

Frida

Yönetmen: Julie Taymor

Sanat dünyasının ilklerinden ve en özel kişilerinden biri… Bir ressam: Frida Kahlo… Kocası Diego Rivera ile oldukça ilginç ve modern bir ilişkisi vardır. Bunun yanısıra politik ve cinsel özgürlüğün asla kısıtlanamayacak özgürlükler olduğuna inanmaktadır. Filmin En İyi Müzik ve En İyi Makyaj dalında Oscar ödülü bulunuyor.

Arkadaş

Yönetmen: Yılmaz Güney
Film, yıllar sonra karşılaşan iki eski arkadaşın öyküsü anlatıyor. Dünün yoksul öğrencisi Cemil, zengin olup, güzel karısı Necibe ve içine kapanık, baldızıyla mutlu bir yaşam sürdürmektedir. Ne var ki arkadaşı Azem’ in evlerinde kalıp yaşamlarına girmesiyle düzenleri bozulur. Her şeyden önce iki arkadaşın sınıfsal farklılıkları ortaya çıkar. Bir sahil kentindeki yozlaşmış yaşam biçimi, Necibe’nin kocasını aldatması, Melike’ nin Azem’le duygusal bir ilişkiye girmesi ve Cemil’in kaçınılmaz acı sonu… Bir silah sesiyle her şey noktalanır…

Alice Creed Kayboldu

Yönetmen: J Blakeson

İki adam, sıradan bir İngiliz apartmanını güçlendirmek için çalışır ve burayı hapishane olarak kullanılabilir hale getirir. Amaçları ise bir kadını kaçırmak ve onu buraya hapsedip isteklerini yerine getirmektir. Ancak bu olay düşündükleri kadar kolay olmayacaktır.

Körfez

Yönetmen: Emre Yeksan

30’lu yaşlarında, yeni boşanmış Selim, ailesinin yanına İzmir’e döner. Selim, eski hayatının izleriyle karşılaşırken, körfezde gerçekleşen bir kaza şehirdeki hayatı derinden sarsar. Selim, yıllar sonra geri döndüğü İzmir’de yeni bir dünyayı keşfe dalar. Emre Yeksan’ın yazıp yönettiği, senaryosunu Ahmet Büke ile birlikte yazdığı filmin başrollerini Ulaş Tuna Astepe, Merve Dizdar, Müfit Kayacan ve Serpil Gül paylaşıyor. Bir sürü festivalde gösterilen film, dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yaptı. Körfez, festivalin Uluslararası Film Eleştirmenleri Haftası bölümünde yarıştı ve Geleceğin Aslanı ödülüne aday oldu. 25. Hamburg Film Festivali, 14. Sevilla Film Festivali ile uluslarası gösterimlerine devam etti. Aynı zamanda 24. Uluslararası Adana Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü, 54. Ulusal Yarışma’da En İyi Senaryo Ödülü’nün sahibi oldu.

Moebius

Yönetmen: Kim Ki-duk

Bir kadın kocasının kendisini aldatmasından dolayı çok hırslanır ve içinde düşmanlık besler. İntikam hırsı ise oğlunda ölümcül bir yaraya neden olur ve kadın suçluluk duygusunu kaldıramayarak ortadan kaybolur.

25 Nisan

Yönetmen: Leanne Pooley
Yönetmen koltuğunda Leanne Pooley’in oturduğu bu belgesel, animasyon tekniklerini bir araya getirerek Birinci Dünya Savaşı’nın büyük olaylarından olan Gelibolu çıkartmasını anlatıyor. 25 Nisan 1915’de Yeni Zelanda, Avustralya, İrlanda ve Newfoundland’den gelen binlerce genç adam Gelibolu yarımadasının sahillerine hücum etti. Gelibolu çıkartmaları Birinci Dünya Savaşı’nın sonucuna herhangi bir etki etmese de, Yeni Zelanda ve diğer ülkelere kendi ulusal kimliklerini oluşturmaları için zemin oluşturdu. Filmin tüm çizimleri ise savaşa katılan askerlerin ve tıbbi personelin yazdığı mektuplardan yola çıkılarak oluşturuldu.

Evrim

Yönetmen: Lucile Hadzihalilovic

Tuhaf bir kasabada, sarsıcı bir keşif hikayesi anlatan Evrim, ürkütücü bir atmosfere sahip, sıradışı bir gerilim. Hayatın koca bir kandırmacadan ibaret olduğunu düşündüğümüz olmuştur. Evrim’in kahramanı, keşfettiği büyük sırra kadar sıradan bir çocuk olan Nicholas da, yüzerken karşısına çıkan bir ceseti araştırmaya başlayana kadar, hayat kandırmacasının bir teoriden ibaret olduğunu düşünüyordu. İzleyicisini esrarengiz bir sahil kasabasına hapseden bu rahatsız edici gerilim, baştan sona büyük merakla izleniyor. Aidiyet kavramı üzerinden derinlikli bir anlatıma girişen Evrim, güçlü imgelerle sarsmayı başarıyor.

Partizan

Yönetmen: Ariel Kleiman

Gregori, yönettiği münzevi komünde, bulduğu kimsesiz çocukları birer suikastçı olarak yetiştirmektedir. Bir gün hastanede babasız bir çocuk olan Alexander ile karşılaşır ve onu evlat edinir. Aradan 11 yıl geçer… Alexander kendisine öğretilen her şeyi sorgulamaya başlayınca Gregori ile arasındaki ipler gerilecektir. Partizan, ilk gösterimini Sundance Film Festivali’nde yaptı.

Ma Ma

Yönetmen : Julio Medem

Yönetmenliğini ve senaristliğini ‘Havana’da 7 Gün’ filmiyle Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış Ödülü’ne aday olan Julio Medem’in yaptığı ve başrollerini Oscar’lı oyuncu Penelope Cruz ile Luis Tosar’ın paylaştığı filmde; Magda yeni işsiz kalmış bir öğretmendir. Üstüne meme kanseri teşhisi konulmuştur ve eşi ile evliliği bitmek üzeredir. Oğlunun futbol maçına gittiği bir gün tanıştığı Arturo ile çok farklı bir arkadaşlığı başlar. Nitekim tanışmalarından kısa süre sonra Arturo kızını bir trafik kazasında kaybeder ve ikili, trajedilerinde ortak bir teselli aramaya başlarlar.

Masaan

Yönetmen : Neeraj Ghaywan

Dört kişinin yolları Ganj nehrinde kesişir. Bunlardan bir kast sisteminin alt tabakasından olan umutsuz bir aşık, trajedi ile bir cinsel ilişkiden dolayı kendisini suçlu hisseden bir kız, zayıf bir ahlaka sahip bir baba ve küçük bir kentin ahlak değerlerinden kaçamayan, yıllardır aile hasreti çeken bir çocuk. Neeraj Ghaywan’ın yönetmen koltuğunda oturduğu filmin oyuncu kadrosunda Richa Chadha, Sanjay Mishra, Vicky Kaushal, Pankaj Tripathi gibi isimler yer alıyor. Filmin senaryosunu ise Varun Grover kaleme alıyor.

12 Yıllık Esaret

Yönetmen : Steve McQueen

Solomon Northup, 1840’lı yıllarda New York’ta yaşayan kendisini müziğe adamış siyahi bir adamdır. Çalışmak için gittiği Washington’da 2 adam tarafından kaçırılıp Güney’de bir çiflikte köle olarak çalışması için satılır. Eskiden özgür bir adamken artık esaret, acı ve yokluk dolu günler yaşayan bir köledir. Solomon Northup özgürlüğüne geri kavuşabilmek için umudunu asla kaybetmeyecektir. Gerçek bir hikayeden, Solomon Northup’un kendi hayatını yazdığı kitaptan uyarlanan yapım, En İyi Film Oscar’ının sahibi oldu. Ayrıca En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Yardımcı Kadın (Lupita Nyong’o) Oscar ödüllerini de kazanan filmin 6 dalda daha adaylığı bulunuyor.

Neredesin Süpermen?

Yönetmen : Karzan Kader

1990’larda Irak pek de yaşanası bir yer değildi. Aklımıza savaş ve Saddam Hüseyin’in geldiği bu zamanlarda , iki evsiz kardeş; 7 yaşındaki Zana ve 10 yaşındaki Dana sinema duvarındaki delikten bir an için Superman’i görüp çok etkilenirler. Bunu üzerine Amerika’ya gidip Superman’le yaşamak istediklerine karar verirler. Karzan Kader’in yazıp yönettiği film, hem Uluslararası Dubai Film Festivali hem de Stockholm Film Festivali’nde yönetmene ödüller kazandırmıştır.

Dudaklarımı Oku

Yönetmen : Jacques Audiard

Carla bir emlak şirketinde çalışan otuzlarının ortasında genç utangaç ve neredeyse tamamen işitme engelli bir kadındır. Küçük çaplı bir hırsız olan Paul’a aşık olur ve onu kendi çalıştığı şirketi soymaya ikna eder. Bu soygun başarılı geçerse daha büyük işlere kalkışıp hayatlarını değiştireceklerdir. 2 BAFTA ödüllü yönetmen Jacques Audiard’ın yönetmenliğini yaptığı film; César Ödülleri’nde En İyi Aktris ve En İyi Senaryo dallarında ödül almıştır.

Ağıt

Yönetmen : Yılmaz Güney

Yılmaz Güney’in, Seyyit Han’la başlattığı (1968) ‘destansı gerçekçilik’ türünün yeni bir aşamasını oluşturan ve deneme türünde çekilmiş bu film, Venedik Film Şenliği’nde (1972) ön elemeyi kazanıp 10 film arasına girmeyi başarmıştır. Çobanoğlu, dağlarda yaşayan bir çetenin reisidir. Beyaz donlular olarak bilinen bu çetenin mensupları, zaman zaman sınır ötesine kaçak mal taşıyarak geçimlerini sağlarlar. Günlerden bir gün, Ramazan adında bir adam, Çobanoğlu’na yeni bir kaçakçılık işi teklif eder. Bu kişi, kaçakçılara komisyonculuk yapan biridir. Çobanoğlu işi alır ve çetesiyle birlikte yola çıkar. Ancak, yolda silahlı saldırıya uğrarlar…

Kan Gölü

Yönetmen : James Watkins

Sakin bir göl kenarında huzurlu bir tatil ve romantik bir hafta sonu geçirmek isteyen Jenny ve sevdiceği Steve’in başına gelen şiddet öyküsünün aktarıldığı İngiliz gerilim sinemasının kalburüstü örneklerinden “Kan Gölü”nü benzeri yapımlardan ayıran en önemli özellik, standart korku gerilim unsurlarının yanı sıra şiddetin sorgulanmasına dair bir kaygı taşımasıdır. Orman içindeki ferah mekanda iyi vakit geçirmek isteyen kahramanlarımızın başına bela olacak olan bir grup genç, bu masum gölü bir kan gölüne çevireceklerdir. Bu huzurlu mekanda birdenbire ortaya çıkan gençler kendilerini bu genç çifte kanıtlamak için güç gösterisine girip şiddet uygulamaya başlayınca, olaylar kendiliğinden gelişir ve kedi- fare kovalamacası vahşete dönüşür.

Sanal Hayatlar

Yönetmen : Henry Alex Rubin

Rich Boyd elinden cep telefonunu düşürmeyen bir avukattır. Hayatında sadece işine yer vardır… Bağımlı bir hayat sürmeye başlamıştır. Ergenlik dönemindeki oğluyla başa çıkmayan baba despot tavırlarıyla onun İnternet kullanımını sınırlandırmaktadır. Diğer taraftan hırslı bir kadın gazeteci, keşfettiği bir porno sitede çocuk yaşlardaki seks işçilerinin peşine düşmüştür. İş ilişkileri, sevgiyi ve ilgiyi yabancılarda bulma umudu, kopuk aile ilişkileri… Hepsinin birbirinden apayrı hayatlarında tek bir ortak noktaları vardır; gerçeklerden kaçmak için sığındıkları yalan dünyaları…

Aşk Üçgeni

Yönetmen : Stephen Frears

Posy Simmonds’un çizgi romanından, Moira Buffini tarafından senaryolaştırılan “Tamara Drew”, Thomas Hardy’nin “Çılgın Kalabalıktan Uzak” adlı klasik başyapıtının modern bir uyarlanması. Londra banliyösünde yeşillikler ve ormanlar arasında inşa edilmiş huzur dolu bir pansiyonda bir sürü yazar ilham aramaktadırlar. Kasabaya dönen Tamara Drew erkeklerin yüreğini hoplatan genç ve güzel bir gazetecidir. Kitapları çok satan yazarlardan, yaratma sıkıntısı içinde kıvranan yazarlara, Tamara’nın gençlik aşkı yakışıklı bahçıvandan, kasabaya konser vermeye gelen rock yıldızına kadar herkes genç kızın cazibesine kapılır.

2001: Uzay Macerası

Yönetmen: Stanley Kubrick

2001: A Space Odyssey Kubrick’in hem dini göndermeleri hem de fütüristik çok yerinde tespitleriyle en fazla tanınan filmlerinden biridir. Bir grup maymunun milyonlarca yıl önceki görüntüleriyle başlayan film onların arasına düşen bir parçayla değişime uğradıklarına vurgu yaptıktan sonra bir uzay aracına geçiş yapar. Kubrick senaryoyu yazıp, geliştirirken Clarke da aynı ismi taşıyan romanı yazar. Stanley Kubrick’in talebi üzerine, bu roman filmin gösterime girmesinden sonra yayınlanır. Film, en iyi görsel efekt dalında oscar kazanmıştır.

Geçmiş Asla Ölmez

Yönetmen : Isabel Coixet

Birbirini beş yıldır görmeyen bir çift, yeniden bir araya gelir ancak geçmişte açılan yaralar hâlâ kanamaktadır. Ekonomik krizden etkilenen bir evli bir çift kendi yollarına gitmeye karar vermiş, genç kadın İspanya’da kalmayı tercih ederken, kocası Almanya’ya gitmiştir. Beş yıl sonra buluşmak, ikisi için de sarsıcı bir deneyim olacaktır.

Yağmur Adam

Araba satıcısı olan Charlie, başkalarının düşüncelerine saygı duymayan bencil ve fırlama bir şehir çocuğudur. Babasının öldüğünü haber alan Charlie, cenazesine gittiğinde, babasının 49 model bir Buick Roadmaster hariç tüm mirasını bir vakfa bıraktığını öğrenir. Kendi hakkı olduğunu düşündüğü bu paradan bir pay alabilmek için bu vakfı ziyaret eden Charlie, buranın özürlülerle ilgilenen bir kurum olduğunu öğrenir. Film en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu ve en iyi özgün senaryo dallarında Oscar kazanmış; en iyi sanat yönetimi, en iyi sinematografi, en iyi kurgu ve en iyi müzik dallarında da Oscar adayı olmuştur.

40

Yönetmen : Emre Şahin

Diyelim önünüze pat diye bir çanta dolusu para düştü. Talih kuşu mu? Dualarınız kabul mu oldu? Bir çeşit yazgı mı? Yoksa hepsi birden mi? İstanbul’un dolambaçlı sokaklarında geçen 40 işte bu soruların yanıtlarını arıyor. 12 milyon nüfuslu kentte birbirini tanımayan üç kişi kendilerine bir yol bulmaya çalışırken bir çantanın peşine düşerler. İstanbul’da çekilmiş olan 40, sürükleyici bir öyküyü belgesel tadı veren bir sinema diliyle anlatıyor.

Bayan Daisy’nin Şoförü

Yönetmen: Bruce Beresford

Bayan Daisy Werthan zengin ve yaşlı bir kadındır. İyi bir hayat yaşamış olan Bayan Daisy, hiçbir zaman kendini zengin olarak görmemiş, fakir olduğu günleri de unutmamıştır. Yaşlanınca bazı sorunlar yaşayan yaşlı kadına, işlerini halledebilmesi için bir şoför tutulur. Morgan Freeman ve Dan Aykroyd’un Oscar’a aday olmalarının yanı sıra film, En İyi Film dahil 4 dalda Oscar kazandı. Ayrıca Jessica Tandy’e En İyi Kadın Oyuncu ödülünü getiren Bayan Daisy’nin Şoförü, oyuncuya ‘Oscar kazanan en yaşlı oyuncu’ ünvanını da kazandırmıştır.

Fargo

Yönetmen: Joel Coen, Ethan Coen

Jerry, küçük bir kasaba olan Minnesota’da araba satıcısı olarak çalışan ve borç içinde yüzen bir adamdır. Ama bir planı vardır: Karısını kaçırmak için iki kişi kiralamak ve zengin kayınpederinden yüklü bir fidye koparmak. Film; En İyi Aktris ve En İyi Özgün Senaryo dallarında Oscar kazanmış; En İyi Film, En İyi Aktör, En İyi Yönetmen, En İyi Sinematografi ve En İyi Kurgu dallarında Oscar’a aday gösterilmiştir. Fargo, aralarında Cannes Film Festivali ve Altın Küre de dahil olmak üzere birçok festivalde toplamda 75 ödül ve 40 adaylık kazanmıştır.

Babamın Sesi

Yönetmen: Orhan Eskiköy, Zeynel Doğan

Basê, Elbistan’da tek başına yaşayan ve büyük oğlu Hasan’ın evine dönmesini dört gözle bekleyen bir kadındır. Hasan’ın yolunu gözlediği günlerde, Diyarbakır’daki oğlu Mehmet de eşinin hamile olduğunu öğrenir. Mehmet eşyalarını toparlarken babasına gönderilmek üzere annesinin ve kendi çocukluk sesinin kaydedildiği bir kaset bulur. Mehmet kasetlerin gerisini araştırmak annesini Diyarbakır’a getirmek için Elbistan yollarına düşer. Film 2012 İstanbul Film Festivali’nde En İyi Senaryo ve 2013 Ankara Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanmıştır.

Acı

Yönetmen: Kim Ki-duk

Güney Koreli yönetmen Kimki Duk’un son filmi Acı, kimsesiz bir adamın hayatını konu alıyor. Tefeciler ile çalışan ve “tahsilatta her yol mübahtır” ilkesiyle çalışan Gang Do’nun kaybedecek hiçbir şeyi yoktur; bu yüzden oldukça zalimdir. Fakat bir gün karşısına annesi olduğunu iddia eden bir kadın çıkar ve Gang Do, hayatını yeniden sorgulamaya başlar.

Frank

Yönetmen: Lenny Abrahamson

Lenny Abrahamson’ın yönettiği ve Michael Fassbender, Maggie Gyllenhaal ve Scoot McNairy’nin başrolünde yer aldığı Frank,genç bir müzisyen olan Jon’un Frank’in liderliğindeki ilginç bir müzik grubuna katılmasından sonra yaşanan komik maceraları anlatıyor. Jon, kendi gözüyle, grupla yaşadıklarına tanıklık etmenizi sağlarken Fassbender, grubun lideri ve aynı zamanda filme adını veren Frank olarak karşımıza çıkıyor. Film, İngiliz Bağımsız Film Ödülleri gibi bir çok festivalden de ödülle dönmüştür.

Sevgilinin Ardından

Yönetmen: Hong Khaou

Londra’da yaşayan Kamboçyalı bir kadın, oğlunun ani ölümüyle yıkılır ve hayattayken tanıyamadığı çocuğunu, kaybettikten sonra tanımaya karar verir. Kadın, oğlunu anlamak için çıktığı bu yolculukta bir gün beklenmedik bir misafirle karşılaşır. Oğlunun geçmişte güçlü hisler paylaştığı eski bir arkadaşı ortaya çıkar ve anneye bu yolculuğunda yardımcı olmaya başlar. Kadın oğlunun kendilerinden sakladığı bu gerçekle başlarda yüzleşemese de zamanla ikisi de sevdikleri bir insanı kaybetmiş olmanın ortak noktasında bir araya gelirler ve dillerini bilmeseler de yaslarının üstesinden gelmek için birbirlerine yardım etmeye başlarlar. Film, Sundance Film Festivali’nde sinematografi dalında ödül almıştır.

Endişe

Yönetmen: Şerif Gören

Film, Umudunu Çukurova’ya inip pamuğu bağlayan bir ailenin, özellikle de kanlılarının peşinde dolaştığı Cevher’ in dramını anlatmaktadır. Cevher, kendine tanınan süre içinde ya kan borcunu ödeyecek ya da öldürülecektir. Kızı Beyaz’ı isteyen hem yaşlı hem de evli olan çiftçi başına “Evet” derse başlık parası hazırdır.

Cosmopolis

Yönetmen: David Cronenberg
Don DeLillo’nun çok satanlar listesinden uzun süre inmeyen “Cosmopolis” isimli romanınından uyarlanan filmde; Manhattan’da limuzininin içinde çeşitli olaylar nedeniyle mahzur kalıp ve 24 saatini arabasında geçirmek zorunda kalan bir adam ve karısının hikayesi anlatılıyor. Multimilyoner Eric, arabasının içinden hem parçalanan hayatını düzene sokmaya çalışır, hem de işlerini yürütmeye çabalar. Filmin başrollerinde Robert Pattinson, Jay Baruchel, Paul Giamatti, Samantha Morton ve Juliette Binoche yer alıyor.

Seyyit Han

Yönetmen: Yılmaz Güney

Seyyit Han yıllar sonra köyüne döndüğünde, sevdiği kız Keje’nin, Haydar Bey’e verildiğini öğrenir. Düğün gecesi gözü yaşlı, yüreği yaralı gelin için Haydar Bey, Seyyit’e bir öneride bulunur. Toprağın üzerinde ters çevrilmiş sepetin üzerindeki papatyayı kim vurursa Keje onun olacaktır. Seyyit bunu başarır. Ama sepetin altında toprağa boğazına kadar gömülmüş Keje’nin kanlı başı vardır.

Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü

Yönetmen: Ezel Akay

Karagöz ve Hacivat inşaatta çalışan iki ameledir. Her ikisinin de birbirlerini ve çevredekileri eğlendirme konusunda doğal bir yetenekleri vardır. İnsanlar tarafından ne kadar komik oldukları keşfe.

Thelma ve Louise

Yönetmen: Ridley Scott

Erkek arkadaşından sıkılan Arkansaslı garson kız Louise, ihmalkar ve cinsiyetçi kocasıyla birlikte sıkıcı bir hayatı olan arkadaşı Thelma’yı ayartır. Birlikte özgürlükle dolu bir haftasonu araba seyahatine çıkarlar. İlk uğrak yerleri olan barda dans ederler ve yöre erkekleriyle eğlenip hoş bir akşam geçirirler. Ancak bir adam Thelma’yı park yerine kadar izleyip tecavüze yeltenince Louise yetişip adamı öldürmek zorunda kalır. Artık peşlerinde bir dedektif vardır. Ayrıca yolda Thelma’nın kendini yakın hissettiği J.D. adlı bir otostopçuyla ve Louise’in geçmişte birlikte olduğu Jimmy karşılarına çıkar. Thelma ve Louise, en iyi senaryo dalında oscar kazanmıştır.

İnşallah

Yönetmen: Anaïs Barbeau-Lavalette

Chloe Michael, bir Fransız doktor gözetiminde Batı Şeria’daki bir Filistin mülteci kampında derme çatma bir klinikte çalışan genç bir Kanadalı kadın doğum uzmanıdır. Kontrol noktaları ve bariyerlerle yaşayan Chloe, hergün, çatışmaların etkilediği insanlar ile karşı karşıya kalır. Chloe’nin savaş ile karşılaşması onu kişisel olarak son derece derinden etkiler.

Böcek

Yönetmen: Bora Tekay

Çocukluk arkadaşı olan Uğur ve Barış, Barış’ın dayısı Engin’in açtığı DVD dükkanında birlikte çalışmaktadırlar. Engin’in kız kardeşi Leyla’ya aşık olan Uğur, Leyla ile evlenmeyi istese de henüz kendi düzenini kurabilmiş değildir. Öte yandan, aynı zamanda Barış’ın kuzeni olan Leyla da bir an evvel Uğur ile yeni bir hayata başlamanın hayalini kurmaktadır. Ancak aradaki engeller ikisini de zor durumda bırakır ve gizli gizli buluşmanın ötesine geçemezler. Bu aşamada Barış’ın önerdiği bir planla yola çıkıp Leyla ve Uğur’un başrolünde yer aldığı bir film çekmeye karar verirler. Yardıma ihtiyaç duyarlar ve uzun süredir sinemaya küsmüş olan yönetmen Bora ve senarist Haluk ile bir araya gelirler.

Juno

Yönetmen: Jason Reitman

Jason Reitman’ın yönetmenliğini yaptığı Juno, Minnesota’lı zeki bir kız olan Juno’nun (Ellen Page) hayatını konu alır. 16 yaşındaki genç kız, hayatı kendi koyduğu kurallara göre yaşamaktan hoşlanır. Bir gün, monoton hayatı canına tak eder ve erkek arkadaşı Paulie Bleeker (Michael Cera) ile sevişmeye karar verir. Cinsel ilişki sonrasında planlanmamış bir hamilelikle yüz yüze kalan Juno, en iyi arkadaşı Leah (Olivia Thirlby) ile henüz doğmamış bebeğini evlat edinecek bir aile bulmak için bir plan geliştirir. Gözlerini kestirdikleri ilk aile, evlat edinme özlemiyle yanıp tutuşan Mark ve Vanessa Loring (Jason Bateman ve Jennifer Garner) çifti olur. Juno, artık doğum yapacağı güne adım adım yaklaşmaktadır. Böyle bir durumla karşılaşan ergenlik çağındaki genç kızların tipik öfkesinden uzak duran Juno, karşısına çıkan problemlerin üstüne korkusuzca giderek engelleri tek tek ortadan kaldıracak, bunu yaparken gençlik enerjisini sonuna kadar kullanmaktan çekinmeyecektir. En İyi Özgün Senaryo dalında Oscar kazanmış olan film, size çelişkili duyguları aynı anda yaşatıyor.

Vecide

Yönetmen: Haifa Al-Mansur

Vecide, yetiştiği topluma rağmen eğlenmeyi seven bir kız çocuğudur ve tek hayali çok beğendiği yeşil bisiklete sahip olabilmektir. Vecide bu bisikletle yarışlara katılıp kendisini kız olduğu için aşağılayan arkadaşı Abdullah’ı geçmeyi kafasına koyar. Ne var ki annesi, bisiklete binmesinin uygunsuz kaçacağını söylemektedir. Ancak Vecide hayallerinin peşinden gitmeye kararlıdır.

Yurttaş

Yönetmen: Sam Kadi

Gerçek olaylardan esilenen filmde, İbrahim Jarrah isimli Müslüman bir ortadoğulu, Yeşilkart çekilişini kazanır ve gerideki hayatını bırakarak, göçmen olarak 10 Eylül 2001 tarihinde New York’a gelir. New York onun için bir umutken bir anda çevresinde gelişen olaylar onu 11 Eylül saldırılarının içine çekmeye başlar.

Aşk Bilmecesi

Yönetmen: Cédric Klapisch

Xavier, eski eşi Wendy’nin çocuklarını da alıp New York’a taşınmasıyla birlikte hayatta geldiği noktayı sorgulamaya başlar. Çocukları olmadan yaşayamayacağına karar verir ve soluğu New York’ta alır. Onlara yakın oturmak isteyen Xavier, Chinatown’da bir ev bulur. Ancak kapısını sorunların çalması uzun sürmeyecektir.

Havana’da 7 Gün

Yönetmen: Gaspar Noé,  Benicio Del Toro, Julio Medem

Yedi günde geçen yedi hikâye. Yedi yönetmenden tek bir kent: Havana! Sırasıyla haftanın günleri ilerlerken, farklı karakterlerin hem gündelik hem de olağandışı hayatları gözler önüne seriliyor. Filmi samimi ve gerçekçi kılan ise şehre turistik bir gözle bakmayıp şehrin ruhunu özümseyerek, farklı nesil ve kültürleri zengin bir yelpazede bir araya getirmesi. Her bir hikâyenin konusu farklı olsa da karakterler ve mekânlar da bazen hikâyeler arasında geçiş yapıyor. Havana’ya has sıcak ve yoğun duyguları yakalayan filmde ilk yönetmenlik denemesiyle oyuncu Benicio del Toro’nun yanı sıra kendi yönettiği bölümde başrolü oynayan Elia Suleiman ve bu kez kameranın önüne geçen yönetmen Emir Kusturica da yer alıyor.

Fareler ve İnsanlarü

Yönetmen: Gary Sinise

En iyi arkadaşlar Lennie ve George ekonomik kriz döneminde kendilerini California’da işsiz bulurlar. Buldukları işleri ise Lennie’nin çocuksu zihni nedeniyle kaybetmektedirler. Tyler Çiftliği’nde işe alındıklarında, patronun kötü yürekli çocuğu Curley’nin sıkı disiplinine rağmen işlerinde başarılı olurlar. Ama dünyaları, Curley’nin mutsuz eşi Lennie’nin merhamet duygularına maruz kaldığında paramparça olur. Artık George’un da merhamet duygularıyla bir karar vermesi gerekmektedir.

Çıplak

Yönetmen: Ali Özgentürk

Akademi’de kocaları Yadigar ve Hüseyin’den gizlice çıplak modellik yapan Ayla ile Seher’in öyküsü. Bir süre sonra Yadigar, karısının bu işini öğrenir. Ardından sürekli karısını gözler. Bu gözetleme sırasında birden Hüseyin’in karısı Seher’i görür. Seher’in ve Hüseyin’in karısının yaptığı işten haberdar olduklarını ve bu gerçeği kendisinden sakladıklarını düşünür. Oysa Hüseyin de gerçeği yeni öğrenmiştir. Birden yaşadıkları toplumun geleneksel ahlâk değerleri karşısında kendilerini suçlu hisseden iki erkek ne yapacaklarını bilemezler. Şaşkındırlar. Önce şiddetle başvurup, ressamlara çıplak pozlar veren karılarını öldürmeyi düşünürlerse de, olaylar beklenmedik bir sonra doğru ilerleyecektir.

Camille Claudel 1915

Yönetmen: Bruno Dumont

Fransız heykel sanatçısı Camille Claudel’in gerçek hayat hikâyesinden uyarlanan filmde sanatçıyı Oscar ödüllü Juliet Binoche canlandırırken filmin yönetmenliğini ise Cannes Film Festivali’nde iki kere Jüri Özel Ödülü kazanan yönetmen Bruno Dumont üstleniyor. Sevgilisi Auguste Rodin tarafından terk edilen Camille umutsuzluğa sürüklenmiştir. Durumu gitgide kötüleşen Camille ailesi tarafından Fransa’nın güneyinde bir akıl hastanesine yatırılır. 30 yıl kapalı kaldığı hastanede hem sanattan uzak kalmış hem de farklı olduğu için toplum tarafından dışlanmanın çaresizliğini yaşamıştır.

Gökkuşağının Altında

Yönetmen: Agnès Jaoui

Laura 24 yaşında hala beyaz atlı prensini bekleyen genç ve güzel bir kızdır. Artık kendi kendine evlenme zamanının geldiğini düşünür. Hayallerindeki erkeğin ne zaman karşısına çıkacağını düşünüp dururken bir partide 2 karizmatik erkekle tanışır. Bu ikili arasında takılı kalan Laura seçim konusunda bir hayli zorlanacaktır. Filmin yönetmenliğini Cannes Film Festivali’nde ‘Comme Une Image’ filmiyle En İyi Senaryo dalında ödül alan Agnès Jaoui yapıyor.

Aşkın Ömrü Üç Yıldır

Yönetmen: Frédéric Beigbeder

Marc edebiyat eleştirmenliği yaparak hayatını kazanan yakışıklı ve genç, ancak karısının gözünde ‘işe yaramaz’ bir adamdır. Marc terk edilir ve kadın-erkek ilişkileri üzerine bir kitap yazar. Bu sırada kuzeninin eşi Alice ile tanışır ve onu bir şekilde baştan çıkarır. Ne var ki Alice’in “aşkın en fazla 3 yıl süreceği” iddiasını taşıyan kitapla karşılaşması uzun sürmez.

Koş Lola Koş

Yönetmen: Tom Tykwer

Genç Lola’nın sevgilisi Manni, mafya için çalışan bir kuryedir. Son işinde Lola onunla buluşmakta gecikince Manni, alması gereken parayı kaybeder. Sevgilisini mafyadan kurtarmak zorunda olan Lola’nın 20 dakika içinde kayıp para çantasını bulması veya bir yerden bu parayı temin etmesi gerekmektedir. Lola’nın zamana karşı yarışı başlamıştır.

Mutluluğa Boya Beni

Yönetmen: Jean-François Laguionie

Yarım kalmış bir tablodaki çiçek bahçeleri içinde bir şato ve uzayıp giden bir orman… Nedense bir ressam bu manzarayı ve çizdiği 3 karakteri yarım bırakmış: Boyanması bitmiş Toupins, birkaç rengi eksik kalmış Pafinis ve eskizden ibaret Reufs. Yarım kalan tabloya düzenin gelmesi ancak ressamın resmini bitirmesiyle mümkündür; can alıcı soru da buradadır: Ressama ne olmuştur?

Paulo Coelho’nun En İyi Öyküsü

Yönetmen: Daniel Augusto

Paulo Coelho’nun zorlu bir yaşamın içinden çıkıp, Brezilya’ya yerleşip, dünyanın en etkili yazarlarından biri olmasının hikâyesi.

Marilyn ile Bir Hafta

Yönetmen: Simon Curtis

23 yaşındaki Colin Clark, Oxford’da okuduğu bölümü bırakıp sinema sektörüne girer ve kendisini o sırada çekimlerine başlanan ‘The Prince and the Showgirl’ adlı filmin setinde, en alt kademedeki asistanlardan biri olarak bulur. İki dalda Oscar’a aday gösterilen filmde efsanevi yıldız Marilyn Monroe’nun İngiltere’de geçen bir haftası, asistan Colin’in gözünden anlatılıyor.

Paralel Evren

Yönetmen: James Ward Byrkit

Bir grup yakın arkadaş, akşam yemeği yemek için bir araya gelir. Bir kuyrukluyıldızın dünyanın yakınından geçmesi, geceye olağanüstü bir yön verecektir. Yemek sırasında birden elektrik kesilir. Bu aksiliğin üzerine camdan dışarı baktıklarında, karşı evdeki ışıkların hala yandığını fark ederler. Bu gizemli durum, tanık olacakları olağandışı olayların da habercisidir. Kuyruklu yıldızın etkisi altındaki zaman geçtikçe, evdekilerin dünyayı algılayış şekilleri, gerçekleri ve hayalleri birbirine karışacaktır. Bu durum, ilişkilerinde bazı kırılmaları da beraberinde getirecektir. Filmle ilgili ilginç bir not: James Ward Byrkit’in yönettiği Paralel Evren’in senaryosu yoktur. Yönetmen, oyunculara sadece sahnelerle ilgili küçük notlar vermiş, karakterler arasındaki diyalogları tamamen doğaçlamaya bırakmıştır. Kuantum fiziği, paralel evrenler ve olasılık gibi konulara değinen Paralel Evren; düşük bütçeli, insanı dünyasına kolayca çekmeyi başaran, çarpıcı bir bilim kurgu filmi.

Paris’te Bir Hafta Sonu

Yönetmen: Roger Michell

İngiliz çift Nick ve Meg, evliliklerinin otuzuncu yıl dönümünde, ilişkilerini tekrar canlandırmak umuduyla, zamanında balayı için gittikleri Paris’e tekrar gitmeye karar verirler. Ancak seyahat planladıkları gibi gitmez ve karşılaştıkları olaylar aralarındaki farklılıkları ve gerilimi daha belirgin hale getirir. Çift, Nick’in eski bir arkadaşı olan ve Paris’in havalı bir semtinde oturan Morgan’ın akşam yemeği davetini kabul edince, sürpriz dolu olaylar birbirini takip eder. Notting Hill’in yönetmeni Roger Michell’ın yönettiği filmin başrollerini Lindsay Duncan, Jim Broadbent ve Jeff Goldblum paylaşmakta.

Arthur Newman

Yönetmen: Dante Ariola

Başrollerini Emily Blunt ile Colin Firth’in paylaştığı filmde, Wallace kendi sahte ölümünü hazırlar ve Arthur Newman olarak yeni bir kimlikle yaşamaya başlar. Ancak Arthur’un yeni hayata başlama yolculuğu, geçmişini geride bırakmaya çalışan güzel ama kırılgan Mike’ın gelişiyle değişir. Bu iki yaralı ruh yeni kimliklerine alışmaya çalışırken birbiriyle yakınlaşır. Bu süreçte, Arthur ve Mike birbirleri hakkında en sevdikleri şeyin geçmişte bırakmaya çalıştıkları kimlikleri olduğunu fark eder. İşte gerçek yolculukları bu noktadan sonra başlar.

Beklenmeyen

Yönetmen: Kris Swanberg

2015 Sundance Film Festivali’nde prömiyerini yapan; Cobie Smulders’ın başrolünde yer aldığı film, şehrin içindeki yoksul mahallelerden birinde öğretmenlik yaparken hamile olduğunu farkeden ve bir süre sonra kendisiyle çok benzer bir durum içinde olan bir öğrencisi olduğunu öğrenmesini konu ediniyor. Geleceğe dair tutkuları ve durumları arasında gidip gelen bu iki kadın arasında alışılagelmedik bi arkadaşlık oluşur. Samantha ve Jasmine bu arkadaşlıkları sayesinde birbirlerinde kalıcı etkiler bırakırken, hayata bakış açılarını da değiştirirler.

Duruşma

Yönetmen: Yalçın Yelence

Film, İstanbul’un eski semtlerinden birinde kendi halinde yaşayan sade insanlar arasına bomba gibi düşen ilginç bir bekaret öyküsünü konu ediniyor.

Utanç

Yönetmen: Steve Jacobs

Herşeyini kaybeden Güney Afrikalı bir üniversite profesörünün öyküsü.

Kız

Yönetmen: David Riker

Çocuğunun bakımı sosyal hizmetler tarafından elinden alınan Teksaslı bir genç anne, kaçak Meksikalıları sınırın diğer tarafına kaçırma işine başlar. Amerikalı ünlü sinema dergisi Box Office’e göre filmin başrolü Abbie Cornish şimdiye dek en başarılı performansını bu filmde sergilemiş.

Görünmeyen

Yönetmen: Ali Özgentürk

Recep ve nişanlısı Ebru’nun, Recep’in doğduğu köye yaptıkları yolculuğun hikayesi kısaca şöyle: İki genç yola çıktıklarında tek bildikleri, evlilik kararlarını paylaşacakları ufak bir aile ziyaretine gittikleridir. Birbirlerine duydukları sevgiyle gözlerine “görünmeyen” bütün farklılıkları günyüzüne çıkaracak bu yolculuk, ikisini de biraz tedirgin ederken tarih ve kader, onlara beklediklerinin çok ötesinde bir sürpriz hazırlamıştır. 1936’da Ebru ve Recep’in ailelerinin aynı topraklar üzerinde karşılaştığı, dedelerinin o dönemin önemli bir misafirinin ziyaretine eşlik ettiği ortaya çıkar. O misafir, dönemin en parlak klasik müzik bestecilerinden Bela Bartok’tur. Paris’teki bir davette bir Türk kadınının mırıldandığı ezgiyi işittikten sonra Türk müziğini araştırmak, ezgiler ve türküler derlemek üzere binlerce kilometre katederek Adana’ya gelmiştir. Tek kaygısı sanat olan Bartok’un “görünmeyen” bir amacı olup olmadığını takibe alan devlet, peşine Ebru’nun büyükbabası Erol Soykan’ı takmıştır. Bartok’a, araştırma gezisinde Recep’in büyükbabası Ekrem Kıraç da eşlik etmiştir. Tıpkı Erol gibi Ekrem’in de bu ziyarete eşlik etmenin ötesinde ‘görünmeyen’ bir amacı vardır.

Bekçi

Yönetmen: Ali Özgentürk

Balkan savaşının kahramanlarından Kolağası Hasan Bey’in torunu olan Murtaza, yaşamını bir fabrikada bekçilik yaparak kazanır. İşine bağlıdır. Ancak despotça ve acımasız bir baskı biçimiyle fabrika işçilerini yıldırmaktadır. Herkesin alay konusu olduğu bu ‘vazife tutkusu’ Bekçi Murtaza’yı giderek hasta ve çekilmez bir hale getirirken çevresinden koparacaktır.

Kal

Yönetmen: Wiebke Von Carolsfeld

Hamile olduğunu öğrenen Abbey, zaten karmaşık bir ilişki içinde olduğu bebeğin müstakbel babasına hamile olduğunu söylemekte zorluk çeker. Bebeğin babası Dermot Fay ne bu bebeğe ne de Abbey ile yaşadığı ilişkinin devamına hazır değildir.

At

Yönetmen: Ali Özgentürk

Hüseyin (Genco Erkal) ezik, yoksul ve de cahildir. Çocuğu Ferhat (Harun Yeşilyurt), okursa kendi gibi cahil kalmayacaktır. Kendi cahilliğinin ve ezilmişliğinin nedenini böyle yorumlayan Hüseyin, karısını köyünde bırakıp, oğlu ile birlikte İstanbul’a gelir. Hüseyin’in amacı Ferhat’ı parasız olarak bir yatılı okula yazdırmaktır. Ne var ki bir cocuğun parasız yatılı okuması için babasının ölmüş olması gerekmektedir. Şartlar ne olursa olsun Hüseyin kararlıdır. Çocuğunu okutacaktır.. Hüseyin, çok sevdiği oğlunu okutma uğruna kendini mutluluk duyduğu bir ölüme hazırlayacaktır.

Yolcu

Yönetmen: Tommy Lee Jones

Yıllardan 1885’tir. Nebraska’dan Iowa kentine sürülen 3 kadına eşlik edecek isimlerden biri yine Nebraskalı olan Mary Bee Cuddy’dir. Sert bir mizacı olan Mary Bee’ye, hayatını kurtardığı George Biggs de yol boyu eşlik edecektir. İkili bu zorlu yolda güçlerini birleştirerek hareket eder.

Sevimli Gemi: Kayıp Hazinenin Peşinde

Yönetmen: Lise I. Osvoll

Küçük kurtarma botu Elias ve onun Cozy Cove sahilindeki arkadaşlarının bir kış boyu süren eğlenceli maceralarını izliyoruz.

Tut Şu Bücürü

Yönetmen: Barry Sonnenfeld

Tecrübeli mafya mensubu Chili Palmer (John Travolta) bir gangster olarak kendisini kanıtlamıştır. İşi bitik bir film yapımcısından (Gene Hackman) borçlarını tahsil etmek üzere Los Angeles’a yolu düştüğünde, Chili, Hollywood’un tam ortasına balıklama dalar; bir film yıldızıyla tanışır (Danny Devito), B sınıfı filmlerin kraliçesiyle romantizm yaşar (Rene Russo) ve hatta şehrin en popüler restaurantlarında rezervasyon bile yaptırmayı başarır. Eğer uyuşturucu kaçakçıları ve kızgın mafya üyeleri onu rahat bırakacak olsalar, bu yeni ve süper yapımcı için aslında herşey yolunda gitmektedir. Ama işte burası Hollywood’dur ve hiç kimse herşeyin kolay olacağı için size söz veremez!

Mektup

Yönetmen: Ali Özgentürk

Amerika’da para, ün, aşk ve iktidar sahibi olduktan sonra, orada kazandığı herşeyden vazgeçip anavatanına dönen Ragıp’ın ve kendisini bulmasının hikayesi. Ali Özgentürk’ün bu son filmi ‘Mektup’ta Ragıp’ı Tarık Akan, ona yolculuğunda yardımcı olan rehber kadını da sinemada yeni bir isim olan Zişan Uğurlu canlandırıyor. Onlarca filmde rol alan ve Antalya’da beş kez En İyi Erkek Oyuncu ödülü alan Tarık Akan ‘Mektup’un aktörlük hayatının en iyi filmlerinden biri olduğunu düşünüyor. Onu bu projeye çeken senaryo olmuş: ‘Böyle özenle yazılmış bir senaryo okumadım. Beni müthiş çarptı…’

Kalbin Zamanı

Yönetmen: Ali Özgentürk

50 yıl önce gençlik çağlarında aynı kadına aşık olan üç arkadaş, elli yıl sonra Pera Palas’ta yeniden bir araya gelirler. Bu buluşma yıllar önce işlenen bir cinayetin perde arkasını ortaya çıkaracaktır.1950’lerden günümüze uzanan ve sırlarla dolu Pera Palas Oteli’nde geçen filmin ana karakterlerinden biri de otelin kendisi.

Akıntıya Karşı

Yönetmen: Peter Callahan

Paul Thompson, trajik geçmişine bir set çekip farklı bir hayat arzulamaktadır. Paul her zaman Hudson nehrini 150 mil boyunca yüzerek geçmek istediği için en iyi dostlarını kendisini eğitmek için yardıma çağırır.

Seni Seviyorum Rosa

Yönetmen: Işıl Özgentürk

Hiçbir şey öğrenemeden ve öğretemeden yaşayan bir kadının, İstanbul’un tarihsel büyütecinde, yaşamının düşler ve gerçek hayat arasında gel-gitleri konu ediliyor.

Sessiz Çığlık

Yönetmen: Joachim Trier

Annesini kaybeden bir ailenin parçalanma hikayesini anlatan Sessiz Çığlık, etkileyici kurgusuyla da hafızalara kazınacak. Beyaz perdede kayıp hikayeleri daima yürek burkmuştur. Ancak Norveç sinemasının genç ustalarından Joachim Trier’in Sessiz Çığlık’ı kadar can acıtanını bulmak zor. Annesini kaybeden iki erkek evlat ve bir eşin parçalanma hikayesini, yenilikçi ve çarpıcı bir kurguyla karşımıza getiren film, hayatını kaybeden anne karakterini de geçmişe ait anılarla, karakterlerimizin zihninde yeniden canlandırıyor. Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren Sessiz Çığlık’ta Fransız diva Isabelle Huppert ve Amerikalı oyuncular Gabriel Bryne ile Jesse Eisenberg incelikli performanslara imza atıyor.

Eastwood Directs: The Untold Story

Yönetmen: Clint Eastwood

Belgeselde, Clint Eastwood’un stilini, çalışmış olduğu insanları ve yapmış olduğu 40 filmi konu alınıyor.

Sinema Bir Mucizedir

Yönetmen: Memduh Ün, Tunç Başaran

Film, 1950 yazının Antep’inde, 11 yaşında sinema âşığı bir çocuğun bir sinema sahibi ile olan dostluğu çerçevesinde, Anteplilerin sinema sevgisini, bu sevginin onların hayatındaki yansımalarını ve yeni iktidara gelmiş Demokrat Parti’nin hayatlarında yarattığı değişimi anlatmaktadır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi