Sinema tarihinin en önemli bilimkurgu filmleri arasında yer alan, Ridley Scott imzalı Blade Runner‘ın 25 yıl sonra gelen devam filmi Blade Runner 2049, 2017 yılında vizyona girdi ve hem sinemaseverler hem de eleştirmenler tarafından beğeniyle karşılandı. Arrival, Sicario, Prisoners gibi filmlerle adından övgüyle söz ettiren Denis Villeneuve‘ün yönettiği film, kimilerince orijinal Blade Runner’dan bile daha başarılı bulundu.

Blade Runner’ın da senaristi olan Hampton Fancher ile Michael Green‘in senaryosunu kaleme aldığı Blade Runner 2049, ilk filmin 30 yıl sonrasında geçiyor ve karanlık bir metropole dönüşmüş Los Angeles’ta polis olarak görev yapan replikant K (Ryan Gosling)’in hikâyesini anlatıyor. İnsanlığı kaosa sürükleyecek eski bir sırrı keşfeden K’in yolu Deckard (Harrison Ford) ile kesişiyor.

Filmin oyuncu kadrosunda Ryan Gosling ve Harrison Ford’a Robin Wright, Jared Leto, Barkhad Abdi, Dave Bautista, Ana de Armas, Sylvia Hoeks, Lennie James, Mackenzie Davis gibi isimler eşlik ediyor.

Gişede hüsrana uğramış olsa da orijinal Blade Runner ile kıyaslanmasıyla hak ettiği övgüyü alan, çıkışının üzerinden geçen üç yılda modern bilimkurgu klasikleri arasındaki yerini sağlamlaştıran Blade Runner 2049 hakkında mutlaka bilinmesi gereken 15 detayı derledik!

Blade Runner 2049 Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

Blade Runner İçin Tasarlanan Ancak Kullanılmayan Açılış Sahnesi Bu Filmde Kullanıldı

Blade Runner 2049

Deckard’ı Los Angeles’ın neon ışıklarıyla bezenmiş karanlık sokaklarında noodle yerken gördüğümüz sahneyle açılan Blade Runner’ın aslında farklı bir sahneyle açılması planlanıyordu. Ancak sonra bu fikirden vazgeçildi. Yıllar sonra bu sahne Blade Runner 2049’un açılış sahnesine dönüştü. Dave Bautista‘nın hayat verdiği Sapper Morton ile K’i karşı karşıya getiren bu sahne çekilirken, hem Blade Runner’ın açılışı olarak yazılan sahnenin senaryosu hem de Ridley Scott’ın sahne için yıllar önce hazırladığı storyboard‘lar kullanıldı.

Denis Villeneuve İlk Başta Devam Filmi Çekilmesine Karşıydı

İlk başta pek çok sinemasever gibi Denis Villeneuve de Blade Runner’a bir devam filmi çekilmesine karşıymış. Başarılı yönetmen bunun orijinal filme zarar verebileceğini düşünüyormuş. Ancak Hampton Fancher ve Michael Green’in kaleme aldığı senaryoyu okuyunca devam filmi konusunda fikrini değiştirmiş. Ridley Scott’ın da katkı sunduğu senaryonun oldukça güçlü olduğunu söyleyen Villeneuve, hikâyenin kendisine anlamlı geldiğini, uzun süre kararsız kalsa da Ridley Scott’ın onayını da almasıyla birlikte devam filmini çekmeyi kabul ettiğini söylüyor.

Niander Wallace’ın Körlüğü

Blade Runner 2049

Filmde Jared Leto‘nun hayat verdiği, yeni nesil replikantların yartıcısı olan Niander Wallace’ın kör olmasının arkasında önemli referanslar bulunuyor. Sofokles’in Kral Oedipus tragedyasında Oedipus yaratıcısı -annesi- ile evli olduğunu öğrendikten sonra kendisini kör ediyor. İlk Blade Runner’da bir replikant olan Roy Batty, yaratıcısı olan Dr. Eldon Tyrell’in gözlerini çıkarıyor.

Niender Wallace Rolü İçin İlk Başta David Bowie Düşünülmüştü

Niander Wallace rolü için Denis Villeneuve’ün aklındaki ilk isim, oyuncu olarak sinema dünyasında da varlık gösteren efsanevi müzisyen David Bowie‘ydi. Ancak Bowie filmin çekimleri başlamadan önce hayatını kaybettiği için Villeneuve farklı isimlere yönelmek zorunda kaldı. Bu rol için Gary Oldman ve Ed Harris de değerlendirildi ancak sonunda rolü alan Jared Leto oldu.

K İçin Düşünülen Tek İsim Ryan Gosling’di 

Blade Runner 2049

Denis Villeneuve, Niender Wallace rolü için aklındaki ilk isim olan David Bowie ile çalışamamış olsa da K rolü için tam da istediği isimle çalışma şansı yakaladı. Projeye dâhil olduğu andan itibaren Villeneuve’ün K rolü için düşündüğü tek isim Ryan Gosling’di. Daha senaryo aşamasında bu rol yazılırken düşünülen isim de Gosling’di.

Eşlik Eden Kısa Filmler

Blade Runner ile Blade Runner 2049’un hikâyesi arasındaki 30 yıllık süreçte yaşananları izleyiciye aktarmak için Blade Runner 2049’a eşlik eden üç kısa film çekildi:

The Animatrix ve Cowboy Bebop ile tanınan Shin’ichirô Watanabe‘nin yönettiği Blada Runner: Black Out 2022 adlı animede, Iggy adlı replikantın Los Angeles’ta elektromanyetik dalga yaratan bir bomba patlatarak Tyrell Corporation’ın replikanlarla ilgili veri tabanını silmesi anlatıyor.

Ridley Scott’ın oğlu Luke Scott tarafından yönetilen 2036: Nexus Dawn‘da Jared Leto’nun hayat verdiği Niander Wallace replikant yasağını kaldırmak için her isteğini sorgusuz sualsiz yerine getiren yeni Nexus-9 model replikantı devlet yetkililerine sunuyor.

Yine Luke Scott’ın imzasını taşıyan 2048: Nowhere to Run ise Blade Runner 2049’da gördüğümüz karakterlerden biri olan Sapper Morton (Dave Bautista)’nın bir anne ve kızına yardım etmesini anlatıyor. Sapper’ın replikant olduğunun anlaşılmasına neden olan bu olay, Blade Runner 2049’un hikâyesinin çıkış noktasını oluşturuyor.

İlk Başta Ridley Scott’ın Yönetmesi Planlanıyordu

Sevilen filmlerinin yıllar sonra gelen devam filmleri konusunda oldukça açık fikirli olan, hatta şu sıralar Gladiator 2’yu yönetme ihtimali üzerinde duran usta yönetmen Ridley Scott, Blade Runner’ın devam filmini de yönetmeyi düşünüyordu. Hatta bu yönde demeçler vermiş, filmin ön hazırlık sürecinde yer almıştı. Ancak Blade Runner 2049’un prodüksiyonu Alien: Covenant ile çakışınca Scott yeni Alien filminden vazgeçmedi ve Blade Runner 2049’un yönetmenliğini Denis Villeneuve’e devretti. Ancak yürütücü yapımcı olarak projede kalmaya devam etti ve yaratım sürecine danışman olarak katkıda bulundu.

Denis Villeneuve, Ridley Scott’tan Setten Ayrılmasını İstemiş

Blade Runner 2049

Yönetmenlikten ayrıldıktan sonra yapımcı olarak filmde yer almaya devam eden Ridley Scott, zaman zaman çekimler sırasında sette bulunuyordu. Ancak bu durum bir bilimkurgu klasiğine devam filmi çekmenin stresini yaşayan Denis Villeneuve üzerindeki baskıyı artırınca, Villeneuve kibarca Scott’tan setten ayrılmasını istedi. Villeneuve, nasıl bir durum içinde olduğunu açıklayabilmek için Ridley Scott’a en sevdiği yönetmen olan Ingmar Bergman çekimler sırasında durup onu izlese nasıl hissedeceğini sormuş. Bunun üzerine gülen Scott, Villeneuve’e hak verip seti terk etmiş ve sonrasında Villeneueve’ü tamamen rahat bırakmış. Sadece Villeneuve kendisinden tavsiye istediğinde kreatif olarak filme dâhil olmuş.

Replikantlar ve Gözler

Blade Runner’da replikantları tespit etmek için kullanılan ve gözleri inceleyen Voight-Kampff makinesi bu filmde yer almasa da gözlerin yakın plan çekimleri ve göz semobilizmi film boyu karşımıza çıkıyor:

İlk filmdeki rolüyle geri dönen Edward James Olmos’un hayat verdiği Gaff, hep Deckard’ın insanlardan uzaklaşacağını söylerken, bunu “gözlerindeki bir şey”den anladığını ifade ediyor. Bu Deckard’ın aslında replikant olduğu teorisine bir gönderme.

Replikantların lideri olan Freysa Sadeghpour (Hiam Abbass)’un sağ gözünün olmaması dikkat çekiyor. Freysa’nın geçmişte replikant olduğunun anlaşılmaması için gözünü çıkarttığı tahmin ediliyor.

Blade Runner’daki devamlılık hatalarından birinin merkezinde yer alan Rachel’ın göz rengi devam filminde de gündeme geliyor. Yeniden yaratılan Rachel’ın gerçek olmadığını söyleyen Deckard, gerçek Rachel’ın gözlerinin yeşil olduğunu söylüyor. Aslında Blade Runner’da Rachel’ın gözleri kahverengi olsa da sadece Voight-Kampff ile incelendiği sahnede gözlerinin yeşil olduğu görülüyor. Blade Runner’daki bu devamlılık hatası, Blade Runner 2049 ile farklı bir boyut kazanıyor.

Rachel Dijital Olarak Yaratıldı

Blade Runner 2049’ın en dikkat çekici sürprizlerinden biri Sean Young’ın hayat verdiği Rachel’ın geri dönmesi oldu. İlk filmdeki gibi genç görünen Rachel’ın Sean Young’ın gençliğine benzemesi için karakter dijital olarak yaratıldı. Loren Peta sette sahnelerin çekimlerinde yer aldıktan sonra Peta’nın görünüşü görsel efektlerle değiştirildi ve Rachel’ın dijital olarak yaratılan yüzü eklendi. Rachel’ın sesi ise bir ses dublörü tarafından kaydedildi. Sean Young da bu sürece dâhil oldu ve Loren Peta’ya Rachel’ı doğru şekilde canlandırması için direktifler verdi.

Türkiye’de Filme Uygulanan Otosansür

Film vizyona girmeden önce gerçekleşen basın gösteriminde, filmdeki bazı sahnelerin kesildiği, bazılarının da müstehcen sahneleri sansürleyecek şekilde yeniden düzenlendiği fark edildi. Tepki çeken bu durum daha filmi vizyona girmeden bir tartışmanın odağına yerleştirildi. Tepkiler üzerine yapılan açıklamalar, Sony Pictures’ın “yerel kültüre saygı göstermek için” filmin bazı sahneleri üzerinde oynadığını ortaya çıkardı. Bu otosansür büyük tepki çekerken, SİYAD bir açık mektup yayınlayarak bunun Türkiye’deki sinemaseverlere bir hakaret olduğunu belirtti.

4 Saat Uzunluğunda ve İki Bölüm Hâlinde Yayınlanması Düşünülüyordu

Blade Runner 2049

Blade Runner 2049’ın editörü Joe Walker, filmin kurgu odasındaki ilk versiyonunun dört saat uzunluğunda olduğunu ve kısa bir süreliğine filmi iki bölüm hâlinde vizyona sokmayı düşündüklerini açıkladı. Filmin vizyona giren versiyonu ise 2 saat 44 saat uzunluğundaydı. Blade Runner’ın çok sayıda farklı versiyonu yayınlandığı için Blade Runner 2049’un farklı bir kurgusunun yayınlanıp yayınlanmayacağı sorusu gündeme geldi. Ancak Villeneuve sinemalarda gösterilen versiyonun filmin tek kurgusu olacağını açıkladı.

Gişede Hüsrana Uğradı

Film, hem eleştirmenler hem de sinemaseverler tarafından beğeniyle karşılanmış ve vizyona girdiği dönemde de adından övgüyle söz ettirmiş olsa da gişede tam anlamıyla hüsrana uğradı. 150 milyon dolar gibi kayda değer bir bütçeyle çekilen film buna karşılık dünya genelinde 259.2 milyon dolar hasılat elde ederek gişede zarar etti.

Hem Ridley Scott hem de Denis Villeneuve daha sonra yaptıkları açıklamada bu başarısızlığın sebebi olarak filmin uzunluğunu ve yavaş temposunu gösterdi. Scott filmin gereksiz uzun olduğunu ve otuz dakikasının çıkarılabileceğini söylerken, Villeneuve de sonradan tarihin en pahalı “sanat filmi”ni çektiğini fark ettiğini ifade etti. Ayrıca filmin konusu hakkında çok az detay paylaşılan tanıtım kampanyasının da filmin gişedeki performansına zarar verdiğini söyledi.

Roger Deakins’e İlk Oscar Ödülünü Kazandırdı

roger-deakins-filmloverss

Blade Runner 2049 pek çok eleştirmen tarafından 2017’nin en iyi filmleri arasında gösterilse de gişede zarar ettiği için hayal kırıklığı olarak görüldü ve bu durum ödül sezonundaki başarısını da etkiledi. Film, Oscar Ödülleri’nde ana kategorilerin hiçbirinde adaylık alamadı. Ancak bu hayal kırıklığı algısına rağmen ortaya koyduğu muhteşem işle aradan sıyrılmayı başaran usta görüntü yönetmeni Roger Deakins, daha 13. kez aday olduğu ancak kazanamadığı Oscar’ı nihayet Blade Runner 2049 ile kazandı.

Çekilmeyen Devam Filmleri

Blade Runner 2049 vizyona girmeden önce, 25 yıl sonra gelen bu devam filmiyle birlikte Blade Runner’ın bir seriye dönüşebileceği ve yeni devam filmlerinin de çekilebileceği konuşuluyordu. Ancak film gişede hayal kırıklığı yaratınca serinin devam ettirilmesi ihtimali de büyük ölçüde ortadan kalktı. Büyük ölçüde diyoruz çünkü Ridley Scott her şeye rağmen bir gün yeni bir Blade Runner filmi çekilebileceğini düşünüyor.

Blade Runner 2049’un olası devam filmleri hayata geçirilememiş olsa da izleyiciler aynı evrende geçen ve Blade Runner 2049’dan da bazı karakterler barındıran anime dizisi Blade Runner: Black Lotus ile replikantların ve dünyaya terk edilmiş insanların dünyasına yeniden konuk olacak.

Kaynak: IMDb

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information