Sinema tarihinde pek çok kez örneklerini gördüğümüz baba-oğul hikâyeleri zaman zaman Marvel Sinematik Evreni’nde de karşımıza çıkmıştı. Gerek Thor filmlerinde, gerekse Guardians of the Galaxy Vol. 2’da hikâye, baba ile oğul arasındaki ilişkiye dayanırken Civil War’da ise daha önceki filmlerde babasıyla sorunları olduğunu bildiğimiz Tony Stark’ın ana motivasyonu ailesinin cinayetine dayanmaktaydı. Şu sıralarda 10. yılını kutlamakta olan Marvel Sinematik Evreni’nin bu yıl vizyona giren ilk filmi Black Panther da temelini Chadwick Boseman’ın hayat verdiği T'Challa ile babası T'Chaka arasındaki ilişki dinamiklerine uygun olarak kuruyor. Captain America: Civil War sırasında Helmut Zemo’nun saldırısı sonucunda babasını kaybeden T'Chaka ya da nam-ı diğer Black Panther’ı film boyunca bu kaybın verdiği intikam duygusuyla hareket ederken görmüştük. Viyana’daki patlamadan bir hafta, Civil War’un bıraktığı yerin ise birkaç gün sonrasında başlayan Black Panther, krallık tacını takmak için Wakanda’ya geri dönen T'Challa’nın babasının uzun yıllar önce işlediği günahın kefaretini ödemesinin hikayesini anlatıyor aslında. Black Panther: Güçlü Kadın Karakterler ve Politik Alt Metin Haricinde Yeni Bir Şey Yok Babasıyla yalnızca Wakanda’ya has bir bitkinin verdiği bir nevi halüsinasyon aracılığıyla iletişim kurabilen kahramanımız, buna rağmen hem ülke politikası hem de aile ilişkileri bakımından babasının verdiği kararların sonuçlarıyla yüzleşmek durumunda kalıyor. Bu noktada Wakanda’ya da bir parantez açmakta fayda var. Bir nevi Tolkien’in Silmarillion’undaki Gondolin’i hatırlatan Wakanda, dış kalkanı sayesinde gözlerden uzak kalan topraklarını ilk kez bu filmle birlikte bizlere sunuyor. Alamet-i farikası olan vibranyum sayesinde dünyadakinden çok daha ileri teknolojiye sahip olduğunu öğrendiğimiz ülke, CGI kullanımıyla güzel bir görsellik vadetse de diğer yandan Asgard’a olan benzerliği nedeniyle görsel manada herhangi bir özgünlük teşkil etmiyor. Gizliliği ve teknolojisinin yanı sıra gelenekleri ve tarihi hakkında da pek çok şey öğrendiğimiz Wakanda’yı merkezine alan film, hikayesini de küçük çaplı tutarak ülke sınırları dışına nadir olarak çıkıyor. Bu haliyle sinematik evrenin fazla dışında kalıyor gibi görünen filme orta yerinden dahil olan Everett Ross karakteri ise filmi aşağıya çeken önemli etmenlerden bir tanesi zannımca. Bir bakıma evrenin birinci fazındaki filmleri bağlamak adına kullanılan Agent Coulson’la aynı görevi üstlenen karakterin film boyunca sırıttığını söylemek mümkün. Ancak Ross'u dışarıda bıraktığımız zaman Black Panther ve Michael B. Jordan'ın başarılı şekilde hayat verdiği filmin kötüsü Kilmonger'ın yanı sıra Panther'in yanındaki güçlü kadınların karakterizasyon ve motivasyonun kurulmasında herhangi bir sıkıntı yok. Gelgelelim yer yer ana karakterimizin geri planda kalmasıyla birlikte filmin temposunda sürekli bir dalgalanmanın olduğunu gözlemlemek mümkün. Kurgusal sorunları ve senaryo metninin zayıflığıyla birlikte tempo konusunda sıkıntı çeken Black Panther, her ne kadar Wonder Woman'la başlayan süper kahraman filmlerinde azınlıkların temsili konusunda önemli bir yerde dursa da diğer yandan nereye gideceği pek aşikar olan anlatısıyla akıcı olmaktan uzak. Filmin dikkat çekici özelliklerinden birisi kuşkusuz politik alt metni. Çok güçlü bir alt metin sunmamasına rağmen yer yer Trump Amerika'sına yaptığı salvolarla dikkat çeken Black Panther, böylelikle yakın zamandaki süper kahraman filmleri janrasında bir ilke imza atmasının yanında Marvel Sinematik Evreni'nin en ciddi filmlerinden birisi haline geliyor. Ancak tüm bunlara rağmen Marvel'ın olmazsa olmazlarından olan komedi ögesi filmin içerisine yedirilmeye çalışılsa da bazı esprilerin oldukça bayağı kaldığını belirtmek gerek. Bir baba-oğul hikayesini ele alan Black Panther, her ne kadar tempo ve akıcılık konusunda sıkıntılar yaşasa…

Yazar Puanı

Puan - 64%

64%

Bir baba-oğul hikayesini ele alan Black Panther, her ne kadar tempo ve akıcılık konusunda sıkıntılar yaşasa da Rachel Morrison'ın başarılı sinematografisi ve Kendrick Lamar ile Ludwig Göransson işbirliğindeki müzikleriyle göze ve kulağa hitap ediyor.

Kullanıcı Puanları: 3.57 ( 6 votes)
64

Sinema tarihinde pek çok kez örneklerini gördüğümüz baba-oğul hikâyeleri zaman zaman Marvel Sinematik Evreni’nde de karşımıza çıkmıştı. Gerek Thor filmlerinde, gerekse Guardians of the Galaxy Vol. 2’da hikâye, baba ile oğul arasındaki ilişkiye dayanırken Civil War’da ise daha önceki filmlerde babasıyla sorunları olduğunu bildiğimiz Tony Stark’ın ana motivasyonu ailesinin cinayetine dayanmaktaydı.

Şu sıralarda 10. yılını kutlamakta olan Marvel Sinematik Evreni’nin bu yıl vizyona giren ilk filmi Black Panther da temelini Chadwick Boseman’ın hayat verdiği T’Challa ile babası T’Chaka arasındaki ilişki dinamiklerine uygun olarak kuruyor. Captain America: Civil War sırasında Helmut Zemo’nun saldırısı sonucunda babasını kaybeden T’Chaka ya da nam-ı diğer Black Panther’ı film boyunca bu kaybın verdiği intikam duygusuyla hareket ederken görmüştük. Viyana’daki patlamadan bir hafta, Civil War’un bıraktığı yerin ise birkaç gün sonrasında başlayan Black Panther, krallık tacını takmak için Wakanda’ya geri dönen T’Challa’nın babasının uzun yıllar önce işlediği günahın kefaretini ödemesinin hikayesini anlatıyor aslında.

Black Panther: Güçlü Kadın Karakterler ve Politik Alt Metin Haricinde Yeni Bir Şey Yok

Babasıyla yalnızca Wakanda’ya has bir bitkinin verdiği bir nevi halüsinasyon aracılığıyla iletişim kurabilen kahramanımız, buna rağmen hem ülke politikası hem de aile ilişkileri bakımından babasının verdiği kararların sonuçlarıyla yüzleşmek durumunda kalıyor. Bu noktada Wakanda’ya da bir parantez açmakta fayda var. Bir nevi Tolkien’in Silmarillion’undaki Gondolin’i hatırlatan Wakanda, dış kalkanı sayesinde gözlerden uzak kalan topraklarını ilk kez bu filmle birlikte bizlere sunuyor. Alamet-i farikası olan vibranyum sayesinde dünyadakinden çok daha ileri teknolojiye sahip olduğunu öğrendiğimiz ülke, CGI kullanımıyla güzel bir görsellik vadetse de diğer yandan Asgard’a olan benzerliği nedeniyle görsel manada herhangi bir özgünlük teşkil etmiyor.

Gizliliği ve teknolojisinin yanı sıra gelenekleri ve tarihi hakkında da pek çok şey öğrendiğimiz Wakanda’yı merkezine alan film, hikayesini de küçük çaplı tutarak ülke sınırları dışına nadir olarak çıkıyor. Bu haliyle sinematik evrenin fazla dışında kalıyor gibi görünen filme orta yerinden dahil olan Everett Ross karakteri ise filmi aşağıya çeken önemli etmenlerden bir tanesi zannımca. Bir bakıma evrenin birinci fazındaki filmleri bağlamak adına kullanılan Agent Coulson’la aynı görevi üstlenen karakterin film boyunca sırıttığını söylemek mümkün. Ancak Ross’u dışarıda bıraktığımız zaman Black Panther ve Michael B. Jordan’ın başarılı şekilde hayat verdiği filmin kötüsü Kilmonger’ın yanı sıra Panther’in yanındaki güçlü kadınların karakterizasyon ve motivasyonun kurulmasında herhangi bir sıkıntı yok. Gelgelelim yer yer ana karakterimizin geri planda kalmasıyla birlikte filmin temposunda sürekli bir dalgalanmanın olduğunu gözlemlemek mümkün. Kurgusal sorunları ve senaryo metninin zayıflığıyla birlikte tempo konusunda sıkıntı çeken Black Panther, her ne kadar Wonder Woman’la başlayan süper kahraman filmlerinde azınlıkların temsili konusunda önemli bir yerde dursa da diğer yandan nereye gideceği pek aşikar olan anlatısıyla akıcı olmaktan uzak.

Filmin dikkat çekici özelliklerinden birisi kuşkusuz politik alt metni. Çok güçlü bir alt metin sunmamasına rağmen yer yer Trump Amerika’sına yaptığı salvolarla dikkat çeken Black Panther, böylelikle yakın zamandaki süper kahraman filmleri janrasında bir ilke imza atmasının yanında Marvel Sinematik Evreni’nin en ciddi filmlerinden birisi haline geliyor. Ancak tüm bunlara rağmen Marvel’ın olmazsa olmazlarından olan komedi ögesi filmin içerisine yedirilmeye çalışılsa da bazı esprilerin oldukça bayağı kaldığını belirtmek gerek.

Bir baba-oğul hikayesini ele alan Black Panther, her ne kadar tempo ve akıcılık konusunda sıkıntılar yaşasa da Rachel Morrison’ın başarılı sinematografisi ve Kendrick Lamar ile Ludwig Göransson işbirliğindeki müzikleriyle göze ve kulağa hitap ediyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi