KfTwCo1vh3E


Simon Kinberg’ün anlatımıyla, X-Men serisinin geçtiğimiz ay vizyona giren yeni filmi Dark Phoenix’in önemli bir sahnesine yakından bakalım.

**Bu yazı X-Men: Dark Phoenix ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Süper kahraman dünyasında, hatırı sayılır bir hayran kitlesine sahip olan X-Men serisi; First Class ve Days of Future Past’in başarısıyla sinemaseverlerin gönlünü kazanmış ancak bu iki filmin başarısının çok altında kalan X-Men: Apocalypse ile hayal kırıklığı yaratmıştı. First Class ile başlayan yeni X-Men film serisinin 4. filmi Dark Phoenix ise Apocalypse’ten gelen hayal kırıklığını zirveye taşıyor, bu serinin en kötü filmi olarak kendini konumlandırıyor.

Konusundan bahsedecek olursak film, Phoenix Force olarak bilinen kozmik bir varlığın etkisiyle durdurulamaz bir güce kavuşan Jean Grey’in karanlık yönünü temsil eden Dark Phoenix’in ortaya çıkma sürecini irdeliyor. Daha doğrusu irdelemeye çalışıyor dersek, daha doğru bir tanımlama yapabiliriz. Hem konu hem de senaryo anlamında iyi bir potansiyele sahip olan film, bunu hayata geçirme noktasında sınıfta kalıyor. Dark Phoenix’e dönüştüğü süreçte Jean Grey, Raven’ın ölümüne sebep olduktan sonra kendisine yardım etmesi için Magneto’nun yanına gidiyor. Magneto da devletin kendisine tahsis ettiği bir adada her şeyden uzak, emeklilik hayatı yaşıyor. Özellikle helikopterlerin gelmesiyle adada işlerin karıştığını, olayların kontrol edilemez bir noktaya ulaştığını görüyoruz.

Bir Sahnenin Anatomisi: Simon Kinberg’ün Anlatımıyla Dark Phoenix

Filmin yönetmen koltuğunda X-Men: Days of Future Past ve X-Men: Apocalypse’in senaristi olan Simon Kinberg oturuyor. Aynı zamanda filmin senaryosunu da kaleme alan Simon Kinberg’ün, söz konusu bu sahnede anlatmak istediği şey, farklı güçlere sahip iki karakterin ayrıştıkları noktada getirecekleri yıkım. Bu durumu beyazperdeye aktarmak konusunda neler düşündüğünü de şu şekilde açıklıyor: “Birbirimize hiç dokunmadan ya da bir başkasına ya da başka bir şeye dokunmadan birbirimizle kavga eden 2 karakterimiz var. Manyetik güçleri olan ve telekinezi gücüne sahip olan iki karakter arasında gerçekleşen bir olaya yaklaşmanın eşsiz bir yolu olduğunu düşündüm. İzleyicinin bu sahneyi mümkün olduğu kadar gerçekçi bir şekilde hissetmesini istedim.

Sahnenin gerçekçi görünmesi için çok çaba sarf ettiklerini belirten Simon Kinberg, bu sahnede gerçek helikopterler kullanıldığını sözlerine ekliyor. Filmin genel anlamda inandırıcı olmak gibi büyük bir sorunu var. Kaldı aksiyon sahnelerin inandırıcı olup olmaması, daha doğrusu bunun izleyicinin ne kadar umurunda olması kafalarda soru işareti yaratıyor. New York Times’ın, Anatomy of a Scene serisinin seçkisinde yer alan bu sahneyi aşağıdan izleyebilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi