ygm_mI5lDqk


Robert Eggers, New York Times’ın Anatomy of a Scene serisinde, bu yılın en beğenilen filmlerinden The Lighthouse’un önemli sahnelerinden birini mercek altına aldı.

İlk uzun metrajlısı olan The Witch ile son yılların en iyi korku filmlerinden birine imza atan Robert Eggers, bu yıl ikinci uzun metrajlısı olan The Lighthouse ile sinemaseverlerin karşısına çıktı. Dünya prömiyerini yaptığı 72. Cannes Film Festivali’nde beğeniyle karşılanan film, sonrasında ziyaret ettiği festivallerde de adından övgüyle söz ettirmeyi başardı. Robert Pattinson ve Willem Dafoe‘nun başrollerini üstlendiği film her ne kadar Türkiye’de vizyona girmeyecek olsa da 18. Filmekimi’ndeki özel gösterimleri sayesinde Türkiye’deki sinemaseverler de filmi beyazperdede izleme imkânı yakaladılar.

New York Times’ın Anatomy of a Scene serisinde beğeniyle karşılanan The Lighthouse’taki bir sahneyi mercek altına alan Eggers, Robert Pattinson tarafından canlandırılan Winslow’un film boyunca şahit olduğumuz dönüşümünün başladığı ve iki karakter arasındaki çatışmanın temelini oluşturacak unsurları ilk kez gördüğümüz bu sahneyi analiz etti.

Bir Sahnenin Anatomisi: Robert Eggers’ın Anlatımıyla The Lighthouse

Robert Eggers, 1920’li ve 1940’lı yılların ekipmanlarını kullanarak 35 mm kamerayla siyah beyaz olarak çektiği film, 1890 yılında geçiyor ve insanlardan uzak, ufak bir adada birlikte çalışmaya başlayan iki deniz feneri bekçisinin hikâyesini anlatıyor.

***Yazının bundan sonraki bölümü The Lighthouse ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Yaşam şartlarının oldukça zorlu olduğu bu adada toplumdan izole bir şekilde yaşamaya başlayan iki adam deniz fenerinin idaresinde oldukça farklı roller üstleniyor. Willem Dafoe’nun hayat verdiği, çok daha tecrübeli bir deniz feneri bekçisi olan Thomas, fener lambasıyla ilgilenirken, ağır işlerin tamamını Winslow’un yapmasını istiyor. Görev dağılımındaki bu adaletsizlik iki karakter arasındaki gerginliğin tırmanmasına zemin hazırlarken, görmesine dâhi izin verilmeyen fener lambası zamanla Winslow için bir arzu nesnesine dönüşüyor.

Eggers’ın Anatomy of a Scene serisinde mercek altına aldığı sahnede, Winslow’u adadaki ilk gecesinde kazan dairesindeki görevlerini yerine götürürken görüyoruz. Thomas’ın daha ilk geceden bütün ağır işleri kendisine vermesine öfkelenen Winslow, sis düdüğünün hiç kesilmeyen gürültüsünün de etkisiyle ilk kez bu sahnede kontrolü kaybetmeye başlıyor.

Filmde kullanılan tüm binaları kendilerinin inşa ettiğini ve 18 metrelik deniz fenerinin de bunlardan biri olduğunu söyleyen Eggers, deniz fenerinin içindeki sahnelerde gördüğümüz bazı kamera hareketlerinin senaryoda yer aldığını, fakat bütçeleri kısıtlı olduğu için bu sahneleri çekecek kadar büyük jimmy jib kullanamadıklarını belirtiyor. Bu noktada ise devreye Craig Stewart giriyor. The Lighthouse’ta kamera operatörü olarak görev alan Stewart, deniz fenerinin içindeki bu çekimleri gerçekleştirebilmek için kamerayı halatlarla çekecekleri özel ekipmanlar hazırlamış. Bu ekipman Robert Eggers ve görüntü yönetmeni Jarin Blaschke‘nin istedikleri kareleri çekebilmelerini sağlamış.

Yunan mitolojisinden, özellikle de Prometheus ve Proteus’un hikâyesinden izler taşıyan The Lighthouse’ta doğaüstü varlıkların da adada olup bitenlerle bir ilgisi olabileceğini de ilk kez bu sahnede görüyoruz. Eggers, bu sahnede deniz fenerindeki ışıkta tuhaf bir şeyler olabileceğinin ipuçlarını vermek istediklerini belirtiyor.

Olup bitenlerin içinde kaybolduğunuz bir kabustan uyandığınız andaki hissi sinema salonunda yaşatmayı başaran ender filmlerden biri olan The Lighthouse, bu düşsel atmosfere Eggers’ın özenle hazırladığı görsel dil sayesinde ulaşıyor. Eggers da filmin sinematik dilini bu düş hissini yaratacak şekilde hazırladıklarını söylüyor.

Filmde Winslow’u sık sık gördüğümüz makine dairesi aslında deniz fenerinin altında yer almıyor. Ancak siyah beyaz çekilen filmde mekânlar arasındaki geçişlerde genelde karanlığın içinden geçtiğimiz için bu ayrımı yapmamız güç oluyor. Bu da Thomas deniz fenerinin en tepesindeyken Winslow en dibindeymiş gibi hissetmemize neden oluyor. Eggers bu tezatla Winslow cehennemdeyken, Thomas cennetteymiş gibi bir izlenim vermek istediklerini söylüyor.

Prometheus ve Proteus’tan izler taşıyan iki karakterin karşı karşıya geldiği, birbirine benzediği ve belki de sonunda birbirine dönüştüğü The Lighthouse’un önemli sahnelerinden birinin mercek altına alındığı videoyu buradan izleyebilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi