zP7tk68aiLM


Greta Gerwig’in anlatımıyla Saoirse Ronan ve Timothée Chalamet’li Little Women’ın önemli bir sahnesine yakından bakalım.

***Bu yazı Little Women ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerir.***

Maggie’s Plan, Mistress America ve Frances Ha gibi filmlerden oyuncu olarak tanıdığımız Greta Gerwig, 2017 yapımı Lady Bird’den sonra Little Women filmiyle yönetmen olarak sinemaseverlerin karşısına çıktı. Louisa May Alcott’un ülkemizde Küçük Kadınlar adıyla yayımlanan romanından uyarlanan, Saoirse Ronan, Meryl Streep, Emma Watson, Timothée Chalamet, Florence Pugh, Eliza Scanlen, Laura Dern gibi önemli isimlerin oyuncu kadrosunda yer aldığı film, ödül sezonunda aldığı övgü dolu yorumlarla adından söz ettirdi.

Greta Gerwig’in, En İyi Yönetmen kategorisinde Akademi tarafından görmezden gelinmesi ve En İyi Uyarlama Senaryo dalında Oscar kazanamamış olması, üzücü bir durum olarak varlık gösterdi. Ama her şey bir yana, Greta Gerwig’in romanı uyarlama şekli ve getirdiği yaklaşım, hepimizin gönlünü fethetti. Greta Gerwig’in, Little Women gibi daha önce defalarca sinemaya uyarlanmış bir romanı yeniden çekecek olması, ilk bakışta sürekli aynı hikâyeleri izleyen seyirciyi filme çekmek açısından oldukça riskli ve zorlu bir tercih olarak görülüyordu. Fakat Greta Gerwig, Louisa May Alcott’un romanını hiç okumamış olan ya da Little Women uyarlamalarını daha önce hiç izlememiş olan insanların ilgisini çekecek bir uyarlamaya imza attı. Söylediklerimden anlaşıldığı kadarıyla Little Women’ın alamet-i farikası, Greta Gerwig’in “zamansız bir uyarlama çekmiş olmasında yatıyor. Karşımızda sıradan bir roman uyarlamasından ziyade cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılık gibi günümüzde yaşanan sosyal ve toplumsal konuları ele alan, yönetmenin kendinden bir şeyler kattığı bir uyarlama var. Bu yüzden 2020 dünyasında yaşayan bir izleyici olarak filmle ve karakterlerle iyi bir şekilde bağlantı kurabiliyoruz.

Saoirse Ronan’ın canlandırdığı Jo March karakteri, hikâyenin bir nevi anlatıcısı konumunda yer aldığı için hem onun hayatındaki değişimleri hem de kardeşlerinin hayattaki varoluş mücadelesine yakından tanık oluyoruz. Yaşadığı dünyanın kalıpları içerisinde sıkışık kalmak istemeyen, evlilik gibi 1860’ler Amerika’sında kadınların yapmak zorunda olduğu bir durumu elinin tersiyle iten, özgürlüğünü doya doya yaşamak isteyen ve kendi sesini duyurmanın hayatta kalmak için yapılması gereken en önemli şey olduğuna inanan Jo March’ın, Laurie ile olan ilişkisi de filmin önemli anlarını oluşturuyor.

Bir Sahnenin Anatomisi: Greta Gerwig’in Anlatımıyla Little Women

Özellikle Jo ve Laurie’nin ilk karşılaştığı sahnede, sıradan bir dönem filminde yaşanan romantizm kokulu bir ilişki süreci izlemeyeceğimizin farkına varıyoruz. Söz konusu bu sahnede Jo, elbisesinin kenarını yaktığı için salonda herkesin içinde Laurie ile dans etmek istemiyor. Laurie ise Jo’yu dışarı çıkarıyor ve ikili dışarıda dans etmeye başlıyor. Evin ön verandasında kendi dans partilerini veren Jo ve Laurie, salon danslarında yapılan bazı koreografileri uygulamanın yanında yer yer punk esinliti hareketleri de danslarının içerisine yerleştiriyor. Rahat, kaygısız ve neşeli bir şekilde dans eden ikili, kendi içindeki çocuğu ortaya çıkarıyor.

Gilda Radner ve Steve Martin ikilisinin rol aldığı Saturday Night Live skecinden esinlenen bu dans sahnesi için Greta Gerwig, “Hem tamamen modern hem de dönemi doğru bir şekilde yansıtan bir sahne olmasını istedim, çünkü mutlaka bilmedikleri danslar yapmalarını istemedim. Ama çocukların dans ettiği gibi neşeli ve genç hissetmelerini istedim. Her şeyin çok ışıltılı ve çok güzel olduğunu hissettirmek istedim.” açıklamasında bulunuyor.

Emma Watson’ın canlandırdığı Meg’in bileğini incitmesiyle kesilen bu dans sahnesinden sonra kamera, rotasını March ailesinin evine çeviriyor. Meg’i, Jo ile birlikte eve getiren Laurie, March ailesinin diğer üyeleriyle tanışıyor ve evdeki sıcak aile ortamından çok etkileniyor. Herkesin bir şey yapmaya ve Meg’e yardım etmeye çalıştığı bu sahneyle ilgili düşüncelerini Greta Gerwig, şu şekilde dile getiriyor: “Bu sahnede, sadece kelime ve seslerin kakofonisi olmasını istedim. Little Women ile ilgili en güzel şeylerden biri ise erkek karakterlerin, olaylara seyirci kalmayan kadın karakterleri yargılamaması.”

New York Times’ın Anatomy of a Scene serisinde yayınlanan, Little Women’ın en akılda kalıcı ve önemli anlarından birini oluşturan bu sahnenin analiz edildiği videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information