KYM_ZRjPD-A

Quentin Tarantino’nun kendine has stiline odaklanan video, yönetmenin başka filmlere yaptığı göndermelere ve bu göndermeleri nasıl etkin kıldığını mercek altına alıyor.

Yönetmen koltuğuna oturmaya başladığı günden bu yana kendine özgü tarz yaratmayı başaran Quentin Tarantino; uzun ve çarpıcı diyalogları filmlerinin içerisine yedirmesiyle, abartılı unsurları fazla ama yerinde kullanmasıyla, müzik seçimleriyle, popüler kültüre olan düşkünlüğünü eserlerine yansıtmasıyla, şiddeti perdeye yansıtma biçimiyle ve tabii ki hikâye yaratmadaki yeteneği ile 90’larından başından bu yana sinemaya yeni bir soluk getirmiş bir isim. Onun kendine özgü tarzını yansıtmak adına Oxford İngilizce Sözlüğü’ne girmiş bir terim dahi var: Tarantino-esque; yani Türkçeye çevirmeye çalışırsak “Tarantinovari”. Sözlükte bu terimin karşılığı olarak şu ifadeler yer alıyor: “Tarantino’nun filmleri tipik olarak, grafik ve stilize şiddet, doğrusal olmayan hikâye akışları, sinema göndermeleri, hicivsel temalar ve keskin diyaloglarla karakterize olmuşlardır.” YouTube’daki Insider isimli kanalda yayınlanan bir video, bu özelliklerden sinema göndermelerine odaklanarak yönetmenin filmlerinin daha önce çekilmiş sinema eserlerine dayandığını inceliyor.

Bir “Hırsız” Olarak Quentin Tarantino

1994 yılında köklü sinema dergisi Empire’a verdiği röportajda kullandığı bir cümle, Tarantino’nun ve onun sinemasının daha önce çekilmiş filmlerle olan ilişkisine dair çok önemli doneler içeriyor. Söz konusu röportajda yönetmen, şu ana kadar yapılmış tüm filmlerden çaldığını söylüyor. Bazen görsel referanslarla vücut bulan bu “hırsızlık”, bazen de diyaloglar arasında gizlenmiş ipuçlarıyla ortaya çıkıyor. Bugün artık yerleşmiş bir sinematik tarzın en önemli elementlerinden olan bu durum her zaman saygıyla karşılanmamıştı. Öyle ki Tarantino’nın 1992 tarihli ilk filmi Rezervuar Köpekleri – Reservoir Dogs seyircilerle buluştuğunda,  1987 yapımı Hong Kong filmi Şehirde Yangın – Lung foo fung wan’a ciddi benzerlikler taşıdığı söylenmiş, hatta bazı sahnelerin birebir aynı olduğu bazı sinema yazarlarınca ortaya konmuştu. Rezervuar Köpekleri, Tarantino’nun başka bir yapımlara benzerliğiyle dikkat çeken tek yapım değil. Örneğin, Jackie Brown, 1974 tarihli Esmer Tilki – Foxy Brown’a, Kill Bill, 1973 yapımı Lady Snowball – Shurayukihime’ye yok sayılamayacak miktarda benzerlikler taşır.

Böylesi bir eğilim nedenine baktığımızda ise karşımıza Tarantino’nun geçmişi çıkıyor ister istemez. Hiçbir şekilde sinema okuluna gitmeyen, çalıştığı video dükkanı sayesinde sayısız film izleyen Tarantino, yönetmenliği de bu şekilde öğrenmiştir diyebiliriz kabaca. Fakat onun pastişe dayalı bu yaklaşımın nasıl bu kadar iyi sonuç verdiğine de bakmak gerek. Aşağıdan izleyebileceğiniz video, bu başarının başlıca iki nedeni dayandığını ortaya koyuyor. Bunlardan ilki Tarantino’nun kaynak aldığı materyali etraflıca anlayabilmesi. Ele aldığı filmleri ve bu filmlerin dâhil olduğu akım ve janraları çok iyi tanıyan Tarantino, bu sayede yaptığı göndermelerin kaba ya da sakil durmasını engellemenin de ötesinde bunları anlatılarının en önemli unsurlarından biri olarak kullanmayı başarıyor. Usta yönetmenin bu konudaki başarısının altında yatan ikinci neden onun özgün vizyonu ve yazarlık yeteneği. Bu iki özelliği sayesinde Tarantino, filmlerinden yaptığı “hırsızlık”ları son derece etkili kullanmayı başarıyor. Tıpkı Pablo Picasso’nun şakayla karışık söylediği gibi; “İyi sanatçılar kopyalar, harika sanatçılar çalar.”

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information