Bir kilise saatinin dönen çarkları. Duvara kazınmış bir yazı. Eski, tozlu bir oda. Kırık bir cam ve diğerlerinden istese de odayı terk edemeyen bir güvercin. Elly Hakkında – Darbareye Elly, Bir Ayrılık – Jodaeiye Nader az Simin ve Satıcı – Forushande gibi filmleriyle tanıdığımız İranlı yönetmen Asghar Farhadi’nin yeni filmi Herkes Biliyor – Todos lo saben, daha ilk sahnesinden geçmişle şimdi arasında bir bağ kurmaya yelteniyor.

Bir Küba atasözü, “Geçmişi ya da hangi geçmişin bizi beklediğini hatırlayamayız.” der. Farhadi de bir röportajında bu sözden dem vurarak insanların geçmiş zamanla olan ilişkisinin her geçen gün daha çok ilgisini çektiğini söylüyor. Yönetmenin, Arjantin’den kız kardeşinin düğünü için İspanya’daki kasabasına gelen Laura’nın kızının kaçırılmasından sonra yaşananlara odaklanan yeni filmi de, insanın dünüyle bugünü arasındaki bağlantıyı derinlemesine irdeleme amacı güdüyor.

Asghar Farhadi: “Böyle Bir Film Çekmek, İnsanların Kendine Özgü Deneyimlerinin Evrensel Olduğunu Anlaması Adına İyi Bir Yol.”

Fransızca olmasına rağmen İranlı bir adamı merkezine alan 2013 yapımı Geçmiş – Le Passé dışındaki filmlerini İran’da, kendi dilinde çekmiş olan Asghar Farhadi, yeni filminde hem dilini hem de kültürünü bir kenara bırakarak Madrid yakınlarında geçen bir hikâyeyi İspanyolca olarak ekrana aktarıyor. Böylelikle belki de Aslı Gibidir – Copie conforme ve Sevmek Gibi – Like Someone in Love ile bambaşka ülkelerden hikâyelerin anlatıldığı iki film çeken İran’ın usta ismi Abbas Kiyarüstemi’nin izinden gidiyor. Gelgelelim yönetmenin filme yaklaşımı diğer işlerinden pek de farklı değil aslında, yine elle tutulabilir karakterlerin olduğu ve insanın kendisinden esinlenen bir hikâye var karşımızda. Dolayısıyla olayların İspanya’da ya da İran’da geçiyor olması pek de önemli değil bu noktada. Keza Farhadi’nin kendisi de aynı görüşte: “Dünyanın her tarafında, kendi kültürlerinin diğerlerinden çok farklı olduğunu düşünen pek çok insan var. Herkesin, kendisinden farklı bir kültür ya da dile sahip olan karakterler için empati duyabileceği bir film yaptığınızda, diğer insanlar da bu karakterlerin tıpkı kendileri gibi hissettiğini, acı çektiğini ya da eğlendiğini ve hepimizin aslında aynı olduğunu anlıyor. Dolayısıyla böyle bir film çekmek, insanların kendine özgü deneyimlerinin evrensel olduğunu anlaması adına iyi bir yol.

Gelgelelim Herkes Biliyor, tam olarak alışkın olduğumuz Farhadi filmlerinden bir tanesi değil. Örneğin şehirde geçen diğerlerinin aksine, senaryonun da selameti için, küçük ve neredeyse herkesin birbirini tanıdığı bir kasabada geçiyor yönetmenin yeni filmi. Bununla birlikte Herkes Biliyor’da, atmosferin hiçbir zaman alışık olduğumuz Farhadi filmlerindeki kadar karanlık ve boğucu olmadığına şahit oluyoruz. Yönetmene göre bu, bilinçli bir tercih ve İspanya insanının sıcak ve açık sözlü kültürünün bir yansıması. Öte yandan hiçbir zaman hikâyenin önüne geçmese bile, gizem ve yer yer gerilim ögelerinin, oldukça başarılı şekilde kullanılmış olması da Farhadi sineması adına bir diğer yeni gelişme.

Herkes Biliyor, Ashgar Farhadi’nin karşısına 15 yıl önceki bir İspanya gezisi sırasında, kendi kızı sayesinde çıkmış. Gazetede kaçırılmış küçük bir kızın resmini gören yönetmen, hikâyenin ayrıntılarını öğrenmesinin ardından bunu filmleştirebileceğini düşünmüş, fakat senaryo için çalışmalara ancak beş yıl önce başlayabilmiş. Genel hatlar belirlendikten sonra ise başroller için Javier Bardem ve Penélope Cruz ile iletişime geçilmiş ve iki oyuncudan da olumlu yanıt alınmış. Bunun ardından senaryo çalışmaları başlamış ve bu süreçte Ashgar Farhadi, İspanya’ya taşınarak bir yandan ülkenin insanları hakkında gözlemler yaparken diğer yandan da yazım sürecini devam ettirmiş. Bu sırada iki farklı çevirmenden yardım alan yönetmen, çekimler sırasında da ikiliyi yanından ayırmayarak olası iletişim problemlerinin önüne geçmiş. Diğer yandan da metin genişledikçe sürekli olarak Cruz ve Bardem’in fikirlerini almayı da ihmal etmemiş.

Dünya prömiyerini geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde yapan Herkes Biliyor, karakter ağırlıklı bir dram. Dolayısıyla filmin başrolleri Javier Bardem ve Penélope Cruz’a oldukça büyük görev düşmekte elbette ki. Ancak çekimlerden bir ay önce başlayan denemeler ve dört aylık bir sürece yayılan prodüksiyon sırasında Farhadi’yle ilgili hiçbir sıkıntı ya da iletişim problemi yaşamadığını söylüyor iki oyuncu da. Aksine yönetmenden övgü dolu sözlerle bahseden Oscar ödüllü oyuncular, çekim sürecinde onun kendilerinden her zaman doğal davranmalarını isteyip çektikleri şeyi bir belgesel gibi düşünmelerini istediğini dile getiriyor.

Çekim sürecinde en çok zorlanan isim ise Penélope Cruz olmuş. Neredeyse dört ay boyunca kızını kaybetmiş bir anneye hayat veren oyuncu, bu bakımdan Herkes Biliyor’u kariyerinin en çetrefilli işi olarak tanımlıyor. Çekimlerin oldukça yoğun geçtiğini ve setten çıkar çıkmaz kendisini karakterden çekip çıkardığını söyleyen Cruz, dört ayın son bölümünde ise fiziksel olarak hiçbir sıkıntısı olmamasına rağmen sürekli ateşlendiğini ve psikolojik olarak zor bir dönemece girdiğini söylüyor: “Çekimleri tamamen bitirdiğimizde karakterin eşyalarını çıkarıp kendiminkileri giydim ve sokağa çıkıp koşmaya başladım. Özgürlüğüme yeniden kavuşmuş gibi hissettim.

Başrollerdeki Penélope Cruz ve Javier Bardem’e Ricardo Darín, Eduard Fernández, Bárbara Lennie ve Inma Cuesta gibi isimlerin eşlik ettiği Ashgar Farhadi imzalı Herkes Biliyor, sinemalarda.

Kaynak: Screenrant & Slant

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi