Ejd1EnlFdNs


Son yılların başarılı yapımlarından Big Little Lies’ın seyirciyle kurduğu duygusal iletişimi teknik açıdan inceleyen video, diziyi başarılı kılan teknik unsurlara ışık tutuyor.

Youtube’da mzak adlı kullanıcının yayınladığı Editing and Empathy in Big Little Lies (Big Little Lies: Kurgu ve Empati) adlı videoda ilk sezonu 2017 yılında yayınlanan, birçok kişi tarafından sevilen, son yılların en başarılı yapımları arasında olan Big Little Lies dizisinin kullanılan çekim ve kurgu teknikleriyle seyirciye duygusal bir noktadan nasıl ulaştığını bizlere anlatıyor.

Video öncelikle çekim tekniklerinin seyircinin üzerinde yarattığı etkilerden bahsediyor. Kullanılan kamera ya da kurgu tekniklerinin seyirciye nefes alacak bir alan sağlaması, seyirciyi kendilerinin ve karakterin nerede olduklarını bilmeleri, yeni bir sahneye geçerken bir öncekini sindirebilmelerinde önemli bir yere sahip. Peki ya seyirciyi hikâyeye daha bağlı tutmak istiyorsak? Bunun yolu hikayenin çok küçük bir kısmını seyirciye verip büyük kısmını saklı tutmak, geniş açıları mümkün olduğunca azaltıp seyirciye daha kısıtlı bir görüş bırakmak. Big Little Lies da bu tekniği kullanan dizilerden biri. Geleneksel olan, hüküm yalnızca seyircinin elindedir düşüncesini, hikâyesinin içine dağıttığı, hatta hikâyesini bunun etrafında şekilendirdiği sürekli birbirlerini gözleyen ve dikizleyen karakterler yaratarak yerle bir ediyor. Karakterler dizi boyunca diğerlerinin düştükleri hatalara gizlice şahit olup bir nevi katarsis yaşarken(shadenfreude), bir yandan da birbirilerine karşı bitmeyen paranoyalar besliyorlar. Baş karakterlerin birbirleri arasındaki güç savaşı, Monterey sakinlerinin  Yunan tragedyalarında olayları anlatan ve hüküm veren koro üyelerine benzemeleri, bunların hepsi diziyi House of Cards’ın tropikal bir versiyonu haline çeviriyor.

Big Little Lies: Kurgu ve Empati

Dizide hiçbir eylem gözlerden ırak gerçekleşmiyor. Bu bir korku filmindeki gibi olumsuz anlamlara gelmese de, hikâyeye hakim olmamızı sağlamada büyük bir önem sahibi. İnsanların sınırlı bakış açılarından derleyip toparlayabildiğimiz kadarıyla var hikayenin elimizde, daha fazla değil. Big Little Lies kimleri gödüğümüzle ilgili olduğu kadar, onları nasıl gördüğümüzle de ilgilenen bir dizi. Hikâyenin odak noktasındaki bütün karakterler yansımalarla, aynalarla, pencerelerle ya da kameralarla çevrili. Bu yansımalar dizinin konu edindiği hikâyeleri tamamlayan işlevlere sahip.

Bunların yanında dizi karakterlerini bakışlarını kullanarak bir rehber yerine koyuyor. Birinci sezonda Madeline, Jane ve çocuklarının araba sahnesinde yahut okul müdürünün panjurların ardından Celeste ile Perry’i gözetlediği sahnede gözler ve bakışlar seyirciye nereye bakacaklarını, olayın nerede olduğunu kısıtlı ve taraflı bir şekilde veriyor. Sahneler hiçbir zaman tam olarak bitmiyor, birbirlerinin üzerine biniyor, birbirlerini tamamlıyorlar. Sahnenin sesleri birbirine karışıyor yahut bir sahneyi kesmek için el çırpmak gibi örtük yollara başvuruluyor. Tüm bunlar karakterler ve onların yaşadıkları, hissettikleri ve düşündükleri arasında bağ kurmayı amaçlayan, çarpıcı ve gerçeküstü bir anlatı yaratıyor. Düşünülenin aksine, herhangi bir tamamlanmamışlık, yarım kalmışlık hissi yaratmıyor.

Dizinin yönetmeni Jean-Marc Vallée, filmlerde genellikle büyük sorun oluşturan iletişim problemini – karakterin nasıl hissettiğini ve ne düşündüğünü seyirciye tam olarak aktaramama- karakterlerin zihninin içine girdiğimiz, düşünce kesitleri sayesinde çözüyor. Celeste’in arabasını yana çekip Perry ile yaşadığı gergin sahnelere seyirci olarak ani bir şekilde geri dönmemiz bunun bir örneği. Dizi bir yandan birinin öleceğini seyirciye hissettirerek örtük gerilimi canlı tutuyor, rahatlık ve aşinalık duygularından kaçınıyor.

Big Little Lies seyirciyi bütün bu bahsedilen yöntemlerle kendisine duygusal bir açıdan bağlıyor. Karakterlerini karmaşık ve üç boyutlu kurgulayarak, özdeşleşebilinecek, gerçekçi hikâyeler yaratıyor. Onların davranışlarının arkasına geçip nedenlerini görebiliyor, onlara dokunabiliyor ve onların yerine geçebiliyoruz. Bu diziyi seyircilerin nezdinde özel kılan yegâne şey.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi