Fransız akademisyen Alexis Pichard, televizyon dizilerinin 1990’ların başlarından itibaren ikinci kez ‘Altın Çağ’ını yaşadığını -ilk altın çağ 50’ler ve 60’lar olarak gösterilir- öne sürer. Dizilerin yükselişini ‘biçim ve içerik’, ‘popülarite’ ve ‘kablolu tv/dijital dönüşüm’ olmak üzere üç bölüm hâlinde ele alan bu görüş, The Sopranos, Lost, The Wire, Breaking Bad gibi dizilerin yakaladığı başarıyı göz önüne aldığımızda herkes tarafından kabul görmektedir-ki bu yapımlara daha onlarcasını ekleyebiliriz. Televizyonun yükselişe geçtiği bu dönem, ne tesadüftür ki Hollywood’un düşüşe geçtiği döneme de denk gelir aynı zamanda. Bu durum, kısa süre içerisinde televizyon tarihine geçecek projelerin ortaya çıkmasını sağladığı gibi, kişisel görüşlerimize göre değişen ‘en iyi’ seçimlerinin çoğalmasına ve onlarca farklı alternatifin ortaya atılmasına da katkıda bulunur. Öyle gözüküyor ki, her geçen gün kendi çıtasını aşmaya itinayla devam eden televizyon sektörü, düzenli olarak ‘en iyi’ler çıkarmaya devam edecek, yazımıza konu olan ve dördüncü sezonuyla geri dönen Better Call Saul da daha sona dahi ermeden adını televizyon tarihine yazdıracak.

*** Yazının bundan sonraki bölümü Better Cal Saul 4. sezon 1. bölüm ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir. ***

3. sezonun son bölümünde Jimmy, müvekkillerinden birinin mutsuz olmaması adına kazancını erteler; tüm kariyerini riske atmak ve tüm müvekkillerini kaybetmek pahasına da olsa Jimmy’e göre ‘doğru’ olanı yapar. Verdiği bu kararın yol açtığı sorumluluğun da farkındadır ve Kim’e “Ruhsatımı geri aldığımda yepyeni bir iş modeli geliştirmem gerek.” der; bu cümle bu zamana kadar ufak birtakım detaylarla Saul’a doğru evrileceğini gördüğümüz Jimmy’nin, ilk kez tam anlamıyla yeni bir iş modeliyle Saul olarak kariyerine devam edeceği mesajını aldığımız bir tanımdır. Bu doğrultuda, 4. sezon için Jimmy’nin omuzlarına oldukça ağır bir yük bırakan senaristler, kendi omuzlarına da aynı yükü aldıklarının farkında olacaklar ki sezonun ilk bölümünde karakterin dönüşümünü hızlandırıyor, sessizliğin bazen en yoğun gürültüden çok daha sağır edici bir etkiye sahip olabileceğini kanıtlarcasına, ses miksajı konusunda ders veren post Breaking Bad evrenindeki açılış sekansının da etkisiyle bizleri sert rüzgarlar esecek bir sezona hazırlıyorlar.

Better Call Saul 4. Sezon 1. Bölüm: Saul Goodman Doğuyor

Breaking Bad prequel‘i olması sebebiyle Better Call Saul’u izlediğimiz her an, aklımızın bir köşesinde Jimmy McGill karakterinin Saul Goodman’a evrileceği nokta yer alır; hem seyirci hem de karakter için en önemli detay her zaman karakterin gençliğinde kullandığı takma isim olan Saul Goodman’dır- ‘Saul Goodman’ ismi için dizinin mcguffin‘i olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim, Jimmy’nin başına gelen birtakım talihsizlikler, karakterin Saul Goodman’a dönüşeceği yönünde izlenimler verse de -ki elbet dönüşeceği için bu konuda her detayı bu şekilde okumamız da mümkündür- karakterin değişim süreciyle ilgili “artık değişiyor” diyebileceğimiz net bir motivasyon görmemiştik. Ta ki Chuck’ın ölümüne kadar… Artık, karakterimizin Saul Goodman’a dönüşebileceği net bir motivasyonu var; Chuck’ın ölümü. Bu durum 3. sezonun sonunda Jimmy’nin lisansını geri aldığında Saul Goodman olarak döneceği yönündeki tahminimizi de şimdilik haklı çıkartıyor. Tabii ki bu noktada, Better Call Saul gibi özenle yazılan ve titizlikle işlenen bir dizi için karakterin kısa süre içerisinde değişeceğini söyleyemeyiz ancak dizinin, Breaking Bad’e hatta Breaking Bad sonrasında erişeceğimiz noktaya doğru direksiyon kırdığını ifade edebiliriz.

Peter Gould tarafından yazılan “Smoke” isimli bölüm, dizinin dudak ısırtan temposunun altında seyir etse de dizinin gidişatı açısından birkaç önemli detay ve sahne içeriyor. Kısaca, bu detay ve sahneleri inceleyelim.

Jimmy’nin Kendisiyle Yüzleşmesi

4. sezonun ilk bölümünde son derece farklı bir Jimmy ile tanıştık. Bugüne kadar konuşmayı seven ve ne olursa olsun Kim’in yanında sessiz kalmayan Jimmy’nin kalabalıklar içinde yalnızlaştığını, karşılaştığı olay ve kişilerle yüzleştiğini düşünürken aslında kendini keşfe çıktığını ve sonunda ulaşması gerektiği noktaya ulaştığını gördük-bu durumun dizinin Breaking Bad sonrasında geçen siyah-beyaz olan açılış sekansında da dikkatimizi çektiğini, en önemli özelliği konuşarak insanları ikna etmek olan Jimmy’nin en mühim silahını kaybettiğini gördüğümüzü de belirtelim.

Bölüm süresince yanında her kim olursa olsun yalnız ve sessiz kalmayı tercih eden Jimmy’nin, Chuck’ın ölümünde kendisinin de payı olduğunu düşünerek bunu Kim ile paylaşmasını beklerken, Howard’ın itirafıyla avantajı eline geçirmesi ve kendini haklı çıkarmanın -belki de intikam almanın- verdiği rahatlıkla keyiflenmesi, karakterin yukarıda bahsettiğimiz değişiminin en büyük göstergesi oldu. Bölüm süresince vicdan azabı çektiğini düşündüğümüz Jimmy’nin, kendisine onca kötülük yapmasına rağmen her defasında yanında olduğu, ne olursa olsun affettiği abisinin ölümünün hemen ardından ‘Saul Goodman’lık yapması sezonun ilk büyük sürprizi oldu, kanımca.

Mike & Gus İşbirliği

Mike ile Gus’ın yollarının tam anlamıyla kesiştiğini görmek yıllarımızı aldı desek yeridir. İşinden ayrılan Mike’ı bu sezondan itibaren Gus’la çalışırken göreceğimizi, ikilinin birlikte güçleneceğini ve Gus’ın da kendi krallığını kurarken yanında Mike’ın olacağını söyleyebiliriz. İki karakterin, farklı geçmişlerinin olması, birinin suçlu diğerinin ise kanun insanı olmasına rağmen yaptıkları işleri titizlikle yapmaları sebebiyle çok fazla ortak yönü olduğu aşikâr. Bu birlikteliğin ne denli başarılı olduğunu Breaking Bad’de görmüş olsak da Better Call Saul’da ikilinin birlikte nasıl yükseldiğini göreceğiz ve ihtişamlı Gus’ın başarısının arkasında Mike’ın olduğunu daha net şekilde anlayacağız diye umuyorum.

Nacho’nun Yükselişi

Nacho, Vince Gilligan’ın da söylediği gibi seyircinin gerçek anlamda empati yapabileceği bir karakter. Ailesini ve kendisini korumak için Hector Salamanca’yı öldürmeye çalışması haklı bir motivasyon. Breaking Bad süresince felçli bir karakter olarak izlediğimiz Salamanca’nın bu hâle nasıl geldiği sorusu aklımızı kurcalarken, 3. sezonun son bölümünde bu sorunun cevabını almaya çok yaklaşmıştık. ‘Smoke’ta, Salamanca’nın durumunun ne olacağından ziyade Nacho’nun yükselişe geçeceğini öngördüğümüz durumlar ortaya çıktı. Her ne kadar Breaking Bad referansı sebebiyle bu konuda fazla umutlanamasak da, Nacho’nun şimdilik doğru yolda olduğunu düşünmekte çok da haksız sayılmayız.

Son kertede toparlayacak olursak, 4. sezonun ilk bölümü olan ‘Smoke’ dizinin hiçbir zaman en iyi bölümleri arasında yer almayacaktır. Lakin Jimmy’nin dönüşümünü ilk olarak en net hangi bölümde görmüştük diye sorulduğunda cevabımız kesinlikle ‘Smoke’ olacaktır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi