Bu yılın başında çıkan iddiaların ardından Berlin Film Festivali tarafından yaptırılan tarihi araştırma, festivalin kurucusu Alfred Bauer’in Nazi rejimi ile derin bağları olduğunu ve savaş sonrası bu bağları gizlemeyi başardığını doğruladı.

Almanya’da haftalık olarak yayımlanan Die Zeit gazetesinin ocak ayında yayımladığı kapsamlı haber, 1951-1976 yılları arasında Berlin Film Festivali‘nin direktörlüğünü yapan Alfred Bauer hakkında çarpıcı gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını sağladı. Festivalin ilk direktörü olan Bauer’in “Nazi film bürokrasisinde üst düzey bir görevli” olduğunu ortaya çıkaran bu makale, 1940’lı yıllarda Nazi hükûmetinin Reich Film Ofisi ile sadece zorunluluktan çalıştığı düşünülen Bauer’in aslında Nazilerle derin bağları olduğunu gösterdi.

Bu bilgiler ışığında harekete geçen Berlinale yönetimi, haberin yayınlanmasından hemen sonra, her yıl festival programında “sinema sanatına yeni bakış açıları getiren” bir filme verilen Alfred Bauer Ödülü‘nü askıya aldıklarını açıkladı. O günlerde Berlinale yönetimi tarafından yapılan açıklamada “Araştırmayı ve araştırmanın Die Zeit’te yayımlanmasını memnuniyetle karşılıyoruz ve dış uzmanların desteğiyle festival tarihi üzerine daha derin bir araştırma yapma fırsatı yakalayacağız” ifadeleri kullanıldı. Bu taahhüdün arkasında duran Berlinale yönetimi, Nasyonal Sosyalizm diktatörlüğünün eylemlerini araştırmak için 1949 yılında kurulan Leibniz Institute for Contemporary History (IfZ)’yi görevlendirdi.

Institute for Contemporary History (IfZ)’de görevli bağımsız tarihçiler tarafından yapılan kapsamlı araştırma sonunda hazırlanan rapor, bugün Berlin Film Festivali tarafından yayınlandı. Ortaya çıkan yeni bulgular ışığında, Alfred Bauer’in Nazi rejimiyle söylediğinden çok daha derin bağları olduğu kabul edildi.

Alfred Bauer, Reich Film Ofisi’nde Yaptıklarıyla Nazi İdeolojisinin Yaygınlaştırılmasında Kilit Rol Üstlendi

1986 yılında ölen Bauer, Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in Alman filmlerinin Nazilerin ırkçı ve antisemitist ideolojilerini besleyecek şekilde çekilmesini sağlamak için kurduğu Reichsfilmintendanz‘da danışman olarak görev almıştı. Hazırlanan yeni rapor, Bauer’in buradaki görevi mecburiyetten üstlenmediğini, aksine sıkı bir Nazi destekçisi olarak burada kilit rol üstlendiğini ortaya çıkardı. Bauer, 1933’de, yani daha Hitler ülkenin başına geçtiği ilk yıl çok sayıda Sosyalist Nasyonal örgüte ve derneğe üye olmuştu. Nazi partisine resmi olarak katılması ise 1937 yılında gerçekleşti.

Dr. Tobias Hof öncülüğünde hazırlanan rapora göre, II. Dünya Savaşı’nın ardından Bauer, çeşitli yalan ifadelerle Nazi yönetimi için yaptıklarını örtbas ederken, en başından beri tüm bunlara karşıymış gibi görünmesini sağlayacak bir tablo çizdi. Bunda başarılı da oldu. Sonraki yıllarda Alman film endüstrisindeki kariyerini sürdüren Bauer, 1951 yılında Amerikan ordusunda görev alan Oscar Martay’ın Berlin Film Festivali’ni hayata geçirmesi için onu seçmesiyle kuruluş aşamasında festivalin başına geçti ve 1976 yılına kadar festivalin direktörü olarak görev yapmaya devam etti.

Berlin Film Festivali Direktörü Mariette Rissenbeek, Alfred Bauer’e yönelik bu rahatsız edici bulguların, 1945’ten sonra kurulan kültürel kurumların Nazi geçmişiyle yüzleşme konusunda bir gerekliliği ortaya koyduğunu belirtti. Rissenbeek, savaş sonrası yıllarda Bauer gibi kişilerin bireysel tercihleri ile şekillenen kültür dünyasının da sorgulanması gerektiğine dikkat çekti ve bu yeni bulguların Berlinale’nin ilk yıllarına bakışı değiştirebileceğini ifade etti.

Kaynak: The Hollywood Reporter

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information