Yetişkin olmanın beraberinde getirdiği sorumluluklardan bir yolunu bulup kaçma hayali insanlık tarihi kadar eski olabilir mi? Hayatın öyle planlandığı gibi gitmeyeceğinden emin olsa da, arzularını susturmaktansa yoluna devam etmeyi seçenlerin yükselişleri ve yere çakılışlarıyla çok tatmin olacağı bir hikâyesi olan Belgica, Çölde Kutup Ayısı – The Misfortunates ve Kırık Çember – The Broken Circle Breakdown ile gönlümüzde taht kuran Belçikalı yönetmen Felix van Groeningen’in filmografisinde benim en sevdiğim halkalardan biri.

20’li yaşlarının sonuna gelse de kariyerine yön verememiş olan Jo ile şehir merkezine uzak bir çiftlikte ikinci çocuğunun dünyaya gelmesini bekleyen abisi Frank’ın ortak bir hayali vardır: Şehir efsanesi olacak bir bar açmak. Biri taşradaki aile yaşantısından diğeri ise art arda yaşadığı başarısız girişimlerden bunalmıştır. Kendi halinde küçük bir bar olan Cafe Belgica’nın dönüşüm hikâyesi de birbirinin tam tersi karakterlere sahip bu iki kardeşin elini taşın altına koymasıyla başlar. Sadece birkaç hafta içinde şehrin eğlence merkezine dönüşen Belgica, ihtişamlı varlığıyla hem Jo’yu hem de Frank’ı tatmin etmeye yeter. İki kardeş hazzın doğasına öyle bir kaptırır ve raydan çıkarlar ki Brüksel gece hayatının parlak ışıkları altında derinden hissedeceğimiz bir dramaya tanıklık etmek üzereyizdir.

Kentsel dönüşümün de etkisiyle, İstanbul’un yakın tarihinde de hatırlamak istemeyeceğimiz izler bırakan “mekân kültürü” kavramı üzerine düşündürmeyi başaran filmin aklımı alan en güzel tarafı ise Belçikalı Soulwax ekibinin imzasını taşıyan soundtrack albümüydü. Canlı dinlemek için çıldırdığınız herhangi bir performans sanatçısının konserini; ses tasarımı, ışık kullanımı, sahne yönetimi planlanmış muhteşem bir kurguyla izlediğinizi hayal edin. Aslında ses sistemi ve görüntü kalitesi oldukça iyi küçük bir salondasınız ama o mekânın tam ortasında da olabilir misiniz acaba? Müthiş bir ikilem. Belgica, benim için tam da böyle bir deneyim oldu. Hayatımın iki odak noktası sinema ve müziği gerçeklik algımı yıkıcı bir etkiye sahip yükseklik seviyesinde ilk kez tattım. O küçük karanlık salonda hissettiğim adrenalini gözlerimi kapayıp hayal ettiğimde yeniden yaşamak benim için hiç de zor olmuyor. Bu filmi ve bana hissettirdiklerini hatırlamayı seviyorum.

Aynı sebepten, içinde hissettiği tutkunun şiddetine karşı koyamayanları şöyle alayım!

Benim Soundtrack Albümüm: Belgica

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi