Zamanın sihrini izleyicisine yeniden hatırlatan Richard Linklater, Before üçlemesinde dokuz yıl arayla bizleri farklı şehirlerde, günün üç farklı dilimiyle buluşturmayı başarmış; Céline ve Jesse ile tanıştırmıştı. Kendi zamanının ve mekânlarının da üzerinde büyüleyici bir etkiye sahip olan ve belki de aşkı en yalın hâliyle anlatabilen Linklater imzalı üç filmin oluşturduğu serinin ilk halkasında Viyana’da başlıyoruz hikâyeye. Olağan dışı gördüğümüz ama hep bir gün gerçekleşeceğine dair umudumuzun tükenmediği masalsı bir aşka ilk filmle kendimizi bırakmışken bir anda gerçeklerle yüzleşip ardından Paris’te tekrar rüyaya dalıyoruz. Yıllar sonra Yunanistan’da gerçek dünya karşımıza çıkıyor ve artık sonsuza kadar gözlerimizi açıyoruz. Tüm bu hikâye ‘Gün Doğumu’ ve ‘Gün Batımı’ gibi görünüp kayboluyor. Bir görünüp bir kaybolan bu nahif anlatıyı kuvvetlendiren detaylara birlikte göz atalım.

Before Üçlemesi Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gereken 15 Detay

Before Sunrise Filminin Hikâyesi Linklater’ın Anılarına Dayanıyor

Before Sunrise filminin hikâyesi, Richard Linklater’ın Philadelphia’da bir gece tanıştığı ve uzun süre yürüyüp sohbet ettiği Amy Lehrhaupt’a ve geçirdikleri o geceye dayanıyor. Her ne kadar Céline ve Jessie gibi tekrar buluşmayı tamamen şansa bırakmak yerine birbirlerinin iletişim adreslerini alsalar da Richard Linklater ve Amy’nin bir süre sonra iletişimi tamamen kopuyor. Linklater, Amy’den bir daha hiç haber alamamasının ardından tıpkı Jessie’nin kitap yazması gibi, içinde yeniden iletişime geçme umudu da barındıran Before Sunrise filmini çekiyor ve yaşadıkları geceye de dokunan bir anlatı kurguluyor. 1995 yılında filmin yayınlanmasının ardından beklediğinin aksine yine Amy’den hiçbir haber alamayan Linklater, yıllar sonra Amy’nin arkadaşından aslında konuştukları süre içinde 9 Mayıs 1994’te Amy’nin trafik kazasında hayatını kaybettiğini öğreniyor. Bu tarih, Linklater’ın filmi çekmeye başlamasından yalnızca birkaç hafta öncesine denk geliyor.

Julie Delpy’nin Hayal Kırıklığı

Before Sunrise filminin senaryosunun büyük bir kısmını Ethan Hawke ile birlikte yeniden yazan Julie Delpy, filmin yayınlanmasının ardından filmin künyesinde senarist olarak isimlerinin geçmemesiyle ilgili olarak büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını dile getirmiş. Before Sunset ve Before Midnight’ta isimleri künyede yer alan ikili böylelikle En İyi Uyarlama Senaryo kategorisinde iki kez Oscar’a aday gösterildiler. Filmlerin hiçbiri elbette herhangi bir metinden uyarlanmış olmasalar da Akademi’nin devam filmlerini uyarlama kategorisinde değerlendirme kuralı gereği, iki devam filmi de En İyi Özgün Senaryo kategorisinde yarışamamıştı.

James Joyce Referansları

Before Sunrise başta olmak üzere serinin her filminde James Joyce referansları bulmak mümkün. Kısaltılmış hâliyle Jessie’nin adının James olması, James Joyce gibi eve gitmek yerine şehirleri gezmesi gibi noktalardan da bağ kurulan filmde, 16 Haziran tarihinin de temel alınması önem taşır. James Joyce’un hayatının aşkı Nora Barnacle ile 16 Haziran’da tanışması ve birlikte Paris’e gitmeleri yanı sıra Before Sunset filminin de Paris’te geçmesi önemli detaylardan biri. Yanı sıra, James Joyce’un üniversitede Alman yazar Gerhart Hauptmann’ın Vor Sonnenaufgang eserinin çevirisini yapması ve oyunun İngilizce karşılığının Before Sunrise olması da bu nüanslara örnek olarak gösterilebilir. Before Midnight’ta Céline, Jessie’ye bir filmden bahseden ve filmin adını vermez. Bu film Roberto Rosselli’nin 1954 yapımı filmi İtalya’ya Yolculuk – Viaggio in Italia’dır. Bu filmin James Joyce ile bağlantısı ise yazarın The Dead adlı öyküsünün serbest bir uyarlaması olmasından ileri gelir..

Richard Linklater Cameo’su

Serinin yönetmeni Richard Linklater’ı, karakterlerle tanıştığımız ilk filmde yani Before Sunrise’da Céline ve Jessie’nin girdikleri barda oyun oynarken görmek mümkün. Sahnede Richard Linklater’ın o dönem uzun olan saçları elbette dikkat çekiyor.

Dönme Dolap

Ethan Hawke ve Julie Delpy’nin canlandırdığı karakterlerin Viyana’dayken bindikleri dönme dolap, sinema tarihinin en meşhur dönme dolabıdır belki de. Zira bu, Carol Reed imzalı Üçüncü Adam Kim? – The Third Man’nin en önemli sahnesinde gördüğümüz dönme dolabın aynısıdır. Ama bu eğlence aracının beyazperdede görünmeleri bu iki filmle de sınırlı değil. Zira bu dönme dolap 1987 yapımı James Bond filmi Günışığında Suikast – The Living Daylights’ta da kullanılmıştır.

Julie Delpy’nin Silah Anısı

Before Sunset filminde, Céline’in Amerika’da başına gelen bir hikâyeyi Jessie ile paylaştığını görürüz. Bu sahnede Céline, bir polisin kendisine bir an önce silah almasını öğütlediğini ve çok şaşırdığını anlatır. Bu hikâye Julie Delpy’nin başından geçmiş gerçek bir olaya dayanır.

İlk İki Film Arasındaki Gönderme

Before Sunrise’ta bir sokak şairinin monoloğunun içerisinde “Nereye gittiğimiz dair hiçbir fikrimiz yok” cümlesini işitiriz. Before Sunset’te ise Céline’in evinde dinledikleri Nina Simone şarkısında şöyle bir söz yer alır: “Nereye gittiğimi biliyorum.” İki film arasındaki bu gönderme, filmlerin anlatılarını da düşünürsek daha da değer kazanır. Zira ikinci filmle birlikte Céline ve Jessie, ne istediklerine dair bir farkındalığa varmış gibidirler.

Julie Delpy’nin Şarkıları


Julie Delpy, Before Sunset filminde kendisinden de dinlediğimiz üzere, film için üç şarkı yazıp seslendirmiştir.

Ethan Hawke’un Seri ile İlgili Yorumu

Ethan Hawke, üç filmi ayrı ayrı değerlendirerek seri ile ilgili etkileyici bir fikir beyanında bulunuyor. Hawke’a göre, Before Sunrise, “ne olabilir” düşüncesi üzerine bir film, Before Sunset, “ne olabilirdi ya da olmalıydı” üzerine Before Midnight ise aslında/gerçekte ne olduğu ile ilgili bir film.

Çiftin Çocuklarının İsimlerindeki Referanslar

Before Sunrise filminin sonlarına doğru Céline ve Jessie, Nina Simone’a duydukları hayranlığı konuşurlar ve Just in Time şarkısında dans ederler. Before Midnight filminde ise ikilinin kızlarıyla tanışırız. Birinin adı Nina Simone’a ithafen olduğunu söyleyebileceğimiz biçimde Nina’dır. Kardeşi Ella’nın adı ise Simone gibi efsanevi bir caz vokalisti olan Ella Fitzgerald’a bir referans olarak görülebilir.

Sıradan Bir Gün ve Gece

Serinin son filmi olan Before Midnight için Richard Linklater ve Julie Delpy’nin izlediğimiz olay örgüsünün haricinde aslında çok daha farklı bir fikirleri varmış. Sonradan rafa kalkan bu fikre göre son filmde Jessie ve Céline’i her gün yaşadıkları bir döngü içerisinde görebilecekmişiz. İki filmde de, rutini kırarak başka bir gerçekliğin kapısını aralayan ikilinin kabul edilmiş gerçeklerle izleyiciyi de yüzleştireceği bir monotonluğun içerisinde nasıl bir final filmi izlerdik elbette belirsiz ancak, Linklater, Hawke ve Delpy’nin bunu karakterlerini alışılmışın dışına Yunanistan’a götürerek de başarabildikleri bir gerçek.

Alkoliklik Tartışması

Yönetmen Linklater’ın altyazılarda yer vermemesine rağmen, filmin başındaki tren sekansındaki çiftin tartışmasının çevirisi filmin senaryosunda yer alır. Bu sahnede adam 70.000 kadının alkol bağımlısı olduğuna dair bir gazete haberi okur ve ekler: “Sen de onlardan birisin.” Kadının cevabı ise “Asıl alkolik olan sensin” şekilde olur. Tartışma, adamın buna karşılık olarak “Bunun için geçerli bir sebebim var, seninle evliyim.” demesiyle sona erer.

Hiçbir Diyalog Doğaçlama Değildi

2013 yılında Reddit’te gerçekleşen “Ask Me Anything” seanslarının birinde Linklater, “rol yapmadan rol yapma” kavramı üzerine konuşmuş ve “İnsanların filmlerin doğaçlama çekildiğini düşünmeleri bir övgü belirtisi gibi. Ama herhangi birinin, bu işin oyuncular açısından ne kadar çalışma gerektiğini anlayabildiğini sanmıyorum.” ifadelerini kullanmıştı. Benzer şekilde Delpy de filmlerde doğaçlama olmadığını açıklamıştır: “Bu filmler çok fazla prova edilmiş, her detayı planlanmış ve her cümlesi yazılmış filmlerdir. Şurası kesin ki, insanların bizim özgürce oynadığımızı düşünmeleri bize şaka gibi geliyor.”

En İyi Uyarlama Senaryo Dalında Oscar Adaylığı

Üçlemenin ikinci filmi olan Before Sunset, En İyi Uyarlama Senaryo dalında Oscar adaylığı kazansa da, daha önceden yazılmış herhangi bir metne dayanmaz, tamamen orijinal bir senaryoya sahiptir. Buna rağmen Before Sunset’in uyarlama senaryo olarak ele alınması, Akademi’nin kurallarına göre devam filmlerinin bu başlık altında değerlendirilmesine dayanıyor.

İçilen Şarabın Sırrı

Before Midnight’ta, karakterlerin kaldıkları otel odasında açtıkları şarap şişesinin üzerinde “1827” yazdığını görürüz. Bu sayıyı oluşturan “18” ve “27”yi aynı ayrı ayrı düşünürsek, bu sayıların üçlemeyi oluşturan filmlerin aralarında geçen 9 yılın katları olduğu gibi ilginç bir detay ortaya çıkıyor.

Kaynak: IMDb, Mentalfloss

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi