Başka Sinema’nın aralarında Transit, Dokunma Bana, Climax, Western gibi filmlerin de yer aldığı sonbahar takvimi belli oldu. 

Başka Sinema’nın Sonbahar Filmlerinin Vizyon Tarihleri

Transit – 7 Eylül

Alman birlikleri hızla Paris’e yaklaşırken Alman göçmeni Georg tam zamanında Marsilya’ya atar kendini. Yanında Weidel adında bir yazarın evraklarını taşımaktadır. Meksika’ya kaçmak istemektedir. Ancak Marsilya’da gizemli Marie’ye aşık olur ve Georg için her şey değişir. Transit, Anna Seghers’in 1942 yılında Marsilya’da yazdığı aynı adlı romanından Christian Petzold tarafından uyarlanmıştır.

Canavar – 14 Eylül

Küçük bir adada yerleşik küçük bir toplulukta yaşayan genç bir kadın, adaya dışarıdan gelen bir yabancıya âşık olur. Baskıcı ailesinden uzaklaşabilmesi için kadına güç ve destek veren adamın seri cinayetler işleyen bir katil olduğu iddia edildiğinde kadın, her şeye ve herkese rağmen adamı savunacaktır. Michael Pearce’ın muhteşem manzaralar ve boğucu toplum baskısı eşliğinde gerilim dozu git gide artan ilk filmi Canavar, dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yaptı.

Western – 21 Eylül

Bir grup Alman inşaat işçisi Bulgaristan kırsalında, evlerinden çok uzakta, zorlu bir işe koyulurlar. Aralarından Meinhardt, inşaat alanının yakınlarındaki bir köyün sakinleriyle ağır ağır filizlenen bir arkadaşlık ilişkisi kurmaya başlar. Sıradan bir yabancı olmayı reddeden tavrı, köylüler ve meslektaşları nazarında kendisine karşı bir şüphe uyandıracaktır. Valeska Grisebach gerçek işçilerin rol aldığı Western’de, adının da öncelediği gibi, Western ikonografisini kullanarak oldukça güncel bir “yabancılık” tartışması getiriyor gündeme. Avrupa’nın bugününe dair önemli tespitleri olan Western, ilk gösterimini Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde yaptı.

Radiogram – 21 Eylül

Yıl 1971. Komünist rejim altındaki Bulgaristan’da dini ifadeler ve batı kaynaklı müzik ulusal tehdit kabul edilmektedir; BBC, Deutsche Welle, Özgür Avrupa Radyosu yasaklıdır. Yaşanmış bir hikâyeden esinlenen Radiogram, işte bu dönemde, rock’n’roll delisi küçük oğluna yeni bir radyo almak için 100 kilometre yürüyerek en yakın şehre giden bir babanın hikâyesini anlatır. Kimlik, müziğin gücü ve özgürlük hakkındaki bu sıcak dram, Bulgaristan’ın tam merkezinde, Pomakların yaşadığı Rodop Dağları’nda geçiyor. Radiogram, gerçek hikâyeler, rock’n’roll, Demirperde günleriyle ilgilenenlerin büyük keyif alacağı, “müzik özgürlüktür” ifadesine yeni bir anlam katan sıcak bir film.

Dokunma Bana – 28 Eylül

Yakınlık ihtiyacı, cinsel fetişler ve estetik güzelliğin farklı tanımları, Berlin’de Altın Ayı’ya layık görülen bu ilginç Romen filminin ana temaları. Kurmaca film, psikoterapi seansı, rol oyunları ile belgesel arasında tanımsız bir noktada duran Dokunma Bana, filmin yönetmeninin de dahil olduğu ilginç karakterlerini felsefe tartışması, beden egzersizi ve ruhsal sağaltım seansları arasında gözlemliyor. Romen yönetmen Adina Pintilie’nin ilk uzun metrajlı bu filmi, beden algılarını sonuna kadar zorlarken önyargıların ne kadar yıkıcı olduğunu gözlemleyen deneysel bir dram.

Halef – 28 Eylül

Portakal hasadı için Adana’ya, annesinin yanına gelen Mahir, karşısında beklemediği bir misafir bulur: Yıllar önce bir kaza sonucu ölen abisinin reenkarnasyonu olduğunu iddia eden Halef. Uzak durmaya çalışsa da, farklı vesilelerle bir araya gelmek zorunda kaldığı Halef’in çocukluk yıllarına dair anlattıkları, Mahir’in kafasını karıştıracaktır. Hayvanların bile yeniden dünyaya gelmiş̧ insanlar olduğuna inanılan, tavaf edilen dergâhlar, şifalı taşlar ve muskalarla örülü bu mistik dünyada, hayata rasyonel bakan Mahir’in mistisizme, mistik bakan Halef’inse şüpheciliğe kaymasıyla yalpalayan ve kerterizlerini yitiren iki kardeşin öyküsü, her şeyin başladığı yerde bitecektir.

Gece Dünyayı Yuttuğunda – 5 Ekim

Daha bir gece önce çılgın bir partinin döndüğü bir dairede uyanan Sam’in şimdi kalkıp gerçekle yüzleşmesi gerekmektedir: Etrafında kimse kalmamıştır ve Paris sokaklarında hareket eden tek şey yaşayan ölülerdir. Korku ve panik içerisindeki Sam, kendini uyandığı daireye kapatıp hayatta kalmanın bir yolunu bulmalıdır. Ama acaba hayatta kalan tek kişi kendisi midir?

Whitney – 26 Ekim

Whitney belgeselini The Last King of Scotland ve State of Play filmleriyle tanınan, One Day in September’la En İyi Belgesel dalında Oscar kazanan Kevin Macdonald yönetiyor. Belgesel, Whitney Houston’ın hayatına dair bilinmeyenleri ve merak edilenleri derinlemesine incelenmesi bekleniyor. Bununla beraber belgeselde sanatçının daha önce hiç görülmemiş görüntüleri, özel demo kayıtları ve röportajları da yer alıyor.

Climax – 9 Kasım

Doğum ve ölüm sıra dışı deneyimlerdir. Yaşam, geçici bir hazdır.

Leto – 23 Kasım

Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan Leto, 1980’lerin Rusya’sında bir rock’n roll müzisyeniyle onun çırağı ve karısı arasında aşk üçgenini konu ediniyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi