Bu hafta Başka Sinema salonlarında Atölye, Düş Kırgınları, Hiçbir Zaman Burada Değildin, Borg/McEnroe, Renksiz Rüya, Partilerde Kız Tavlama Sanatı, Mudbound ve Yıldızlar Asla Ölmez  filmleri yer alacak. 

Başka Sinema’da Bu Hafta: 15-21 Haziran

Atölye

Marsilya yakınlarındaki küçük La Ciotat kasabası, mevsim yaz… Bir grup genç yazar adayı, bir atölye çalışması için ünlü yazar Olivia Dejazet’in rehberliğinde bir araya gelir. Gençlerden kasabanın endüstriyel geçmişiyle de bağ kuracak bir suç romanı yazmaları istenir. Romanında yarattığı katil karakterle kendini rahatsız edici şekilde özdeşleştiren ve asabi tavırlarıyla sivrilen genç Antoine, atölyenin gidişatını tamamen değiştirecektir. Fransız sinemasının en önemli yönetmenlerinden Laurent Cantet, kurgu ve yaratıcısı arasındaki ilişkiyi masaya yatırdığı, Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilen yeni filminin senaryosunu, Kalp Atışı Dakikada 120 ile dikkat çeken Robin Campillo ile birlikte yazdı.

Düş Kırgınları

 

Genç kız aşkı arar. Yazar ölümü bekler. Arkadaşı ise yazarı…

Kuzey arkadaşı Sami ile Eski Foça’da Karayel isimli oteli işletmektedir.

1998 yılında Rum köyleriyle ilgili araştırma yapmak için Eski Foça’ya gelen genç ve güzel Şafak Karayel Oteli’nde kalır. Şafak, Kuzey’e aşık olur, Kuzey Şafak’ı sadece sever. Şafak, beş kez Kuzey’den ayrılır, ama geri döner… Arabasıyla çıktığı son ayrılışında kaybolur. Tüm aramalar sonuçsuz kalır, Şafak kayıptır. Kuzey, arkadaşı Balıkçı Yunus ile birlikte Şafak’ı beş yıl boyunca aramaya devam eder…

2003 yılında otele Çiğdem gelir. Kuzey’in abisinin yardımcısı olan Çiğdem iflas etmekte olan otelin borçlarını üstlenir ve oteli kurtarır. Bu sürede Çiğdem de Kuzey’e ilgi duyar. Bu, Kuzey’e sadece Şafak’ı yine yeniden hatırlatır.

Balıkçı Yunus’un Şafak’ın arabasının kalıntılarını deniz altında bulduğunu söylemesinden sonra Kuzey otelden ayrılır. Şafak’la buluşmaya aynı yere gider…

Hiçbir Zaman Burada Değildin

Mesleğinde bir ömre yetecek kadar şiddete tanık olan Joe, geride kalan hayatını, seks ticareti için kaçırılan kızları kurtararak kazanmaya başlamıştır. New York senatörünün kızını kurtarması için kiralandığı zaman ise bir komplo ağının içine sürüklenir. Joe kısa sürede, kendisini ölü görmek isteyen düşmanlarıyla savaşmak zorunda olduğunu kavrayacaktır…

Jonathan Ames’in aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanıp yönetmenliğini 2011 yapımı üçüncü metrajı We Need to Talk About Kevin‘ın ardından ilk filmini yöneten Lynne Ramsay‘in üstlendiği film, dünya prömiyerini  geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde yapıp festivalden En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Senaryo dönmüş, arkasından kayıplara karışmıştı. Türkiye prömiyerini 37. İstanbul Film Festivali’nde yapan Hiçbir Zaman Burada Değildin’in başrolünde filmdeki performansı oldukça beğenilen Joaquin Phoenix yer alıyor.

Borg/McEnroe

1980 yılı, Wimbledon Tenis turnuvası. Son on yılın en yağmurlu yazı. Herkes dünyanın bir numaralı tenisçisi olan Björn Borg’un 5. Wimbledon şampiyonluğu için nefesini tutmuş bekliyor. Ancak pek azı başarının ardındaki gizli hikayeden haberdar; 24 yaşındaki Borg, sona yakın, tükenmek üzere, miadını doldurmuş ve anksiyeteyle boğuşuyor. Bu sırada zorlu rakibi John McEnroe, 20 yaşında ve Wimbledon tahtını Borg’un elinden almaya kararlı.

Borg McEnroe, başarı ve bedeli üzerine bir hikaye. Dünyanın en iyi iki tenisçisinin, yirmili yaşlarının başında, kariyerlerine mahkum oluşunu anlatır. Tenis camiası tarafından ticarileştirilmiş iki karikatür: “Buz Borg” ve “Süper-velet”; daimi olarak birbirinin zıttı olmaya indirgenmiş Buz ve Ateş. 1980 Wimbledon turnuvası boyunca iki rakip, yaşadıklarını anlayabilecek tek kişinin, en büyük rakibi olan bir diğeri olduğunu fark eder.

Renksiz Rüya

90’lı yılların karanlık politik olaylarının ortasında kalan Mirza, bu uğursuz, süreğen durumun mağduru olmaktan kurtulamamıştır. Annesinin ölümünün ardından iyice içine kapanıp gördüğü kötü rüyalarla savaşmaya çalışan Mirza’nın hayatı, Mir Ahmed’in bir süreliğine evlerine misafir gelmesiyle değişir. Renksiz Rüya, kuşatılmış bir zaman aralığında çocukluk, matem ve hayallerin hikâyesini, bir çocuğun yaşam ritmi ve farkındalığı üzerinden anlatıyor.

Partilerde Kız Tavlama Sanatı

nicole-kidman-ve-elle-fanning-i-bulusturan-film-how-to-talk-to-girls-at-parties-filmloverssLondra, (daha kesin konuşmak gerekirse, Croydon…) 1977. Kahramanınız Henry (Alex Sharp) –nam-ı diğer Enn’dir- ve kankaları John ve Vic, Kraliçe Elizabeth’in Gümüş Yıl Dönümü kutlamalarında unutamayacakları bir gecenin peşindedir. Punk kraliçe Boadicea (Nicole Kidman) ve avanelerinin düzenleyeceği gizli bir partinin haberini geldiğinde, soluğu orada alırlar. Ancak hiçbir şey bekledikleri gibi çıkmaz; ev garip kıyafetli, egzotik ve büyüleyici genç kızlarla doludur. Enn, partinin ilerleyen saatlerinde kendisi gibi pek oraya ait değilmiş gibi gözüken  Zan’e (Elle Fanning) abayı yakar. İkili, sonraki 24 saat boyunca bu dünyanın ötesinden bir parti ve müzik deneyimi yaşayarak gerçek punk’ın ne olduğunu keşfedeceklerdir.

Mudbound

Yılın en çok ödüllendirilen filmlerinden, 4 dalda Oscar adayı “SAVAŞTAN SONRA / MUDBOUND” izleyiciyi II. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasına, Mississippi’de çamurun esir aldığı bir çiftliğe götürüyor. Köleliğin kağıt üstünde sona erdiği, ancak sosyal yaşamdaki adaletsizliğin şiddetle sürdüğü yıllar… Büyük şehirdeki konforlu hayatlarından, baba yadigarı toprağın bulunduğu kırsala göç etmek zorunda kalan Laura ve kocası Henry, çocuklarını yetiştirirken çiftlik hayatının zorluklarıyla yüzleşir. Nesillerdir çiftlikte çalışan Jackson ailesi ise yeni kazandıkları hakların bilinci ve ilk kez toprak sahibi olmanın heyecanına rağmen, sosyal yaşamlarında ırkçı ön yargılarla boğuşmaya devam eder. Aynı çiftliği paylaşan bu iki ailenin savaştan birer kahraman olarak dönen iki genç oğlu, memleketlerinde devam eden ırk savaşına esir olmamayı seçerek sıra dışı bir dostluk kurarlar. Hillary Jordan’ın savaş, aşk, dostluk, ırkçılık ve toprak mücadelesi hakkındaki destansı romanından beyazperdeye uyarlanan filmin yönetmenliğini Dee Rees üstlenirken, güçlü oyuncu kadrosunda Carey Mulligan, Jason Clarke, Mary J. Blige, Garrett Hedlund ve Jason Mitchell yer alıyor. Büyüleyici görüntü yönetmenliğiyle övgü toplayan filmdeki çalışmasıyla Rachel Morrison ise “Oscar adayı olan ilk kadın görüntü yönetmeni” olarak tarihe geçti.

Başka Çarşamba

Yıldızlar Asla Ölmez

4 kez Oscar adaylığı elde eden Annette Bening ile BAFTA ödüllü Jamie Bell’in başrolünde yer aldığı film, Hollywood yıldızı Gloria Grahame’ın oyuncu Peter Turner’la yaşadığı dokunaklı ve trajik aşk hikayesine odaklanıyor. 1940 ve 50’lerde oyunculuğu ve özel hayatıyla döneme damgasını vuran ve Oscar ödülü kazanan ünlü aktris Gloria Grahame, yaşça kendinden hayli genç olan oyuncu Peter ile tanışır ve kısa sürede birbirlerine aşık olurlar. 1970’lerin renkli dünyasında yaşanan bu tutkulu ilişki, Gloria’ya kanser teşhisi konmasının ardından zorlu bir evreye girer.

Filmin yönetmen koltuğunda ünlü dizi Sherlock’un yanı sıra Lucky Number Slevin, Wicker Park ve Victor Frankenstein gibi önemli filmlerin yönetmeni Paul McGuigan oturuyor. Annette Bening ve Jamie Bell’e Julie Walters, Stephen Graham ve Venessa Redgrave’in eşlik ettiği; En İyi Kadın Oyuncu, Erkek Oyuncu ve Uyarlama Senaryo dallarında BAFTA adayı olan “YILDIZLAR ASLA ÖLMEZ / FILM STARS DON’T DIE IN LIVERPOOL”, incelikli ve çarpıcı bir aşk hikayesi.


Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi