Bu hafta Başka Sinema salonlarında Atölye, Düş Kırgınları, Hiçbir Zaman Burada Değildin, Borg/McEnroe, Renksiz Rüya, Mr. Gay Syria, Martı, Aman Doktor, Thelma, Savaştan Sonra ve Zama filmleri yer alacak. 

Başka Sinema’da Bu Hafta: 29 Haziran – 05 Temmuz

Atölye

Marsilya yakınlarındaki küçük La Ciotat kasabası, mevsim yaz… Bir grup genç yazar adayı, bir atölye çalışması için ünlü yazar Olivia Dejazet’in rehberliğinde bir araya gelir. Gençlerden kasabanın endüstriyel geçmişiyle de bağ kuracak bir suç romanı yazmaları istenir. Romanında yarattığı katil karakterle kendini rahatsız edici şekilde özdeşleştiren ve asabi tavırlarıyla sivrilen genç Antoine, atölyenin gidişatını tamamen değiştirecektir. Fransız sinemasının en önemli yönetmenlerinden Laurent Cantet, kurgu ve yaratıcısı arasındaki ilişkiyi masaya yatırdığı, Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilen yeni filminin senaryosunu, Kalp Atışı Dakikada 120 ile dikkat çeken Robin Campillo ile birlikte yazdı.

Düş Kırgınları

Genç kız aşkı arar. Yazar ölümü bekler. Arkadaşı ise yazarı…

Kuzey arkadaşı Sami ile Eski Foça’da Karayel isimli oteli işletmektedir.

1998 yılında Rum köyleriyle ilgili araştırma yapmak için Eski Foça’ya gelen genç ve güzel Şafak Karayel Oteli’nde kalır. Şafak, Kuzey’e aşık olur, Kuzey Şafak’ı sadece sever. Şafak, beş kez Kuzey’den ayrılır, ama geri döner… Arabasıyla çıktığı son ayrılışında kaybolur. Tüm aramalar sonuçsuz kalır, Şafak kayıptır. Kuzey, arkadaşı Balıkçı Yunus ile birlikte Şafak’ı beş yıl boyunca aramaya devam eder…

2003 yılında otele Çiğdem gelir. Kuzey’in abisinin yardımcısı olan Çiğdem iflas etmekte olan otelin borçlarını üstlenir ve oteli kurtarır. Bu sürede Çiğdem de Kuzey’e ilgi duyar. Bu, Kuzey’e sadece Şafak’ı yine yeniden hatırlatır.

Balıkçı Yunus’un Şafak’ın arabasının kalıntılarını deniz altında bulduğunu söylemesinden sonra Kuzey otelden ayrılır. Şafak’la buluşmaya aynı yere gider…

Hiçbir Zaman Burada Değildin

Mesleğinde bir ömre yetecek kadar şiddete tanık olan Joe, geride kalan hayatını, seks ticareti için kaçırılan kızları kurtararak kazanmaya başlamıştır. New York senatörünün kızını kurtarması için kiralandığı zaman ise bir komplo ağının içine sürüklenir. Joe kısa sürede, kendisini ölü görmek isteyen düşmanlarıyla savaşmak zorunda olduğunu kavrayacaktır…

Jonathan Ames’in aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanıp yönetmenliğini 2011 yapımı üçüncü metrajı We Need to Talk About Kevin‘ın ardından ilk filmini yöneten Lynne Ramsay‘in üstlendiği film, dünya prömiyerini  geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde yapıp festivalden En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Senaryo dönmüş, arkasından kayıplara karışmıştı. Türkiye prömiyerini 37. İstanbul Film Festivali’nde yapan Hiçbir Zaman Burada Değildin’in başrolünde filmdeki performansı oldukça beğenilen Joaquin Phoenix yer alıyor.

Borg/McEnroe

1980 yılı, Wimbledon Tenis turnuvası. Son on yılın en yağmurlu yazı. Herkes dünyanın bir numaralı tenisçisi olan Björn Borg’un 5. Wimbledon şampiyonluğu için nefesini tutmuş bekliyor. Ancak pek azı başarının ardındaki gizli hikayeden haberdar; 24 yaşındaki Borg, sona yakın, tükenmek üzere, miadını doldurmuş ve anksiyeteyle boğuşuyor. Bu sırada zorlu rakibi John McEnroe, 20 yaşında ve Wimbledon tahtını Borg’un elinden almaya kararlı.

Borg McEnroe, başarı ve bedeli üzerine bir hikaye. Dünyanın en iyi iki tenisçisinin, yirmili yaşlarının başında, kariyerlerine mahkum oluşunu anlatır. Tenis camiası tarafından ticarileştirilmiş iki karikatür: “Buz Borg” ve “Süper-velet”; daimi olarak birbirinin zıttı olmaya indirgenmiş Buz ve Ateş. 1980 Wimbledon turnuvası boyunca iki rakip, yaşadıklarını anlayabilecek tek kişinin, en büyük rakibi olan bir diğeri olduğunu fark eder.

Renksiz Rüya

90’lı yılların karanlık politik olaylarının ortasında kalan Mirza, bu uğursuz, süreğen durumun mağduru olmaktan kurtulamamıştır. Annesinin ölümünün ardından iyice içine kapanıp gördüğü kötü rüyalarla savaşmaya çalışan Mirza’nın hayatı, Mir Ahmed’in bir süreliğine evlerine misafir gelmesiyle değişir. Renksiz Rüya, kuşatılmış bir zaman aralığında çocukluk, matem ve hayallerin hikâyesini, bir çocuğun yaşam ritmi ve farkındalığı üzerinden anlatıyor.

Mr. Gay Syria

Ülkelerini terk etmek zorunda kalmış iki Suriyeli, gay mülteci, hayatlarını yeniden kurmaya çabalıyorlar. Hüseyin, İstanbul’da bir berber olarak çalışıyor. Mahmoud Berlin’de LGBTİ haklarını savunuyor. İkisini bir araya getiren ise akıl almaz bir proje: Kapana kıstırılmış hayatlarından kaçış ve görünmezliklerine cevap olarak uluslararası bir güzellik yarışması olan Mr. Gay World’a katılmak.

Martı

İzmir’in Torbalı ilçesinde geçen hikayede Yakup küçük bir tavuk çiftliğinde bakıcı olarak çalışmaktadır. Genç karısı Mediha ile oldukça tekdüze bir hayat sürerlerken, çiftliğe Rıza ve karısı Nurgül gelir. Bu yeni ikilinin dışarıdan bakınca oldukça eğlenceli bir hayatları vardır ancak beraber yaşamaya çalışmalarıyla mekan giderek daha dar ve boğucu bir hale gelecek ve karakterlerin gerçek yüzleri yavaş yavaş ortaya çıkacaktır. Film 37. İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Yarışma kategorisinde Altın Lale için yarıştı ve Tallinn Film Festivali’nde yer aldı.

Aman Doktor

Eski bir denizci ve Rebetiko türü müziğin büyük bir hayranı olan Kakourgos, tekneleri için zor bulunan bir parçayı almak üzere yeğeni Djam’i İstanbul’a gönderir. Genç kadın burada 18 yaşındaki Avril ile tanışır; göçmenler için gönüllü yardım yapan ve burada ne parası ne de tanıdığı biri olan başka bir genç kadın. Cömert, kendinden emin, tahmin edilemez ve özgür ruhlu Djam, Midilli’ye yaptığı, müzik, yeni insanlar, paylaşılanlar ve umutla dolu bu yolculukta Avril’i kanatlarının altına alacaktır.

Thelma

Norveç’in en önemli sinemacılarından Joachim Trier bu kez gerçeklikten bir nebze uzaklaşıyor ve âşık olunca doğaüstü güçlere kavuşan bir genç kızın hikâyesini beyazperdeye aktarıyor. 1980’lerin Japon animeleri, Stephen King romanları ve synthesizer müziklerinden ilham alan filme adını veren Thelma, kasabadaki hayatını ve dindar ailesini geride bırakarak Oslo’ya, üniversitede biyoloji okumaya giden çekingen bir kızdır. Burada, güzel sınıf arkadaşı Anja’ya âşık olur, ancak bu durum Thelma’ya fazla ağır gelir. İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale kazanan Reprise / Tekrar ve Oslo, 31 Ağustos filmleriyle tanıdığımız Joachim Trier’in özel efektlerden destek alan ve Norveç’in Oscar adayı seçilen filmi Thelma, uluslararası prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yaptı.

Savaştan Sonra

Yılın en çok ödüllendirilen filmlerinden, 4 dalda Oscar adayı Savaştan Sonra, izleyiciyi II. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasına, Mississippi’de çamurun esir aldığı bir çiftliğe götürüyor. Köleliğin kağıt üstünde sona erdiği, ancak sosyal yaşamdaki adaletsizliğin şiddetle sürdüğü yıllar… Büyük şehirdeki konforlu hayatlarından, baba yadigarı toprağın bulunduğu kırsala göç etmek zorunda kalan Laura ve kocası Henry, çocuklarını yetiştirirken çiftlik hayatının zorluklarıyla yüzleşir. Nesillerdir çiftlikte çalışan Jackson ailesi ise yeni kazandıkları hakların bilinci ve ilk kez toprak sahibi olmanın heyecanına rağmen, sosyal yaşamlarında ırkçı ön yargılarla boğuşmaya devam eder. Aynı çiftliği paylaşan bu iki ailenin savaştan birer kahraman olarak dönen iki genç oğlu, memleketlerinde devam eden ırk savaşına esir olmamayı seçerek sıra dışı bir dostluk kurarlar. Hillary Jordan’ın savaş, aşk, dostluk, ırkçılık ve toprak mücadelesi hakkındaki destansı romanından beyazperdeye uyarlanan filmin yönetmenliğini Dee Rees üstlenirken, güçlü oyuncu kadrosunda Carey Mulligan, Jason Clarke, Mary J. Blige, Garrett Hedlund ve Jason Mitchell yer alıyor. Büyüleyici görüntü yönetmenliğiyle övgü toplayan filmdeki çalışmasıyla Rachel Morrison ise “Oscar adayı olan ilk kadın görüntü yönetmeni” olarak tarihe geçti.

Başka Çarşamba

Zama

Don Diego de Zama, İspanyol Krallığının Güney Amerika doğumlu bir memurudur. Kraldan, onu çürüten bu yerden daha iyi bir yere terfi ettirmesi için bir mektup beklemektedir. Zama terfisini gölgeleyecek hiçbir şey olmaması adına elinden geleni yapmaktadır. Birbiri ardına gelip giden valilerin verdiği her görevi büyük bir itaatle kabul etmeye zorlanmaktadır. Yıllar yılları kovalar ama kraldan beklenen mektup asla ulaşmaz. Zama, her şeyi kaybettiğini anladığında bir grup askerle tehlikeli bir eşkıyanın peşine düşer.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi