Bartu Küçükçağlayan’ın hem senaryosunu yazdığı hem de kendi kariyerinden esinle yarattığı baş karaktere hayat verdiği, Tolga Karaçelik‘in yönetmen koltuğunda oturduğu BluTV orijinali Bartu Ben’in 10 bölüm olacağı açıklanan ilk sezonunun artık yavaş yavaş sonuna yaklaşıyoruz.

***Yazı Bartu Ben 1. sezon 7. bölüm ile ilgili keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içerebilir.***

Son yayınlanan bölüm öncesindeki, ilk altı bölümde dizinin senaryosu, ufak tefek dalgalanmalar dışında, zaten “az ünlü” bir oyuncu olan Bartu’nun artık iyiden iyiye gözden düşmesini, istediği rolleri alamıyor oluşunu farklı sahne ve mizansen kurulumlarıyla tekrarlıyordu. Fakat son iki bölümde, Bartu’nun menajeri Şermin’le yollarını ayırması ve kirasını ödeyemediği evinden ayrılarak arkadaşı Mercimek’in yayına taşınması gibi -az da olsa- umut verici dönüşümler yaşanmıştı. Bartu’nun hayatında yeni bir sayfanın açılıyor olabileceğini işaret eden altıncı bölümünün ardından gelen yeni bölüm ise, bu konudaki umutları daha ilk saniyeleriyle  birlikte yok ediyor. Nedenini anlayamadığımız bir şekilde Şermin’den özür dilerken, yeniden onunla çalışması için eski menajerine ricalarda bulunurken görüyoruz Bartu’yu. Eski evinin eşyalarını sattıktan sonra eline geçen bir miktar parayı, Ezgi Mola’nın pek de parlak bir fikirden yola çıkmayan filmine ortak olmak için kullanan Bartu, son çare olarak yine Şermin’in yanında alıyor soluğu. Ama hayatında onunla yollarını ayırma kararı almasından sonra ne değişti sorusunun cevabını bulmak zor genel itibarıyla.

Bartu Ben 1. Sezon 7. Bölüm: Rollerin İnkârı

Bartu Ben’in 7. bölümü, temelde çok kısa bir zaman diliminde geçen olayları konu ediniyor. Şermin, ofisine yeniden birlikte çalışabilmeyi dileyerek gelen Bartu’nun talebini, her istediğini yapması koşuluyla kabul ediyor. Ve Şermin’in Bartu’dan ilk isteği, bir paket ve bir buket çiçeği verdiği adres götürmesi. Bu adresin, dizinin başlarından beri adını duyduğumuz, Şermin’in Bartu’ya rol alması için önerdiği Ponpon Afacanlık Peşinde isimli tiyatro oyununa hazırlanan bir tiyatro topluluğunun mekânı olduğunu öğreniyoruz devamında. Burada, Bartu Ben’in hemen hemen tüm bölümlerinde bir benzerini izlediğimiz, artık kaçıncısı olduğunu sayma ihtiyacı dahi hissetmediğimiz, Bartu’nun eski kariyerinin yerinde yeller estiğini aktaran bir sahneyle karşılaşıyoruz. Bu içerikte olmasının da etkisiyle olsa gerek, bu diyaloğu -hatta sekansın tamamını- ciddiye almak iyiden iyiye güçleşiyor. Hele bir de tiyatro oyununun yönetmeninin anlattığı anektodlarla “zenginleşen” sahne, sabır zorlayan cinsten.

Bu bölümün, paralel kurguyla izlediğimiz diğer yarısında ise, dizinin ilk bölümlerine gülmece unsurları konusunda ciddi katkılar yapan dayı karakterinin dönüşüne şahit oluyoruz. Bartu’nun arkadaşı, Gizem’in sevgilisi olan fotoğrafçı Erdi’nin stüdyosunda geçen bu sahne, tematik olarak Bartu Ben’in bu bölüme kadarki en güçlü sahnesi olabilir. Zaten temelini oyunculuk mesleği ve rol yapma kavramı üzerine kuran Bartu Ben’de insanların hayatta oynadıkları roller üzerinden bir sorgulamaya gidiliyor bu sahneyle. Gizem, Erdi ve Mercimek, Gizem’in babası olan dayıyı hayatlarındaki konumlarıyla ilgili olarak kandırmaya çalıştıklarında işler bir nebze kontrolden çıkıyor; dayının aslında her şeyin farkında olduğunu öğreniyoruz. Böylelikle, üçlünün canlandırmaya kalkıştıkları roller yıkılıyor. Kendine karşı olan kandırma girişimine dayının tepkisi de oynamak “zorunda olduğu” baba rolünü inkâr etmek şeklinde oluyor. Devamında bu dört kişi bir arabaya binip, dayının götürdüğü, diğer üçü -ve seyirci- için bilinmez olan bir adrese doğru yola koyuluyorlar. Bu noktada yolları Bartu ile kesişiyor. Tiyatro ekibinin mekânında gördüklerinden sonra oradan koşarcasına uzaklaşan Bartu da, ilk başta almaya istekli göründüğü -ya da zorunda olduğunu düşündüğü- rolü almayı reddediyor. Bartu’nun da arabaya binişiyle ekip tamamlanıyor ve bilinmeze yolculuk başlıyor. İlk 7 bölüm boyunca belki de ilk kez bir merak duygusu yaratarak bitiyor Bartu Ben’in bir bölümü.

Bartu Ben’in mizah duygusu dizinin en başından beri aynı noktada takılıp kalmış durumda. Dolayısıyla artık ilginç olmayı dahi başaramıyor. Lakin yedinci bölümde, kişilerin hayatlarındaki rolleriyle ilgili sarf ettiği sözlerle, ifade edilmek, söylenmek istenen bir şeyler olduğunu hissedebiliyoruz. Bu, Bartu Ben adına sevindirici bir gelişme. İzleyeceklerimiz bu kanaldan devam mı edecek, ya da daha önce de yaptığı gibi yine önceki bölümlerin sularına mı dönecek şu an belirsiz belki ama Bartu Ben’in ilk kez bir sonraki bölüm adına -hem hikâye boyutunda hem de temanın çeşitlenmesi noktasında- merak uyandırıcı bir noktaya geldiğini söyleyebiliriz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi