Hollywood’un altın çağı olarak anılabilecek 1920-1960 yılları arasında geniş kitleleri peşinden sürüklemekle mükellef ana akım filmleri, daha düşük bütçelerle çekilen, genellikle tür sinemasına yönelen, herkese uygun olmayan hikâyelere odaklanan ve çoklukla ana akım filmlerde görmediğimiz, gözden düşmüş eski yıldızların rol aldığı filmlerden ayırmak için kullanılan bir tabir “B-film”. Düşük bütçeyle kotarılan fantastik bilimkurgu filmlerinden, yer yer pespaye görsel efektlerle izleyiciyi etkilemeyi amaçlayan, ancak şahaneliğini de pespayeliğine borçlu olan korku filmlerine dek birçok film bu kategoride sayılabilir. Türün ünlü yönetmenleri arasında Roger Corman, William Castle, Russ Meyer gibi ustaların ustası kıvamında isimler de vardır. Zamanla B-film kavramı da kabuk değiştirir ve kendi özel dünyasını yaratmayı, milyonları peşinden sürükleyen filmleri tanımlayan bir kavram olmayı başarır. Kült film kavramı da yine çoklukla B-film dünyasındaki cevherlere ithaf edilen bir kavram olup çıkar.

Sinemanın, 50’li yıllardan başlayarak hemen her on yılında önemli değişimler geçirdiği yolculuğunda B-filmler de bu değişimden hem nasiplenir, hem de yer yer ana akımı da sarsan değişikliklerin beşiği olmak suretiyle çevresini de değiştirir. Örneğin 50’li ve 60’lı yıllarda burun kıvrılan bilimkurgu filmleri, daha sonraki yıllarda büyük gişe filmlerinin öncüleri hâline gelir. Yine korku filmleri, korku filmlerinin alt türü haline gelen canavar filmleri, vampir, zombi, yaratık filmleri ve bu janrdan evrilerek bir noktada kopuş yaşayan gerilim filmleri de, sonradan ana akım sinemanın da, arthouse sinemanın da B-filmlerden ilham almak suretiyle kendi içinde yeniden var ettiği prestijli yapımlara dönüşür. Bilhassa B-filmlerdeki müzik kullanımı, popüler sinemaya önemli biçimde sirayet eder. Zira klasik dönem Hollywood filmlerinde, temp track de denilen, film için özel olarak bestelenmemiş, dışarıdan bir albümden herhangi bir parçanın kullanılması olağan karşılanan bir durum değildir. Klasik Hollywood filmlerinde, bu yapımlar için bestelenen müzikler ve sahne gereği kulağımıza çalınan şarkılar dışında müzik kullanımına rastlamak güçtür. Bununla beraber B-filmlerde, filmlerin çekildiği dönem aktif olan birçok alternatif müzik grubunun parçalarına rastlarız. Alex Cox’un 1984 yapımı müthiş filmi Zorlu Yarış – Repo Man’de Suicidal Tendencies’in parçalarına yer vermesi, Dario Argento’nun Suspiria’da neredeyse ses uşağını tümüyle işgal eden müziği Goblin’e emanet etmesi gibi yüzlerce filmden, birçok örnek sıralanabilir.

B-Filmler ve İlham Verici Şarkılar

Müziklerden ilham alan B-filmler olduğu gibi, müzik dünyasına ilham veren B-filmler de mevcut. Londra menşeli, electronica grubu The Comet Is Coming de B-filmleri ilham kaynağı olarak gören bir topluluk. Caz, funk ve saykodelik melodileri aynı potada eriten grup, temelde saksafoncu Shabaka Hutchings (King Shabaka), klavyeci Dan Leavers (Danalogue) ve davulcu Max Hallett’ten (Betamax) mütevellit. Grubun şarkılarında ve müzik videolarında B-filmlerin etkisini görmek mümkün. Bilhassa fantastik bilimkurgu ve uzay maceralarının esintilerini taşıyan 2015 tarihli Neon Baby ve 2016 tarihli Space Carnival’in müzik videoları, grubun bu türden filmlere olan sevgisine dair önemli göstergelere sahip.

Garanti BBVA Konserleri kapsamında The Comet Is Coming’in 21 Kasım’da Babylon’da vereceği konsere hazırlanırken B-filmler izlemek ve bir yandan da grubun bizzat seçtiği şarkıları dinlemek için sizleri aşağıdaki Spotify listesine doğru alabiliriz. Keyifli dinlemeler!

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi