Köprüdekiler, Hayatboyu ve Ansızın – Auf Einmal adlı filmleriyle tanıdığımız yönetmen Aslı Özge, ZDF NEO televizyonu için Karanlık Şehir – Dunkelstadt adlı altı bölümlük bir dizi çekti. Bilhassa Ansızın’la, kariyerinde yeni bir evreye giren yönetmen, bütün bölümlerini yönettiği Karanlık Şehir’de de benzer sularda dolanan bir hikâyeyle gelecek karşımıza. Yönetmenle 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bir araya geldik ve diziyle ilgili konuştuk.

Söyleşi: Güvenç Atsüren, Murat Emir Eren

Murat Emir Eren: Geride bıraktığımız yıl içerisinde Belçika’da Karanlık Şehir – Dunkelstadt adlı bir dizi çektiniz. Bu diziyle ilgili sizden daha fazla detay öğrenebilir miyiz? Projeye nasıl dahil oldunuz? Diziyi çekmeye ne zaman karar verdiniz?

Aslı Özge: En son filmim olan Ansızın Almanya’da daha çok bir kara film olarak algılandı. Bunun etkisiyle ZDF NEO Televizyonu için modern bir kara film olarak tasarladıkları 6×45 dakikalık bir mini dizi için, Almanya’daki ajansımla temasa geçen yapımcılarla görüşmeye gittim. Sinema estetiğinde bir dizi yapmak istediklerini, bu nedenle bir sinema yönetmenine projeyi teslim etmek istediklerini söylediler. İlk başta sadece dizinin iki bölümünü çekeceğimi düşünerek gittim görüşmeye, ancak sonradan altı bölümlük bütün sezonu benim çekmemi istediklerini öğrendim. Önceleri bu kadar uzun zaman ayıramayacağımı düşünsem de, daha sonra bütün bölümlerin iç içe çekildiği, dünyasını tamamen benim kurduğum bir iş olmasının daha iyi olacağına karar verip, kabul ettim. En önemli şartlarımdan biri görüntü yönetmeni olarak Emre Erkmen’le çalışmaktı. Emre, benden önce zaten ZDF için birçok film yaptığı için onu çok iyi tanıyorlardı ve hemen kabul ettiler. Neredeyse bir yıldır hergün bu projenin üzerinde çalıştık. Dizinin teklifi bana Ocak’ta gelmişti, Aralık sonunda tüm sezon bitmiş bir şekilde teslim edeceğim.

Dunkelstadt, (c)ZDF/Sofie Silbermann

Murat Emir Eren: İlk kez sizin yazmadığınız bir senaryoyla çalışıyorsunuz. Bu sizi nasıl etkiledi?

Aslı Özge: Evet dizinin altı bölümünün de senaryosu başka iki yazara ait. Sonra ben ve tanıdığım bir başka yazar arkadaşım senaryoların üzerinde çeşitli düzeltmeler yaptık. Başkasının yazdığı bir senaryoyla çalışırken, eksiklikleri sanki daha kolay görüyorsunuz, ancak dizi dünyasında şöyle bir sorun olabiliyor, bir an önce çekilsin ve tamamlansın istiyorlar. O yüzden müdahale edecek zaman kısıtlı. Daha uzun ön çalışma olmasını isterdim, fakat yazmadığım bir filmi çekmek bana tuhaf bir rahatlık da getirdi. Kendim yazmadığım için daha dışarıdan bakabildim galiba, duygusal olarak bağlanmadım diyebilirim. Rahat bir ortamda çalıştık. Yaptığım tüm düzenlemelerde ya da  görsel tercihlerimde, kendi sinema filmimi yapıyormuşçasına serbest çalıştım. Almanya prodüksiyonu olsa da Belçika’da çekilen, dolayısıyla iki ülkenin ortak yapımı bir proje bu. Dizi, mekânın tam olarak belirtilmediği bir yerde geçiyor, dili Almanca ama burası ne Almanya, ne Belçika, mekân “Karanlık şehir”.  O yüzden birçok şeyi istediğim gibi kullandım, mesela polis arabalarını, polis üniformalarını, siren seslerini yeniden tasarladık… Bildiğimiz tipik Almanya referanslarına uymayan bir görsel dünya kurduk. Bu kısmı çok heyecen vericiydi. İstediğim oyuncularla çalıştım. Başrolde Alina Levshin oynuyor, aralarında Rauand Taleb, Florian Stetter, İdil Üner, Bernard Schütz, Maximillian Mundt gibi oyuncuların yer aldığı 60’un üstünde bir oyuncu kadrosu var.

Murat Emir Eren: Dizinin hikâyesinden bahseder misiniz biraz?

Aslı Özge: Hikâye bir modern kara film hikâyesi. Başrolünde kadın bir detektif var. Her bölümde bir başka olayı aydınlatmaya çalışıyor ancak bir yandan da, dizinin en başından son bölümüne kadar süren bir ana hikâye var. Travmatik bir olay sonucunda babasını kaybetmiş, ancak dizi boyunca babasının ölümünün ardında yatan gerçeklerle ilgili ipuçları buluyor.

Güvenç Atsüren: Film noir aslında geçtiği şehirle fazlasıyla bütünleşen bir alt tür. Hangi şehirde geçiyorsa ona dair referansların hikâyenin dünyasını şekillendirdiği filmlere çok alışkınız. Hem şehrin belirsiz olarak betimlenmesi hem de genellikle erkek karakterlere bahşedilen özelliklerin bir kadında vücut bulduğu bu hikâyenin dünyasını kurarken nelere dikkat ettiniz?

Aslı Özge: Erkek egemen polis dünyasında varolmayı başaran, içgüdüleriyle hareket eden, trençkotuyla, elinde sigarası, yerde gölgesi, şehrin karanlık sokaklarında ilerleyen bir kadın detektif. Bir yandan da travmaları olan, alkol problemiyle boğuşan, aşktan kaçan biri. Bununla beraber son derece sert bir dünyanın içinde becerileriyle de varolan bir karakter. Her bölümün sonunda aksiyon dolu sahnelerin içinde buluyor kendisini. Benim bugüne kadar çekmediğim türden sahnelerdi, o açıdan benim için de yeni bir deneyim oldu. Heyecanlı ve yoğun geçen bir süreç oldu.

“Diziler önü kesilemeyecek bir fenomen.”

Güvenç Atsüren: Dizilerdeki anlatının neredeyse sinemayı yakaladığı, hatta yer yer sinemanın da ötesine geçtiği gibi meseleler konuşuluyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Sizin için bu deneyim nasıldı?

Aslı Özge: Dizi önü kesilemeyecek bir fenomen. Sürekli bir üretim var, daha şimdiden 2022 için projeler tasarlanıyor. Bazı yönetmenler dizinin zaman kaybı olduğunu düşünüyor, bir yandan doğru ama bir yandan da birçok şeyi denemenize fırsat veren farklı olanaklar açan bir tecrübe. Ayrıca bundan sonra beraber çalışmaya devam edeceğim gerek yapımcı, gerek casting direktörü, gerek montajcı olsun işini çok iyi yapan birçok kişiyle tanıştım. Bu işin önemli bir kısmı da benim için buydu.

Murat Emir Eren: Bugüne kadar çektiğiniz üç filmden diziye taşıdığınız görsel, tematik ne gibi özellikler oldu. En çok hangisine benziyor örneğin?

Aslı Özge: Farklı, kendine has bir dünyası olmasına rağmen, mekân seçimlerinde Hayatboyu ve Ansızın’ın etkilerini görmek belki mümkün olabilir. Örneğin üçüncü bölümdeki çekim mekanlarımızdan biri Hayatboyu’ndaki evi andırıyor. Dördüncü bölümde örneğin daha Ansızın’ı andıran görüntülerin yer aldığı, bir kara film atmosferi var. Tematik olarak Ansızın’da olduğu gibi sert bir sistem eleştirisi olduğunu söyleyebilirim.

Fotoğraf Kaynak: Dunkelstadt, (c)ZDF/Sofie Silbermann

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi