Ari Aster imzalı Midsommar filminin orijinal senaryosunda daha kanlı ve şiddet içerikli sahneler yer alıyor.

2018 yılında kaleme aldığı ilk uzun metraj filmi Hereditary ile adından söz ettiren Ari Aster, geçtiğimiz yıl Midsommar filmi ile izleyici karşısına çıkmıştı. Film, yaz tatili için İsveç kırsalındaki bir köye giden genç bir çiftin, kendilerini beklenmedik olayların içinde bulmasını konu alıyor. Kuzey Avrupa’da geleneksel bir tören olan yaz gündönümü festivaline katılan çift, kısa süre içinde köyde yapılan ritüellerin göründüğü kadar masum olmadığını anlıyor ve kendilerini pagan bir tarikatın hedefinde buluyordu.

Hereditary filminde olduğu gibi Midsommar’ın da senaryosunu yazan yönetmen Ari Aster, korku türünde görmeye alışık olduğumuz tarzın tersi yönünde bir film yaratıyor. Parlak, yemyeşil, hayat dolu bir manzarayı tercih eden Aster, bu türde sık karşılaşılanın aksine karanlık görsellerden kaçınıyor. Midsommar, konu aldığı folklorik ögeler itibarıyla 1973 yapımı Robin Hardy filmi The Wicker Man ile karşılaştırılmıştı.

Ari Aster, gösterime giren versiyondan 24 dakika daha uzun olan “yönetmenin kurgusu” ile kendi vizyonunu ortaya koyma şansı yakalamış olsa da, aslında bu versiyonda da ilk başta kaleme aldığı senaryoyu beyazperdeye tam olarak aktarmadı. Filmin orijinal senaryosunda yer alan ve şiddet içeren bazı sahneleri çıkarmak durumunda kaldı. Bu sahnelerin yer alması hâlinde, filmin şu an olduğundan oldukça farklı bir tonu olacaktı.

Şiddet İçerikli Sahnelerin Çıkarılması Midsommar Filmini Farklı Bir Tona Çekiyor

Senaryonun orijinal versiyonunda, filmde yer alan ölüm ve şiddet sahnelerinin çok daha ayrıntılı aktarıldığı söyleniyor. Filmin şu anki hâli bile oldukça ürkütücü. Filmden çıkarılan bu kısımlardan biri, genç bir kızın, regl olduktan sonra genital bölgesindeki kılları kestiği 15 dakika uzunluğundaki sahne. Genç kız, regl kanını bir kahve fincanına, kılları da bir pankekin içine karıştırıp kendisine aşık etmek için bir çocuğa veriyor. Bu kısım filmin gösterime giren versiyonunda da yer alıyor ancak bu kadar açık bir şekilde gösterilmiyor.

Orijinal senaryoda hayvanların katledildiği, hepsinde dokuz katılımcı ya da hayvanın yer aldığı sahneler de bulunuyor. Bu sahnelerde dokuz sayısının devamlı kullanımı, tekrarların önemli olduğu film için ayrı bir katman oluşturabilecekti. Dahası Mayıs Kraliçesi tacı için son kalan dokuz yarışmacının çitler üzerinden atlayıp dansa geri dönmesi gerekiyordu. Şiddet içermese de bu sahneler Aster’in seyircileri ufak şeyler hakkında daha derin düşünmeye itme becerisini gösterecekti.

Filmden çıkarılan en şiddet dolu sahne ise Simon karakterinin finaldeki gerçek hâli ve William Jackson Harper’in kanlı ölümünün olduğu sahneydi. Orijinal senaryoda Simon’ın, seyircinin gördüğü kanlı kelebekler yerine, ayağına çakılan nallar ile aşil tendonlarından baş aşağı asıldığı yazıyordu. Josh ise ölüm sahnesinde karnı kesilmiş hâlde çitlere zincirlenerek ölüme bırakılmıştı. 

Ari Aster, bu ürkütücü, rahatsız edici ve şiddet içerikli sahneleri filme dâhil etmeyerek Hereditary’nin bir başka versiyonunu yapmaktan kaçınmış gibi duruyor. Onun yerine Midsommar’ın muğlak ve aydınlık tonunu kullanarak seyirciyi birtakım belli belirsiz duyguları deneyimlemeye itiyor.

Kaynak: Screen Rant

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information