Deniz altı ve yeryüzü bir savaşa girmeye hazırlanıyor; girmek üzere oldukları bu savaşı önleyip bir araya gelebilmeleri için iki dünyaya da ait olan birisine ihtiyaç duyuluyor. Bir deniz feneri bekçisi ve deniz altındaki kayıp şehir Atlantis’in kraliçesinin oğlu olarak dünyaya gelen Arthur Curry, her iki dünyaya da ait olması sebebiyle bu durumda yardım edebilecek tek kişi. DC evreninin ilk kez ön plana çıkardığı kahramanı Aquaman'in solo filmi; hikâyesindeki birçok kusuru, yüksek tuttuğu ritmi ve görsel efektleri ile kapatmayı hedefliyor. Bunu yaparken bilgisayar oyununa dönüşmenin eşiğine gelse de, insanlığı bugüne dek sorumsuzca kirlettikleri denizlerdeki yedi krallığın öfkesinden korumak için aksiyon dolu maceraya davet ediyor. Deniz feneri bekçiliği yapan Thomas Curry (Temuera Morrison) bir gün, karaya vuran Atlantis’in kraliçesi Atlanna (Nicole Kidman) ile tanışır. Atlanna, kendisi için anlaşmalı bir evlilik hazırlayan ve bunu ona dayatan ailesinden kaçmaktadır. Farklı türlere mensup Atlanna ve Thomas birbirlerine âşık olurlar ve bir erkek çocukları olur. Ancak Atlanna ailesini korumak için Atlantis’e dönmek zorunda kalır. Balıklarla konuşabilmesi gibi özel güçleri ile diğer çocuklardan daima farklı olan Arthur Curry (Jason Momoa) için zaten farklılıklarla dolu olan hayatı, kendisini henüz küçük bir çocukken bırakmak zorunda kalan annesinin yokluğu sebebiyle daha da zorlu bir hâle gelir. Ancak şimdi deniz altı aleminin, kendisini her iki dünyaya da hiçbir zaman tam anlamda ait hissedemeyen Arthur’a ihtiyacı var. Çünkü, krallığı ele geçiren ve annesine olanlar için Arthur’u suçlayan kardeşi Orm, yeryüzüne büyük bir savaş açmaya hazırlanmaktadır. Atlantis’in de bu savaşı önlemek için gerçek kralına ihtiyacı vardır. Aquaman: Karmaşık ve Eğlenceli Bir Görsel Serüven DC evreni, süper kahramanları arasında özel güçleri ve ait olduğu dünya açısından farklı bir yere sahip olan Aquaman, geçmişte çözemediği meseleleri ve reddettiği ikinci dünyasıyla karşı karşıya geliyor. Daha önce ön planda düşünülmeyen; ancak kendisini Batman v Superman: Adaletin Şafağı gibi başka serüvenlerden tanıdığımız Aquaman’in özel güçleri diğer kahramanların aksine kendilerini en belirgin şekilde deniz altında gösterdiği için, bu macerada izleyiciyi dijital efektlerle dolu bir tecrübe bekliyor. Görsel efektlerini Charles Gibson ve Kelvin Mcllwain’in üstlendiği film; bu anlamda, izleyicisine deniz altında yer alan bambaşka bir dünyayı bütün detaylarıyla tanıtarak beklentileri karşılamayı başarıyor. Yepyeni bir dünyayla tanıştırılan ve bu dünyanın farklı düzenini anlayıp, kahramanını desteklemesi istenen seyirciye sunulan bir başka yardımcı unsur ise, James Wan’ın hikâyeye yaklaşırken kahramanın bakış açısını önde tutması, takip planları gibi hareketlerle koruduğu ritmi ve heyecanı yüksek tutan tavrı. Deniz atlarının sırtında savaşlar verilen aksiyon dolu film boyunca karşılaştığımız küçük absürdlükler, perküsyon ustası ahtapotlar gibi detayları seyirci için normal hâle getiriyor. Çizgiroman dünyasının bazı alışılageldik hareketlerini ve absürdlüklerini zaman zaman ti’ye alırcasına abartılı tutarak izleyicisini gülümseten film, hikayesini Nicole Kidman, William Dafoe, Jason Mamoa, Amber Heard, Patrick Wilson ve Yahya Abdul-Mateen II’ınn başarılı oyunculuklarıyla destekliyor. DC evreni kadın karakterlerine karşı geliştirdiği bakış açısını Amber Heard’ın karakteri Mera’nın bir köşede kurtarılmayı beklemektense dünyasını ve kendisi için önemli her şeyi kurtarmak için harekete geçmesi, savaşması ile 2018 yılına yakışır bir biçimde açıkça ortaya koyuyor. Film boyunca izlediğimiz başarılı oyunculuklar, hikâyenin karmaşasını çözme konusunda yardımcı olamıyor. Senaryosunu David Leslie Johnson-McGoldrick (Orphan) ve Will Beall (Gangster Squad)’ın kaleme aldığı Aquaman; Arthur’un…

Yazar Puanı

Puan - 60%

60%

DC evreninin ilk kez ön plana çıkardığı kahramanı Aquaman'in solo filmi; hikâyesindeki birçok kusuru, yüksek tuttuğu ritmi ve görsel efektleri ile kapatmayı hedefliyor. Bunu yaparken bilgisayar oyununa dönüşmenin eşiğine gelse de, insanlığı bugüne dek sorumsuzca kirlettikleri denizlerdeki yedi krallığın öfkesinden korumak için aksiyon dolu maceraya davet ediyor.

Kullanıcı Puanları: 3.62 ( 19 votes)
60

Deniz altı ve yeryüzü bir savaşa girmeye hazırlanıyor; girmek üzere oldukları bu savaşı önleyip bir araya gelebilmeleri için iki dünyaya da ait olan birisine ihtiyaç duyuluyor. Bir deniz feneri bekçisi ve deniz altındaki kayıp şehir Atlantis’in kraliçesinin oğlu olarak dünyaya gelen Arthur Curry, her iki dünyaya da ait olması sebebiyle bu durumda yardım edebilecek tek kişi. DC evreninin ilk kez ön plana çıkardığı kahramanı Aquaman’in solo filmi; hikâyesindeki birçok kusuru, yüksek tuttuğu ritmi ve görsel efektleri ile kapatmayı hedefliyor. Bunu yaparken bilgisayar oyununa dönüşmenin eşiğine gelse de, insanlığı bugüne dek sorumsuzca kirlettikleri denizlerdeki yedi krallığın öfkesinden korumak için aksiyon dolu maceraya davet ediyor.

Deniz feneri bekçiliği yapan Thomas Curry (Temuera Morrison) bir gün, karaya vuran Atlantis’in kraliçesi Atlanna (Nicole Kidman) ile tanışır. Atlanna, kendisi için anlaşmalı bir evlilik hazırlayan ve bunu ona dayatan ailesinden kaçmaktadır. Farklı türlere mensup Atlanna ve Thomas birbirlerine âşık olurlar ve bir erkek çocukları olur. Ancak Atlanna ailesini korumak için Atlantis’e dönmek zorunda kalır. Balıklarla konuşabilmesi gibi özel güçleri ile diğer çocuklardan daima farklı olan Arthur Curry (Jason Momoa) için zaten farklılıklarla dolu olan hayatı, kendisini henüz küçük bir çocukken bırakmak zorunda kalan annesinin yokluğu sebebiyle daha da zorlu bir hâle gelir. Ancak şimdi deniz altı aleminin, kendisini her iki dünyaya da hiçbir zaman tam anlamda ait hissedemeyen Arthur’a ihtiyacı var. Çünkü, krallığı ele geçiren ve annesine olanlar için Arthur’u suçlayan kardeşi Orm, yeryüzüne büyük bir savaş açmaya hazırlanmaktadır. Atlantis’in de bu savaşı önlemek için gerçek kralına ihtiyacı vardır.

Aquaman: Karmaşık ve Eğlenceli Bir Görsel Serüven

DC evreni, süper kahramanları arasında özel güçleri ve ait olduğu dünya açısından farklı bir yere sahip olan Aquaman, geçmişte çözemediği meseleleri ve reddettiği ikinci dünyasıyla karşı karşıya geliyor. Daha önce ön planda düşünülmeyen; ancak kendisini Batman v Superman: Adaletin Şafağı gibi başka serüvenlerden tanıdığımız Aquaman’in özel güçleri diğer kahramanların aksine kendilerini en belirgin şekilde deniz altında gösterdiği için, bu macerada izleyiciyi dijital efektlerle dolu bir tecrübe bekliyor. Görsel efektlerini Charles Gibson ve Kelvin Mcllwain’in üstlendiği film; bu anlamda, izleyicisine deniz altında yer alan bambaşka bir dünyayı bütün detaylarıyla tanıtarak beklentileri karşılamayı başarıyor. Yepyeni bir dünyayla tanıştırılan ve bu dünyanın farklı düzenini anlayıp, kahramanını desteklemesi istenen seyirciye sunulan bir başka yardımcı unsur ise, James Wan’ın hikâyeye yaklaşırken kahramanın bakış açısını önde tutması, takip planları gibi hareketlerle koruduğu ritmi ve heyecanı yüksek tutan tavrı. Deniz atlarının sırtında savaşlar verilen aksiyon dolu film boyunca karşılaştığımız küçük absürdlükler, perküsyon ustası ahtapotlar gibi detayları seyirci için normal hâle getiriyor. Çizgiroman dünyasının bazı alışılageldik hareketlerini ve absürdlüklerini zaman zaman ti’ye alırcasına abartılı tutarak izleyicisini gülümseten film, hikayesini Nicole Kidman, William Dafoe, Jason Mamoa, Amber Heard, Patrick Wilson ve Yahya Abdul-Mateen II’ınn başarılı oyunculuklarıyla destekliyor. DC evreni kadın karakterlerine karşı geliştirdiği bakış açısını Amber Heard’ın karakteri Mera’nın bir köşede kurtarılmayı beklemektense dünyasını ve kendisi için önemli her şeyi kurtarmak için harekete geçmesi, savaşması ile 2018 yılına yakışır bir biçimde açıkça ortaya koyuyor.

Film boyunca izlediğimiz başarılı oyunculuklar, hikâyenin karmaşasını çözme konusunda yardımcı olamıyor. Senaryosunu David Leslie Johnson-McGoldrick (Orphan) ve Will Beall (Gangster Squad)’ın kaleme aldığı Aquaman; Arthur’un ailesiyle olan ilişkisi, Black Manta ile olan kavgası, Atlantis’in hikayesi, denizlerin efendisi Kral Orm’un amaçları, gibi birçok olayı kapsıyor. Ancak bir noktadan sonra olaylar çözülmesi ve hatta takip etmesi zor bir hâl alıyor. Olayların akışını sorgulamayıp kendi hâline bıraktığımızda izlemesi keyifli ve eğlenceli olan Aquaman, deniz altında geçen hikâyesi sebebiyle görsel efektlere fazlasıyla bel bağlayan bir film. Ancak, görsel efektlere, dünyasını izleyici için anlaşılabilir kılmak adına fazlaca yer verirken, sürekli ve daimi aksiyon sahnelerinin de etkisiyle seyircisi üzerinde yarattığı bilgisayar oyunu hissiyatını dengeleyemiyor. Nicole Kidman, William Dafoe gibi oldukça başarılı isimlerin yer aldığı kadrosuna rağmen, olay akışının yoğunluğu arasında arka planda kalmaları ve çoğunlukla kullandıkları klişe diyalogları ile potansiyeline ulaşamayan karakterleri, filmin dengede tutmakta zorlandığı durumlar arasında yer alıyor. Yarı insan, yarı insanüstü bir doğaya sahip olan süper kahramanımızın doğaüstü güçlerini keşfettiği o ilk anlara, Vulko ile yaptığı dersler haricinde çok fazla tanık olamamamız ise, potansiyeline ulaşamamış bir başka durum olarak aklımızda kalıyor. Yoğunluğu dengelenemeyen olay akışının, karmaşasından dolayı takip edilmesi güçleşiyor. Ancak, olayların gidişatı, genel klişelerin çerçevesinde ilerlemesi sebebiyle tahmin edilebilir kalıyor. İzleyici olarak zaten Aquaman’in aranan hükümdar olduğunu biliyor ve kötü bir sona ya da planın istendiği gibi işlemeyeceğine dair gerçek anlamda çok güçlü bir olasılığın bize sunulmamasıyla Arthur’un günü kurtaracağı konusunda hiçbir endişeye düşmüyoruz. Böylece film, heyecanını ve ritmini yüksek tutmak için, kahramanımızın karşılaşacağı zorlukları ve tehditleri ortaya koymaktansa, görsel efektlerine ve aksiyon sahnelerine güvenmeyi tercih ediyor.

DC evreninin en yeni odağı Aquaman, görsel efektlerin yardımıyla izleyicisine yeni bir dünyayı tanımanın heyecanını yaşatıyor. Yönetmen James Wan’ın katkıları sayesinde ritmini ve hızını korumayı başaran film, karmaşık hikâyesinde kaybolmayıp çizgi roman evreninin klişelerini abartan tavrının peşinden olayların akışına kapılarak izlendiğinde oldukça eğlenceli dakikalar sunuyor. Üstelik bitiminden sonra olası bir devam filmi için soru işaretlerini de akıllara getirmeyi ihmal etmiyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi