y8T20__amek

Gözlerimizi kapattığımız birçok sosyo-ekonomik problemle her yeni filmi aracılığıyla izleyicisini yüzleştiren ve izleyicisinin üzerinde olası bir mutsuzluk ve bazen de gözyaşı bırakan bir yönetmen Alejandro González Iñárritu. Modern toplumun modern bireyleri olarak kapılıp gittiğimiz ve gözümüzün önündeki sınıf farkına, kapitalizmin nasıl bir canavara dönüştüğüne ve bu durumun yarattığı fırsat eşitsizliğine gözlerimizi kapatmışken, her yeni filmiyle izleyicisinin kulağına bir şeyler fısıldayan ve adeta onun gözleri olan bir yönetmenin sınıfsal farklılığı kamerasıyla resmetmesi elbette etkileyici biçimlerde gerçekleşiyor. 2000 yılında Amores Perros – Paramparça Aşklar ve Köpekler adlı filmiyle ilk uzun metraj projesini gerçekleştirmiş olan Alejandro González Iñárritu’nun Ölüm Üçlemesi olarak anılan üçlemesinin her birinin senaryosunu Guillermo Arriaga yazmıştı. Hırsızlıkla geçinen abisinin karısı Susana’ya aşık olan ve onunla birlikte kaçabilmek için gereken parayı toplamak adına köpeği Cofi’yi köpek dövüşelerine sokan Octavio ile Susana’nın hikâyesi ile açılan film, üç hikâyeyi birbirine bağladığı kaza sahnesiyle ünlü manken Valeria ile Valeria için karısını ve çocuklarını terk etmeyi göze almış olan Daniel’in hikâyesine geçiş yapar.

Amores Perros’ta Sınıfsal Farklılığın Kurulumu

Amores-Perros-filmloverss,

Fandor tarafından hazırlanan video çalışmasında sınıfsal farklılığın Iñárritu sinemasında perdeye nasıl yansıtıldığı konusu öncelikli olarak sanat yönetimi açısından inceleniyor. Sahnelerde kullanılan objeler, kostümler, odaların dizaynı, kullanılan renkler başta olmak üzere tüm bu nosyonlar Iñárritu’nun zihnindeki görselliği yansıtmak için kullanılıyor. Üst sınıf özelinde kurgulanan dünyada renklerin, kahverengi ve beyazların arasında daha pastel tonlarda tercih edilmesinin yanı sıra evlerde kullanılan alanların geniş ve yüksek ışığın göze çarptığı ferah ortamlar olması dikkat çekiyor. Gelir düzeyi düşük karakterlerin yaşadığı ortam ise çok daha dar, her şeyin iç içe olduğu bir karmaşayla karanlık bir atmosferde sunuluyor. Renkler ise iç içe geçmiş bir biçimde adeta bir kaosu resmediyor. Düzen ve dağınıklığın çatışmasında Iñárritu’nun  kamerası durumları tüm gerçekçiliğiyle izleyiciye sunuyor.

Iñárritu’nun başarılı filmlerinden Amores Perros’ta sınıfsal farklılığın kameraya nasıl yansıdığını aşağıdaki video üzerinden ayrıntılı bir biçimde inceleyebilirsiniz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi