14dOICbwSIs

Sinemanın gördüğü en büyük yönetmenlerden olan Alfred Hitchcock, 1964 yılında katıldığı bir televizyon programında mutluluğun son derece ilham verici bir tanımını yapıyor.

Alfred Hitchcock, daha çok Vertigo, Psycho ve The Birds gibi korku ve gerilim filmlerindeki başarısıyla hatırlansa da, onun etkilerini türlerden bağımsız olarak tüm janrlarda gözlemleyebiliriz. En gerilimli hikâyenin içine dahi kendine has bir mizah tonu tutturmayı başaran ve günlük hayatında da son derece esprili ve nüktedan bir mizaca sahip olduğu bilinen bir isim Hitchcock. Karanlık anlatıların ustasının 1964’te katıldığı bir televizyon programında yaptığı mutluluk tanımı, onun hem ne kadar yaşam dolu bir insan olduğunu hem de yaratıcılık kavramına ne denli önem verdiğini gözler önüne seriyor.

Hitchcock’un Mutluluk Tanımı

Programda sunucunun Alfred Hitchcock’a mutluluğun tanımını sorduktan sonra aldığı cevap şöyle:

“Açık bir ufuk… Endişe edecek hiçbir şeyin olmaması. Yıkıcı hiçbir şeyin olmadığı, sadece yaratıcı şeylerin olduğu ve bu hislerin sizi sarmaladığı bir durum. Ben tartışmalara, insanların arasındaki çekişmelere katlanamam. Nefret duygusu enerji kaybıdır ve bu hiç yapıcı bir durum değildir. Ben çok duygusalımdır. Yakınımdaki insanlardan gelebilecek sivri bir söz beni günlerce üzebilir. Çok farklı duygulardan oluşan insanlar olduğumuzu biliyorum. Fakat negatif duygulardan arınıp ileriye bakabildiğimiz zaman önümüzdeki yol açılır; artık yeni bir şey yaratabiliriz. Sanırım bu, benim en mutlu olabileceğim durum.”

Bu tanımlanın da gösterdiği üzere, Hitchcock’a göre yaratmak ya da yaratıcılığın önüne açan durumlar mutluluğa giden yol. Mutlulukla yaratıcılığı eşdeğer gören bu bakış açısının Alfred Hitchcock gibi sinemanın gördüğü en yenilikçi, en inovatif isimlerinden birinin dudaklarından dökülüyor oluşu çok da şaşırtıcı olmasa gerek.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi