Alfonso Cuarón, yeni filmi Roma’nın ortaya çıkış öyküsünü ve neden Netflix’i seçtiğini açıklarken Roma’dan önce çekmeyi planladığı, 100.000 yıl önce geçip Adem ve Havva’nın hikâyesini konu alan filmi hakkında konuştu. 

Meksikalı yönetmen Alfonso Cuarón, Gravity’nin ardından siyah beyaz formatta çektiği Roma ile geri dönüyor. Netflix’in haklarını elinde bulundurduğu film, Toronto, New York ve Filmekimi gibi festivallerde boy gösterdi.

1970’li yıllarda Meksika’da yaşayan orta sınıf bir ailenin yaşamını konu alan film, yönetmenin kendi hayatından da izler taşıyor. Cuarón, en kişisel filmi olarak tanımladığı Roma hakkında The Hollywood Reporter‘a açıklamalarda bulundu. Her zaman bu filmi çekmeyi arzulayan yönetmen, Roma’nın ortaya çıkış sürecinden bahsetti.

Alfonso Cuarón: “Hollywood Filmlerinde Edindiğim Tecrübeleri Roma’da Kullanmak İstedim.”

Alfonso Cuarón, yıllar önce Meksika’daki Morelia Film Festivali’nde Cannes Film Festivali’nin başkanı Thierry Frémaux bir araya gelmiş ve ‘100.000 yıl önce Adem ve Havva’nın hikâyesini konu alan bir aile draması’ hakkında bir film çekmek istediğini söylemiş. Hatta fikir olarak oldukça ilginç gözüken bu proje için yönetmen çok fazla antropolojik araştırma yapmış. Bu tarzda bir film çekmenin oldukça zor olduğunu düşünen Fremaux, yönetmene Y Tu Mamá También kalitesinde daha kişisel bir film yapmasını söylemiş ve böylece Roma ortaya çıkmış.

Bilindiği üzere Roma, Alfonso Cuarón’un Y Tu Mamá También’den tam 18 yıl sonra Meksika’ya geri döndüğü ilk film. Yıllar sonra Meksika’ya dönmenin mutluluğunu yaşayan Cuarón, Hollywood filmlerinde edindiği tecrübeleri bu filmde kullanmak istemiş. Çok sevdiği gerçek karakterleri ele aldığını söyleyen yönetmen, oyunculara senaryonun tamamını vermek yerine direktifler yoluyla bu süreci yönetmiş. Gerçek hayatın kaotik durumunu bire bir yansıtmak ve hayatın karmaşasını tüm yönleriyle ele almak için oyuncularla uzun uzun konuşmuş. Alfonso Cuarón, samimi bir film ortaya çıkarmak adına işini ince eleyip sık dokumuş.

Alfonso Cuarón: “Roma’nın Netflix’te Gösterecek Olmasından Çok Mutluyum.”

Hatırlayacak olursanız yayın politikası gereği filmlerini vizyona sokmayan Netflix ile Cannes arasındaki rekabet giderek kızışmış ve bu durum, Roma’nın festivalde gösterilmesini engellemişti. Bu konudaki hayal kırıklığını dile getiren Cuarón, filmi Venedik Film Festivali’ne gönderdi ve Altın Aslan’ı kazandı.

Bununla beraber yönetmen, yeni filmi için neden Netflix’i seçtiğine dair açıklamalarda bulundu. İlk başta filmin yalnızca sinemada vizyona girecek olma ihtimali Cuarón’u çok endişelendirmiş. Bunun en büyük nedeni ise filmin siyah beyaz formatında İspanyolca çekilmiş olması ve tamamı yeni yüzlerden oluşan oyuncu kadrosu. Bu iki faktörün varlığı, yönetmene göre filmin tüm dünyaya ulaşabilmesini zorlaştırıyor. Bundan dolayı Alfonso Cuarón, filmin dağıtımını zorlaştıran bu etmenleri ortadan kaldırmak için Netflix’i seçiyor. Tüm dünyada çevrimiçi yayın yapan bir platformda filmi göstermenin akıllıca bir hamle olduğunu düşünüyor.

Aynı zamanda Alfonso Cuarón, Roma ile farklı tarza yönelmek konusundaki düşüncelerini şu şekilde açıklıyor: “Aynı filmi tekrar tekrar yapan bir auteur değilim. Daha çok farklı tema ve türlerle ilgilenen bir sinemasever gibiyim. Her filmimde yeni şeyler keşfediyorum.”

Yönetmenin bu açıklamaları filmi bir an önce izleme isteği uyandırıyor. Merakla beklediğimiz Roma’nın, 14 Aralık‘ta Netflix’te yayınlanacağını sözlerimize ekleyelim.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi