30 Kasım 2009’da yaşamını yitiren kıymetli yönetmen Ahmet Uluçay, hayatı boyunca sadece bir tane uzun metraj sinema filmi çekebildi, ancak bu durum yüzlerce film çeken bir usta gibi uğurlanmasına mani değildi.

Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde doğup büyüyen ve hayatı boyunca yaşadığı şehirde sinema yapabilmeyi hayal eden Uluçay’ın sinemasal yolculuğu çektiği kısa filmlerle başlamıştı. Uluçay, 1993’de çektiği Optik Düşler adlı ilk kısa filmiyle yarışmalarda boy göstermiş, ardından aynı yıl çektiği ve engelli bir çocuğun köydeki yaşamına odaklanan Koltuk Değneklerinden Kanat Yapmak’la dikkat çekmeyi başarmıştı. Ahmet Uluçay’ın ilk iki filmi ve peşi sıra gelen 1995 yapımı Bizim Köyün Orta Yeri Sinema, Minyatür Kosmos’ta Rüya, İnci Denizin Dibinde gibi filmleri, hem nahif dünyasının bir yansımasıydı, hem de ustalıklı bir sinema duygusu taşıyordu. Teknik anlamda bu filmlerin tamamı problemlere sahipti, hatta çoğunu şimdilerde bulup izlemek de güç. O dönem festivalleri, yarışmaları takip edenlerin görebildiği, birkaçı “Karpuz Kabuğunda Gemiler Yapmak” DVD’sine eklenen bu filmler, yine de o dönem üretilen diğer kısa filmlerden yarattığı his itibarıyle ayrılıyordu.

Beyaz Giyme Toz Olur

Ahmet Uluçay, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak’la topladığı ödüller nedeniyle sahneye her çıktığında, köyde yaşayan ve herkesten daha zor film çeken bir insan olduğunu, bu konuda söylenecek başka söz olmadığını, imkânı olsa pekala daha rahat şekilde film yapabilmeyi arzu ettiğini belirtmişti –elbette kendisi bunları çok daha nükteli, çok daha şairane ifade etti her seferinde. Yönetmen, çektiği filmleri hamallık, inşaat işçiliği, tavukçuluk ve türlü ayak işi yaparak gerçekleştirebildi. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, alışveriş merkezlerinin, adım başı sinemanın olmadığı bir yerde sinema yapmaya çalıştı. Etrafında onu deli yerine koyan, alay edenler oldu. Kendi deyimiyle sinema yapabilmek için çok uzun süre kötü işlerde çalıştığı için hastalandı, beynindeki tümör nedeniyle hayatı çok zorlaştı. Ahmet Uluçay tüm filmlerini bu şartlar altında çekti. Yine de Uluçay’ın film çekmiş olması, hem de iyi bir film çekmiş ve ödül almış olması, sadece ama sadece onun sinemasal sezgileriyle eriştiği bir başarıydı. Uluçay son derece zor şartlarda film çektiği için değil, iyi bir sinemacı olduğu için, müthiş bir sinema sezgisine sahip olduğu için ödüllendirildi. “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” özelinde Uluçay’ın sinemasal dehasını değil, onun yaşam şartlarını konuşmak bir kesimin daha kolayına gelmişti geçmişte. Lakin asıl konuşulması gereken Uluçay’ın müthiş film duyusuydu. Zira kendisi hastalığını ve yoksulluğunu vurgulamamaya, özellikle bu meselenin istismar edilebilecek bir algıya sebep olmamasına çabaladı hep. Çok ağır bir ameliyattan çıkmış olmasına rağmen filmden sonra kazandığı ödülleri almak için her sahneye çıkışında dinç görünmeye çalıştı, yeri geldi dans etti, yeri geldi yorulup bitkin düşene kadar izleyenlerle soru-cevap gerçekleştirdi. Zor şartlarda film çektiği için değil, gerçekten iyi bir sinemacı olduğu için alkışlanmak istedi. Şahit olduğumuz kadarıyla sadece daha iyi filmler yapabilmek için talepleri vardı, başka bir şey için değil. Genel olarak Ahmet Uluçay’ın dünyayı sinemayla duyumsayan bir yönetmen olduğunu iddia edebiliriz pekala. Buna en iyi örneklerden biri, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak’ta yer verdiği türkülerden Beyaz Giyme Toz Olur’un filme dâhil ediliş hikâyesi olabilir. Senaryo yazarı ve yönetmen Safa Önal’ın aktardığına göre geçirdiği ağır bir ameliyattan sonra Uluçay, hastanede ilk kez yürümeye başladığında bu türküyü işitmiş ve bu filmde kullanmaya karar vermiş. Yönetmen Uluçay, son olarak Bozkırda Deniz Kabuğu adlı bir film için çalışmalara başlamış, ancak ömrü bu projeyi tamamlamaya vefa etmemişti.

Sonuç olarak Ahmet Uluçay, “Exorcise” (2000) gibi döneminin en iyi kısa filmlerinden birine imza atan, “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” gibi leziz bir uzun metrajı çeken, bu film özelinde sara kriziyle sinema izleme deneyimini bağdaştırmak, ceviz ikram ederek ilan-ı aşk etmek, ceviz yiyerek bu aşkı kabullenmek gibi nahif fikirlerle dolu bir film çekmiş olan, memleketimizin kaybettiği en önemli yönetmenlerden biri ve bu sonsuza dek değişmeyecek.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi