70. Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış Ödülü’nü kazanan İnatçı Bir Adam – Lerd’in yönetmeni Mohammad Rasoulof, ulusal güvenliği tehlikeye atmak ve İslam hükûmetine karşı propaganda yapmak suçundan bir yıl hapis cezasına çarptırıldı.

İran sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Jafar Panahi‘yi bilmeyeniniz yoktur. Bir dönem asistanlığını yaptığı Abbas Kiarostami’den oldukça etkilenen, sonradan çektiği filmlerle kendi sinema dilini oluşturan Panahi, politik görüşünü filmlerine entegre etmesiyle dikkat çekti ve benimsediği bu tutum nedeniyle İran hükûmetinin sansürüne uğradı, film çekmesi yasaklandı ve hatta bu dönemde cezaevine girdi. Ancak Jafar Panahi, kendi ülkesindeki baskılara rağmen film çekmekten hiçbir zaman vazgeçmedi, yeni filmleriyle izleyici karşısına çıkmaya devam etti.

Jafar Panahi’nin karşılaştığı bu zorlukları hatırlatmamızın nedeni, bir diğer İranlı yönetmenin Panahi’nin yaşadığı sansür sürecinin benzerini yaşamak üzere olması. Bé omid é didar, Dast-neveshtehaa nemisoosand, Keshtzar haye sepid filmleriyle tanınan, 70. Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış Ödülü’nü kazanan İnatçı Bir Adam – Lerd’in yönetmeni Mohammad Rasoulof, ulusal güvenliği tehlikeye atmak ve İslam hükûmetine karşı propaganda yapmak suçundan İran Devrim Mahkemesi tarafından bir yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Mohammad Rasoulof, Daha Önce İran Hükûmetinden Filmlerinin Politik İçeriğiyle İlgili Eleştiri Almıştı

Screen Daily’nin haberine göre Mohammad Rasoulof, iki yıl boyunca İran’ı terk edemeyecek ve bu süreçte siyasi ve sosyal kuruluşlara hiçbir şekilde üye olamayacak. Cezayı temyize götürmek için 20 günlük bir süreye sahip olan yönetmen, herhangi bir temyiz işlemiyle ilgili karamsar olduğunu söyledi. Kariyeri boyunca Hamburg’da yaşayan Rasoulof, daha önce İran hükûmetinden filmlerinin politik içeriğiyle ilgili eleştiri almıştı.

Hatta 2017’de, Lerd’in Telluride Film Festivali’ndeki prömiyerinden sonra Tahran’a geri döndüğünde pasaportuna el konulmuş ve seyahat yasağı getirilmişti. Benzer şekilde 2013 yılında Dast-neveshtehaa nemisoosand’ın Cannes’daki prömiyerinden sonra Tahran’a geri döndü ve 9 ay boyunca İran’dan ayrılması ve 20 yıl boyunca film çekmesi yasaklandı. Ancak Mohammad Rasoulof vazgeçmedi ve olumlu eleştiriler alan A Man of Integrity filmini çekti. Şu an yeni bir film çekme hazırlığında bulunmayan yönetmenin bu bir yıllık süreci nasıl geçireceği merak konusu.

Öte yandan İran’daki İnsan Hakları Merkezi’nin genel müdürü Hadi Ghaemi ise konuyla ilgili “İran sineması, sansürü ve sanatçıların devam eden zulmüne rağmen uluslararası beğeni topladı. Rasoulof’un tek suçu, İran’ın kültürü ve toplumu hakkındaki devlet anlatılarını desteklemeyen sanatsal bir vizyon izlemekti.” açıklamasını yaptı.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi