Genç İtalyan yönetmen Jonas Carpignano, ilk kez 2012 yılında çektiği kısa metraj filmi A Chjàna ile başladığı hikâye serisini, bu yıl Cannes'da prömiyerini yaptığı Quinzaine bölümünde ses getiren yeni filmi A Ciambra'yla sürdürüyor. Şimdilik dört filmdir devam eden bu serinin temelinde Ayiva ve Pio karakterlerinin hayatlarını sürdürdükleri İtalya’nın güneyindeki Calabria bölgesinde gelişen tanışıklıkları yer alıyor. Her bir filmde ikisinin farklı bir dönemlerini ya da başlarından geçen farklı bir sorunu konu edinen yönetmen Carpignano yeni filminde artık ergenlik çağına adımını atan Pio Amato’nun ‘erkek olma’ mücadelesine ve atalarından miras aldığı köklerine odaklanıyor. Aslında 2012 yılındaki kısa film A Chjàna’da bu ikiliden yalnızca Ayiva ile tanışabiliyoruz. Henüz Pio’yla karşılaşmadığımız bu filmde Afrikalı mülteci işçilerin Calabria bölgesindeki Rosarno kasabasında başlattığı isyana tanıklık ediyorduk. Kendisi de daha iyi hayat şartları uğruna Burkina Faso’dan göçmek zorunda kalmış Ayiva’nın hikâyesi üzerinden İtalya’daki mülteci sorununa içerden ve gerçekçi bir pencere sunuyordu. Ardından bu seneki filmi A Ciambra ile aynı adı taşıyan 2014 yapımı kısa filminde ise Rosarno kasabasından banliyö treniyle sadece bir duraklık uzaklıkta bulunan liman mahallesi Gioia Tauro’ya geçiyoruz. Biz, henüz 10 yaşındaki çingene Pio’yla ve Amato ailesinin diğer fertleriyle tanışma fırsatı yakalarken Pio ve Ayiva’nın hikâyesi de ilk kez bu filmde kesişiyordu. Sonrasında genç yönetmen Carpignano 2015 yılında, Ayiva’nın göç hikâyesini bu kez geniş bir şekilde anlatan bol ödüllü ilk uzun metraj filmi Mediterranea ile tüm dünyada adını duyurabilmeyi başarmıştı. A Ciambra: Atalarının Limanında Tüm bu parçaları birleştirdiğimizde bir Güney İtalya kasabasında, küçük kızını ardında bırakmak zorunda kalmış bekâr bir Afrikalı mülteci olan Ayiva ile atalarından gelen göçebelik ruhunu kuşaklardır yerleşik kaldıkları bu sıcak topraklarda muhafaza etmeye çalışan bir çingene ailesinin en genç ve bıçkın üyesi Pio’nun müthiş dostluk hikâyesine ulaşıyoruz. Carpignano’nun sürekli farklı bir dönemini farklı bir gelişmeyi odağına alarak aktardığı bu hikâyenin iki ana kahramanı da bir şekilde dışlanmış mahallelerin dışlanmış sakinleri. Bölgede her konuda ağırlığını hissettiren ve açlıkla boğuşan gecekondu ailelerini haraca bağlayarak liman villalarında yaşayan irili ufaklı mafyaları görüyoruz. Artık stereotipleşmiş güneyli İtalyan mafyalarının günümüzdeki etkinliğine en gerçek hâliyle şahit oluyoruz. Haracın, rüşvetin, insan kayırmanın günlük işleyişin ana parçaları hâline geldiği bu bölgede çalışabilecek herhangi bir iş ya da gösterilebilecek herhangi bir emek alanı kalmamış vaziyette. Polisiyle, mafyasıyla tüm bu düzenin temelinde tüm mahallenin büyük bir aile olduğu vurgusu olması dikkat çekici. Ancak bu haraç düzenine karşı koyulmaması şartıyla bu mahallelerde hayatta kalabilir ve kutsal ailenin bir parçası olarak güven içinde uyuyabilirsiniz. A Ciambra’da net bir şekilde anlatılan bu kirli sistemi, etrafındaki dünyanın ve sevdiği-saydığı değerlerin gerçek yüzünün farkına varan ergenlik çağına henüz girmiş Pio’nun gözlerinden görüyoruz. Atalarının bugünlere nasıl geldiğini, bugün içinde yaşadıkları pisliği ve özendiği büyüklerinin acizliklerini keşfettiği bu kabus gibi büyüme evresinde kendisini bu tanıdık dünyaya ispatlama savaşına girişiyor. Giriştiği bu savaş aynı zamanda Pio’nun henüz tanımadığı ama varlığından yeni haberdar olduğu daha büyük dünyaya tutunabilmesi için ilk adımı oluyor.

Yazar Puanı

Puan - 65%

65%

A Ciambra’da net bir şekilde anlatılan bu kirli sistemi, etrafındaki dünyanın ve sevdiği-saydığı değerlerin gerçek yüzünün farkına varan ergenlik çağına henüz girmiş Pio’nun gözlerinden görüyoruz.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
65

Genç İtalyan yönetmen Jonas Carpignano, ilk kez 2012 yılında çektiği kısa metraj filmi A Chjàna ile başladığı hikâye serisini, bu yıl Cannes’da prömiyerini yaptığı Quinzaine bölümünde ses getiren yeni filmi A Ciambra’yla sürdürüyor. Şimdilik dört filmdir devam eden bu serinin temelinde Ayiva ve Pio karakterlerinin hayatlarını sürdürdükleri İtalya’nın güneyindeki Calabria bölgesinde gelişen tanışıklıkları yer alıyor. Her bir filmde ikisinin farklı bir dönemlerini ya da başlarından geçen farklı bir sorunu konu edinen yönetmen Carpignano yeni filminde artık ergenlik çağına adımını atan Pio Amato’nun ‘erkek olma’ mücadelesine ve atalarından miras aldığı köklerine odaklanıyor.

Aslında 2012 yılındaki kısa film A Chjàna’da bu ikiliden yalnızca Ayiva ile tanışabiliyoruz. Henüz Pio’yla karşılaşmadığımız bu filmde Afrikalı mülteci işçilerin Calabria bölgesindeki Rosarno kasabasında başlattığı isyana tanıklık ediyorduk. Kendisi de daha iyi hayat şartları uğruna Burkina Faso’dan göçmek zorunda kalmış Ayiva’nın hikâyesi üzerinden İtalya’daki mülteci sorununa içerden ve gerçekçi bir pencere sunuyordu. Ardından bu seneki filmi A Ciambra ile aynı adı taşıyan 2014 yapımı kısa filminde ise Rosarno kasabasından banliyö treniyle sadece bir duraklık uzaklıkta bulunan liman mahallesi Gioia Tauro’ya geçiyoruz. Biz, henüz 10 yaşındaki çingene Pio’yla ve Amato ailesinin diğer fertleriyle tanışma fırsatı yakalarken Pio ve Ayiva’nın hikâyesi de ilk kez bu filmde kesişiyordu. Sonrasında genç yönetmen Carpignano 2015 yılında, Ayiva’nın göç hikâyesini bu kez geniş bir şekilde anlatan bol ödüllü ilk uzun metraj filmi Mediterranea ile tüm dünyada adını duyurabilmeyi başarmıştı.

A Ciambra: Atalarının Limanında

Tüm bu parçaları birleştirdiğimizde bir Güney İtalya kasabasında, küçük kızını ardında bırakmak zorunda kalmış bekâr bir Afrikalı mülteci olan Ayiva ile atalarından gelen göçebelik ruhunu kuşaklardır yerleşik kaldıkları bu sıcak topraklarda muhafaza etmeye çalışan bir çingene ailesinin en genç ve bıçkın üyesi Pio’nun müthiş dostluk hikâyesine ulaşıyoruz. Carpignano’nun sürekli farklı bir dönemini farklı bir gelişmeyi odağına alarak aktardığı bu hikâyenin iki ana kahramanı da bir şekilde dışlanmış mahallelerin dışlanmış sakinleri. Bölgede her konuda ağırlığını hissettiren ve açlıkla boğuşan gecekondu ailelerini haraca bağlayarak liman villalarında yaşayan irili ufaklı mafyaları görüyoruz. Artık stereotipleşmiş güneyli İtalyan mafyalarının günümüzdeki etkinliğine en gerçek hâliyle şahit oluyoruz. Haracın, rüşvetin, insan kayırmanın günlük işleyişin ana parçaları hâline geldiği bu bölgede çalışabilecek herhangi bir iş ya da gösterilebilecek herhangi bir emek alanı kalmamış vaziyette. Polisiyle, mafyasıyla tüm bu düzenin temelinde tüm mahallenin büyük bir aile olduğu vurgusu olması dikkat çekici. Ancak bu haraç düzenine karşı koyulmaması şartıyla bu mahallelerde hayatta kalabilir ve kutsal ailenin bir parçası olarak güven içinde uyuyabilirsiniz.

A Ciambra’da net bir şekilde anlatılan bu kirli sistemi, etrafındaki dünyanın ve sevdiği-saydığı değerlerin gerçek yüzünün farkına varan ergenlik çağına henüz girmiş Pio’nun gözlerinden görüyoruz. Atalarının bugünlere nasıl geldiğini, bugün içinde yaşadıkları pisliği ve özendiği büyüklerinin acizliklerini keşfettiği bu kabus gibi büyüme evresinde kendisini bu tanıdık dünyaya ispatlama savaşına girişiyor. Giriştiği bu savaş aynı zamanda Pio’nun henüz tanımadığı ama varlığından yeni haberdar olduğu daha büyük dünyaya tutunabilmesi için ilk adımı oluyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi