Druk’tan Never Gonna Snow Again’e, Schwesterlein’dan Notturno’ya, 93. Akademi Ödülleri Töreni’nde En İyi Uluslararası Film Oscarı için yarışabilecek filmler!

Pandemi şartlarında gerçekleştirilen Venedik ve Toronto gibi önemli film festivalleri, ödül sezonunda öne çıkan filmleri gün yüzüne çıkarmış, hatta En İyi Uluslararası Film Oscarı için yarışabilecek ya da değerlendirilmeye sunulabilecek filmlerin yavaştan ortaya çıkmaya başlamasına vesile olmuştu.

Geçtiğimiz aylarda dünya prömiyerini 70. Berlin Film Festivali’nde yapan, Stéphanie Chuat ve Véronique Reymond ikilisinin yazıp yönettiği ve usta oyuncu Nina Hoss’un başrolünde yer aldığı Kız Kardeşim – Schwesterlein filmi, İsviçre’nin Oscar aday adayı olarak seçilmiş; W imie…, Cialo, Twarz gibi filmlerle Berlin Film Festivali’ne konuk olan ve uluslararası pek çok festivalde ödüle layık görülen, Malgorzata Szumowska‘nın yönettiği Never Gonna Snow Again ise Polonya adına değerlendirilmeye sunulan film olmuştu.

Bu iki ülkenin aday filmini belirlemesinden sonra gözler diğer ülkelere çevrildi. Hangi ülkenin hangi filmi göndereceğini merakla beklediğimiz bu süreçte IndieWire, koronavirüs salgını nedeniyle 25 Nisan 2021‘e ertelenen 93. Akademi Ödülleri Töreni‘nde En İyi Uluslararası Film Oscarı için yarışabilecek filmleri bir araya getirdi. Gelin hep birlikte bu filmlerle ilgili bilgilere yakından bakalım.

93. Akademi Ödülleri Töreni’nde En İyi Uluslararası Film Oscarı İçin Yarışabilecek Filmler

En İyi Uluslararası Film Oscarı

2012 yapımı The Hunt’ta birlikte çalışan Thomas Vinterberg ve Mads Mikkelsen‘in yeniden bir araya geldiği Druk – Another Round filmi, Danimarka’nın Oscar aday adayı olabilecek bir yapım olarak adından söz ettiriyor. Cannes ve Toronto’da olumlu yorumlar alan film, belli bir seviyeyi aşmayan alkol tüketiminin etrafımızdaki dünyayı daha açık bir zihinle algılamamızı sağladığı teorisini test eden bir grup lise öğretmeninin hikâyesini anlatıyor.

En İyi Uluslararası Film Oscarı

Dünya prömiyerini yaptığı 77. Venedik Film Festivali’nin beğeniyle karşılanan yapımları arasında kendisine yer bulan Notturno belgeseli, olarak İtalya adına Oscar’da yarışabilme potansiyeli taşıyor. Bunu söylememizin nedeni ise belgeseli çeken Gianfranco Rosi’nin 2016 yapımı Fire at Sea belgeseliyle Oscar’a aday olmuş olması. Dolayısıyla bu durum, belgeselin Oscar yarışındaki şansını ve son beşe kalma ihtimalini güçlendiriyor. Ayrıca karşımızda geçtiğimiz yıl hem belgesel kategorisine hem de En İyi Uluslararası Film Oscarı’na aday olan Honeyland gibi bir örnek olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

Ek olarak en son Dogman’e imza atan Matteo Garrone’nin yazıp yönettiği, Life Is Beautiful filmiyle Oscar kazanan Roberto Benigni’nin Geppetto’yu canlandırdığı Pinocchio ve Sophia Loren’in yıllar sonra sinemaya geri döndüğü The Life Ahead’in de aday olarak göz önünde bulundurulma ihtimâli var.

 En İyi Uluslararası Oscarı

Fransa açısından olaya bakacak olursak Louis Garrel, Fanny Ardant, Marine Vacth gibi Fransa sinemasındaki önemli isimlerin oyuncu kadrosunda yer aldığı, en son Vincent Cassel’li Mon roi filmini çeken Maïwenn imzalı ADN filmi ön plana çıkıyor. Netflix’in haklarını satın aldığı film, bir kadının kendisini çocukken toksik bir ev hayatından koruyan dedesinin ölmesiyle yaşanan olayları anlatıyor.

77. Venedik Film Festivali’nin Ana Yarışma bölümünde En İyi Senaryo ödülünü kazanan, Alfonso Cuarón’un yürütücü yapımcılığını üstlendiği, Chaitanya Tamhane imzalı The Disciple, Hindistan’ın Oscar’a gönderebileceği aday olarak dikkat çekerken, Venedik’ten Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen Dear Comrades! filmi ise Rusya için Oscar’da şansını deneyebilir.

2006 yapımı Esma’nın Sırrı – Grbavica filmiyle dikkat çeken Bosnalı yönetmen Jasmila Žbanić’in kamerasını bir kez daha Bosna Savaşı’na çevirdiği Quo Vadis, Aida?, hem dünya prömiyerini yaptığı Venedik’te hem de sonrasında ziyaret ettiği Toronto Film Festivali’nde adından övgüyle söz ettirmeyi başardı. Bosna Hersek’in Oscar için düşündüğü film, izleyiciyi 1995 yılının Bosna’sına götürüyor ve bölgede yaşanan vahşeti Birleşmiş Milletler için çevirmenlik yapan Aida’nın gözünden anlatıyor. Taraflar arasında devam eden görüşmelerde tercümanlık yapan Aida, tarihin en kanlı katliamlarından birine uzanan sürece ilk elden şahit oluyor.

Japonya’nın ise The Mourning Forest – Mogari no mori, Still the Water – Futatsume no mado ve Hikari gibi filmlerle tanınan Naomi Kawase’nin yönettiği True Mothers ve yakın dönem Japonya sinemasının önemli isimlerinden Kiyoshi Kurosawa’nın yazıp yönettiği Wife of a Spy filmleri arasından bir seçim yapması bekleniyor.

Öte yandan Parasite için yürüttüğü Oscar kampanyasıyla prestij kazanan NEON şirketi, Fildişi Sahilleri’nin seçtiği Night of the Kings filminin haklarını satın aldı. Film için nasıl bir kampanya yürütüleceğini dört gözle bekliyoruz.

IndieWire’a göre bugün itibarıyla En İyi Uluslararası Film Oscarı yarışında öne çıkanlar ve şansı bulunanlar şöyle:

Öne Çıkanlar

Druk (Thomas Vinterberg, Denmark)
Schwesterlein (Stéphanie Chuat ve Véronique Reymond, İsviçre)
Notturno (Francisco Rosi, Italya)

Yarışın İçinde Bulunanlar

Atlantis (Valentyn Vasyanovych, Ukrayna)
Lunana: A Yak in the Classroom (Pawo Choyning Dorji, Bhutan)
Never Gonna Snow Again (Małgorzata Szumowska ve Michał Englert, Polonya)
Night of the Kings (Dyula Philippe Lacôte, Fildişi Sahilleri)
Quo Vadis, Aida? (Jasmila Žbanić, Bosna-Hersek)
River Tales (Julie Schroell, Lüksemburg)
A Sun (Chung Mong-hong, Tayvan)

Kaynak: IndieWire

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information