91. Akademi Ödülleri henüz noktalanmışken gelin gelecek yılki törende hangi filmleri görebiliriz bir göz atalım.

Kimilerine göre son yılların en kötü Oscarları’ndan bir tanesini geçtiğimiz haftayla birlikte geride bıraktık. Özellikle Bohemian Rhapsody’nin kazandığı dört ödüle gösterilen haklı tepkiyle birlikte En İyi Film Oscarı’na uzanan Green Book’un, ödülü kazanan son yıllardaki en zayıf filmlerden bir tanesi olarak nitelendirilmesi, bundaki en önemli etmenlerden iki tanesi kuşkusuz. Ancak her şeye rağmen Akademi Ödülleri’nin 91.’sini geride bıraktık ve artık önümüze bakmanın vakti geldi.

Gelişen teknolojiyle birlikte bazen esas olay ya da etkinliğin, yaşanan sürece kıyasla daha sönük kaldığına şahit olabiliyoruz. Örnek vermek gerekirse NBA All Star’a oyuncu seçim süreci, bazen All Star’ın kendisinden daha keyifli hâle gelebiliyor. Ya da Anthony Davis’in hangi takıma takas olacağı şu an New Orleans Pelicans’tan çok daha önemli durumda. Bu örnekleri rahatlıkla Oscar’a da uyarlayabiliriz. Venedik Film Festivali’yle birlikte resmen başlayan ödül mevsimi süresince hangi film ya da oyuncunun Oscar adaylığı elde edeceği ya da ödül gecesinden önce kimlerin ödül kazanacağını tahmin etmek, zaman zaman Oscar’ın kendisinden daha eğlenceli olabiliyor. Hâl böyleyken 2020 Oscarları için ilk kurşunu biz sıkalım istedik ve gelecek senenin tahminlerine yaklaşık bir yıl önceden başladık. Bu tahminlerin oldukça ham kanıtlara dayandığını ve tutmama ihtimalinin daha yüksek olduğunu belirtmeye gerek yok sanırım. Ancak bu durum, elbette ki durdurmadı.

Sözü fazla uzatmadan sizleri aşağıdaki 17 filmle baş başa bırakalım. 9 Şubat 2020’de görüşmek üzere.

92. Akademi Ödülleri’nde Oscar Adaylığı Elde Edebilecek 17 Film

A Beautiful Day in the Neighborhood

İlk uzun metrajı The Diary of a Teenage Girl ile Berlin ve Sundance de dahil olmak üzere pek çok ödül kazanan Marielle Heller, bu sene 3 dalda Oscar adaylığı elde eden Can You Ever Forgive Me? ile yönetmen kategorisinde adaylık elde etmeye oldukça yaklaşmıştı. İlk iki filmiyle bu denli başarılı olan genç yönetmen, bir sonraki filminde ise iki Oscarlı Tom Hanks ile çalışıyor. Geçtiğimiz yıl çok konuşulan Won’t You My Neighbor? belgeselinin de merkezinde yer alan Amerika’nın ünlü televizyon figürü Fred Rogers’ı konu ediniyor olması, filmin Amerikan medyasında daha fazla ön plana çıkmasına vesile olabilir.

Dry Run

Velvet Goldmine, Far From Heaven ve I’m Not There’in ardından Carol’la Oscar adaylığı konusunda zirvesini yaşayan Todd Haynes, prömiyerini Cannes’da yapan son filmi Wonderstruck’la Akademi’nin radarına girememişti. Haynes’in, ünlü DuPont ailesine büyük bir dava açan Robert Bilott’u merkezine alacak yeni filminde Mark Ruffalo, Anne Hathaway ve Tim Robbins gibi isimler yer alıyor. İlginçtir ki Ruffalo, yine DuPont ailesini konu edinen Foxcatcher’da da rol almış ve o filmdeki performansıyla Oscar adaylığı elde etmişti.

Fair and Balanced

Daha çok komedi filmleri çeken Jay Roach, son olarak başrolde Bryan Cranston’ın yer aldığı Trumbo’yu çekmişti. Bu filmle kenardan köşeden de olsa ödül sezonunda adı geçen yönetmen, biyografi türündeki oldukça iddialı yeni filmiyle geliyor. Fox News’u, kanalı erkek egemen bir akılla yöneten patronu Roger Ailes’tan devralmaya karar veren bir grup kadının hikâyesini anlatacak filmde Margot Robbie, Charlize Theron, Nicole Kidman, Allison Janney ve Kate McKinnon gibi isimler yer alıyor. Fair and Balanced, gerek konusu gerekse de oyuncu kadrosu itibarıyla bu yılın en çok konuşulan işlerinden bir tanesi olabilir.

Ford v. Ferrari

Son filmi Logan ile senaryo dalında Oscar adaylığı elde edip Akademi’nin radarına giren James Mangold’un yeni filminin başrollerinde, Oscar’ın gediklileri Matt Damon ve Christian Bale yer alıyor. 1966 yılında gerçekleşen Le Mans rallisi sırasında yaşananları konu edinen film, ödül mevsiminde vizyona girecek. Bale’ın son 8 yılda 4 kez Oscar adaylığı elde edip bir kez de ödüle layık görüldüğünü hatırlatalım.

Little Women

Geçtiğimiz yıl Lady Bird’le hem senaryo hem de yönetmenlik dalında Oscar adaylığı elde eden Greta Gerwig’in yeni filmi Little Women’ın oyuncu kadrosunda Emma Watson, Saoirse Ronan, Florence Pugh, Meryl Streep ve Timothée Chalamet gibi isimler yer alıyor. Louisa May Alcott’un klasik romanının 1994 yapımı bir diğer uyarlamasının 3 dalda Oscar adaylığı kazandığını belirtelim.

Lucy in the Sky

Fargo ve Legion gibi dizi projeleriyle tanınan Noah Hawley’nin yönettiği Lucy in the Sky, uzaydaki görevinin ardından dünyaya dönmesiyle birlikte gerçeklikle bağlantısını kaybetmeye başlayan bir astronotun hikâyesini anlatıyor. Başrolde Natalie Portman’ın yer aldığı filmde Oscar ödüllü oyuncuya son zamanlarının çıkıştaki ismi Zazie Beetz ile birlikte Jon Hamm ve Dan Stevens eşlik ediyor.

Once Upon a Time in Hollywood

Oscar’ın gediklilerinden bir tanesi olan Quentin Tarantino, pek de beğenilmeyen son filmi The Hateful Eight ile bile 3 Oscar adaylığı kazanmıştı. Yönetmen, bu yıl ise belki de hiç olmadığı kadar iddialı geliyor. Leonardo DiCaprio, Brad Pitt, Margot Robbie, Al Pacino, Tim Roth, Dakota Fanning ve daha pek çok tanınmış ismin oyuncu kadrosunda yer aldığı film; unutulmaya yüz tutmuş bir televizyon yıldızı ve dublörünün, Hollywood’un altın çağlarının son demlerine denk gelen 1969 yılının film endüstrisinde ünü yeniden bulmaya çalışmasını konu ediniyor. Filmin beklentileri karşılaması ihtimalinde gelecek yılın Oscarları’nı kasıp kavurması oldukça olası.

Rocketman

Bryan Singer’ın kovulmasının ardından Bohemian Rhapsody’yi tamamlasa bile filmden yönetmenlik kredisi alamayan Dexter Fletcher, bu yıl bir başka müzisyen biyografisiyle karşımıza çıkacak. Freddy Mercury gibi bir diğer müzik efsanesi Elton John’ın kariyerinden kesitler sunacak Rocketman’in fragmanının iyi göründüğünü belirtelim. Bunun yanında Taron Egerton’ın performansının, konuşulanlar kadar etkileyici çıkması durumunda filmin en azından oyunculuk kategorisinde bir adaylığı kesinleştireceğini söyleyebiliriz.

The Farewell

Geçtiğimiz yılın en büyük iki sürprizi Black Panther ve Crazy Rich Asians’tı kuşkusuz. Amerika’da çokça konuşulan iki filmden Black Panther, Oscar gecesini 3 ödülle kapatırken Crazy Rich Asians ise herhangi bir dalda adaylık elde edememişti. Bu sene Black Panther kadar dikkat çekecek süper kahraman filmi yokmuş gibi görünse de The Farewell’in Crazy Rich Asians’ı andırdığını söyleyebiliriz. Başrolde Awkwafina’nın yer aldığı filmin prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nin ardından oldukça beğenildiğini ve A24 tarafından satın alındığını belirtelim.

The Irishman

Gelelim yılın oldukça iddialı bir diğer filmine. Martin Scorsese’nin uzun yılların ardından nihayet hayata geçirebildiği yeni filmi The Irishman, Robert De Niro ve Al Pacino gibi efsane isimleri bir araya getirmesinin yanında oyuncu kadrosunda Harvey Keitel, Joe Pesci, Anna Paquin ve Ray Romano gibi isimleri de barındırıyor. Bu sene En İyi Film Oscarı adaylığı elde edip ödüle oldukça yaklaşan Netflix, artık daha tecrübeli ve The Irishman için çalışmalara şimdiden başlamış durumda. Örneğin şirket, filme geniş bir dağıtım sağlayarak Akademi’nin bu konudaki çekincelerini giderme niyetinde.

The Last Thing He Wanted

İkinci uzun metrajı Mudbound ile 4 dalda Oscar adaylığı elde ederek Netflix’in bu konudaki ilk büyük başarısını yakalamasına yardım eden Dee Rees, bu sene yine Netflix imzalı yeni filmiyle geri dönüyor. Kendi işini bırakıp gizli bir devlet birimi için silah kaçakçılığı yapmaya başlayan bir gazeteciyi merkezine alan filmin oyuncu kadrosunda Anne Hathaway, Ben Affleck, Willem Dafoe ve Toby Jones gibi isimler yer alıyor. İki yıl üst üste Oscar adaylığı elde eden Dafoe, seriyi üçe çıkarabilir.

The Laundromat

Son dönemde Logan Lucky, Mosaic ve High Flying Bird gibi iyi işlere imza atan Steven Soderbergh’in en iddialı işi ise The Laundromat kuşkusuz. Ünlü Panama Papers skandalını ortaya çıkaran bir grup gazeteciyi merkezine alan filmin oyuncu kadrosunda Meryl Streep, Gary Oldman, Antonio Banderas, Jeffrey Wright ve Matthias Schoenaerts gibi isimler yer alıyor. Hem oyuncu kadrosu hem de konusu itibarıyla Akademi’ye göz kırpan filmin Streep ve Oldman’a yeni birer adaylık getirmesi de oldukça olası. Fakat iki oyuncunun da başka iddialı projelerde de yer aldığını da hatırlatalım.

The Lion King

1994 yapımı kült animasyonun canlı aksiyon yeniden çevrimi, bu senenin en merak edilen işlerinden bir tanesi. Yayınlanan ilk fragmanın oldukça iyi görünmesi ve yönetmen koltuğunda oturan Jon Favreau’nun yakın zamanda The Jungle Book’ta iyi iş çıkarmış olması filme olan beklentilerimizi artırıyor. Hâl böyleyken şimdilik The Lion King’in animasyon ve orijinal şarkı dallarında adaylık kazanması yüksek bir ihtimalmiş gibi görünüyor.

The Report

Uzun seneler Steven Soderbergh ile çalışmış Scott Z. Burns’ün yazıp yönettiği The Report, 11 Eylül saldırılarının ardından olayı aydınlatmak için aşırıya kaçan sorgulama yöntemleri kullanan bir CIA ajanını merkezine alıyor. Film, prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nin ardından oldukça olumlu eleştiriler almıştı. Haklarını başarılı bağımsız filmleri pazarlamakta oldukça iyi iş çıkaran A24’un aldığı filmin, özellikle Adam Driver ve Annette Bening’in güçlü performanslarıyla ön plana çıktığı söyleniyor.

The Woman in the Window

Pride & Prejudice, Atonement, Anna Karenina ve Darkest Hour gibi filmlerle çokça kez Akademi’nin kapısını çalmış olan Joe Wright, bu yıl hem oyuncu kadrosu hem de konusuyla Oscar’a göz kırpan bir filmle geliyor. New York’ta yalnız yaşayan agorafobik bir kadının bir şiddet olayını aydınlatmak için yeni komşularını gözetlemeye başlamasının hikâyesini anlatan filmde Amy Adams, Gary Oldman, Julianne Moore ve Anthony Mackie gibi isimler yer alıyor.

Us

İlk uzun metrajı Get Out ile Oscar kazanan Jordan Peele, bu yıl Us ile geri dönüyor. Prömiyerini önümüzdeki hafta SXSW Film Festivali’nde yaptıktan sonra mart ayı içerisinde vizyona girecek olan film, yönetmenin bir önceki projesinde olduğu gibi gerilim/korku türünde. Şu sıralarda epeyce yüksek beklentilerle yolu gözlenen filmin ödül sezonundaki akıbeti birkaç hafta sonra yüksek oranda belli olacak fakat şimdilik Oscar aday adayı olduğunu söyleyebiliriz.

Where’d You Go, Bernadette

Pek sevdiğimiz Richard Linklater’ın yaklaşık bir yıldır beklediğimiz yeni filmi Where’d You Go, Bernadette, nihayet geliyor. Geçtiğimiz sene Cannes Film Festivali’nde yarışabileceği konuşulan filmin akıbeti ne olur henüz bilemiyoruz fakat Cate Blanchett’in performansı aracılığıya yeni bir Oscar adaylığı elde etmesi bizlere pek de uzak bir ihtimal gibi görünmüyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi