12 Ekim Pazartesi günü başlayan 8. Engelsiz Filmler Festivali’nin ikinci gününde Bina ve İsa’nın Bedeni filmleri çevrimiçi olarak sinemaseverlerle buluştu. Aynı zamanda Bina filminin yönetmeni Orçun Behram ile söyleşi gerçekleştirildi.

COVID-19 salgını nedeniyle sekizinci yılında Türkiyedeki tüm sinemaseverleri 12-18 Ekim tarihleri arasında çevrim içinde buluşturacak Engelsiz Filmler Festivali geçtiğimiz pazartesi günü başlamıştı. Festival, sekizinci yılında Türkiye’deki tüm sinemaseverleri çevrim içi salonunda buluşturuyor. 18 Ekim’e kadar sürecek festivalin ikinci gününde Engelsiz Yarışma filmi Bina ve Dünyadan seçkisinde yer alan İsa’nın Bedeni filmleri festival adresinde gösterime girdi.

Festivalin ikinci gününde ek olarak Bina filminin yönetmeni Orçun Behram ile söyleşi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Festival Yönetmeni Ezgi Yalınalp’in üstlendiği söyleşiyi de sinemaseverler takip etme şansı buldu.

“Film, İki Ayrı Söylem, İki Ayrı Düşünce Üzerine Çekildi.”

Gösterimlerin ikinci gününde merakla takip edilen söyleşi ise Engelsiz Yarışma’da yer alan Bina filminin yönetmeni Orçun Behram söyleşisiydi. Prömiyerini 44. Toronto Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştiren ve apartmanlarının çatısına dikilen anten nedeniyle hayatları cehenneme dönen bina sakinlerinin hikâyesi üzerinden bir Türkiye distopyası çizdiği filmine dair merak edilenleri cevaplayan yönetmenin söyleşisi ilgiyle takip edildi.

Söyleşide ilk olarak filmi çekmeye ne zaman ve nasıl karar verdiği hakkında bilgi veren Behram, filmin hikayesinin kademeli olarak şekillendiğini ifade etti. Behram “En başta medya ve gerçeklik ilişkisine dair simülakr simülasyon teorisini temel aldığım felsefi bir düşünceden ilerledim.” ifadelerini kullandı. Ayrıca, zaman içerisinde hem Türkiye’de hem dünyada iktidar ve medya arasındaki sağlıksız etkileşimle beraber bu durumun da filmin içine girdiğini vurgulayarak filmin de bu anlamda iki ayrı alegorik dünya ve söylemden oluştuğunu dile getirdi.

Söyleşide filmin hikayesinin ne zaman şekillendiğine dair soruyu da cevaplayan Behram, yaklaşık on iki yıl Çekya’dayken çektiği korku türündeki Sütun isimli bir kısa filmden esinlenerek Bina’yı çektiğini söyledi. Söyleşide filmin senaryosunun zaman içinde değiştiği bilgisini veren Behram “Senaryoda asıl değişiklik medya ve iktidar ilişkisinin içine dahil olduğum noktada gerçekleşti.” dedi.

Filmini Türkiye Sineması’nda çok tercih edilmeyen distopya türüyle çekmesinin nedenine de açıklık getirdi. Behram, bu durumun bir tercihten çok sonuç gibi ortaya çıktığını belirtti. “İki ayrı söylem, iki ayrı düşünce üzerine çekilen bir film olduğu için, bu iki ayrı söylemi bir araya getirdiğimiz zaman ancak bir alternatif gerçeklikle ikisinden birinden bahsedebiliyorum. O yüzden de bir distopya çıktı ortaya.”

Bina filmi söyleşisine 14 Ekim saat 20.00’a kadar buradan ulaşabilirsiniz.

Engelsiz Filmler Festivali Kapsamındaki Gösterim ve Söyleşiler Ücretsiz

Festival, Türkiye ve dünya sinemasının öne çıkan, çok konuşulan ve beğeniyle karşılanan filmlerini Türkiye’deki tüm sinemaseverlerle buluşturuyor. Programda yer verilen tüm filmler göremeyenler için sesli betimleme, duyamayanlar için ayrıntılı altyazı seçenekleri ile erişilebilir ve ücretsiz. Festival’in çevrim içi film gösterimlerine bu adresten gerçekleştirilebilir.

Filmler, Festival’in web sitesinden açıklanan gün ve saatlerde bu platform üzerinden ücretsiz izlenebiliyor. Engelsiz Filmler Festivali’nde gösterimlerinin yanı sıra film ekipleri ve aktivistlerle söyleşiler de gerçekleştirilecek . Filmlerle ilgili ayrıntılara, gösterim ve söyleşi takvimlerine festivalin web sitesinden ulaşabilirsiniz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information