Geçtiğimiz gün programı açıklanan 75. Venedik Film Festivali’nin yarışma bölümünde kadın yönetmenlerin eksikliği dikkatlerden kaçmadı. Festivalin direktörü Alberto Barbera, konuyla ilgili özel açıklamalarda bulundu.

Bu yıl 29 Ağustos – 8 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan 75. Venedik Film Festivali’nin programı geçtiğimiz gün açıklandı. Guillermo del Toro’nun jüri başkanlığını yapacağı festivalin seçkisi göz kamaştırıyor. Ancak yarışma bölümünde kadın yönetmenlerin eksikliği de dikkatlerden kaçmadı. 21 filmin yer aldığı kategoride sadece bir tane kadın yönetmenin filmi bulunuyor. Bu film ise The Babadook ile büyük çıkış yakalayan Jennifer Kent‘in yeni filmi The Nightingale.

Programın açıklanmasıyla beraber seçkide kadın yönetmenlere yer verilmemesi çeşitli tartışmalara yol açtı. Üstelik bu durum, sadece bu seneye özgü değil. Geçtiğimiz sene de aynı durumun yaşandığını, ana yarışmada sadece bir tane kadın yönetmenin filminin yer aldığını belirtmek gerek.

Hâl böyle olunca Venedik Film Festivali direktörü Alberto Barbera, The Hollywood Reporter‘a bu konuyla ilgili özel açıklamalarda bulundu.

Alberto Barbera: “Filmleri Yönetmenin Cinsiyetine Göre Değil, Kalitesine Göre Seçiyoruz”

Filmleri kalite bazında değerlendirdiklerini belirten Alberto Barbera, bu konuyla ilgili düşüncelerini şu şekilde dile getiriyor: “Filmin kalitesine bakmadan, sadece kadın yönetmenin çektiği bir filmi seçkiye koymaya zorlansaydım işimi değiştirmeyi tercih ederdim. Filmlere yönetmenin cinsiyetine göre bakmıyoruz. Filmleri kalite bazında ele alıyoruz ve seçiyoruz. Filmi çekenin kadın mı erkek mi olduğu umrumda değil. Benim işim, bir filmin iyi olup olmadığına karar vermektir. Festivalde daha çok kadın yönetmenin yer almasını isteriz ama bu durumu değiştirmek bizim elimizde olan bir şey değil. Venedik bu konuda hiçbir şey yapamaz.”

Bizleri bu konuda umutsuzluğa sürükleyen Alberto Barbera, durumun değişmesi yönünde açık bir kapı da bırakıyor. Festivalde daha çok kadın yönetmenin yer almasından mutlu olacağını söylerken; bu konudaki temel sorunun, endüstride var olan ön yargıların hâlen yıkılamamış olmasına bağlıyor. Kadın yönetmenlerin, erkek meslektaşları kadar yaratıcı oldukları gerçeğinin er ya da geç fark edileceğini düşünüyor.

Görüldüğü üzere sinema sektöründeki kadın yönetmenlerin azlığı, onları sistemin her alanında dezavantajlı bir konuma sürüklüyor. Ne yazık ki, film festivalleri de bu duruma dahil. Kadınlara uzun metrajlı film yönetmek için fırsat verilmemesi, festivallere başvuran kadın yönetmenlerin sayısını büyük ölçüde etkiliyor. Venedik Film Festivali için bu durumun ne zaman değişeceği bilinmez ama Toronto’daki durumun, Venedik’e göre daha parlak olduğunu söyleyebiliriz. Claire Denis, Sara Colangelo, Nicole Holofcener, Marielle Heller, Nadine Labaki, Mia Hansen-Love, Eva Husson‘dan oluşan birçok kadın yönetmenin filmi Toronto Film Festivali seçkisinde yer alıyor. Gelecek yıllarda sinema sektöründeki fırsat eşitsizliğini ortadan kaldıracak teşviklerin düzenlenmesini ve kadın yönetmenlere daha fazla şans verilmesini umut ediyoruz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi