68. Berlin Film Festivali günlüklerimizde bugün; Yarışma filmleri arasında öne çıkanlardan biri olan Steven Soderbergh’in tamamını iPhone ile çektiği psikolojik gerilim filmi Unsane ve festivalin Forum bölümünde yarışan Burak Çevik’in ilk uzun metraj çalışması Tuzdan Kaide var. Keyifli okumalar! 

Unsaneunsane-claire-foy-FilmLoverss

Sinemada yenilikçi anlatımlara oldukça merak saran Steven Soderbergh’ün tamamını iPhone ile çektiği son filmi Unsane; Sean Baker’ın büyük yankı uyandıran ve pek sevilen filmi Tangerine gibi, sinema tarihine akıllı telefonla çekilmiş ilham verici bir başka örnek olarak geçiyor. Steven Soderbergh’in filmografisine baktığımızda farklı ve deneysel diyebileceğimiz türde bir anlatım tarzı denediği ilk dönem filmlerinden, diyalektik konuşmalar ve iç içe geçmiş karakterlerle dolu, 1996 yapımı Schizopolis’i ve mobil uygulamayla interaktif bir anlatım tekniği geliştirdiği Mosaic dizisi gibi birçok yenilikçi proje görüyoruz. Unsane de yenilikçilik anlamında bu filmlerin izinden giden ve oldukça etkileyici biçimde kotarılmış bir yapım. Tamamı iPhone ile çekilen Unsane filminde tür sineması adına -psikolojik gerilim- bir ilke imza atan Soderbergh’in başarısı ve yenilikçiliği de zaten bu bağlamda açığa çıkıyor. Zira Soderbergh, bugün cebimizde taşıdığımız akıllı telefonlarla dileyen herkesin film yapabileceğini ortaya koyarken tür sineması dinamiklerinin hakkını sonuna dek verebilen ilham verici bir yapıma da imza atıyor. Kamera açılarından alan derinliğine her tür teknik detayın üstesinden gelerek büyük çoğu tek mekanda geçen bir gerilim atmosferi yaratmayı başaran ve özellikle ormanlık bir alanda geçen geceyarısı sahnelerinde ışık ve ses kullanımında değişik teknikler de uygulayan Soderbergh’in Unsane’inde tıpkı yönetmenin ilk dönem filmlerindeki gibi bir haz alabiliyoruz.

Unsane, problemli geçmişinden kaçmak için doğup büyüdüğü yerden ayrılıp başka bir şehre gelen ve burada kendine yeni bir hayat kurarak işe başlayan genç bir kadının gönülsüzce destek almak için geldiği bir akıl hastanesinde, korkulu rüyası olan “stalker”ı ile karşılaşmasını ve bu yaşadıklarının gerçek mi yoksa hayal mi olduğunu anlamlandırmaya çalışması sürecini ekrana taşıyor. Diğer hastalar ve yetkililer de dahil olmak üzere kimsenin ona inanmadığı bu süreçte kendi gerçekliğini sorgulayan ve korkularına karşı koymaya çalışan genç kadının hikayesini şaşırtıcı bir anlatım ve farklı perspektiflerden ortaya koyan Unsane; gerçeklik algımız, bizi koruması gereken sosyal sistem ve hayatta kalma içgüdülerimize dair çok çarpıcı sorular soruyor. 

Tuzdan Kaidetuzdan-kaide-filmloverss

2014 yılında deneysel sinema topluluğu Fol’u kuran ve bu oluşumda çok çeşitli filmlerin küratörlüğünü yapan genç yönetmen Burak Çevik, henüz ilk uzun metraj filmi Tuzdan Kaide ile 68. Berlin Film Festivali’nin sinemada yenilikçi bir dil arayışında olan yönetmenlerin filmlerinin ağırlıkta olduğu Forum bölümünde yarışıyor. Geçtiğimiz günlerde Dünya prömiyerini yapan ve yine Forum bölümünde Caligari Film Ödülü’ne de aday olan Burak Çevik’in Tuzdan Kaide isimli filmi, zaman ve mekandan kopuk deneysel bir anlatıya girişiyor. 30’lu yaşlarındaki münzevi bir kadının hamile olduğunu öğrendikten sonra yaşadığı mağaradan çıkıp İstanbul’un çeşitli köşelerinde ortadan kaybolan ikiz kardeşini aramasını konu alan Tuzdan Kaide, özellikle biçimsel anlamda üzerinde titizliklikle çalışılmış deneysel bir yapım.

Yalnızca kadın oyunculardan ve karakterlerden oluşan anlatı yapısı Sodom ve Gomorra’dan Lut kavmine; Şahmeran’dan iblislere, Genesis’ten vampirlere türlü mitolojik ve dini figürlerden beslenerek tarih boyunca anlatılagelmiş ve kaide halini almış döngüsel tekrarı olan bir hikayenin peşine düşüyor. Burak Çevik, tekrar tekrar anlatılan bir rüya üzerinden botanik bahçesinde, karanlık bir fotoğraf odasında, kuş satan bir dükkanda, televizyon tamiri yapan bir yerde ve daha birçok mekanda kardeşinin izini süren ve zamanda sabitlenmiş bu kadının hikayesini aktarırken avangart bir sinematik dünya yaratıyor. Bu anlamda Türkiye Sineması adına yenilikçi denebilecek bir sinema dili ve estetik biçimle alegorik bir anlatım tercih ederken, çok katmanlı ilerleyen yapısıyla da cinsiyetlere, efsanelere, inançlara, şifaya, doğaya ve yaratma edimine dair değerli söylemler geliştiriyor. Anlatının biçimsel yapısında film negatifleri gibi materyaller de tercih ederek sıra dışı ve oldukça yenilikçi bir anlatım tarzını benimseyen Çevik; seyircisini zamandan kopuk ve işin özünde mekanı belirsiz bir yolculuğa çıkarırken tarih boyunca tekrarlanan bir hikayeyi biçim ve içeriğin uyumlu dansıyla ortaya koyuyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi