68. Berlin Film Festivali, Wes Anderson’un son harikası Isle of Dogs ile nefes kesici bir açılış yaptı. Dünya basını tarafından da büyük övgüyle karşılanan filmin şimdiden 2019 ödül sezonunun iddialı yapımlarından biri olacağını ve yıl sonu listelerimize ilk sıralardan gireceğini söyleyebiliriz. Dün itibariyle başlayan festivalde Yarışma’dan Isle of Dogs, Berlinale Speacial’dan The Silent Revolution ve Forum’dan Tower. A Bright Day olmak üzere üç film izleme fırsatı yakaladık. Ekibimizden Utku Ögetürk’ün Isle of Dogs hakkında yazdığı uzunca eleştiri yazısına buradan ulaşabilirsiniz. Utku ile birlikte her gün dönüşümlü olarak paylaşacağımız günlük yazılarında ise izlediğimiz filmler hakkındaki genel görüşlerimizi bulabileceksiniz. Bugün sizlere Polonya yapımı bir ilk uzun metraj çalışması Tower. A Bright Day filmiyle ilgili görüşlerimi aktaracağım. İyi okumalar…

Tower. A Bright Daytower-a-bright-day-filmloverss

Dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nin Forum bölümünde yapan Jagoda Szelc imzalı Tower. A Bright Day, türler arasında gezinen çok katmanlı yapısıyla dikkatleri çeken bir yapım. Polonya’nın en ünlü film okullarından biri olan Lodz Film School mezunu Szelc’in ilk uzun metrajı olan film, henüz ilk denemesinde gelecek işleri adına güçlü umutlar vadeden bir yönetmenin doğuşunu da müjdeliyor. Özellikle geçtiğimiz yıl !f İstanbul’un Keş!f Yarışması’nda göz dolduran Agnieszka Smoczyńska imzalı vampir soslu müzikal The Lure ile birlikte yeniden parlamaya başlayan Polonya Sineması’na yepyeni bir soluk getiren Tower. A Bright Day sonuna kadar sabırla izlediğiniz takdirde beklentilerinizi karşılama eğilimi taşıyor. Kuş bakışı bir tepe açısıyla açılan ve yol boyunca ilerleyen bir arabayı takip eden kamera vasıtasıyla seyircisini gelecekte olacak olaylara tanıklık etmeye davet ediyor. Açılış sekansında, görüntülerin üzerine bindirilen ve seyirciyi bile isteye rahatsız etmek için kurgulanan ses tasarımıyla psikolojik gerilim  türü tonlarında bir giriş yapan film, Stanley Kubrick başyapıtı The Shining’e selam durmayı ihmal etmiyor. Akabinde, bir aile buluşması sonrası gelişecek sıradışı olayları izleyeceğimiz Tower. A Bright Day; rüya ve gerçek arasındaki sınır hatlarında dolaşan, metafor kullanımı ve ses kurgusuyla öne çıkan, Katolik ve pagan ritüelleri üzerinden inanç biçimlerimizi sorgulayan ve bir aile üzerinden “güven” kavramının altını deşerek gerçeklik algımıza oynayan başarılı bir ilk film.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi