Bu yıl 5-15 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan 44. Toronto Film Festivali’de gösterilecek filmlerden görselleri yayınlanmış olanlara gelin bir göz atalım. 

Bu yıl 5-15 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan 44. Toronto Film Festivali için heyecanlı bekleyişimiz sürüyor. Bu yıl festival programında yer alacak ilk filmlerin açıklanmasıyla birlikte ilginç bir festivalin bizleri beklediğini söyleyebiliriz.

Bu yıl Toronto Film Festivali’nde sinemaseverler ile buluşacak olan filmlerin başında Joaquin Phoenix’in başrolünü üstlendiği Joker, Taika Waititi imzalı Jojo Rabbit, Christian Bale ve Matt Damon’ı bir araya getiren Ford v Ferrari ve Rian Johnson’ın yeni filmi Knives Out geliyor.

Saydığımız filmlerin dışında sinemaseverlerin merakla beklediği diğer önemli filmlerden ilk bilgiler ise yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı. Gelin hep birlikte, festival seçkisinde yer alan bu filmlere yakından bakalım.

44. Toronto Film Festivali’nde Gösterilecek Filmlerden Kısa Kısa

Bad Education

İlk uzun metrajı Thoroughbreds’le iyi bir çıkış yakalayan Cory Finley, yeni filmi Bad Education ile sinema dünyasına damga vurmayı hazırlanıyor. Hugh Jackman, Allison Janney, Alex Wolff‘un oyuncu kadrosunda yer aldığı Bad Education, filmin senaristi Mike Makowsky‘nin okuduğu lisede yaşanan olaylardan esinleniyor. Filmde Hugh Jackman, öğrencilerin aldığı eğitimin iyileştirilmesi için çalışan ve kamu fonlarını zimmetine geçiren bir okul müdürünü canlandırıyor.

Ema

Daha önce No ve Neruda’da birlikte çalışan Pablo Larraín ve Gael García Bernal, çekimleri Şili’de gerçekleşen Ema filmi için tekrar bir araya geliyor. Bernal’ın bir dans koreografını canlandırdığı film, bir çiftin evlat edindikten sonra yaşadıkları sıkıntıları konu alıyor. Mariana Di Girolamo‘nun Bernal’le beraber başrolünü paylaştığı filmde karakterler duygularını dans yoluyla ifade ediyor. Müziklerin de ön planda olacağı film, bir müzikalden ziyade melodram içeren hikâyesiyle adından söz ettirecek gibi gözüküyor. Film, yönetmenin takipçileri tarafından büyük bir merakla bekleniyor.

Uncut Gems

New York sokaklarında yaşayan bir uyuşturucu bağımlısının gerçek yaşam öyküsünden sinemaya uyarlanan Heaven Knows What filmiyle sinema dünyasına adım atan Josh ve Benny Safdie, nam-ı diğer Safdie Kardeşler, son filmleri Good Time’la övgü dolu yorumlar almışlardı. Hikâye anlatımı açısından heyecan verici projeler ortaya koyan Safdie Kardeşler, şimdi de Adam Sandler ve Lakeith Stanfield’lı Uncut Gems filmiyle sinema dünyasında fırtına estirmeye hazırlanıyor. Filmde Adam Sandler, borç batağında olan kumar bağımlısı bir kuyumcuyu canlandırırken; Lakeith Stanfield ise Adam Sandler’ın canlandırdığı kuyumcunun en ünlü müşterisine hayat veriyor.

Guest of Honour

90’larda çektiği Exotica ve The Sweet Hereafter’ın ardından kariyeri düşüşe geçen, buna rağmen son filmleriyle Cannes ve Toronto gibi önemli festivallerde boy gösteren Atom Egoyan, başrollerinde David Thewlis ve Luke Wilson’ın yer aldığı yeni filmi Guest of Honour ile şaşalı günlerine geri dönmeye hazırlanıyor. Egoyan’ın senaryosunu da yazdığı filmde bir baba (David Thewlis) ve kızı (Laysla De Oliveira) karmaşık ilişkileri, gizli geçmişleri ve kişisel iblisleri ile mücadele etmeye çalışır. Film, çözülemeyen kişisel travma ve bunun istenmeyen sonuçlarını derinlemesine inceliyor.

La Belle Époque

Guillaume Canet, Daniel Auteuil, Doria Tillier gibi isimlerin oyuncu kadrosunda yer aldığı filmin yönetmen koltuğunda Mr & Mme Adelman filmiyle tanınan ve oyuncu olarak da kariyerini devam ettiren Nicolas Bedos oturuyor. Film, hayal kırıklığına uğramış Victor’un, parlak bir girişimci olan Antoine ile tanıştıktan sonra hayatının değişmesini konu alıyor. Prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan La Belle Époque, şimdi de Toronto’da boy göstermeye hazırlanıyor.

Blackbird

Blackbird, 2014 yılında çekilen Danimarka yapımı Silent Heart’ın yeniden çevrimi. Notting Hill, Venus, My Cousin Rachel filmleriyle tanınan Roger Michell filmin yönetmeni olarak karşımıza çıkıyor. Ölümcül hastalığına yenilip de hayatını kaybetmeden önce ailesini bir hafta sonu bir araya toplayan Lily’nin yaşadıklarını anlatan filmde Kate Winslet, Susan Sarandon, Sam Neill, Mia Wasikowska gibi birbirinden başarılı oyuncular yer alıyor. Filmin senaryosunu orijinal filmin senaristi Christian Torpe kaleme alıyor.

American Woman

Mad Men dizinin senarist ekibinde yer alıp, Daisy Ridley’li Ophelia’nın senaryosunu kaleme alan Semi Chellas‘ın yazıp yönettiği American Woman, zengin bir ailenin kızı olan Patty Hearst‘ün 1974 yılında kaçırılmasıyla başlayan olaylardan esinlenen bir hikâyeyi beyazperdeye taşıyor. Film, o dönemde Amerikan basınında geniş yer bulan Patty Hearst olayına, genç kadını gizlemekle görevli olan Jenny’nin bakış açısından ışık tutuyor. Amerikan hükumetine karşı gerçekleştirdiği saldırının ardından firarda yaşamayı öğrenen politik bir aktivist olan Jenny, zengin bir ailenin medyatik kızının da aralarında bulunduğu üç genç kadını polislerden gizlemek için tehlikeli bir görev üstleniyor. Hong Chau, Sarah Gadon, Lola Kirke, John Gallagher Jr. ve Ellen Burstyn filmin oyuncu kadrosunda yer alan isimler olarak dikkat çekiyor.

The Two Popes

Bir tarafta usta oyuncu Anthony Hopkins, diğer tarafta Brazil ile Pirates of the Caribbean serisinde rol alan, Game of Thrones‘taki High Sparrow rolüyle hafızalarımıza kazınan Jonathan Pryce. Bu iki başarılı isim, yakın dönem Brezilya sinemasının önemli isimlerinden Fernando Meirelles’in yeni filmi The Two Popes için bir araya geliyor. Bu yıl ödül sezonunda adından söz ettirmesi beklenen filmde Anthony Hopkins, Papa Benedict’i; Jonathan Pryce ise Papa Francis’i canlandırıyor. Film, Katolik Kilisesi’nin geleceği hakkında karşıt görüşlere sahip bu iki insanın hikâyesini anlatıyor.

The Laundromat

Sinemada yenilikçi deneyimlere açık olan Steven Soderbergh‘in yönettiği Netflix filmi The Laundromat, Panama Belgeleri’nin gün yüzüne çıkmasını sağlayan gazetecilerin hikâyesine ışık tutuyor. Meryl Streep, Gary Oldman, Antonio Banderas, Matthias Schoenaerts ve Melissa Rauch gibi isimleri bir araya getiren filmin senaryosunu yönetmenle birçok projede çalışmış olan Scott Z. Burns kaleme alıyor.

Saturday Fiction

Festivalin Özel Gösterimler seçkisinde gösterilecek olan Saturday Fiction, 1941 yılında Çinli bir aktrisin Japon işgali altındaki Şangay’a geri dönmesiyle yaşadığı olayları anlatıyor. Film, yeni bir oyunda başrol oynayarak Müttefikler için gizli istihbarat toplamak için çalışan bir oyuncuyu odak noktasına alıyor. Japonların Pearl Harbor’a saldırmayı planladığını keşfeder ancak bilgileri paylaşmamayı seçmesiyle olaylar karmaşık bir hâl alır. Li Gong ve Game of Thrones dizisindeki Jaqen H’ghar karakteriyle tanınan Tom Wlaschiha‘nın başrollerini paylaştığı filmin yönetmeni ise 2012 yapımı Fu cheng mi shi filmiyle tanınan Lou Ye.

Pelican Blood​

Yönetmenleri arasında Can Evrenol’un yer aldığı antoloji filmi The Field Guide to Evil’in bir diğer yönetmeni Katrin Gebbe‘nin yazıp yönettiği Pelican Blood, bir anne ve evlatlık aldığı kızı arasındaki ilişkiyi anlatıyor. Başlangıçta utangaç olan bu küçük çocuk, zaman içerisinde tehditkar ve tehlikeli bir insana dönüşüyor.

The Painted Bird

İzleyiciyi II. Dünya Savaşı zamanındaki Doğu Avrupa’ya davet eden The Painted Bird, kamerasını o dönemde yaşayan genç bir Yahudi çocuğa çeviriyor. Jerzy Kosinski’nin romanından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Václav Marhoul oturuyor. Stellan Skarsgård, Barry Pepper, Harvey Keitel konusuyla merak uyandıran bu filme oyuncu kontenjanından giriş yapıyor.

Dolemite Is My Name

Netflix’te yayınlanacak olan Dolemite Is My Name‘in başrolünde Eddie Murphy yer alıyor. Filmde Eddie Murphy, Hollywood tarafından dışlanan çok yönlü sanatçı Rudy Ray Moore‘u canlandırıyor. Film de Rudy Ray Moore’un, 1975 yapımı siyahi istismar filmi Dolemite’ı tek başına yapmaya girişmesini konu alıyor. Keegan-Michael Key, Wesley Snipes, Chris Rock, Craig Robinson‘un kadrosunda yer aldığı filmin yönetmeni, Eddie Murphy’nin Coming to America filminde birlikte çalıştığı Craig Brewer.

Military Wives

The English Patient, Four Weddings and a Funeral, Gosford Park, Dans la maison gibi sevilen filmlerle tanınan usta oyuncu Kristin Scott Thomas ve Catastrophe dizisinin yaratıcısı Sharon Horgan, Military Wives‘ın başrollerini paylaşıyor. Eşleri Afganistan’da görev yapmakta iken, onları evlerinde bekleyen bir grup kadın bir koro oluşturuyor ve kendilerini küresel hareketin merkezinde buluyor. Military Wives, festivalin kendini iyi hisset filmi olarak seçkide yer alıyor.

Marriage Story

The Squid and the Whale, Frances Ha, While We’re Young, Mistress America, The Meyerowitz Stories gibi filmlerle bağımsız sinemada kendini kanıtlayan Noah Baumbach‘ın her filmi sinemaseverler tarafından merakla bekleniyor. Yönetmenin Scarlett Johansson ve Adam Driver‘lı yeni filmi Marriage Story ise bir sanat yönetmeni ve onun oyuncu eşi arasında New York’tan Los Angeles’a kadar uzanan boşanma davasını odak noktasına alıyor. Baumbach’ın senaryosunu da yazdığı film, bakalım beklentileri karşılayabilecek mi hep birlikte göreceğiz.

I Am Woman

Özel Gösterimler bölümünün açılış filmi olan I Am Women, Avustralyalı şarkıcı Helen Reddy‘nin yaşam öyküsünü anlatıyor. Helen Reddy, 1972 yılında filme ismini veren I Am Women şarkısını söylüyor ve bu şarkı, zaman içerisinde feministler için bir marş hâline geliyor. Film, bu şarkının kadınların kurtuluş hareketinin nasıl yükseliş çığlığı hâline geldiği hikayesini anlatıyor. Filmde şarkıcıya en son Hotel Mumbai filminde rol alan Tilda Cobham-Hervey hayat veriyor.

How to Build a Girl​

Kariyerini televizyon dizileriyle şekillendiren Coky Giedroyc, How to Build a Girl isimli ilk uzun metraj filmiyle sinema dünyasına adım atıyor. Yanına Emma Thompson, Alfie Allen, Chris O’Dowd, Paddy Considine gibi tecrübeleri oyuncuları alıyor. Beanie Feldstein‘ın canlandırdığı işçi sınıfı bir aileden gelen genç kız, kendini Londralı müzik eleştirmeni olarak yeniden keşfetmeye çalışıyor.

Radioactive

Gone Girl’le yıldızı parlayan Rosamund Pike’ın radyoaktivite alanında yaptığı çalışmalarla iki farklı alanda Nobel Ödülü kazanan bilim insanı Marie Curie’yi canlandırdığı Radioactive, Marie Curie’nin eşi Pierre Curie ile olan ilişkisine ve bilim dünyasında yaptığı çalışmalara odaklanıyor. Control filmiyle tanınanSam Riley, Pierre Curie’yi; The VVitch ve Split gibi korku filmleriyle tanınan Anya Taylor-Joy ise Curie çiftinin kızları Irene’i canlandırıyor. 2007 yapımı Persepolis filmiyle Oscar’a aday olan Marjane Satrapi‘nin yönetmen koltuğuna oturduğu film, Lauren Redniss‘in grafik romanından sinemaya uyarlandı, filmin senaryosunu da Harry Potter and the Cursed Child’ın yazarı Jack Thorne kaleme aldı.

Hope Gap

Oğullarını ziyarete giden Grace ve Edward çifti için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır çünkü Edward, Grace’i terk etmeyi planladığını söylediğinde aralarındaki ilişki sarsılma durumuna gelir. Senaryosunu yazdığı Shadowlands ve Gladiator filmleriyle Oscar’a aday olan William Nicholson‘ın yazıp yönettiği Hope Gap‘in başrollerinde Annette Bening ve Bill Nighy yer alıyor.

Frankie


Isabelle Huppert, Marisa Tomei, Greg Kinnear ve Brendan Gleeson’dan oluşan oyuncu kadrosuyla dikkat çeken Frankie, aile büyüklerinden biri vefat etmeden önce son bir aile tatili için Portekiz’de bir sahil kasabasında bir araya gelen Avrupalı bir ailenin hikâyesini anlatıyor. Ailenin farklı jenerasyonlarını bir araya getiren bu tatil, hepsinin içindeki romantik duyguları uyandırıp aralarındaki çatlakları gün yüzüne çıkarırken, birbirlerine derinden bağlı olduklarını da fark etmelerini sağlıyor. Keep the Lights On, Love Is Strange ve Little Men gibi sevilen filmlere imza Ira Sachs’in yazıp yönettiği film, 72. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarıştıktan sonra şimdi de Toronto’ya konuk oluyor.

Greed

Başroldeki Steve Coogan’a Isla Fisher, David Mitchell, Sophie Cookson, Shirley Henderson, Asa Butterfield gibi isimlerin eşlik ettiği Greed, büyük bir lüks içerisinde yaşayan bir milyarderin 60. yaş günü için Mykonos’ta bulunan bir oteli kiralamasının ardından yaşananlara odaklanıyor. Kimileri bu hikâyenin ünlü milyarder Philip Green’den esinlendiğini söylese de konuyla ilgili resmi bir açıklama yok. Filmi Steve Coogan ve Rob Brydon’ın yer aldığı The Trip üçlemesini tamamlayan Michael Winterbottom yönetiyor. Filmin senaryosunu da Michael Winterbottom’la birlikte Veep dizisiyle iki kez Emmy kazanmış olan Sean Gray yazıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi