37. İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilen Görgü Kuralları – Good Manners filminin yönetmenleri Marco Dutra & Juliana Rojas ile filmin yapım süreci ve esin kaynakları üzerine söyleştik.

Söyleşi: Güvenç Atsüren

Fotoğraf: Matheus Rocha

Güvenç Atsüren: Brezilya sineması, her zaman politik ve sosyal konularda zengin bir mirasa sahip olmuştur. Masallardan ilham alan, sosyal gerçekçi bir fantezi/korku filmi olarak Görgü Kuralları bu geleneğin neresinde duruyor?

Marco Dutra & Juliana Rojas: Politik bir film yaptığımızı düşünüyoruz. Görgü Kuralları’nı masalların ve kurt adam geleneğinin Brezilya’ya uyarlanmış hâli olarak görsek de bunları bugün ülkemizde ve São Paulo’da karşılaştığımız gerçek konularla ilişkilendirmek istedik. Özellikle sınıfsal ve ırksal konularla. Bu problemleri fantezi türünün içinde tasvir edebilmek için karakterleri özenle ve yazım aşamasının sonunda oyuncularla iş birliği yaparak geliştirmek için büyük çaba sarf ettik.

Güvenç Atsüren: İlk ortak çalışmanız Hard Labor’da da, Görgü Kuralları’nda olduğu gibi sosyal konuları irdelerken tür sinemasının özelliklerini kullanıyordunuz. Tür sinemasının sinemasal yaklaşımınızdaki rolü nedir? Bu film özelinde belirli ilham kaynaklarınız var mıydı?

Marco Dutra & Juliana Rojas: İkimiz de tür filmlerini çok seviyoruz. Sadece korku filmlerini de değil, müzikalleri ve komedileri de. Kısa filmlerimizin bazılarında tür sinemasının geleneklerini sıklıkla kullandık. Hard Labor’da, fantastik ögeler yazım aşamasının devamında metne dahil oldu. Senaryonun ilk hâlinde yoktu. O film, iş ilişkilerine dair söylemek istediğimiz şeylerin olması sebebiyle ortaya çıktı. Başlangıç noktamız buydu. Çalışma yöntemimizde çok belirgin, sıkı kurallar yok. Her proje, farklı bir arzuya göre şekilleniyor ve bu arzular farklı yaklaşımlar gerektiriyor. Ama biz tür filmlerini seviyoruz ve onlara büyük saygı duyuyoruz, hatta B sınıfı olarak nitelendirilen ve çok sofistike görünmeyenlerini de. Tür sinemasının kodlarının böylesine gerçek ve somut problemleri daha güçlü bir şekilde yansıtma konusunda çok yardımcı olduklarını düşünüyoruz. Çünkü bunlar sadece illüzyon ya da kaçış hissi yaratmak için değillerdir. Fantezi, dünyamız ve bizim hakkımızda çoğu şeyi açığa çıkarır. Görgü Kuralları üzerine çalışırken, birçok Disney filminin -özellikle Dumbo ve Uyuyan Güzel’i- ve The Night of the Hunter’ın gotik yaklaşımı üzerine tartıştık. Aynı zamanda Jacques Tourneur’ün kırklı yıllardaki Cat People ve I Walked with a Zombie gibi ilham verici korku filmlerine kafa yorduk.

good-manners-filmloverss

Güvenç Atsüren: Annelik, LGBTİ+, sınıfsal ve ırksal ayrımcılık… Filminizde birçok farklı tema görüyoruz ve bunların hepsi insana dair şeyler. Fakat özünde izlediğimiz bir kurt adam hikâyesi. Bu zıtlık, anlatınıza ne gibi faydalar sağladı?

Marco Dutra & Juliana Rojas: Kurt adamlar zıtlıkla ilgili yaratıklardır. İnsan ve canavar, içgüdü ve iyi hâl. Film de zengin ve fakir, siyah ve beyaz, merkez ve taşra gibi konularla ilgileniyor. Dolayısıyla zıtlık ve çatışma fikri, tematik ve biçimsel olarak filmin her anına sinmiş durumda. Bu aşırı zıtlığın filmin ruhunu oluşturabileceğini yazarken yavaş yavaş fark ettik. Ve aslında filmin kendisi de bir zıtlık. Bize göre Görgü Kuralları, aynı anda hem bir korku hem de bir çocuk filmi olabilir.

“Her proje, farklı bir arzuya göre şekilleniyor ve bu arzular farklı yaklaşımlar gerektiriyor.”

Güvenç Atsüren: Filminizde daha önce Tabu, Ornitolog ve Zama gibi yakın dönem başyapıtlarda görev alan görüntü yönetmeni Rui Poças’la birlikte çalıştınız. Onunla çalışmak istemenizin başlıca nedenleri nelerdi?

Marco Dutra & Juliana Rojas: Rui’nin birçok filmdeki çalışmalarını çok sevmiştik; özellikle João Pedro Rodrigues imzalı Erkek Gibi Ölmek’tekini. Onun, yaratmak istediğimiz fantastik evrenle bir şekilde bağlantılı olduğunu hissettik. Onunla bağlantıya geçtik ve bu projeyle ilgili çok heyecanlandı. Ekranda göründüğü üzere harika bir iş birliği oldu. Yapım tasarımcısı Fernando Zuccolotto da filmin görsel yapısının tasarlanması ve yaratılmasında kilit bir rol oynadı. Böylesine parçalı bir hikâye ve evrende bütünlüğü sağlamak gerçekten zor bir işti.

Güvenç Atsüren: İkiniz de aynı zamanda tek başınıza da çalışıyorsunuz. Yaratım süreci açısından yalnız çalışmanın ve ortaklık kurmanın farkları nelerdir?

Marco Dutra & Juliana Rojas: Henüz çok gençken, sinema okulunda tanıştık ve ilk video çalışmalarımızı birlikte yaptık. Bizim için birlikte çalışıp, birbirimizden neler öğreneceğimizi görmek çok doğaldı ve bu bakışlarımızı çok olumlu bir şekilde etkiliyor. Ortadaki fikri ikimiz de sevmeliyiz ki birlikte çalışabilelim. Ama hangi projenin solo, hangi projenin ortaklık olacağına dair bir kuralımız yok. Birlikte çalıştığımızda set ortamı çok farklı oluyor, çünkü konuşmalarımız her bir sahnenin nasıl şekilleneceğine dair merkezi bir önem taşıyor. Tek başına çalışmak daha yalnız bir iş ama onu yapmaktan da keyif alıyoruz. Ama bu da tamamen fikrin ortaya çıkış şekline ve onunla kurduğumuz ilişkiye göre biçimleniyor. Yeni bir filmde ve yazmaya başladığımız bir televizyon dizisinde birlikte çalışma planımız var.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi