Kronoloji

İlk filmi Küf’le Venedik’te Eleştirmenler Haftası kapsamında gösterilen ve Luigi De Laurentiis ödülünü alan Ali Aydın’ın ikinci filmi Kronoloji de seçkideki birçok benzeri gibi orta üst sınıftan genç bir çifti merkezine alıyor. Birkan Sokullu, Serkan Keskin, Cemre Ebuzziya, Tansu Biçer gibi isimlerin yer aldığı oyuncu kadrosuyla dikkat çeken film, iddialı ve gösterişli bir anlatıya sahip. Hakan ve Nihal çifti çocuk sahibi olamayacaklarını öğreniyor ve Nihal bu travmatik hadisenin ertesinde ortadan kayboluyor. Eşinin kendisini aldattığına inanan Hakan ise bir yandan onu ararken bir yandan da birçok kişiyi etkileyen olaylar silsilesinin fitilini yakıyor. Kronoloji bir noktaya kadar Kafkaesk diyebileceğimiz bir anlatıyla “bir kadın kayboldu” hikâyesine dönüşerek ilgiyi ayakta tutmayı başarıyor. Bununla beraber çok sert bir dümen kırdığı ve spoiler vermemek adına detaylandıramayacağımız öyle bir son 45-50 dakikası var ki filmin, Lynchvari bir noktaya varacağı ümidiyle başlayıp, bir cinayetin bize defalarca açıklandığı, kadın karakterini unutan, pardon düpedüz “kaybeden” bir uca savuruyor filmi. Kronoloji ilk başlarda oturttuğu kurgu ritmini de, anlatmayı, açıklamayı çok istediği ancak açıkladıkça detaylardaki boşluklarını da açık ettiği mevzu bahis kayıp/cinayet vakasına kurban veriyor. Bununla beraber filmin seçki dâhilindeki dikkat çekici örneklerden biri ve başarılı bir prodüksiyon olduğu kesin.

55/100

Kapı

Ana akım sinema dâhilinde çektiği filmleri ve dizileriyle tanıdığımız Nihat Durak’ın imzasını taşıyan Kapı şaşırtıcı biçimde değerli ve iyi bir hikâyeye sahip. Yıllar önce kaybettikleri çocuklarının ardından köylerini terk edip Almanya’ya yerleşen Mardinli Süryani bir ailenin hikâyesine odaklanan filmde Kadir İnanır, Vahide Perçin, Aybüke Pusat ve Timur Acar başrollerde. Filmde Yakup (Kadir İnanır) ve eşi Şamsa (Vahide Perçin) 25 yıl sonra oğullarına ait olduğu iddia edilen kalıntıların bulunduğunu haber alıp Almanya’dan Mardin’e dönüyorlar teşhis işlemleri için. Bu vesileyle evlerine uğrayan çiftten Yakup, kendi el emeğiyle yaptığı aile evinin kapısının çalındığını görüyor. Yakup manevi değeri yüksek kapının peşine düşerken, eşi de oğluyla ilgili süreci takip ediyor. Film azınlıklarla ilgili kıymetli ve matematiği çok iyi kurulmuş bir hikâyeden yola çıkıyor. Bu konuda “amasız”, “fakatsız” cümleler kuran, ana akım sinemada görmeye alışık olmadığımız türden görsellerle hikâyesini akıtıyor. Ancak filmin senaryosu da yönetmenliği de ne yazık ki hikâyenin çok gerisinde kalıyor.

55/100

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi