29 Kasım’da Ankara’da başlayıp sonrasında Sinop ve Kastamonu’yu da ziyaret edecek olan 25. Gezici Festival, zengin bir film seçkisini sinemaseverler ile buluşturmak üzere yola çıktı.

Ankara Sinema Derneği’nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlediği Gezici Festival, 25. yılında seyircisini unutulmayacak bir film seçkisiyle buluşturmak üzere yola çıktı. Bu cuma günü Ankara’da perdelerini açacak Festival, 29 Kasım-5 Aralık tarihleri arasında Ankara’da, 6-8 Aralık’ta Sinop’ta ve 9-12 Aralık’ta Kastamonu’da seyirciyle buluşacak.

Sinema seyircisi için uzağı yakın etmek, sinemanın seçkin örneklerini Türkiye’nin farklı kentlerindeki seyircilerle buluşturmak, kültür hayatımızı zenginleştiren karşılaşmalara vesile olmak için yıllardır aynı heyecanla yollara düşen Gezici Festival 25. yaşında!

Festival, bir kez daha modern sinemanın ilham verici örneklerini ve sinema sanatının klasiklerini beyazperdede izleme fırsatı sunarken, film programını destekleyen etkinliklerle, sinemaya bakışımızı derinleştiren sohbetlere, karşılaşmalara, deneyimlere alan açmaya devam edecek.

29 Kasım’da başlayacak ve sırasıyla Ankara, Sinop ve Kastamonu’daki sinemaseverlerle buluşacak festivalin bu yılki programında Dünya Sineması, Kısa İyidir, Çocuk Filmleri, Türkiye Sineması, Canlı Müzik Eşliğinde Sessiz Filmler gibi klasikleşen bölümlerin yanı sıra 25. yıl için özel olarak programlanan, yeni, tematik film seçkileri de yer alıyor.

Dünya Sineması

25. Gezici Festival’in Dünya Sineması bölümünde her yıl olduğu gibi önemli festivallerde gösterilen, ödüller kazanan ve gündem oluşturan en yeni filmlerden oluşturulan bir seçki seyirciyle buluşacak. Bu bölümde gösterilecek filmler şunlar:

Slovak yönetmen Marko Škop’un Slovakya’nın Oscar adayı olan ikinci uzun metrajlı filmi Işık, Daha Fazla Işık – Nech je svetlo, aşırı sağın giderek yükseldiği ve yaşamın her alanında nefret kültürünün hâkim olduğu günümüz Avrupası’na bir aile hikâyesi üzerinden bakıyor. Karlovy Vary Film Festivali’nde Ekümenik Jüri Özel Ödülü ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazanan film, bu yılın en dikkate değer yapımlarından.

Cannes Film Festivali’nin Eleştirmenlerin Haftası bölümünde en iyi ilk filme verilen Altın Kamera ödülünü kazanan ve daha sonra pek çok festivalde dikkat çeken Annelerimiz – Nuestras madre10 yıldan fazladır Fransa’da belgesel alanında çalışan Guatemalalı sinemacı César Díaz’ın ilk kurmaca filmi. Díaz bu filmde kendi ülkesi Guatemala’nın tarihindeki karanlık bir dönemi ele alıyor.

Madame Satã, Gümüş Uçurum, Futuro Beach gibi filmleriyle tanıdığımız Karim Aïnouz’un, Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde ödül alan ve önümüzdeki yıl Oscar yarışında Brezilya’yı temsil edecek olan yeni filmi Görünmez Yaşam – A Vida Invisível, 1950’lerde, Rio de Janeiro’da baskılar ve önyargıyla mücadele etmek zorunda kalan iki güçlü kadının hikâyesini anlatıyor.

Romanyalı sinemacı Anca Damian’ın yeni filmi Bir Köpeğin Fantastik Hikâyesi – L’extraordinaire voyage de Marona; yaratıcı görselliği, dokunaklı hikayesi ve ustaca anlatımıyla yılın en dikkat çekici canlandırmalarından biri.

Belgesel sinemacı Eliza Capai’nin bu yıl Berlin Film Festivali’nde Uluslararası Af Örgütü Ödülü’nü kazanan filmi Sıra Sende – Espero tua (re)volta, geleceğine sahip çıkmak isteyen üç genç aktivistin iç içe geçen hikâyeleri üzerinden son yıllarda Brezilya toplumunu etkisinde alan toplumsal hareketin izini sürüyor.

Kısa filmleriyle tanınan Josephine Mackerras’ın South By Southwest Film Festivali’nde ödül kazanan ilk uzun metraji Alice, korunaklı hayatı birdenbire altüst olan bir annenin sıra dışı yaşam mücadelesini konu alıyor.

TV dizileriyle tanınan ünlü İngiliz oyuncu Billie Piper’ın dünya galasını Venedik Film Festivali’nde yapan ilk yönetmenlik denemesi, Ayrık Otları – Rare Beasts, romantik komedi klişelerini tersine çeviren son derece özgün bir kara komedi.

Brezilyalı yönetmen Sandra Kogut’un, ilk gösterimi Toronto Film Festivali’nde yapılan ve geçtiğimiz günlerde Antalya’da başrol oyuncusuyla Altın Portakal kazanan filmi Üç Yaz – Três Verões, son dönemde Brezilya’da yaşanan mali yolsuzlukları zengin bir ailenin evinde çalışan bir kadının gözünden anlatıyor.

Berlin Film Festivali’nin Generation 14+ bölümünde en iyi film seçilen ve geçtiğimiz yıl birçok festivalde ödüller kazanan Sinek Kuşu – Beol-sae, kısa filmleriyle tanınan Güney Koreli sinemacı Bora Kim’in ilk uzun metrajı. Eleştirmenlerin övgülerle karşıladığı film, sevgi arayışı içindeki 14 yaşında bir kız çocuğunun hikâyesi.

Japonya’da kuşağının en iyi oyuncularından sayılan genç yıldız Joe Odegari’nin, usta görüntü yönetmeni Christopher Doyle ile beraber çalıştığı ilk yönetmenlik denemesi Zaman Her Şeyi SilerAru Sendo No Hanashi katıldığı tüm festivallerde çok iyi tepkiler aldı. Özellikle iddialı görsel tasarımıyla dikkat çeken film, geçtiğimiz günlerde Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Yarışma bölümünde Altın Portakal kazandı.

Canlı Müzik Eşliğinde Sessiz Filmler

Gezici Festival’in Sessiz Film programında bu yıl üç nadir filmin canlı müzik eşliğinde gösterimi yapılacak.

Unutulmaz bir sinema deneyimi vaat eden bu bölümde, sinema tarihimizin en önemli isimlerinden Muhsin Ertuğrul’un, Ukrayna Devlet Arşivleri’nde bulunana dek kayıp olduğu düşünülen, 1927’de Sovyetler Birliği’nde çektiği filmi Tamilla, yapımından 92 yıl sonra, Ayşe Tütüncü ve Miray Eslek’in canlı müzik performansı eşliğinde seyirciyle buluşacak. Bu bölümde ayrıca, piyanist Daan van den Hurk’un canlı performansı eşliğinde, Hollanda Büyükelçiliği’nin katkılarıyla gösterilecek olan Fridrikh Ermler’in son sessiz filmi İmparatorluk KalıntısıOblomok imperii (1929) ve Donald Sosin’in canlı müzik performansı eşliğinde, ABD Büyükelçiliği katkılarıyla gösterilecek olan Clarence Brown’ın filmi Çatışan Arzular – Smouldering Fires (1925) izlenebilecek.

Fatih Özgüven’in Seçtikleri: Terazi Filmleri

Gezici Festival, her yıl sinema dünyasından bir kişinin hazırladığı özel bir film seçkisine programında yer veriyor. 25. Gezici Festival’de bu bölümün konuğu, bazen kışkırtan, bazen güldüren ama hemen her zaman zihinde kapılar açan, düşündüren, hayranlık uyandıran, özgün sinema yazılarıyla tanıdığımız usta çevirmen, yazar Fatih Özgüven. Yazarın, kararsızlıktan muzdarip tipik bir Terazi Burcu insanı gibi iki uç arasında gidip gelen karakterleri ve bu karakterlerin yaptıkları seçimleri düşünerek oluşturduğu ve ‘Terazi Filmleri’ diye adlandırdığı seçkide, Luis Buñuel’in Tristana (1970), Carl Theodor Dreyer’in SözOrdet (1955) ve Louis Malle’in Saman AleviLe feu follet (1963) filmleri yer alıyor.

Amerikan Sinemasının Öncü Kadınları

Gezici Festival, 25. Yılında Amerikan sinemasına yön veren öncü kadınların filmlerini seyirciyle buluşturuyor.

ABD Büyükelçiliği’nin katkılarıyla gerçekleştirilen Amerikan Sinemasının Öncü Kadınları bölümünde, Amerikan sinemasında çığır açan, iz bırakan kadın sinemacıların filmleri gösterilecek. Bu bölümde Dorothy Arzner’in 1932 yapımı filmi Güle Oynaya Cehenneme GidiyoruzMerrily We Go to Hell, Ida Lupino’nun 1953 yapımı başyapıtı Otostopçu The Hitch-Hiker ve Shirley Clarke’ın 1961 yapımı filmi TorbacıThe Connection izlenebilir.

Sanat Uzun, Hayat Kısa

25. Gezici Festival’in bu yılki programında, seyirciyi sanatın hayatla ve zamanla ilişkisi üzerine düşündüren yeni filmlerden oluşan özel bir seçki yer alıyor. ABD Büyükelçiliği’nin katkılarıyla düzenlenen Sanat Uzun, Hayat Kısa adlı bu bölümde sanatı ve sanatçıyı konu alan birbirinden ilgi çekici beş yeni film seyirciyle buluşacak.

Aileen: Bir Seri Katilin Yaşamı ve Ölümü – Aileen: Life and Death of a Serial Killer (2003), Whitney: Can I Be Me (2016), Battle for Haditha (2007), Ghosts (2006) ve Kurt & Courtney (1998) gibi uluslararası festivallerde başarı kazanan belgesel ve kurmaca filmleriyle tanınan Nick Broomfield’ın bu yıl Varşova Film Festivali’nde ilk gösterimi yapılan filmi Marianne & Leonard: Aşk Sözleri – Marianne & Leonard: Words of Love, efsanevi müzisyen Leonard Cohen ile büyük aşkı Marianne Ihlen arasındaki 50 yıla yayılan fırtınalı ilişkiyi arşiv görüntüleri, röportajlar ve Cohen ile Ihlen’in şiirsel ses kayıtları eşliğinde perdeye taşıyor. Aşk Sözleri, şöhretin karanlık yüzü ve aşk üzerine melankolik, içten, rüya gibi bir film.

Tribeca Film Festivali’nde En İyi Görüntü Yönetmeni ödülünü kazanan ve birçok festivalde yılın en başarılı belgesellerinden biri olarak dikkat çeken Zaman MakinemizOur Time Machine, Çin’in ünlü kavramsal sanatçılarından Maleonn’un Alzheimer hastalığına yakalanan babasına hediye olarak düşündüğü bir tiyatro projesini konu alıyor. Maleonn, Kültür Devriminden önce Şanghay Çin Operası’nın sanat yönetmeni olan babası için hazırladığı oyunda, insan boyutunda kuklalarla anlatılacak bir tür zaman yolculuğu hikâyesi tasarlar. Ortak anılarından yola çıkarak tasarladığı projenin amacı babasıyla hem kişisel, hem de sanatsal bir bağ kurabilmektir.

Londra’da yaşayan İranlı belgeselci, yazar ve küratör Ehsan Khoshbakht, devrim sonrasının arthouse filmleriyle uluslararası film festivallerinde övgüler toplayan İran sinemasının, pek bilinmeyen, farklı bir dönemi ile tanıştırıyor bizi. Yönetmenin bugün İran’da yasaklanmış olan VHS kasetlerden oluşan kişisel arşivini kullanarak kurguladığı Renkli FarsçaFilmfarsi, İran’ın devrim öncesindeki popüler sinema tarihini toplumsal arkaplanı ile beraber perdeye yansıtıyor.

Toni Morrison: Beni Oluşturan ParçalarToni Morrison: The Pieces I Am, Nobel ve Pulitzer gibi edebiyat dünyasının en önemli ödüllerine layık görülen, Amerikan kültürünü ve edebiyatını derinden etkilemiş, siyahî edebiyatın daha görünür hale gelmesinde çok önemli rol oynamış yazar Toni Morrison’ın Ohio’da geçen çocukluğundan, mücadele yıllarına ve eserlerini kaleme aldığı çalışma odasına uzanan etkileyici bir belgesel. Yazarın arkadaşları, eleştirmenler ve meslektaşlarıyla yapılan röportajların da yer aldığı film, aynı zamanda ırkçılık, Amerika, tarih ve insanlık durumu gibi kavramlara Morrison’ın edebî bakışını yansıtıyor.

Dünya prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü kazanan ve daha sonra birçok festivalde dikkatleri üzerine çeken Altın ÇocukHoney Boy, ünlü oyuncu Shia LaBeouf’un kendi anılarına dayanarak yazdığı senaryodan Alma Har’el tarafından filme çekildi. Kendi travmatik çocukluğunu perdeye yansıtan filmde, LaBeouf babasını canlandırıyor. Ödüllü belgesel yönetmeni Alma Har’el, bu ilk kurmaca filminde sanatı bir terapi yöntemi olarak ele alıyor.

Siyah Perde: Sinema ve Irkçılık

Gezici Festival’in, Amerikan Büyükelçiliği’nin katkılarıyla hazırladığı Siyah Perde: Sinema ve Irkçılık başlıklı bölümde, bugün hâlâ çeşitli biçimleriyle karşımıza çıkan ve hatta son dönemde dünyanın birçok ülkesinde yükselişe geçen ırkçı ayrımcılık konusunu ele alan iki klâsik filmin gösterimi yapılacak.

Bu bölüm kapsamında gösterilecek iki film; Kanadalı yönetmen Norman Jewison’ın, Afro Amerikan Sivil Haklar Mücadelesi’nin en kritik dönemlerinden birisinde çektiği Gecenin Sıcağında In the Heat of the Night (1967) ve Spike Lee’nin Amerikan sinemasında bir dönüm noktası kabul edilen filmi Doğruyu Seç – Do the Right Thing (1989), ‘kültürel, tarihi ve estetik önem taşıdığı’ için ABD Ulusal Film Arşivi tarafından Kongre Kütüphanesi’nde saklanmak üzere seçilmiş filmlerden.

Kısa İyidir

Kısa filme hak ettiği ilgiyi göstermeye önem veren Gezici Festival, bu yıl yine son dönemin en dikkate değer kısa filmlerinden oluşan bir seçki sunuyor.

İki bölüm hâlinde gösterilecek kısa film seçkisinde, Bogdan Muresanu’nun dünyanın en önemli kısa film festivallerinden Clermont-Ferrand Uluslararası Kısa Film Festivali’nde büyük ödülü kazanan filmi Noel HediyesiCadoul de Craciun, Bobbie Peers’in Moskova Film Festivali’nde ödül kazanan filmi Bayrağı DikmekTo Plant A Flag, Quentin Baillieux’nun Clermont-Ferrand’ın bu yılki yarışma seçkisinde yer alan canlandırma filmi Le Mans 1955, Yves Piat’nın yine Clermont-Ferrand’da izleyici ödülünü alan ve başka festivallerde de ödüller kazanan filmi Nefta Football Club, Burcu Aykar’ın Akbank Kısa Film Festivali ve Antalya Film Festivali’nde En İyi Film seçilen filmi Ablam, Guy Nattiv’in Oscar ödüllü filmi DeriSkin, Kanadalı canlandırma sanatçısı Valerie Barnhart’ın bu yılın dikkat çeken canlandırma filmleri arasında yer alan filmi Koridordaki KızGirl in the Hallway, Konstantinos Antonopoulos’un birçok festivalin seçkisinde yer alan filmi Dünyanın Sonundan KartpostallarPostcards from the End of the World, Michael Kranz’ın Kişisel SınırımMyBorder’s Joyfence, Raphaële Bezin’in Ortak AlanL’espace commun, Anne Huynh’un Dedem SaklanıyorMy Grandpa is Hiding ve Ceylan Özgün Özçelik’in, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddete dair üç filmden oluşan Cadı Üçlemesi’nin ilk ayağı olan kısa filmi 13+ yer alıyor. İlk gösterimi Sitges Fantastik Film Festivali’nde yapılan 13 +’nın gösterimine filmin yönetmeni Ceylan Özçelik ve yapımcı Armağan Lale katılacak.

Çocuk Filmleri

25. Gezici Festival bu yıl küçük izleyicilerini sinema tarihinin en değerli canlandırma sanatçılarına ait zamansız eserlerden oluşan bir çocuk filmleri seçkisiyle buluşturacak.

Bu bölümde Çek canlandırma sinemasının kurucularından, stop-motion tekniğiyle çektiği filmleriyle tanınan Hermína Týrlová’nın İki Yün Yumağı Dvě klubíčka, Afacan Yün Yumakları Rozpustilí bráškové ve Haylaz SapanPrak darebák adlı filmleri; Çek canlandırma sanatının bir başka ustası olan Ludvík Kadleček’in filmi KapışmaMyší Kočičiny ve kukla canlandırma alanında uzmanlaşan usta sanatçı Jiří Brdečka’nın Yanlış Çizilmiş TavukSpatne Namalovana Slepice adlı filmleri seyirciyle buluşacak.

Türkiye Sineması 2019

25. Gezici Festival’in Türkiye Sineması bölümünde festivallerde öne çıkan, ödül kazanan, tartışılan yeni yerli filmler seyirciyle buluşacak. Yerli sinemadaki son gelişmeleri yakından takip etme olanağı sunan bu bölümdeki filmler, festivale konuk olacak film ekipleriyle yapılacak söyleşiler eşliğinde gösterilecek.

Dünya galasını Rotterdam Film Festivali’nde yapan ve İstanbul Film Festivali’nin belgesel yarışmasında yer alan Şehitler, yönetmen Köken Ergun, görüntü yönetmeni Batu Tezyüksel ve yapımcı Asena Hayal’in katılımıyla; Burak Çevik’in ikinci filmi Aidiyet, yönetmenin katılımıyla; Emin Alper’in dünya galasını Berlin Film Festivali’nin ana yarışma bölümünde yapan, İstanbul Film Festivali’nde En İyi Film, Yönetmen, Kadın Oyuncu, Müzik ve FIPRESCI ödüllerini, Saraybosna Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazanan filmi Kız Kardeşler; dünya galasını yaptığı Tribeca Film Festivali’nde senaryosu ve başrol oyuncularından Ali Atay’ın performansı ile ödüle layık görülen, Adana Film Festivali’nde En iyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Görüntü Yönetmeni ödüllerini alan, Cenk Ertürk’ün ilk uzun metrajlı filmi Nuh Tepesi, yönetmenin ve yapımcı Alp Ertürk’ün katılımıyla; Kıvanç Sezer’in dünya galasını Karlovy Vary Film Festivali’nde yaptıktan sonra, Adana ve Antalya gibi ulusal festivallerde ödüller ve övgülerle karşılanan ikinci filmi Küçük Şeyler, yönetmenin ve başrol oyuncuları Alican Yücesoy ile Başak Özcan’ın katılımıyla; Antalya Film Festivali’nin tarihinde bir rekora imza atarak En İyi Film dahil 11 ödülün sahibi olan Bozkır, yönetmen Ali Özel ile filmin oyuncuları Mücahit Koçak, Hakan Emre Ünal, Ozan Dağara, Elif Aydın ve filmin müziklerinin bestecisi Hüseyin Özel’in katılımıyla; Antalya’da Aslı İnandık’a En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Özkan Yılmaz’ın ilk uzun metrajlı sinema filmi Soluk, yönetmeninyapımcı ve senaryo yazarı Benan Yılmaz’ın ve oyuncuları Uğur Polat ile Emrullah Çakay’ın katılımıyla gösterilecek.

Behiç Ak Afişleri Sergisi

Gezici Festival, 25. Yılında Festival’e kendine özgü karakterini veren en önemli unsurlardan birisi olan Behiç Ak imzalı festival afişlerinin yer aldığı bir sergi düzenliyor. Kuruluşundan bu yana Gezici Festival için her sene birbirinden güzel afişler hazırlayan usta karikatürist, yazar Behiç Ak’ın bugüne kadar Festival için hazırladığı tüm afişlerin yer aldığı sergi 2-9 Aralık tarihleri arasında, Çağdaş Sanatlar Merkezi’ndeki Abidin Dino Sergi Salonu’nda izlenebilir.

Festival Mekanları ve Biletler

25. Gezici Festival’in Ankara’daki gösterimleri Büyülü Fener Kızılay ve Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde yapılacak. Büyülü Fener Sinemaları’ndaki gösterimler için biletler sinema gişelerinden ve biletinial.com sitesinden satın alınabilir. Çağdaş Sanatlar Merkezi’ndeki gösterimler ücretsiz olarak gerçekleşecek.

Sinop gösterimleri, Sinop Belediyesi ve Telvin Sanat Akademi katkılarıyla Halk Eğitim Merkezi’nde ücretsiz olarak gerçekleşecek.

Kastamonu gösterimleri, Kastamonu Üniversitesi Medya ve İletişim Topluluğu katkılarıyla Ahmed Yesevi Konferans Salonu’nda ücretsiz olarak gerçekleşecek.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi