Advertisement

David Fincher ve Gary Oldman’dan, Wes Anderson ve Timothée Chalamet’ye; Sofia Coppola ve Bill Murray’den, Christian Petzold ve Paula Beer’e 2020’de vizyona girecek filmlerdeki en dikkat çekici 30 yönetmen-oyuncu iş birliği!

92. Akademi Ödülleri’nin sahiplerini bulmasının ardından ödül sezonunu kapattığımız şu günlerde, rotamızı 2020’de izleyiciyle buluşacak filmlere çevirdik. David Fincher, Spike Lee, Sofia Coppola, Wes Anderson, Chloé Zhao, Leos Carax gibi usta yönetmenlerin yeni filmlerinden tutun da Timothée Chalamet, Lily James, Ana de Armas, Thomasin McKenzie, Lashana Lynch, Florence Pugh, Paula Beer gibi kariyer basamaklarını hızla tırmanan oyuncuların rol aldıkları yapımlar, sinemaseverler tarafından merakla bekleniyor.

Bu vesileyle biz de 2020’de vizyona girecek dikkat çekici filmleri, yönetmen ve oyuncu iş birliğinden yakın markaja aldık. 2020’de vizyona girecek filmlerdeki en dikkat çekici 30 yönetmen-oyuncu iş birliğine gelin hep birlikte yakından bakalım.

2020’de Vizyona Girecek Filmlerdeki En Dikkat Çekici 30 Yönetmen-Oyuncu İş Birliği

Spike Lee ve Chadwick Boseman – Da 5 Bloods

BlacKkKlansman ile ilk Oscar ödülünü kazanan Spike Lee, Netflix yapımı Da 5 Bloods ile izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor, Black Panther rolüyle adını geniş kitlelere duyurmayı başaran Chadwick Boseman ise filmin başrolünde yer alıyor. Spike Lee’nin senaryosunu Kevin Willmott ile birlikte kaleme aldığı film; kaybettikleri masumiyeti bulmak için yeniden ormanın derinliklerine dönen Vietnam gazilerinin hikâyesini anlatıyor. Delroy Lindo, Clarke Peters, Isiah Whitlock Jr., Norm Lewis, Jean Reno, Mélanie Thierry ve Jasper Pääkkönen, Chadwick Boseman ile beraber filmin oyuncu kadrosunda yer alıyor. Lindo, Peters, Whitlock Jr. ve Lewis filmin ana karakterleri olan dört Vietnam gazisini canlandırırken, Chadwick Boseman da yıllar önce savaşta kaybettikleri eski bölük liderlerine hayat veriyor.

David Fincher ve Gary Oldman – Mank

Bu yılın en merakla beklenen filmleri arasında hiç şüphesiz David Fincher‘ın Citizen Kane’in senaristlerinden Herman Mankiewicz’in hayatını anlatan yeni filmi Mank yer alıyor. Netflix’te yayınlanancak film, Citizen Kane’in çalkantılı geçen senaryo yazma sürecine odaklanıyor. Filmde Herman Mankiewicz’i, Darkest Hour filmindeki Winston Churchill performansıyla Oscar kazanan Gary Oldman canlandırıyor. Orson Welles’e ise The Souvenir ile adından övgüyle söz ettiren Tom Burke hayat veriyor. Tamamı siyah-beyaz formatta çekilen film, gerek David Fincher imzası taşıması gerekse konusuyla yılın en heyecan verici projelerden biri olarak akıllarda yer ediniyor.

Mia Hansen-Love ve Vicky Krieps – Bergman Island

Goodbye First Love, Eden ve Things to Come gibi filmleriyle dikkatleri çeken ve günümüz önemli sinemacılarından Mia Hansen-Løve’ın yönettiği Bergman Island; Amerikalı film yapımcısı olan bir çiftin, bir sonraki filmlerinin senaryosunu yazmak için yaz aylarını Ingmar Bergman’ın esin kaynağı olan adada geçirmeye karar vermesiyle yaşanan olayları konu alıyor. Efsanevi yönetmen Ingmar Bergman’ın dört film çektiği, yaşadığı, öldüğü ve mezarının da bulunduğu İsveç’in Fårö adasında çekilen film, Mia Wasikowska, Tim Roth, Anders Danielsen Lie ve ve Phantom Thread filmindeki performansıyla dikkat çeken Vicky Krieps‘ı oyuncu kadrosunda barındırıyor. Phantom Thread’den sonra The Girl in the Spider’s Web’de karşımıza çıkan Vicky Krieps’ın performansı merakla bekleniyor.

Wes Anderson ve Timothee Chalamet- The French Dispatch

Rushmore, The Royal Tenenbaums ve The Grand Budapest Hotel gibi izleyicinin beğenisini kazanan filmlere imza atan Wes Anderson yeni filmi The French Dispatch‘te, Hollywood’un gözde isimlerinden Timothée Chalamet ile bir araya geliyor. Call Me by Your Name ve Lady Bird gibi filmlerle kariyeri yükselişe geçen Timothée Chalamet’in, çalıştığı yönetmenlere Wes Anderson’ı eklemesiyle dikkatleri bir kez daha üzerine çekiyor. Film ise The French Dispatch isimli bir dergide yıllar boyunca yaşanan olayları beyazperdeye aktarıyor. İzleyiciyi 1925-1975 yılları arasına davet eden filmin oyuncu kadrosunda Timothée Chalamet ile beraber Benicio Del ToroTilda Swinton, Bill Murray, Frances McDormand, Saoirse Ronan, Léa Seydoux, Timothée Chalamet, Adrien Brody, Owen Wilson gibi önemli isimlerin yer aldığını sözlerimize ekleyelim.

Charlie Kaufman ve Jesse Plemons – I’m Thinking of Ending Things

Being John Malkovich, Adaptation. ve Oscar kazandığı Eternal Sunshine of the Spotless Mind‘ın senaryosunu yazan, Synecdoche, New York ve Anomalisa filmlerinin yönetmen koltuğuna oturan Charlie Kaufman’ın, yeni filmi I’m Thinking of Ending Things’in başrolünde Breaking Bad, The Irishman, Game Night, Vice, El Camino: A Breaking Bad Movie gibi filmlerde yardımcı oyuncu olarak izlediğimiz Jesse Plemons yer alıyor. Jesse Plemons’ın başrolde yer almasıyla dikkat çeken film,  aile ziyaretine giden genç bir çiftin yaşadıkları ilginç olayları ve kırılgan bir ruha sahip bu iki gencin ani bir güzergâh değişikliği sonucunda yapacakları kabus dolu yolculuğu konu alıyor. Jake karakterini canladıran Jesse Plemons’a filmde Toni Collette, Jessie Buckley ve David Thewlis gibi isimler eşlik ediyor.

Christopher Nolan ve John David Washington – Tenet

Memento, The Dark Knight, Inception, Interstellar gibi filmleri sinema dünyasına kazandıran Christopher Nolan’ın bugüne kadar çektiği en büyük bütçeli filmlerden biri olan Tenet, BlacKkKlansman’daki performansıyla adından övgüyle söz ettiren John David Washington ile başarılı oyuncu Robert Pattinson‘ı aynı çatı altında buluşturuyor. Özellikle BlacKkKlansman’dan sonra kariyerini nasıl şekillendireceğini merak ettiğimiz John David Washington, Tenet ile sinema dünyasındaki yerini sağlamlaştırma yolunda önemli bir adım atıyor. Nolan’ın 70mm ve IMAX kameralar kullanarak çektiği film, Inception’ı andıran fragmanıyla izleyiciye unutamayacağı bir sinema deneyimi yaşatmayı hedefliyor.

Gina Prince-Bythewood ve Charlize Theron – The Old Guard

The Secret Life of Bees ve Beyond the Light gibi yapımlarla tanınan Gina Prince-Bythewood‘un yönettiği, Leandro Fernandez ve Greg Rucka’nın aynı adlı çizgiroman serisinden uyarlanan The Old Guard, esrarengiz bir kadının liderlik ettiği bir grup paralı askerin hikâyesini anlatıyor. Bu paralı asker grubunu diğerlerinden ayıran ise asırlardır yaşayan ölümsüzlerden oluşması. Grup üyeleri için sonsuz hayatın heyecanı gitgide azalırken, daha önce tanımadıkları bir ölümsüzün ortaya çıkması, bu paralı asker grubunu beklemedikleri bir maceraya sürüklüyor. Filmde bu grubun liderine Bombshell ile Oscar’a aday olan Charlize Theron hayat veriyor.

Kogonada ve Colin Farrell – After Yang

Kariyerine kısa metraj belgesellerle başlayan Kogonada, dünya prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivali’nde beğeniyle karşılanan 2017 yapımı Columbus ile adından söz ettirmeyi başarmıştı.  Columbus’tan sonra nasıl bir işle geri döneceği merak konusu olan yönetmen, yeni filmi After Yang ile dikkatleri üzerine çekmeye hazırlanıyor. Alexander Weinstein’in Saying Goodbye to Yang adlı kısa öyküsünden uyarlanan film; ailelerin kendi çocuklarına yardımcı olmaları için robot çocuklar satın aldığı bir dünyada geçiyor ve artık ailelerinin bir parçası hâline gelen Yang adlı robotu kurtarmak için mücadele veren bir baba ve kızın hikâyesini anlatıyor. Colin Farrell‘ın başrolünde yer aldığı filmin oyuncu kadrosunda Haley Lu Richardson, Jodie Turner-Smith, Clifton Collins Jr., Brett Dier gibi isimler yer alıyor. Filmin yapımcılığını Moonlight, Hereditary ve The Lighthouse gibi dikkat çekici yapımlara imza atan A24 üstleniyor.

Leos Carax ve Marion Cotillard – Annette

2012 yılının en iyi filmlerinden biri olarak gösterilen ve kısa sürede kült mertebesine erişen Holy Motors’un yönetmeni Leos Carax, uzun zamandır ilk İngilizce ve müzikal filmi olan Annette‘in hazırlıklarıyla uğraşıyor. Oyuncu kadrosunda değişikliklerle gündeme gelen filmde Marion Cotillard, Michelle Williams’ın rolünü devralarak filmin oyuncu kadrosuna dâhil oluyor ve başrolü Adam Driver ile paylaşıyor. Carax’ın İngilizce çektiği ilk film olma özelliğini taşıyan Annette, iki yaşındaki kızlarının oldukça özel bir yeteneğe sahip olduğunu fark eden bir çiftin hikâyesini anlatıyor. Amerikan sanat-rock grubu Sparks’ın orijinal şarkılarını içeren film, Broadway tarzı müzikallerden çok daha farklı olacak. Oyuncular aynı replik içinde hem konuşacak, hem de şarkı söyleyecek. Bu tanımlamaya bakılırsa Carax’ın bir kez daha alışıldık kalıpların dışına çıktığını söyleyebiliriz.

Ben Wheatley ve Lily James -Rebecca

Down Terrace, A Field in England, Kill List, Free Fire filmleriyle son yıllarda ön plana çıkan Ben Wheatley, Daphne du Maurier’in aynı isimli kült eserinden sinemaya uyarlanan yeni filmi Rebecca’nın hazırlıklarıyla uğraşıyor. Film, bir yıl önce dul kalmış yakışıklı bir erkekle evlenen Fontaine’in, kocasının eski eşi Rebecca’nın gölgesi altında kalmasının hikâyesini anlatıyor. Filmin başrollerinde Kristin Scott Thomas, Armie Hammer ve  son olarak Yesterday’da izlediğimiz Lily James yer alıyor. Rebecca, daha önce 1940 yılında usta yönetmen Alfred Hitchcock‘un maharetli ellerinde hayat bulmuş, yönetmenin En İyi Film Oscarı alan tek filmi olarak sinema tarihinde yer edinmişti. Ben Wheatley’nin, Alfred Hitchcock’dan farklı olarak romana getireceği yaklaşımı merakla bekliyoruz.

Sofia Coppola ve Bill Murray – On the Rocks

2003 tarihli Lost in Translation ve Netflix yapımı A Very Murray Christmas‘ta birlikte çalışan Sofia Coppola ve Bill Murray, Apple-A24 ortaklığında hazırlanan On the Rocks için yeniden bir araya geliyor. Sofia Coppola’nın yönettiği On the Rocks’ın başrollerinde Bill Murray’e Parks and Recreation dizisinden tanıdığımız Rashida Jones eşlik ediyor. Film, bir baba ile kızının New York’taki maceralarını konu alıyor. Rashida Jones filmde genç yaşta anne olan bir kadını canlandırırken, Bill Murray de onun playboy babasına hayat veriyor. Lost in Translation’da mükemmel bir uyum yakalayan Sofia Coppola ve Bill Murray’n,n nasıl bir filmle izleyiciyi selamlayacağını dört gözle bekliyoruz.

Denis Villenueve ve Timothee Chalamet – Dune

Ve Timothée Chalamet bir kez bu listede kendisine yer buluyor. Hem de Denis Villeneuve‘ün Frank Herbert‘ın bilimkurgu edebiyatının en prestijli ödülleri olan Hugo ve Nebula’yı kazandığı efsanevi serisinden beyazperdeye uyarlanan Dune filmi ile. Bilimkurgu edebiyatının en önemli eserleri arasında gösterilen Dune, daha önce David Lynch tarafından beyazperdeye uyarlanmış ancak beklenen etkiyi yaratamamıştı. Olumsuz yorumların odağı olan bu filmden yıllar sonra Dune, bir kez daha beyazperdede karşımıza çıkacak. Bu noktada Denis Villeneuve’ün filme getireceği bakış açısı büyük önem kazanıyor. Filmde Timothée Chalamet, ailesi çöl gezegeni Arrakis’i kontrol eden Paul Atreides’i canlandırıyor.

Guillermo del Toro ve Cate Blanchett – Nightmare Alley

The Shape of Water‘la Oscar kazandıktan sonra kariyerinin zirvesini yaşayan Guillermo del Toro‘nun yeni filmi Nightmare Alley için heyecanlı bekleyişimiz sürüyor. Guillermo del Toro – Fox Searchlight ortaklığının yeni projesi olan bu film, William Lindsay Gresham‘ın romanından sinemaya uyarlanan 1947 yapımı aynı isimli filmin yeniden çevrimi olacak. Ancak bu yeniden çevrim, 1947 yapımı filmden çok romanı odak noktasına alıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Bradley Cooper, Rooney Mara, Toni Collette, Willem Dafoe ve usta oyuncu Cate Blanchett yer alıyor. Nightmare Alley, insanları kandırmak için bir kadın psikiyatrist ile birlikte çalışan hırslı bir düzenbazın hikâyesini anlatıyor.

Andrew Dominik ve Ana de Armas – Blonde

Chopper, The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford ve Killing Them Softly filmleriyle tanınan Andrew Dominik, geçtiğimiz yıl uzun zamandır üzerinde çalıştığı Marilyn Monroe biyografisini hayata geçirmek için kolları sıvadı. Blonde ismindeki bu filmde Marilyn Monroe’yu, Knock Knock, War Dogs ve Blade Runner 2049 filmleriyle sinema dünyasının yükselen isimleri arasında yer alan, Knives Out ile Altın Küre’ye aday olan Ana de Armas canlandırıyor. Senaryosunu da Andrew Dominik’in kaleme aldığı film; yetenekli bir genç olan Norma Jeane Mortenson’ın film yıldızı Marilyn Monroe’ya dönüşmesini, hem özel hayatında hem de kariyerinde yaşadığı buhranlardan dolayı geçirdiği sıkıntılı günleri odak noktasına alıyor. Netflix’te yayınlanacak filmde Ana de Armas’ın, Marilyn Monroe yorumunu heyecanla bekliyoruz.

Chloé Zhao ve Angelina Jolie – The Eternals

Marvel Sinematik Evreni’nde yer alacak ve Jack Kirby imzası taşıyan çizgiroman serisinden uyarlanacak The Eternals, günümüzden milyonlarca yıl öncede geçecek ve Celestials isimli kozmik varlıkların, insanlar üzerinde deney yapması sonucu ortaya çıkan süper güçlü insanların hikâyesini anlatacak. Kağıt üzerinde tipik Marvel filmlerinden biri görünüyor olsa da Eternals’ı benzerlerinden ayıran önemli bir faktör var; o da yönetmen koltuğunda Songs My Brothers Taught Me ve The Rider gibi çok başarılı bağımsız ve düşük bütçeli yapımlara imza atan Chloé Zhao’nun oturuyor olması. Yönetmeniyle dikkat çeken filmin oyuncu kadrosunda ise ünlü oyuncu Angelina Jolie‘nin yer alıyor oluşu, filmi merak ettiren önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Apichatpong Weerasethakul ve Tilda Swinton – Memoria

2010 yapımı Amcam Önceki Hayatlarını Hatırlıyor – Loong Boonmee raleuk chat filmiyle Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan Taylandlı yönetmen Apichatpong Weerasethakul ve yönetmenle daha önce 2012 yılında Tayland’ta düzenlenen Rocks Yao Noi Film Festivali’nde küratörlük yapan usta oyuncu Tilda Swinton, Memoria filmi için bir araya geliyor.  Tilda Swinton, filmde Kolombiya’nın başkenti Bogota’da hasta kardeşini ziyaret eden bir orkide çiftçisini canlandırıyor. Swinton’ın hayat verdiği bu karakter, Bogoto’da kaldığı süre boyunca bir proje kapsamında orada bulunan Fransız arkeolog (Jeanne Balibar) ve genç bir müzisyenle (Elkin Diaz) arkadaşlık kuruyor. Her gece uykusunu bölen yüksek sesli patlamalardan rahatsız olan ana karakterimiz, diğer bir yandan uykusuzlukla baş etmek zorunda kalıyor. Memoria’nın vizyon tarihi henüz netlik kazanmadı ancak filmin Cannes, Venedik gibi önemli festivallerde gösterilmesi bekleniyor.

Mike Mills ve Joaquin Phoenix – C’mon C’mon

Kısa bir süre önce Joker filmindeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Oscarı’nı kazanan Joaquin Phoenix, Beginners ve 20th Century Woman gibi beğeni kazanan filmlere imza atan Mike Mills‘in yeni filmi C’mon, C’mon ile oyunculuk kariyerine hız kesmeden devam ediyor. Mike Mills’in yazıp yöneteceği filmin yapımcılığını ve dağıtımcılığını son yıllarda Moonlight, Lady Bird, Hereditary, Good Time, Midsommar, Uncut Gems gibi yapımlarla dikkat çeken bağımsız film yapım/dağıtım şirketi A24 üstleniyor. Filmde Joaquin Phoenix, zeki ama hassas bir çocuk olan ve babası bipolar bozukluktan muzdarip olduğu için zor zamanlardan geçen yeğeniyle zaman geçirmeye başlayan bir belgesel yönetmenini canlandırıyor. İkili birlikte Amerika boyunca uzanan bir yolculuğa çıkarken, aralarında beklenmedik bir bağ oluşuyor.

Edgar Wright ve Thomasin McKenzie – Last Night in Soho

 

Son olarak Baby Driver’la izleyicinin beğenisini kazanan Edgar Wright, yeni filmi Last Night in Soho korku sinemasının derinliklerine iniyor. Last Night in Soho, günümüzde ve 60’lı yıllarda yaşayan iki kadının birbirine paralel ilerleyen farklı türlerin harmanlandığı, gerilim soslu öyküsünü konu ediyor. Senaryosunu yine Edgar Wright ve Penny Dreadful’dan tanıdığımız Krysty Wilson-Cairns’in kaleme aldığı filmin başrollerinde Anya Taylor-Joy, Matt Smith, Leave No Trace ve Jojo Rabbit filmleriyle kariyer basamaklarını hızla tırmanan Thomasin McKenzie yer alıyor.

Taika Waititi ve Michael Fassbender – Next Goal Wins

Dünyanın en kötü futbol takımı olarak nitelendirilen Amerikan Samoası milli takımının hikâyesi, son olarak Jojo Rabbit ile Oscar kazanan Taika Waititi‘nin Next Goal Wins filmine konu alıyor. 12 Years a Slave ve Steve Jobs filmleriyle Oscar’a aday olan, en son Dark Phoenix’te izlediğimiz Michael Fassbender ise takımı iyi bir duruma getirmek için her şeyi yapan Hollandalı teknik direktör Thomas Rongen‘i canlandırıyor. Taika Waititi, daha önce film hakkında Michael Fassbender’ın komedi konusunda ne kadar iyi olduğunu söylemiş ve Fassbender’ın performansından çok memnun kaldığını dile getirmişti. Taika Waititi, konusuyla oldukça merak uyandıran bu filmiyle bu yıla damgasını vuracak gibi gözüküyor.

Pete Docter ve Jamie Foxx – Soul

Animasyon devi Pixar’ın bu yıl sinemaseverlerle buluşacak yeni filmi Soul’un yönetmeni daha önce Up, Inside Out, Monsters, Inc. gibi yapımlara imza atan Oscar ödüllü Pete Docter.  Film, New York’un ünlü caz kulübü The Blue Note’ta çalma hayalleri kuran müzik öğretmeni Joe Gardner’ı odak noktasına alıyor. Kanalizasyon deliğine düştükten sonra Joe başka bir aleme geçiş yapıyor ve sıradışı bir yolcuğun kapılarını aralıyor. Filmin seslendirme kadrosunda Jamie Foxx ve Tina Fey yer alıyor. Müziğin ön planda olduğu bir anlatı sunan Soul’un film müziklerini de Trent Reznor ve Atticus Ross ikilisinin yapıyor oluşu bu yapımı daha da heyecan verici kılıyor.

Cary Fukunaga ve Lashana Lynch – No Time to Die

Daniel Craig‘in bir kez daha James Bond’a hayat verdiği Bond serisinin yeni filmi No Time to Die için heyecanlı bekleyişimiz sürüyor. Fleabag ve Killing Eve’in yaratıcısı Phoebe Waller-Bridge‘in senaryosuna katkıda bulunduğu filmi Sin Nombre, Jane Eyre ve True Detective gibi yapımlarla tanınan Cary Fukunaga yönetiyor. Filmin oyuncu kadrosunda Daniel Craig ile beraber Léa Seydoux, Christoph Waltz,  Lashana Lynch, Naomie Harris, Ben Whishaw, Rory Kinnear, Ralph Fiennes, Ana de Armas, Billy Magnussen ve Dali Benssalah gibi isimler de rol alıyor. Film hakkında basında ortaya çıkan haberlere göre Lashana Lynch tarafından canlandırılan Nomi’nin filmde yeni 007 olarak izleyicilerin karşısına çıkabileceği konuşuluyor. James Bond filmlerinin yapımcılarından Barbara Broccoli geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarda Bond’un cinsiyetinin değişmeyeceği söylemiş olsa da bu durum Lynch’in karakterine odaklanacak bir spin-off filmi için engel teşkil etmiyor.

Aaron Sorkin ve Sacha Baron Cohen – The Trial of the Chicago 7

Senaryosunu yazdığı The Social Network’le Oscar kazanan, A Few Good Men, Moneyball, Steve Jobs gibi önemli filmlerin senaristi Aaron Sorkin, 2017 yapımı Molly’s Game filmiyle yönetmenliğe adım atmış, olumlu eleştiriler aldığı bu filmden sonra yeni filmi The Trial Of The Chicago 7‘ı çekmek için çalışmalara başlamıştı. Joseph Gordon-Levitt, Eddie Redmayne, Frank Langella, Mark Rylance, Yahya Abdul-Mateen II, Alex Sharp ve Sacha Baron Cohen‘in kadrosunda yer aldığı film, 1968 Demokratik Parti Ulusal Kongresi’nde Chicago’da gerçekleşen Vietnam Savaşı ve karşı kültür protestolarından dolayı hükümetin suçladığı yedi sanığa dava açılmasını konu ediniyor. Buradan hareketle film, bu yedi sanığın 1969 yılında görülen meşhur duruşmasına odaklanıyor. Daha önce The West Wing dizisinde Amerika’nın politik tarihini mercek altına alan Aaron Sorkin, bu filmde de bildiği sularda yüzüyor.

Christian Petzold ve Paula Beer – Undine

Phoenix ve Transit gibi övgü toplayan filmlerle tanınan Christian Petzold’un 70. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışacak yeni filmi Undine, sinemaseverler tarafından merakla ve heyecanla bekleniyor. Filmin başrollerini Transit’te de Petzold ile çalışan Paula Beer ve Franz Rogowski üstleniyor. Adını birçok mitolojide bahsi geçen su perisinden alan film, Berlin’de rehberlik yapan Undine (Paula Beer)’nin hikâyesini anlatıyor. Erkek arkadaşı (Jacob Matschenz) onu başka bir kadın için terk edince Undine lanetlenerek onu aldatan erkeği öldürmeye ve bir zamanlar mesken tuttuğu sulara geri dönmeye zorlanıyor. Ancak esinlendiği mitolojik karakterin aksine Undine, kendisine biçilen bu role karşı çıkıyor. Erkek arkadaşının onu terk etmesinden kısa süre sonra, bir dalgıç olan Christoph (Franz Rogowski) ile tanışıyor ve ona aşık oluyor.

Cate Shortland ve Florence Pugh – Black Widow

Marvel Sinematik Evreni’nde yer almasına karşın kendi solo filmi bulunmayan Black Widow, nihayet kendi macerasına atılıyor.  En son Berlin Syndrome‘a imza atan Cate Shortland filmin yönetmeni olarak ekipteki yerini alıyor. Natasha Romanoff’un, Civil War ile Infinity War arasında gerçekleşen hikâyesini anlatan film, gerek Scarlett Johansson’a eşlik edecek Rachel Weisz, Florence Pugh ve David Harbour gibi isimlerin varlığı, gerekse de uzun zamandır tanıdığımız karakterin geçmişine bir yolculuk niteliği taşıması nedeniyle bizleri biraz da olsa heyecanlandırıyor. Özellikle Little Women filmiyle Oscar’a aday olan Florence Pugh’un, süper kahraman dünyasında nasıl bir performansla karşımıza çıkacağı merak konusu.

Ridley Scott ve Adam Driver – The Last Duel

En son 2017 yılında All the Money in the World filmine imza atan Ridley Scott, bu yıl Eric Jager‘ın aynı isimli romanından sinemaya uyarlanacak The Last Duel filmini izleyiciyle buluşturacak. 1997 yapımı Good Will Hunting’den 22 yıl aradan sonra aynı filmde birlikte rol almaya hazırlanan Matt Damon ve Ben Affleck, Killing Eve’deki performansıyla Emmy kazanan Jodie Comer ve sürekli kaliteli yapımlarda karşımıza çıkan Adam Driver filmde rol alıyor. Film, izleyiciyi 14. yüzyıl Fransa’sına davet ediyor ve çok yakın iki arkadaş olan Jean de Carrouges ve Jacques Le Gris arasındaki intikam hikâyesini mercek altına alıyor.

Paul Greengrass ve Tom Hanks – News of the World

Daha önce Captain Phillips’te birlikte çalışan Paul Greengrass ve Tom Hanks,  News of the World için yeniden bir araya geliyor. Senaryosunu Lion ile Oscar adaylığı kazanan ve 2018 yapımı Beautiful Boy’un senaristi olarak sinema dünyasında varlık gösteren Luke Davies’in kaleme aldığı News of the World, Paulette Jiles’in 2016 yılında yayınlanan tarihi kurgu romanından sinemaya uyarlanıyor. Amerikan İç Savaşı’nın hemen sonrasında geçen film, kasaba kasaba dolaşıp okuma yazması olmayan insanlara haberleri okuyan Yüzbaşı Jefferson Kyle Kidd ile 10 yaşındaki bir kızın birlikte atıldığı macerayı konu alıyor. Kiowa kabilesi tarafından ufak yaşta kaçırılan küçük kızı akrabalarına ulaştırması gereken Kidd, bir yandan zorlu doğa şartları ile mücadele ederken bir yandan da kızı kaçırmak isteyen haydutlarla karşı karşıya geliyor.

David Lowery ve Dev Patel – The Green Knight

Ain’t Them Bodies Saints ve Pete’s Dragon filmleriyle adını geniş kitlelere duyuran, 2017’nin beğenilen filmlerinden A Ghost Story ile sinemaseverlerin kalbini kazanan, son olarak başrolünü Robert Redford’ın üstlendiği The Old Man & the Gun’ı yöneten David Lowery, A Ghost Story’nin ardından senaryosunu da kaleme aldığı The Green Knight için A24 ile yeniden bir araya geliyor. David Lowery, yeni filminde daha önce Stephen Weeks tarafından 1973 ve 1984 yıllarında sinemaya uyarlanan Sir Gawain ve Green Knight hikâyesini beyazperdeye taşıyor. Film, Kral Arthur’un yuvarlak masa şövalyelerinden Sir Gawain ile düşmanı Yeşil Şövalye (Green Knight) arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Lion ile Oscar’a aday olan Dev Patel, filmde Sir Gawain’e hayat veriyor. Patel’e oyuncu kadrosunda Alicia Vikander, Joel Edgerton, Barry Keoghan, Sean Harris, Kate Dickie ve Ralph Ineson gibi önemli isimler eşlik ediyor.

Lila Neugebauer ve Jennifer Lawrence – İsimsiz A24 Filmi

Rol aldığı filmlerle beyazperdenin yükselen yıldızı haline gelen Jennifer Lawrence, olumsuz eleştirilerden nasibini alan Dark Phoenix’ten sonra setlere geri dönüyor. Jennifer Lawrence, son yıllarda Moonlight, Hereditary, Good Time gibi yapımlarla dikkat çeken bağımsız film yapım/dağıtım şirketi A24‘un henüz ismi belli olmayan yeni filminin başrolünde yer alıyor. Bugüne kadar Broadway yapımlarında görev alan ve ilk uzun metrajına imza atmaya hazırlanan Lila Neugebauer, filmin yönetmen koltuğunda oturuyor. Atlanta dizisiyle çıkış yakaladıktan sonra Widows ve If Beale Street Could Talk gibi filmlerde sinemaseverlerin karşısına çıkan Brian Tyree Henry, Jennifer Lawrence’a eşlik eden isim olarak kadrodaki yerini alıyor.

Francis Lee ve Kate Winslet – Ammonite

Kariyerini kısa filmlerle şekillendiren Francis Lee, olumlu yorumlar aldığı God’s Own Country filminden sonra yeni filmi Ammonite ile izleyici karşısına çıkacak. Başrollerinde Kate Winslet ve Saoirse Ronan‘ın yer aldığı film,  izleyiciyi 1820’li yılların İngiltere’sine davet ediyor ve paleontolog Mary Anning ile Londralı genç bir kadın arasındaki romantizmi konu alıyor. İlk başta birbirleriyle pek anlaşamayan bu ikili arasında zamanla görmezden gelemeyecekleri derin bir bağ oluşturuyor. Filmin oyuncu kadrosunda Winslet ve Ronan’a Fiona Shaw, James McArdle ve daha önce God’s Own Country’de de yönetmenle çalışan Gemma Jones ve Alec Secareanu eşlik ediyor.

Adrian Lyne ve Ben Affleck – Deep Water

Jacob’s Ladder ve Flashdance filmleriyle sinema dünyasında tanınan Adrian Lyne, 18 yıl aradan sonra Deep Water ile sinemaya geri dönüyor. Ben Affleck ve Ana de Armas‘ın başrollerini paylaştığı film, mutsuz bir evliliğe sahip bir çiftin hayatına odaklanıyor. Evliliklerini sonlandırmak istemeyen Vic ve Melinda, başka kişilerle görüşmeye başlıyor ancak Melinda’nın görüştüğü kişilerin tek tek ortadan kaybolması, Vic’in şüpheliler arasında yer almasına neden oluyor.

Kaynak: IndieWire

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi close-cookie-information